Heyamola Hey
Bahriye Mektebi => Yelkenli Tekneler => Konuyu başlatan: Ersin Böke - 29 Eylül 2017, 09:23:02
-
Sevgili reisler,
Sanırım iki yıl önceydi, Geko da yelkenli tekneler ile ilgili meşhur , 1970 li yıllarda yazılmış olan yelkenlerin nasıl çalıştığını anlatan Slot effect adlı makale yayınlanmıştı.
Ben de bunu bulup çıkarmış, elimden geldiğince makalede yazılanları anlatmaya çalışmıştım.
Efendim , Wbf da bu yazarın ki malesef vefat etmiş , konu ile ilgili tüm makaleleri yayınlanmış.
Makaleler, yelkenlerin nasıl çalıştığını anlatan çok önemli makaleler. Hepsi bilimsel bir temele dayanıyor. Makalelerin yazarı Arvel Gentry , akışkanlar mekaniği uzmanı. Birçok uçak firması için çalışmış önemli bir bilimadamı.
Makaleleri mutlaka Türkçeye çevrilmeli. Dadd sanırım böyle çalışmalar yapacak , mutlaka dahil edilmeli diye düşünüyorum. Özellikle yelkenlerin birbiri ile etkileşimi , bu slot effect ile çok güzel anlatılıyor.
Buyrun efendim burada..
https://arvelgentry.jimdo.com/articles/
-
Ne o reisler slot effect ilginizi çekmedi mi.. ? :) yoksa İngilizce diyemi?
İşginç geldi de anlamadık diyen varsa tercüme etmeye çalışalım.
-
Yazılara baktım. Evet, ezber bozan bilgiler var. Yeni ve devrimsel bir yaklaşım değil onunki, sadece doğrusunu anlaşılır dille yazıyor. Bugüne kadar sanırım akışkanlar mekaniği insanlara ağır gelir korkusuyla yanlış bir modelleme ile insanlara yelken dinamiği anlatılmaya çalışıldı. Buradan da o halatı çek, şunu boşla, arabayı bilmem ne yap gibi ezberlenmiş bilgi setleri üretildi. İşin ilginç tarafı bu bilgiler dogmatik hale geldi. O yüzden tekne üzerindeki kuvvetleri ve momentleri bile doğru konuşamaz hale geldik.
Arvel ile meslekdaş olduğum için ben tercümeye hazırım, elimden geldiğince tabii. Ama aynı anda birkaç kişi aynı dokümana girişirsek, harcanan gayrete yazık olur. Ersin Reis, tercüme işine girişeceklere moderatörlük yapar mısın? Yani sen şunu tercüme et, sen de şunu gibi. Hülâsa, ben varım.
BALIM SY
-
Vay.. Süper.. Murat reis dışında tercüme işine katılacak var mı? hem böylece daha doğru bir tercüme elde edebiliriz.
Murat reisin dediği gibi bu bilgiler , işin içindekiler için bildik konular. Ancak artık hala yanlışlığı kanıtlanmış çizimler bizde güncel. O yüzden bu çalışma önemli .
Evet efendim ben varım. Murat reis te var. Hatta tercümeleri en son eğer kabul ederse Enes e göndeririz, son bir kontrol eder ve önemli bir döküman ortaya çıkmış olur.
Zaten basit yazılmış makaleler. Çok zorlayıcı değil. Evet efendim kim var?
-
Oğuzhan hazır asker :) :)
-
Birinci bölüme başladım Ersin Reis
BALIM SY
-
Efendim, ellerinize sağlık şimdiden..
-
Bu dosyayı beğeneceğinizi düşünüyorum. Yeni nesil kumaşların ve armanın yelken üzerindeki etkileri.
https://www.dropbox.com/s/rocae9sos5uczen/Science%20Behind%20Sails.pdf?dl=0
-
Siz böyle yaparsanız yani böyle ıyi şeyler, sizlerin emekleri uğruna ben, kavga çıkartacak bir mevzuu açmak zorunda kalırım.
-
Bu dosyayı beğeneceğinizi düşünüyorum. Yeni nesil kumaşların ve armanın yelken üzerindeki etkileri.
https://www.dropbox.com/s/rocae9sos5uczen/Science%20Behind%20Sails.pdf?dl=0
Dosyayı açamayanlar için buyrun başka link.
https://www.pinbax.com/docs/Science%20Behind%20Sails.pdf
-
Vay.. Burak sıkıymış bu da.. Şunun bir de randası olsa.. :)
-
Vay.. Burak sıkıymış bu da.. Şunun bir de randası olsa.. :)
Aslında bu dosya bizim dingy diye tabir ettiğimiz Küçük tekneler için hazırlanmış bir bilgi. Diğer bir konuda yelkenciliği nasıl geliştiririz yada yaygınlaştırabiliriz diye yazıyoruz ya aslında çocukluktan başlamak gerekiyor yelken öğrenmeye Bizim çoçuklarımız Optimist ile başlarlar daha sonra laser 4.7 ile devam ederler. Sonrasında yat yarışlarına geçilir.Yurt dışında ise bu kategorilerin dışında bizim ülkemizde olmayan yada çok az klübün sporcu yetiştirdiği .420,505,Albacore,Cadet,Enterprise,Europe,Fireball,Flyingfifteen,GP14,Lark,
Martin16,Miracle,Mirror,National12,OK,Phantom,Scorpion,Solo,Splash,
Topper,Wayfarer .One design yarışları yapılır ve her türün yarışçıları farklıdır seçenek çok olunca sporcuda çok oluyor yelken kültürüde beraber geliyor zaten .
-
Oğuzhan hazır asker :) :)
Abi iki gündür ters köşeye yatırıp gol atıyorsun
ben okudum bir kısmını ancak çok titiz çeviri yapmak lazım. Bir kısmı akışkanlar mekaniği ki mesleğimin bir parçası diğer yarısı yelken. Tüm teknik terimleri doğru çevirmek gerekiyor. Oldukça da uzun. Ben de bir kısmına el atacağım ancak bitiş tarihi vermeden uzun sürede çevirmek daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Murat Reisi tebrik ediyorum zor işe soyundu. Siz çevireceksiniz sanırım Murat reis. Acaba bire bir çeviri mi yapıyorsunuz yoksa okuduğumuzdan anladığınız özeti mi paylaşacaksınız ? Merak ettim . Kolaylıklar diliyorum :)
-
Heyecan ile tercümeyi bekliyorum.Ancak kişisel kanaatim bire bir çevirinin çok ciddi bir kaynak oluşturacağı yönünde.
El atanların eline sağlık.
-
Birebir çeviriyorum. Ancak akışkanlar mekaniği ile ilgili özel tabirleri yeri geldiğince kısa dip notları ile açıklamaya çalışıyorum. Aslında şimdilik orijinal metnin oldukça anlaşılır olduğunu düşünüyorum. İlk bölümü Ersin Reis'e göndereceğim. Mutlaka gözden geçirecektir ya da geçirtecektir. Başladık bakalım. Ersin Reis devam derse devam edeceğim.
BALIM SY
-
Murat reisim inanılmaz bir tercüme olmuş. Keyifle okudum. Üstelik ingilizcesinde anlamadığım yerler varmış, sayenizde daha iyi anlamış oldum.
Bunu hemen yayınlayalım. Lütfen tercümeye devam edelim. Hepimize çok faydası olacak bir çalışma olmuş. Ben bu konunun bu kadar açık anlatıldığı başka bir kaynak bilmiyorum doğrusu.
Tekrar elinize sağlık.
Bu arada akışkanlar mekaniği ile ilgili kim tabirleri de çok güzel tariflemişsiniz.
-
Teşekkür ederim. Ama size gönderdiğim ve göndereceğim metinleri sizin ya da başka bir Reisin gözden geçirip gerekli edit işlemlerini ve düzeltmeleri yapması çok iyi olur. Hatalı ya da anlam bütünlüğü olmayan bir iş çıkmasın.
Sonra pdf olarak yayınlama işi sizde olsun. Bugün ikinci makaleyi gönderirim.
BALIM SY
-
Murat reisim inanılmaz bir tercüme olmuş. Keyifle okudum. Üstelik ingilizcesinde anlamadığım yerler varmış, sayenizde daha iyi anlamış oldum.
Bunu hemen yayınlayalım. Lütfen tercümeye devam edelim. Hepimize çok faydası olacak bir çalışma olmuş. Ben bu konunun bu kadar açık anlatıldığı başka bir kaynak bilmiyorum doğrusu.
Tekrar elinize sağlık.
Bu arada akışkanlar mekaniği ile ilgili kim tabirleri de çok güzel tariflemişsiniz.
Bu başlığı ilgiyle takip ediyorum.
Türkçe çevirileri de merakla bekliyorum.
Emeği geçenlere çok teşekkürler..
Benim ingilizcem çeviri için hiç yeterli değil, yoksa seve seve yardımcı olmak isterdim.
Ersin, Makaleler ne zaman yayınlanmaya başlayacak?
-
Rojda markete gitti .. Gelsin.. :)
-
Ersin, yazarından izin almış mıydık çeviriyi yayınlamak için?
-
Vefat etmiş maalesef.. Zaten internette , linki ile birlikte vereceğiz. Sorun olmaz diye düşünüyorum. Zaten site yakında kaldırılabilir uyarısı var.
-
Çevirin de bir. Nasılsa hâl çaresi bulunur.
-
Yayınlıycam ilk bölümü birazdan,. Yazılar 1970 li yıllardan..
-
Kütüphanede ayrı bir başlık olarak yapalım Ersincim, buraya da şu başlıkta diye not düşelim istersen.
-
E bu ayrı başlık zaten..
-
Başlığı ve makaleleri kütüphaneye komple taşırız sorun yok buradan devam edebiliriz.
-
Evet efendim ilk makale ektedir. Emekleri için Murat Reis'e çok teşekkürler. Elinize sağlık.
1-Yelkenler Gerçekte Nasıl Çalışırlar.
http://heyamolahey.com/uploads/yelken_calis.pdf
-
2- Sınır Tabakası İçindeki Akış ve Ön Yelken
http://heyamolahey.com/uploads/on_yelken.pdf
-
Elinize, emeğinize sağlık.
Teşekkürler.
-
Çeviri kiminse adını yazalım. Emek bu.
Valla gurur duydum.
-
Murat Erciyes reis çevirdi.. Gerçekten süper oldu, oluyor. Ben bu işi bu detayda anlatan bir döküman okumamıştım daha. Bir de işi bilen birisi çevirince tadından yenmiyor.. :)
-
Çeviri kiminse adını yazalım. Emek bu.
Valla gurur duydum.
Çeviri Murat Erciyes Reise ait. Eline emeğine sağlık, harika bir çalışma oluyor.
-
Harika bir çeviri oluyor çok teşekkürler emeği geçenlere.
-
Valla gaza geldim. Ama bu adamcağızın makalelerinin ayda bir yayınlandığını unutmayalım :)
BALIM SY
-
Murat reisim ,
Anca sindiririz zaten.. Acele etmeyin bu kadar.
Hayır ilginç olan bu yazılar 1970 li yıllarda yayınlanmış. Ancak hala aynı basmakalıp ve yanlış bilgiler günümüzde de dönüp duruyor. İlginç..
-
Murat'a ait olduğunu biliyorum. Metinde Yok adı, onu diyorum.
-
Vay vay vay
Bu ne kadar net bir tercumedir böyle.Hızla bir baktım, Murat reisim elinize sağlık ben bunları biriktirir sonrada başarım.
Acaba diyorum bu tercumeler bir kitap haline getirilip satılabilir mi hukuken durum nedir.Oldukça faydalı bir eser ve Heyamola hey yayınlarının başlangıcı olur.
Ne dersiniz?
-
Vay vay vay
Bu ne kadar net bir tercumedir böyle.Hızla bir baktım, Murat reisim elinize sağlık ben bunları biriktirir sonrada başarım.
Acaba diyorum bu tercumeler bir kitap haline getirilip satılabilir mi hukuken durum nedir.Oldukça faydalı bir eser ve Heyamola hey yayınlarının başlangıcı olur.
Ne dersiniz?
Abi ben çıktı alıp klasörlemeye başladım bile.
-
Benim Fikrim,
Bilginin satılması denildiğinde çok üzülüyorum.
Zaten, genelin kullanımına açılmış sahibi tarafından.
Bu tür bir araya getirilmiş bilgiler, Oğuzhan reisin yaptığı tercüme de dahil edilip, pdf halinde özel bir başlıkta sürekli durmalı ve pdf'lerde tercüme eden kişi ile Heyamola forum adıyla herkesin kullanımına açık olmalı diye düşünüyorum.
-
Zaten başlığa ticari değildir diye yazılmış
BALIM SY
-
Ne alemsin Kaan.. Bu devirde en çok bilgi satılıyor.. :)
Şöyle düşün . Örnek John Vigor' un " keşke tekne almadan önce bunları bilebilsieydim" adlı kitabını çevirdiğimizi düşün. Bastık iki katı fiyatına sattık. Elde ettiğimiz parayla da imkanı olmayan çocuklara yengeçte dalış dersi verilse mesela..? Yine mi olmaz..?
-
Ütopik olabilir elbet.
Lakin, dünyanın bu halde olmasının nedenlerinden birinin bilgiye ulaşımın sınırlı ve eşit olmaması olduğunu düşünmüşümdür hep.
Herhangi bir kitabı çevirip, derneklerde, kulüplerde sosyal sorumluluk adı altında, izinleri alındıktan sonra e-kitap olarak hazırlatılıp çok daha fazla kişiye ulaştırmayı, maddi geliri farklı yollardan elde edip, çocukların eğitimini finanse etmeyi tercih ederim doğrusu.
Ülkemizde e-kitap tamamen büyük yayıncıların engellemesi ile yapılamıyor.
256 sayfalık bir kitabı 5000 adet bastırırsanız tanesi 1,5 tl'ye geliyor. Satışı 25 tl. Kitabın yazarı kitap başına 1-2 tl telif alabiliyor. Büyük yayın evlerinin aç gözlülüğünden dolayı zaten olmayan okunma oranları iyice geriliyor. Kimse yazarak üretmek istemiyor.
Biliyorum, bir çok kişi bilgiyi satarak para kazanıyor ve hatta meslekleri bunu gerektiriyor ama dediğim gibi ütopikte olsa hoşlanmıyorum.
-
Abi ben çıktı alıp klasörlemeye başladım bile.
Tan Kaan Reis tarafından yanlış anlaşıldım sanırım. Bu tip bilgileri hem dijital hemde fiziki ortamda saklarım.Ayrıca fiziki olarak okumayı tercih ediyorum genelde.
-
Abi ben çıktı alıp klasörlemeye başladım bile.
Tan Kaan Reis tarafından yanlış anlaşıldım sanırım. Bu tip bilgileri hem dijital hemde fiziki ortamda saklarım.Ayrıca fiziki olarak okumayı tercih ediyorum genelde.
Yok yahu, aklıma bile gelmedi farklı bir şey.
-
Murat Reisim ,
Elinize sağlık çok güzel olmuş çok teşekkürler.
Vay vay vay
Bu ne kadar net bir tercumedir böyle.Hızla bir baktım, Murat reisim elinize sağlık ben bunları biriktirir sonrada başarım.
Acaba diyorum bu tercumeler bir kitap haline getirilip satılabilir mi hukuken durum nedir.Oldukça faydalı bir eser ve Heyamola hey yayınlarının başlangıcı olur.
Ne dersiniz?
Abi ben çıktı alıp klasörlemeye başladım bile.
Ahmet Reisim ,
Bende sizin gibi yapıyorum dijital ortamda saklıyorum , yalnız dijital ortama güvenmediğim için çıktısını alıyorum.Ayrıca sevmiyorum ekrandan okumayı kitap şeklinde okumak daha keyif veriyor.
-
Murat reis , 3 ve 4 . Tercümeyi de gönderdi. Ben de gelirgelmez kıdemsiz olan çarkçıbaşına ilettim:)
Bugün sanırım yayınlanır.
Ancak , madem çok bilmediğimiz bir konuda iyi bir kaynağı dilimize kazandırdık, başlığı da Türkçeleştirelim derim.
Slot effect yerine ne desek.. Hem anlaşılabilir olsun , bir dilbilimci reis vardı.? :)
-
Yeni bir başlık açmak istemedim.
Madem yelken gücü ile ayrıntı istiyoruz, bir de şöyle bir kitap var.
Araya sıkıştırayım dedim, kusura bakmazsanız.
Aslında ne çok kitap var, Türkçe'ye çevrilebilse çok faydası olabilecek.
http://www.brianhancock.org/assets/maximum_sail_power.pdf
-
Öncelikle Yengeç'te garibana her şey zaten ücretsiz, istesin yeter.
Kaan'la aynı fikirdeyim, deneyim satılabilir ama bilgi herkesin erişimine açık olmalı.
SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
-
3- Yelkenlerde İtme Kuvveti Nasıl Oluşur?
http://heyamolahey.com/uploads/itmekuvveti.pdf
-
4_ Aralık Etkisine Başka Bir Bakış
http://heyamolahey.com/uploads/aralik_etkisi.pdf
-
Murat reise tekrar teşekkürler.
Şimdi efendim , her ne kadar , yazar başında temel mühendislik dilini basitleştirerek yazdığını idda etse de aslında baitleştirmeyi Murat reis , alttaki çevirenin notu ile yapmış.
İngilizcesi emin olun dha karışık. Bir ilginç detay da bu tür yazılarda , aslında orjinal metin daha anlaşılır olur . Ancak bu çeviride tam tersi oldu. Murat reis, konuya da çok vakıf ve yelkenci olduğundan çok iyi iş çıkarttı.
Aralık etkisinin anlamını vercek daha iyi bir Türkçe sözcük bulabilirmiyiz bilmiyorum.
Ancak , o kadar makalenin anlattığından anlaşılan şudur.
ne yap, et rüzgarın yelkenin üzerinden akmasını sağla. Eğer doğru açı yakalayamaz isen güngörmez yakasına doğru turbülans oluşuyor ve hava artık yelkenin üzerinden akmıyor.
Ön yelken, cenova ya da flok , ise kendisi bir itme kuvveti yarattıktan başka, bu aralık etkisi sayesinde , havayı hızlandırmak yerine tam tersine yavaşlatıyor. Çünkü gelen rüzgarın büyük bir bölümü , cenova ya da flok üzerinden rüzgar altına kaçıyor. Aralıkta daha az hava kaldığından hava akışı yavaşlıyor ve böylece ana yelken üZerinden kopmadan güngörmez yakasına kadar akıp gidiyor.
Burada aslında belkide sonraki makalelerde anlatılacak en önemli detay ise flok ya da cenova üzerine gelen fazla havanın cenova üzerinden kopmamasını ve akmasını sağlayabilmek. Yani floğunuz öyle bir açıda olacak ki, bu aralık etkisi yüzünden floğun üzerine gelen fazla hava , yelkenden kopmayacak. Aynı sular seller gibi akacak.
Bu aralık etkisini ilk öğrendiğimde, ana yelken , flok ve trinketin hücüm açısını iyice açıp, güngörmez yakalarını iyice kasarak, bu yolla , ana yelken üzerinde daha hızlı bir hava akımı yaratıp, daha hızlı gideceğimi sanmıştım. Oysa tam tersi olmuştu. Ana yelken üzerinde rüzgarhızı arttığı halde, tekne yavaşlamıştı. Nedeni ise , havanın artık ana yelken üZerind akmaması idi.
Tabi , şimdi işin içine kotra arma da bu işler nasıl oluyor ? Diye sorası geliyor insanın. :)
Kotra armanın en büyük avantajı ise bu detayda gizli işte.
Aralık etkisi nedeni ile flok ve ana yelken arasında ve floğun gerisinde ve ana yelkenin önünde olan trinket sayesinde floğun üzerne gelen fazla havanın flok üerinden kopmamasını sağlıyorsunuz. Aralıkta kalan hava akımını ise teinket ile yeniden ayarlıyor , ana yelken üzerinde hava akımının kopmamasını sağlıyorsunuz. Ayrica teinket ve flok arasında da ayrı bir aralık etkisi oluşuyor.
Yani , kotraarma , size floğu daha rahat ve özgürce trim etmenize olanak veriyor.
Daha küçük yelkenler ile daha kolay ve performanslı bir yelken seyri yapabiliyorsunuz.
Malumunuz daha önceden , cenovanın bir yarış yelkeni olduğunu, gezi yelkencileri için kullanışsız olduğunu okuduklarımızdan anlatmıştık.
Bu yelken trimlerini tartışırken, hatırlayanlar olacak, hangi yelkene önce camadan vurulması gerektiğini tartışmıştık.
Büyük cenovası olan markoni arma bir yelkenlide , ana yelken rüzgar altına , cenova ise tekneyi rüzgarüstüne döndürüyordu. Cenovaya göre küçük olan ana yelken, nasıl oluyor da tekneyi genel olarak rüzgaraltına döndürme eğliminde oluyor?
Aha bu aralık etkisi yüzünden! o yüzden bence bu tür bir yelkenlide konfor ve hız kaybetmeden ana yelken ve cenovayı beraberce küçültmek daha anlamlı gibi duruyor..
-
Ersin Reis, doğru bir iş yapıyorsun, yazılardan çıkarsama yapıp gerçek hayatta bu durumda ne yapacağımızı sorguluyorsun. Sanırım biraz da tartışma açmak için yapıyorsun bunu.
Yazılar devam ediyor, şimdi de ön yelkende ne olduğuna bakacağız.
Yalnız yazının sonundaki bir yere takıldım. Ön yelken rüzgâr altına, ana yelken de rüzgâr üstüne döndürür diyorsun. Herhalde orsa seyrini kastederek böyle dedin. Çünkü böyle ezberler yanlış. Apaz seyirde her iki yelken de tekneyi rüzgâr üstüne çeker. Belki ilerleyen makalelerde bu konuya girer yazar, olmazsa dizinin sonunda bir kaç not ekleriz.
Bu iş, yazarın da vurguladığı gibi ve ispatlarını su tüneli akış çizgilerine dayandırdığı için olağanüstü ampirik. Ben de bu konuda merak sahibi reis kardeşlere şunu öneririm: geçici de olsa yelkenlerine kesitler boyunca bolca tüy yapıştırsınlar ve seyir sırasında tüylerine bakıp trimleri ile oynasınlar. Doğru bildiklerinin çok farklı olduklarını görecekler
BALIM SY
-
Çok tartışma çıkarmak istediğimden değil aslında. Bu bizde hala yanlış öğretiliyor yelken kurslarında. Yazının yayınlanış tarihini 1971 olarak düşünürsek..
Yelken etki merkezleri, ve bunların , teknenin ağırlık merkezine uyguladığı momentler teknenin çekeceği yeri belirliyor.
Ancak yelkenlerin toplam etki alanı ve ağırlık merkezine olan mesafesi dikkate alındığında bileşke moment her durumda rüzgarüstüne dönme eyilminde olmalı diye yazılır hep..
-
Sanırım iki yıl önceydi, Geko da yelkenli tekneler ile ilgili meşhur , 1970 li yıllarda yazılmış olan yelkenlerin nasıl çalıştığını anlatan Slot effect adlı makale yayınlanmıştı.
2 değil tam 7 yıl olmuş! :O
Ben de başka bişey gugıllarken bu gün rastladım;
http://www.gezginkorsan.org/forum/index.php?topic=5892.0
-
taşınma işleriyle cebelleş olduğumdan ancak girip okuyabildim. Murat reis, elinize sağlık. İngilizcesine göz gezdirdiğim makalelerdeki karmaşık mühendislik açıklamalarına ufak dokunuşlar yapıp genelin daha iyi anlayacağı şekilde çevirmişsiniz. Zor işe soyunuyorsunuz derken ingilizce makaleleri gördüğüm için işin zorluğunu az çok kestirdiğimi kastetmiştim. Gerçekten zor işin altından başarıyla kalkmışsınız. Yazarın önerdiği kesit boyunca bir çok tüy kullanma fikri yerine rüzgar tüneli testi videosu ve deney föyünü paylaşmak seyire çıkmadan da bize anlatılmak isteneni ispatlayacaktır diye düşünüyorum. Üniversitede rüzgar tüneli testi yapmıştık. Uçak kanadına onlarca prop yerleştirip karşıdan 700 km/h hızında hava üfleyerek sanki kanat uçan bir uçak üzerinde çalışırken hangi mekanik davranışları sergiliyorsa bunları sayısal olarak ekrandan okumuştuk. Bu basit ek kısmı üzerime alıp, bu başlığın altında paylaşmak isterim; tabi sizce de uygunsa.
Stall konusunda da edindiğim bir bilgi: Uçaklarda (yelken mekaniği tamamen uçuş mekaniği türevidir) stall durumu çok yüksek hızda gitmek için jet motorunun yeterli havayı bulamaması,haliyle yakıtını yakamaması olayıdır. Hava neden olmaz sorusunun cevabı ise bulutlardadır. Buluta giren uçaklarda veya türbülanslı hava alanlarında motor hava olmadığı için kısa süreli durur ve yakıt yanma odasına dolmaya devam eder. Havayı yakaladığında da yüksek hacimli yakıt bir anda yanarak emniyetli bir patlamaya yol açar. Ya da uçak yeterli hıza varmadan motora yüklenip kalkış yapmak istediğinde stall a maruz kalıp kaza yapabilir. 1-2 örnek :
-
Viskozite konusunu günlük hayattan örnekle açıklamak için: zeytin yağının yoğunluğu sudan düşüktür. bu sayede suyun üstünde yüzer. ancak bir şişeden boşalırken sanki sudan daha yoğun gibi görünür göze. Aslında viskozitesi sudan yüksektir.
Suyun Yoğunluğı :
Yağ viskozitesi : 81 Su viskozitesi : 0.89
-
taşınma işleriyle cebelleş olduğumdan ancak girip okuyabildim. Murat reis, elinize sağlık. İngilizcesine göz gezdirdiğim makalelerdeki karmaşık mühendislik açıklamalarına ufak dokunuşlar yapıp genelin daha iyi anlayacağı şekilde çevirmişsiniz. Zor işe soyunuyorsunuz derken ingilizce makaleleri gördüğüm için işin zorluğunu az çok kestirdiğimi kastetmiştim. Gerçekten zor işin altından başarıyla kalkmışsınız. Yazarın önerdiği kesit boyunca bir çok tüy kullanma fikri yerine rüzgar tüneli testi videosu ve deney föyünü paylaşmak seyire çıkmadan da bize anlatılmak isteneni ispatlayacaktır diye düşünüyorum. Üniversitede rüzgar tüneli testi yapmıştık. Uçak kanadına onlarca prop yerleştirip karşıdan 700 km/h hızında hava üfleyerek sanki kanat uçan bir uçak üzerinde çalışırken hangi mekanik davranışları sergiliyorsa bunları sayısal olarak ekrandan okumuştuk. Bu basit ek kısmı üzerime alıp, bu başlığın altında paylaşmak isterim; tabi sizce de uygunsa.
Stall konusunda da edindiğim bir bilgi: Uçaklarda (yelken mekaniği tamamen uçuş mekaniği türevidir) stall durumu çok yüksek hızda gitmek için jet motorunun yeterli havayı bulamaması,haliyle yakıtını yakamaması olayıdır. Hava neden olmaz sorusunun cevabı ise bulutlardadır. Buluta giren uçaklarda veya türbülanslı hava alanlarında motor hava olmadığı için kısa süreli durur ve yakıt yanma odasına dolmaya devam eder. Havayı yakaladığında da yüksek hacimli yakıt bir anda yanarak emniyetli bir patlamaya yol açar. Ya da uçak yeterli hıza varmadan motora yüklenip kalkış yapmak istediğinde stall a maruz kalıp kaza yapabilir. 1-2 örnek :
Konunun ilgi çekmesi çok güzel, buradan hep birlikte az ya da çok bir kazanımımız olacak. Zaten çetrefilli bir konu olduğu için her türlü katkı işe yarar, ama konu başlığı Ersin Reis'in. Nasıl isterse öyle ilerleyebiliriz.
Stall konusuna girmememin sebebi, aslında kesitlerin zahiri rüzgar açısı ile ilgili olarak itme ve sürtünme karakteristiklerine bağlı olmasından. Bu konu bu aşamada gereksiz bir detay olabilir, emin değilim?
Dilerseniz yazı dizisi bitince bizler, hep beraber ortak bir ek-makale ile destekleyici bilgilerimizi birleştirebiliriz?
Bu arada taş gibi bir 5.bölüm geliyor, çok güzel :)
BALIM SY
-
Evet.. Murat reis önce bana yolladığından , herksten önce okuma şansım oluyor. Beşinci bölüm gerçekten bomba. Madde madde yelkenlerin birbirlerini nasıl etkilediğini ve nasıl yelken trimi yapılacağı konusunda ciddi fikir veriyor.
Özellikle , benim kotra arma için sorduğum soruya da değinilmiş ki önemli.
-
Konunun ilgi çekmesi çok güzel, buradan hep birlikte az ya da çok bir kazanımımız olacak. Zaten çetrefilli bir konu olduğu için her türlü katkı işe yarar, ama konu başlığı Ersin Reis'in. Nasıl isterse öyle ilerleyebiliriz.
Başlık artık sizin diye düşünüyorum :) kimse itiraz etmez sanırım 8-)
Stall konusuna girmememin sebebi, aslında kesitlerin zahiri rüzgar açısı ile ilgili olarak itme ve sürtünme karakteristiklerine bağlı olmasından. Bu konu bu aşamada gereksiz bir detay olabilir, emin değilim?
Haklısınız.
Dilerseniz yazı dizisi bitince bizler, hep beraber ortak bir ek-makale ile destekleyici bilgilerimizi birleştirebiliriz?
Size katılıyorum. Yazı dizisi bitince bütünlük kazanınca enine boyuna çekiştiririz :)
Bu arada taş gibi bir 5.bölüm geliyor, çok güzel :)
1. bölümü 2 saatte anlayarak okudum :) Yavaş yavaş yetişirim çevirilerinize.
BALIM SY
-
5- Aralık Etkisi Hakkında Daha Fazlası
http://heyamolahey.com/uploads/araliketkisi.pdf
-
Beşinci bölüm çok daha pratiğe yönelik gördüğünüz üzere. Bundan sonraki makaleler daha çok daha ilerki yıllarda başkaca dergilere yazılan benzer yazılardan oluşmakta.
Slot effect ile ilgili iki ilginç detay var makalelerde. Birincisi direk kesiti, ikincisi ise iki tekne arasındaki slot effect..
Özellikle yarışçılar dikkat etsin.. Hani dip dibe gidiyorlar ya.. Orada da slot effect oluşuyormuş. Yani rüzgarüstünde olan tekne , rüzgaraltında kalan tekneye hız kazandıryormuş..
Siz siz olun , rüzgarüstünde kalmayınız yarışçı reisler. Ya da çok yaklaşmayın diğer teknelere..
Bir diğer makale ise cotra arma ile ilgili. Kotra armada trinketin çok büyük bir itici güç oluşturmadığını ancak , ana yelken üzerindeki ayrılmayı minimize ettiğini ve bu yüzden ciddi faydası olduğu yazıyor. Markonicileri pek ilgilendirmiyor yani..
Direk kesiti konusu ise çok ilginç.. Raylı sistemde rüzgar açısı arttıkça , direk yüzünden yelkenin ön tarafında havanın ayrıştığını yazıyor ve ideal direk kesiti ile ilgili yorumlar yapılıyor.
Hey gidi bir TL lik gargari halkası.. Sen nelere kadirmişsin..
Bir de eleştiri getirelim rahmetliye.. Murat reisim katılırmı ? Bilemem. Şimdi rehmetli uçak mühendisi olduğundan doğal ve normal olarak yelkeni hep uçak kanadına benzetmiş. Tüm yorumlarda yelkenin tor ayarlarını neredeyse ihmal etmiş. Snırım uçak kanatlarının sabit ve rijid bir kesiti olduğundan ..
Oysa yelkende durum farklı. Gelen rüzgar açısına ve hızına göre yelkeni hem torunu arttırıp , azaltabiliyorsunuz hem de torun oluşturduğu tepe noktasını.
Yelken aslında tam bir mucize.. Rüzgar size önce gidebilmeniz için yelkeninizi şişirip, O na bir form veriyor. Sonra o form sayesinde bir itme gücü oluşuyor.
Uçak kanadından farklı olarak , siz yelkeninizin kesitini ve tor yüksekliğini de ayarlayabiliyorsunuz.
Slot effect kavramı açısından bakıldığında rüzgar hızı arttığında neden toru düşürüp, yüksekliği de güngörmez yakasına kaydırdığımızı şimdi daha rahat anlaşılır diye düşünüyorum. Tor , orsa yakasına yakın ve fazla olduğunda , ana yelken üzerinde hava ayrışıyor.. Budur..
Bu arada markoni armada , yükseldikçe yelken alanının küçülmesi de yine bu slot effect ile ilgili. Yükseldikçe rüzgar hızı arttığından , tekne seviyesinde yapılan trim, üst tarafta , havanın ayrışmasına neden oluyor. O yüzden üçgen form, hava yelkenden ayrışmadan önce yelkenin sonlanmasına imkan veriyor.
Aslında makalelerde bir eksiklik te hep yelkenleein kesit olarak incelenmesi.. Hiç boyuna basıncın nasıl değiştiğine de değinilmemiş mesela..
-
Özellikle yarışçılar dikkat etsin.. Hani dip dibe gidiyorlar ya.. Orada da slot effect oluşuyormuş. Yani rüzgarüstünde olan tekne , rüzgaraltında kalan tekneye hız kazandıryormuş..
Siz siz olun , rüzgarüstünde kalmayınız yarışçı reisler. Ya da çok yaklaşmayın diğer teknelere..
Evet, 6.makalede bu etkiye "safe-leeward position" diyor. Nasıl tercüme edeceğimi bilemedim. Yani güvenli-rüzgâr altı gibi birşey. Geliyor....
BALIM SY
-
Burada söylenmek istenen diğer teknelerin rüzgaraltından uzak durun çünkü düzensiz ve türbülanslı rüzgar alırsınız. Güvenli mesafede kalın Diğer teknelerin rüzgar üstünde kalmanız ona göre pozisyon almanız gerekir yarışlar için konuşursak mesafe uzasa bile asla arması ve yelkenleri sizden büyük bir teknenin rüzgaraltında yada arkasında kalmamak gerekir. Bu mesafe bozuk rüzgarın 50 -100 metre belki daha fazla devam edeceğini kabul ederiz. Diğer tekneyi rüzgar altımızda bırakacak şekilde pozisyonumuzu değiştiririz mesafe uzasa bile .
Kısaca anlatırsak rüzgar ilk sizin yelkeninize değecek öncesinde başka bir engelle karşılaşmayacak.
-
6.makaleyi bekleyin :)
BALIM SY
-
Bir de eleştiri getirelim rahmetliye.. Murat reisim katılırmı ? Bilemem. Şimdi rehmetli uçak mühendisi olduğundan doğal ve normal olarak yelkeni hep uçak kanadına benzetmiş. Tüm yorumlarda yelkenin tor ayarlarını neredeyse ihmal etmiş. Snırım uçak kanatlarının sabit ve rijid bir kesiti olduğundan ..
Bunu rahmetli ileri görüşlüymüş diye yorumluyorum.
Bir gün tüm yelkenler winsail olacak diyorum! :)
(https://i2.wp.com/www.tropicalboating.com/wp-content/uploadsboating/2013/03/wingsail-powered-bravo.jpg)
(http://keyassets.timeincuk.net/inspirewp/live/wp-content/uploads/sites/21/2014/05/Beneteau_Wingsail.jpg)
-
Yazı dizisinin sonunda bir liste çıkartırız, aerodinamik bir kanat ile yelken arasındaki farkları ve etkileri tartışırız. Şurası gerçek ki, yelken, kontrol edilebilir ve edilemeyen değişkenleri itibariyle hem büyük avantajları, hem de dezavantajları var.
Bir de şu var, hepimiz nasıl daha çok itme kuvveti elde ederizin peşindeyiz. Oysa asıl sonuç VMG hızını azamiye çıkartmaksa, işin kayıp tarafına, yani sürtünme olayına da bakmalıyız. Bilhassa yelkenlerdeki sürtünme kuvvetlerine. Bu konuda da birşeyler tartışırız.
BALIM SY
-
Özgür , Çinliler yapmış ya üç beş yüz yıl önce.. Hem hala kullanıyorlar.. :)
-
Vee efendim, Murat reis, 7. Bölümü de çevirmiş. Kotra arma.. Kotra arma da yelkenler nasıl çalışıyor? yine deneysel bir çalışma ile başlıyor. Akın Reisin dip notları da yine çok yerinde. Çarkıbaşlarına gönderdim. Sanırım sabahtan yayınlarlar.
Mustafa abi, bu yazı üzerine senden ciddi yorum bekliyorum .. Benim tanıdığım aramazda en tecrübeli ve en uzun süre kotra arma kullanmış bir sen varsın.
-
6.makale yayınlanmadı galiba?
8incisi de yolda Ersin Reis.
BALIM SY
-
Arada biraz ilginç görüntüler de verelim..
Bu video bir gün tüm yelkenler böyle olacak diyen Özgür e gelsin.. :)
-
6 – Neden Rüzgâr Altında, Güvenli Tarafta Kalmak İşe Yarar?
http://heyamolahey.com/uploads/nedenruzgar.pdf
-
7 – Kotra Arma
http://heyamolahey.com/uploads/kotraarma.pdf
-
8inci makaleyi tercüme ediyorum. Sinir oldum. Kaç tane rüzgâr tüneli testi yaptım, kaç kanata bilmem kaç tane sensör takıp veri topladım, onları analiz ettim... bi kendi yelkenlerime 10 set kurdele takamamışım. Hadi bu detaya vakıf olmayanlar masum, ya ben? Sinir oldum gece gece tövbe estağfurullah. Ne yapıyoruz? Efendim ana yelkenin güngömezindeki alttaki iki kurdele düz olacak, en üstteki arada tersleyecek. Yok ya! Yahu rüzgâr altında hava nerede ayrılmaya başlar? Torun en derin olduğu yerden sonra. Koysana oraya iki kuruşluk bir kurdele kardeşim (kendime söylüyorum) :(
BALIM SY
-
Şahanesin Murat!
-
Şekil-5’te trinketin da flok kadar yüksek güngörmez
hızına sahip olduğuna dikkatinizi çekerim (F noktası).
Bunun sebebi, her iki yelkenin de ana yelkenin yarattığı
yüksek hızlı akış bölgesi içinde olmalarıdır. Oysa kotra
armadaki gibi flok daha küçük olsaydı ve güngörmezi
trinket yelkeninin en fazla tor yaptığı (ing. maximum Alın
camber) yerde bitecek şekilde konumlanmış olsaydı, o
zaman çifte çekecek etkisi (ing. bootstrap effect) elde
etmiş olacaktık. Ana yelken trinkete yardımcı olacak,
trinket da floku engelleyeceği yerde ona yardımcı
olacaktı. Bu kombinasyonda daha az yelken alanı olurken,
performansının nasıl olacağını merak ediyorum.....
Üç yelkenli kombinasyonun kendini gösterdiği durum dar
apaz rotasıdır. Trinket, direk ve ana yelken üzerindeki
ayrılmayı kontrol etmeye yardımcı olur, çekecek etkisi
(ing bootstrap effect) ile yüksek bir itme kuvveti üretir ve
flok da açıldığı için trinketin olumsuz etkisinden
olabildiğince uzaklaşır.
Bütün bunlar beni önemli bir sonuca getiriyor. Trinket,
kullanılması dikkat ve hüner isteyen bir yelkendir. ......
Kullandığım her iki teknem de cutter arma idi yaklaşık 20 + yıldır bu donanımı kullanıyorum.Alıntı yaptığım ilk paragrafta yazar söylediği şartlar olsaydı sonucu merak ediyorum diyor sonucu söyleyeyim.sürat beklenmeyen şekilde artacaktı üstelik tekne daha bayılmadan olacaktı bu sürat artışı.
Yazar daha küçük ve iskota köşesi trinketten daha yukarda floktan bahsediyor.Bu yelkene yankee diyoruz. Diyelim yankee açık ve trinkete göre biraz daha kaçık konumlandırılsın.Trinket ise iskota köşesi direğe daha yakın ama trinket rayını biraz öne alarak torunu pruvaya yakın hale getirdiğimizde anayelkenin bumba açısını da yankee ye paralel hale getirdiğimizde teknenin çekişinde bariz güç artışı hemen farkedilir.Bu durum orsa ve dar apazda çok fark yaratıyor.
Yazarın yelken alanı arttığı halde sürate faydası olmadığı hatta yatmayı artırıp sürati düşürdüğü şartları söylemeliyim.
BabaTunca'da %160 kocaman bir cenova var.hafif havalarda onu kullanıyorum.Apaz seyirde hafif veya orta yüksek havada bu cenova
açıksa trinketi kullanmıyorum.Çünkü yazarın da belirttiği gibi bu cenovanın ıskota köşesi küpeşteye yakın ve direğin pupaya doğru gerisine denk geliyor trinket cenovanın yüzeyine gelen havayı ve dolayısıyla hava akışını engelliyor.Yelken alanı arttığı halde sürate olumlu katkısı olmuyor.
Böylece yazarın son alıntıladığım paragrafına gelirsek trinket kullanımı pek hüner sayılmasa da biraz tecrübe gerektiriyor.
-
Bunların dışında yazarın cutter armada hava sertlediğinde neden önce anayelkene birinci camadan vurup.trinket ve yankeeye hiç dokunmadığımızı .Hava daha sertlediğinde yankeeyi küçültüp trinkete hiç dokunmadığımızı incelemesini çok faydalı bulurdum.
-
Bunların dışında yazarın cutter armada hava sertlediğinde neden önce anayelkene birinci camadan vurup.trinket ve yankeeye hiç dokunmadığımızı .Hava daha sertlediğinde yankeeyi küçültüp trinkete hiç dokunmadığımızı incelemesini çok faydalı bulurdum.
Budur.
-
Murat Erciyes Reise emekleri için teşekkür ederim.
Sayesinde çok önemli bilgiler edindik.Üstelik konunun profesyoneli olduğunu dün Ersin Reisten öğrendim.Tekrar çok teşekkür ederim.
-
Mahçup etmeyin lütfen Mustafa Reis. Ersin Böke sayesinde bu konu gündeme geldi. Biz de elden geldiğince tercüme yapıyoruz işte. Doğru bilinen yanlışları ilginç şekilde ortaya koyan bir yazı dizisi oldu.
BALIM SY
-
Evet 8. makalede geldi ellerinize sağlık Murat Reis
8 – Rüzgârda Trim Kontrolü
http://heyamolahey.com/uploads/trimkontrolu.pdf
-
Yazdırdım. Dosyaladım.
Mükemmel bir İş oldu.
2. yayınımız mı oldu bu şimdi?
-
Murat Reis çok teşekkürler. Çok faydasını göreceğimiz kesin. Sadece lisan bilmek böyle bir tercüme yapmaya imkan vermez, ne kadar bilgili olduğunuzu da gösterdiniz
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
-
Yazdırdım. Dosyaladım.
Mükemmel bir İş oldu.
2. yayınımız mı oldu bu şimdi?
Evet
-
Ahmetin söylediğine göre ziyaretçiler tarafından en çok okunan konu başlıklarından biri olmuş. Ziyaretçi reisler de indiriyorlarmış tercümeyi. Ziyaretçiler mesaj bırakabiliyormu bilmiyorum ama Murat reise bir teşekkür borçları var..
-
Ersin Böke Reis Kardeşim, isimleri bir yana bırakıp kollektif takılsak? Birimiz yazı dizisini buldu, diğeri tercüme etti, birileri hataları bildirdi, birisi de yayınladı. Biz yaptık yahu. Yararlı olursa da ne mutlu bizlere.
BALIM SY
-
Murat reis, emeklerinize sağlık, size ve emeği geçen herkese de teşekkürler.
-
Murat reis, evet makalaeleri ben buldum ama , maharet, zaten karışık olan bir konuyu, hem tercüme ettiniz hem de yazar ile meslektaş olduğunuzdan , yelken tecrübeniz ile birlikte çök önemli çevirmen notları ile çok anlaşılır bir döküman haline getirdiniz.
Tercümeden çok başka dildeki bu makaleleri güncellemiş olduk aynı zamanda.
Aslında , sizle şu John Vigor'un " keşe tekne almadan önce bunları bilebilseydim " kitabını mı çevirsek?
Dün , Zafer abi de bahsediyordu.
-
Bu tercümelerin bir diğer önemdi de şurada;
Halihazırda yelken eğitimi veren bir çok kuruluş, hala eski ve yanlış olduğu daha 1971 de ortaya çıkmış olan bilgiler ile yelekne eğitimi veriyorlar.
Bir kere , du tercümeler, en doğru şekilde yelkenlerin nasıl çalıştığının hem teorisini , hem de pratikte nasıl yelkenlerin trim edilmesi gerektiğini anlatıyor.
Şu tüy meselesi de önemli.. Ben özellikle ana yelkende tor arttıkça havanın nasıl ayrılacağını merak ediyorum.
-
Bu tercümelerin bir diğer önemdi de şurada;
Halihazırda yelken eğitimi veren bir çok kuruluş, hala eski ve yanlış olduğu daha 1971 de ortaya çıkmış olan bilgiler ile yelekne eğitimi veriyorlar.
Bu hemen her eğitim isteyen spor dalındaki bir mesele. Kayak öğretirken de hocalar benzer bir şey yapıyorlar. İşin esasını yanlış biliyorlar diyemem, ama öğrencinin 10-15 saatte konuya vakıf olamayacağından herhalde, bilgi-seti halinde öğretiyorlar. Bunları yap, detaya takılma, sebat edip işi ilerletirsen zaten teorisine girip doğrusunu öğrenirsin şeklinde. Belki de doğrusu bu. Ama işte doğru bilinen yanlışlara sebep oluyor bu konu.
BALIM SY
-
Şu tüy meselesi de önemli.. Ben özellikle ana yelkende tor arttıkça havanın nasıl ayrılacağını merak ediyorum.
Daha önce vurguladığımız gibi aerodinamik, ister yelken, ister uçak olsun halâ amprik bir alan. O bakımdan test verileri en doğru idraki sağlar. Dolayısıyla geçici de olsa merak ettiğimiz yerlere kurdele veya tüy koymak en ucuz yöntem.
Ayrılmayı engellemenin yolu yüzey üzerindeki basınç değişim hızını azaltmak. Yelkenin rüzgâr altı ön tarafında basınç kafadan düşük ve güngörmeze doğru artıyor. Toru artırınca ve bu bölgeyi de cenova güngörmezi ile de baskılayınca ayrılma olmayabilir. Tüy takıp oynamak lazım. Ama tor arttıkça sürtünme kuvveti drastik şekilde artar, onu da unutmamalı. Yazı dizisinin sonunda bir bölüm de bunun için ekleriz belki.
Bu arada, akışın rüzgâr altı tarafta ayrılmasını istemiyoruz ama işin içine girdikçe ayrılan havanın iyi yönetildiğinde yarattığı olağanüstü emme basıncı ve vortex ile başa çıkarak çok acaip performans değerlerine de ulaşıldığını bir kenara yazalım. Örneğin, Concorde böyle bir "ayrılmış hava-vortex üretgeci" kanadına sahipti. Her neyse işte...
BALIM SY
-
Bu tercümelerin bir diğer önemdi de şurada;
Halihazırda yelken eğitimi veren bir çok kuruluş, hala eski ve yanlış olduğu daha 1971 de ortaya çıkmış olan bilgiler ile yelekne eğitimi veriyorlar.
Bu hemen her eğitim isteyen spor dalındaki bir mesele. Kayak öğretirken de hocalar benzer bir şey yapıyorlar. İşin esasını yanlış biliyorlar diyemem, ama öğrencinin 10-15 saatte konuya vakıf olamayacağından herhalde, bilgi-seti halinde öğretiyorlar. Bunları yap, detaya takılma, sebat edip işi ilerletirsen zaten teorisine girip doğrusunu öğrenirsin şeklinde. Belki de doğrusu bu. Ama işte doğru bilinen yanlışlara sebep oluyor bu konu.
BALIM SY
Bir de algı meselesi var. Benim için örneğin; Bu tür matematiksel konuları anlamakta o kadar çok zorlanıyorum ki anlatamam. O nedenle, bir defa baştan sona okuduğum halde, bu metni sahici olarak anlamam için yapmam gereken iş, basbayağı ders çalışır gibi elde sözlük okumak, not almak. Tabii diyelim tanrısal bir mucize oldu anladım, bunu nasıl pratiğe dökeceğim , o apayrı mesele.
Ama anladığım şu ki; bize yelken işi doğru öğretilmemiş/eksik öğretilmiş arkadaş. Murat'ın dediği şekilde, Sen hele bir sür, sonra teorisini okur, anlarsın, denmiş. Öyle olmuyor. Son matematik problemini 30 yıl önce çözen biri olarak, işte böyle bir metinle karşılaşınca bön bön bakakalıyorum.
En baştan teknik detaylara daha çok girilse, öğrencinin de bunu anlaması sağlandıktan sonra pratik yapılsa, sanıyorum daha iyi sonuçlar alınır kanısındayım.
-
Murat Reis eğitim aldığım dönemde yelken alt yakası ve ıskota köşesinin tekne gövdesine mümkün olduğu kadar yakın olmasının yelken gücünü artırdığı söylenmişti.Cutter armada alt yaka ve ıskota köşesi epey yukarda fakat trinketinki güverteye yakın.
şöyle bir soru sormak istiyorum.Verimli yelken şekli nasıl olmalıdır.Değişkenlik gösterebilir ama Concorde nin kanatını cessna ya takmak şüphesiz saçma olur .Cutter arma ile sloop arma arasındaki güç, etkileşim farklı olarak düşünüyorum.Bu konu uçak kanat formları gibi Bu tip armada bu çeşit yelken verimlidir konulu bir açıklama olabilir mi?
-
En baştan teknik detaylara daha çok girilse, öğrencinin de bunu anlaması sağlandıktan sonra pratik yapılsa, sanıyorum daha iyi sonuçlar alınır kanısındayım.
Bu işin doğru yöntemi, eğitim alan kişinin yaklaşımına bağlı Bülent. Beni suya çıkart, teknikle boğma kardeşim diyene yapılacak şey şimdi yapılan bir dereceye kadar doğru. Tekne de iyi kötü gidiyor işte. Yok, işin arka planını bileyim diyen ve mühendis olmayana da işi zevkle anlatacak yollar var şüphesiz. Arvel Gentry'nin yaptığı da bu. Adam Bernoulli denklemini yazmadı bile.
Bu yazı dizisinin sonuna bir ek yapalım dememin sebebi bu. Mesela yelkenin ürettiği itme kuvvetinin yelkenle birebir, rüzgâr hızı ile karesi ile orantılı olduğunu bilmeden bu iş yapılamaz bence. Ya da basit kuvvet vektörleri ile azıcık oynamadan denge konusunu anlayamayız. Ama bunu zevkli, basit, cazip şekilde ortaya koymalı. Belki son redaksiyonu sen yaparsın, anlaşılabilirlik açısından?
BALIM SY
-
Murat Reis eğitim aldığım dönemde yelken alt yakası ve ıskota köşesinin tekne gövdesine mümkün olduğu kadar yakın olmasının yelken gücünü artırdığı söylenmişti.Cutter armada alt yaka ve ıskota köşesi epey yukarda fakat trinketinki güverteye yakın.
şöyle bir soru sormak istiyorum.Verimli yelken şekli nasıl olmalıdır.Değişkenlik gösterebilir ama Concorde nin kanatını cessna ya takmak şüphesiz saçma olur .Cutter arma ile sloop arma arasındaki güç, etkileşim farklı olarak düşünüyorum.Bu konu uçak kanat formları gibi Bu tip armada bu çeşit yelken verimlidir konulu bir açıklama olabilir mi?
Arvel Beyin bir makalesinde yazdığı gibi bu iş neticede bir "optimizasyon" konusu. Tek ve en mükemmel çözüm yok bu işte ve belki bizi cezbeden de bu. Ön yelkenin alt yakasının güverteye yakın olması, havanın alt yakadan vortex yaparak kaçmasını engeller. Ama bu durumda da ana yelkenin bumbadan mandar köşesine doğru ortalarında bir yerde azami tor yaptığı noktada ön yelkenin bindirmesi az olabilir. Oysa flokun iskota köşesi yukarıda olduğu için bu durum sağlanabiliyor ve flokun rüzgâr altı tarafında şahane emme basınçları oluşuyor. Bu arada trinket de ana yelkenin bumbaya yakın tarafını destekliyor. Şimdi bunlardan hangisi daha verimli? Bilmiyorum. Her ikisinin de avantajı var. Diyeceğim o ki nereden bulalım ağırlığı, boyu, yan direç noktası, ağırlık merkezi ve yelken alanları aynı olan bir sloop ve bir kotra arma tekne ve karşılaştıralım? Ya da kotra arma teknenin direğini değiştirip eski yelken alanı kadar sloop arma yapıp karşılaştıramayız ki. Teknenin arması nasılsa, o kapsamda optimumu bulmaya çalışmak en doğrusu. Tak tüyleri başla oynamaya :)
BALIM SY
-
Belki son redaksiyonu sen yaparsın, anlaşılabilirlik açısından?
BALIM SY
Bir sürü günahım vardır ama işte sevdiğim ve işe yarar bir yanım varsa , o da ustası varken, bir bilginin hangi sözcüklerle anlatılması gerektiği konusunda ahkam kesmemektir. Yine de, en azından şu işe yarayabilirim, sizin yaptığınızı okurum, anlarsam, bilin ki en aptal adam bile anlar.
-
Tüyleri, kurdeleleri takıp oynamaktan kastım şu: bulabilirseniz teknenizin polar diyagramını elde edin. İşe kolayından, gerçek rüzgâra 90 derece rota ile başlayın. Karadan bir kerteriz alarak ya da otopilotu normal modda çalıştırarak bu rotayı tutturabilirsiniz. Çoğu sloop arma tekne, örneğin 5 knots gerçek rüzgâr hızında, gerçek rüzgâra 80-110 derece rotalarda yine 5 knots civarı tekne hızı verir (akıntı vs olmadan). Yani bu hıza ulaştığınızda zahiri rüzgâr hızı 45 dereceden yaklaşık 7 knots okunur. Bu iyi bir başlangıç. Arvel Abinin trim prosedürü veya bir başkası, farketmez. Tüylere, kurdelelere baka baka oynarız trimlerle. 5 knots gerçek rüzgârda 5 knots tekne hızı şahane soğuk bir bira açtırır. Bu zevkli bir iş.
BALIM SY
-
Çoğunlukla tek başıma seyir yaptığımdan, flok iskotaları da sokak başlangıcında olduğundan, sert havada dümen tutarken, flok ayarları gerçekten zor ve riskili oluyordu.
Makaraları tamir edince , flok iskotalarını sancak ve iskele tarafında ikişer makara ile mizana direk dibine kadar taşıdıım. Böylece oturduğum yerden floğun trim ayarlarını yapma şansım oldu. Ancak neredeyse bir aydır böyle bir havaya denk gelmemiştim.
Dün de yine İstanbul da dal kıpırdamıyordu. Ancak her nasıl olduysa, saat beşte sağnaklar ile 20 bahri mil rüzgar esmeye başladı. Apar topar alet çantasını toplayıp, yelekne çıktım. (Kusura bakma Köstekçi.. Valla birden çoktı. Yoksa seni arardım.. Bu hafta hiç rüzgar görünmüyor maalesef)
Önce ana yelkeni açacaktım ancak , flok trimi için ana yelkeni açmadım, bocurum, trinket ve flok üçlüsü ile kalamışa doğru seyir yaptım.
Flok iskotasının , elimin altında olması sayesinde , dar apaz , apaz ve orsa seyirlerinde bu maklelerde yazılanları da dikkate alarak seyir yaptım. Tayo Mar, bu üç küçücük yelken ile 4,5-5 bahri mil hız yaptı ki ben şimdiye kadar sadece bu üç yelken ile hiç bu kadar hızlı gitmemiştim.
İlgimi çeken bir detay ise flok rüzgar üstü tüylerinin hafif yukarı doğru kaydığı idi. Hava hareketini üç boyutlu incelemek lazım bence.
Bu nasıl olur diye düşünürken, aklıma kar yağarken yelken yapmak geldi. Bir kere yapma şansım olmuştu. Tipi halde kar yağarken yelken yapsak, sanırım havanın nasıl hareket ettiğini gözlerimizle görmüş olurduk..
-
:) Canın sağolsun. Hevesimi bir dahaki gelişe saklayacağım artık. Cumartesi yolcudur abbas... :-\ herşey için teşekkürler. En güzel yanı da sizlerle tanışmak oldu...
-
Konu başlığını düzenlesek mi arkadaşlar; dışarıdan aramalarda daha rahat bulunsun, herkes ulaşabilsin?
-
İlgimi çeken bir detay ise flok rüzgar üstü tüylerinin hafif yukarı doğru kaydığı idi. Hava hareketini üç boyutlu incelemek lazım bence.
Ersin Reisin torbasında peşinde koşacağımız tavşanlardan hiç eksik olmuyor anlaşılan :) Yaa, daha iki boyutta Arvel Abiyi anlamaya çalışıyoruz, şimdi bir de üç boyutu inceleyelim dedi.
Gerçi doğru dedi, aerodinamikte 3D etkisi çeşitli modellemelerle ele alınsa da, yine doğru sonuçlara test verileri ile ulaşılıyor. Teknenin yatması neticesinde yelkenlere rüzgârın aynı yatıklık açısı ile gelmesi + rüzgârın mandar köşesine yakın yerlerde uca doğru kaçması bu etkiyi doğruyor. Kurdeleler hafif yukarı kayıyor derken, yatmış teknede ufka paralel hale mi geliyor, yoksa daha da mı yukarı çıkıyor şeklinde bakmak gerekebilir.
-
Konu başlığını düzenlesek mi arkadaşlar; dışarıdan aramalarda daha rahat bulunsun, herkes ulaşabilsin?
Nasıl bir isim olmalı?
-
Yelkenli Tekneler Nasıl Çalışır gibi.
-
Evet ya.. Yukarı doğru uçuşmuyor tüyler, tekne yattığından , ufuk çizgisi ile paralel oluyor sanki. Ben tekne yattığı için yukarı doğru uçuyormuş gibi hissediyorum.
İsim ile ilgili , Bu slot effec tin tam Türkçe karşılığını bulmalı. Zafer abi bunun adı koridor etkisi dedi ama Koridor da Türkçe değil. Daha anlaşılır birşey olsa..
-
İsim ile ilgili , Bu slot effec tin tam Türkçe karşılığını bulmalı. Zafer abi bunun adı koridor etkisi dedi ama Koridor da Türkçe değil. Daha anlaşılır birşey olsa..
Valla kanal demeyin de ne isterseniz onu deyin. Kanal (ing. groove) bambaşka bir şey. 10uncu makalede de o geliyor.
BALIM SY
-
Evet 9. makale ektedir, teşekkürler Murat Reis
9 – Doğru Dengeyi Elde Etmek
http://heyamolahey.com/uploads/dogrudenge.pdf
-
10 – Orsa Seyir
“Kendinizi ve teknenizi bilmeniz gerekiyor”
http://heyamolahey.com/uploads/orsaseyir.pdf
-
Çok güzel bir çalışma. Ve okuduklarım zevk aldığımız yelkenin nasıl çalıştığını incelikleri ile hissetmemi sağladı.
Konuyu icat edene de tercümeleri yapana da ve buraya aktarana da çok çok teşekkür ediyorum. Tabii yorumlamada zorlandığım kısımlarda kendi yorum ve bakışını getiren arkadaşlarıma da.
Reisler işte birarada olmamızın gerçek değeri bu. Çok yararlı oldu inanın. Çok yazmayı sevmiyorum. Ama her satırını okudum, tekrar tekrar. sağolun. :)xx. Özellikle Ersin, Murat, Ahmet ve Mustafa reisler. sağolun.
-
Emeği geçen herkes e çok teşekkürler , güzel bir çalışma oldu. :)xx :)xx :)xx
-
Emeği geçenlere çok teşekkürler..
Tüm bölümleri bilgisayarıma indirip dosyaladım.
Yaptığımız seyirlerden birinde çektiğim kısa bir videoyu trim açısından değerlendirmeniz için bu vesile ile paylaşmak istedim..
-
Trim diye buna derim.. :)
-
Böyle trim yaptığınızda dümeni tutmaya gerek yok.Tekne tanrısal dengede
-
Dizinin son makalesini henüz tercüme edemedim. Ağır bir grip, Araya kısa bir Rodos, Alanya’dan annemleri toplamak, griple inatlaşmak falan... birkaç güne o da hazır olur.
En sona, Arvel Beyin yazılarındaki bazı önemli hususları meraklısına daha teknik açıklayan bir kaç not da eklemek istiyorum, kısmet?
Eyüp Reis, harika gidiyor teknen. Bu sayede ana yelkenin en üst güngörmez tüyünün arada terslemesi gerektiği (!) efsanesi de böylece yıkılmış oldu.
BALIM SY
-
sevgili reisler,
Murat reis, bu makalelerin üzerine açıklayıcı yorumlar içeren bir makale de kendisi yazmış. böylece makaleleri daha iyi anlamak
mümkün olabilecek. özellikle hep iki boyutta incelediğimiz şu meşhur hava kesitinin üç boyutlu hareketini de incelemiş ki bunu çok önemsiyorum.
Ancak bu makalede benim dikkatimi çeken çok önemli bir detay var. yelken etki merkezinin gerçek yeri ile ilgili. Murat reis, rüzgaraltı tarafta oluşan negatif basınç kuvvetlerinin , yani emme kuvvetinin orsa yakasından , güngörmeze doğru azaldığını , yayılı olan bu kuvvetlerin dengeli dağılmadığı için etki merkezinin yelkenin geometrik ağırlık merkezi yerine daha orsa yakasına yakın olduğunu söylüyor . bu çok önemli bir tespit.
bu durumda bu yorumu biraz daha ileri götürüp, yelken etki merkezinin aslında rüzgarın şiddeti ve yelken trimine göre sürekli orsa yakası ile yelkenin geometrik ağırlık merkezi arasında bir yerlerde sürekli değiştiğini söylemek çok yanlış olmaz.
bu durumun toplam yelkenlerin etki merkezine olan etkisi ile keyifli bir tartışma konusu olabilir.
zahiri rüzgarın anlatımı ise hiç bu kadar basit olmamıştı.
yelken ile ilgili mekanizmayı anlatan çok iyi bir kaynağı oluşturmuş olduk. tekrar teşekkürler Murat reis..
-
Şey de yapsak; sanıyorum yazının bir kaç makalenin altında muhalefet şerhleri var, onları da çevirsek?
-
Teknik notlardaki gecikme benden kaynaklandı, yoksa Murat Reis göndereli epey olmuştu.Herkese çok özür dilerim.
11 – Teknik Notlar
http://heyamolahey.com/uploads/tekniknotlar.pdf
-
Burada inanılmaz güzellikte şeyler olmuş . Başta tercüme için Murat ve makaleleri gündeme getirdiği için Ersin reis olmak üzere bütün katkıda bulunanlara çok teşekkürler. Önemli bir katkı olmuş denizcilik adına



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
-
Şu günlerde sy.Gezgn'in armasını Slop'dan Cutter'a mı çevirsem diye düşünüp duruyordum. Sanırım bu kış tadilatında arma cutter olarak modifiye edilecek gibi.... Eline sağlık Murat reis çok keyifle okudum. Geç oldu okumam ama hani derler ya "cuk diye oturdu" işte benim için aynen öyle oldu.

Harika bir topik, yine can damarına basmışsın Ersin... 



SM-N910C cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
-
Valla konu ilginçti gerçekten ancak Murat reis , kendi deneyimlerini de ekleyince kaynak bir eser ortaya çıktı..
yelken nasıl çalışır ile ilgili bu çeviri ve yorumun üzerine türkçe kaynak tanımam artık.. budur.. bu kadardır.
-
Valla konu ilginçti gerçekten ancak Murat reis , kendi deneyimlerini de ekleyince kaynak bir eser ortaya çıktı..
yelken nasıl çalışır ile ilgili bu çeviri ve yorumun üzerine türkçe kaynak tanımam artık.. budur.. bu kadardır.
Gerçekten öyle. C:-)
-
Bu çalışmanın sonlarına doğru Ersin Reis yelken üzerindeki havanın üç-boyutta hareketini gündeme getirdi. Bu da önemli. Şimdi iyi olduğunu sandığım bir kaynak buldum, elden geldiğince çevirip Ersin Reis’e göndereceğim.
Bu sayede yelkenlere neden burkulma verdiğimizi (twist) de konuşmuş oluruz. Çünkü rüzgârın karadan yeteri kadar uzakta 10 hatta 15 metre kalınlığında bir sınır tabakası (boundry layer) oluşturup, mandar yakasına kadar hızının arttığı efsanesini de sorgulamış oluruz. Çok kaba dalgalı denizi (yüzeyin pürüzlenmesi) bilmem ama 10-15 metre sınır tabakası bana inandırıcı gelmiyor. Bir el anometresini göndere takıp çeşitli yüksekliklerde bakmak için can atıyorum.
BALIM SY
-
10 metre kuralı eğitimde bize de anlatılmıştı.Gerçek rüzgar hızının ve yönünün deniz seviyesinden 10 m yukarıda olduğu söylenmişti
-
10 metre kuralı eğitimde bize de anlatılmıştı.Gerçek rüzgar hızının ve yönünün deniz seviyesinden 10 m yukarıda olduğu söylenmişti
Dalga yüksekliğiyle doğru orantılı olup deniz seviyesinden 15 mt yüksekliği de bulmakta gerçek rüzgar hızı ve yönü
-
iki boyut anlamamızı kolaylaştırdığı için önemliydi. Ancak rüzgar bizi üç boyutlu olarak etkiliyor.
Murag reisin yelken etki merkezi konusuna ise tekrar dikkat çekiyorum. Bu kimi ütü kıç teknelerin neden rüzgara saplanıp kaldığının ve dümen dinlemediğinin de anahtarı ..
-
Başta Murat kardeşim olmak üzere emeği geçenleri kutluyorum :)
Harika bir çalışma olmuş :)xx
-
Çok yararlı bir çalışma olmuş, tüm emeği geçenlere teşekkürler, bilhassa Murat Reis e,
bu topiğin arada bir yeni bilgi ve tecrübelerle yenilenmesinde yarar var diye yazıyorum.
Selam ve sevgiler