Heyamola Hey
Tersane => Tekne Yapımı => Konuyu başlatan: Can Deniz <Ercan H> - 31 Aralık 2016, 05:19:51
-
Efendim bilenleriniz vardır, malum ben kendi çabalarımla bir süredir tekne yapmaktayım.
Yüzdük yüzdük kuyruğa geldik. Geldik gelmesine de kuyruk bir türlü sıyrılıp çıkamadı.
Kah iş güç, kah hastalık kah eşimin babasının vefatı nedeniyle çalışabileceğim günlerde çalışabilmek mümkün olamadı.
Havaların durumu da çalıştığım epoksi işinde birinci dereceden etken olduğundan, bazı elverişsiz hava şartlarında soba başında epoksi işlerine giriştim.
Aktaracağım imalat ta bu elverişsiz havalar içinde gelişen bir donam.
Resimler aşağıda;
5 mm 316 BORUDAN İMAL ETTİĞİMİZ BASTON BAŞLIĞI
(http://4.bp.blogspot.com/-fsTo7ZmHR1A/VdxSZSEix7I/AAAAAAAAA3g/l3IZnRyTSfE/s640/2015-07-02-2706.jpg)
(http://1.bp.blogspot.com/-oJDimzfaFzY/VdxShppzNsI/AAAAAAAAA3o/AMLCsJz6xwQ/s640/2015-07-02-2708.jpg)
(http://4.bp.blogspot.com/-nFb0CFWBmUk/VdxSz8Ht9VI/AAAAAAAAA34/3MfRPqZyIaA/s640/2015-07-02-2709.jpg)
Bastonun iskele sancak ve sakal gerdirme tesbit lamaları
(http://2.bp.blogspot.com/-cUfyXOToE24/VdxSnVGQTMI/AAAAAAAAA3w/e8Tykzf2KVA/s640/2015-07-02-2707.jpg)
-
Ladin kalaslar epoksi ile lamine edilerek, baston başlığına girecek kısım tornada işlendi.
(http://1.bp.blogspot.com/-4EpG2IVHf7w/VdxS3h4kf2I/AAAAAAAAA4A/tjVVro483jk/s640/2015-07-02-2710.jpg)
(http://4.bp.blogspot.com/-2b8DW9QVxIs/VdxTIYdeVhI/AAAAAAAAA4I/GmZbvKkmmHM/s640/2015-07-02-2711.jpg)
(http://4.bp.blogspot.com/-_ztwlChooVk/VdxTKghaf3I/AAAAAAAAA4Q/9KtR_KKxPRQ/s640/2015-07-02-2712.jpg)
(http://1.bp.blogspot.com/-bwguWwLrmJ8/VdxTRwyuXRI/AAAAAAAAA4Y/A5vAAo0tZ-M/s640/2015-07-02-2713.jpg)
-
Tekne pruvasında genel bir prova yapılarak boru içine giren kısımdan geriye doğru raspa ve eğe ile şekil verildi.
(http://4.bp.blogspot.com/-uOUfEZQ5I_o/VdxTk-inqKI/AAAAAAAAA4w/1wL-XljJt_A/s1600/2015-07-04-2720.jpg)
(http://1.bp.blogspot.com/-faRk5-E8H0s/VdxTq4vwUjI/AAAAAAAAA44/nZVLSxT-bNg/s1600/2015-07-04-2721.jpg)
Gerekli düzeltmeden sonra baston biaksiyal elyaf ile üç kat epoksi elyaf kaplandı.
(http://3.bp.blogspot.com/-TDMbTxzR4SA/VdxTtQ5tObI/AAAAAAAAA5A/3XShezupqoI/s1600/2015-07-08-2726.jpg)
Sonuç salonda kuzu gibi yatmakta. Böyle giderse yakında hanımda beni 1,85 uzatacak yere. ;D :D
(http://1.bp.blogspot.com/-WZgxhrwIGzM/VdxTwsrA_cI/AAAAAAAAA5I/d7rjOPapB6s/s1600/2015-07-08-2731.jpg)
Allah için altına temiz bir örtü serip gerekli hijyeni sağladım.
(http://3.bp.blogspot.com/-U7JOM8xsFyk/VdxT0P26VhI/AAAAAAAAA5Q/-zH5krZfvMo/s1600/2015-07-08-2732.jpg)
Halının tozundan kılından bastonumu korudum neme lazım. :D ;D
(http://2.bp.blogspot.com/--mkVkswZ-X4/VdxT35nYTSI/AAAAAAAAA5Y/_klhWmYaiT0/s1600/2015-07-08-2733.jpg)
-
Eline sağlık.
Sorum var: Bastonu tekneye nasıl sabitleyeceksin ?
Bodoslama üzerine nasıl oturacak? Tekneye nasıl bağlanacak?
Bastonun işlev kolu montaj kolundan daha uzun. Yani Baston ucundaki yukarı kaldırma güçlerinde moment da fazla. Anladığım kadarı ile baston altında bir de alt gergi palangası olacak.
-
Kolay gelsin ve de devamına ersin tez zamanda...
Cem, bu baharda Yengeç'in bastonunu değiştirmek gibi bir düşüncem var benim de. Şimdilik sadece düşünce ama pat diye girişiverebilirim de. Sana sorum şu; eski telgraf direklerini bilirsin. Onlardan kullanmak istiyorum. Çapları kurtarıyor ve bu sefer yuvarlak olsun istiyorum zaten. Merak ettiğim, sence yük altında iş görür mü ve emprenyeden kaynaklı yeşil renkten kurtulabilir miyim? Var mı bir fikrin?
-
Eline sağlık.
Sorum var: Bastonu tekneye nasıl sabitleyeceksin ?
Bodoslama üzerine nasıl oturacak? Tekneye nasıl bağlanacak?
Bastonun işlev kolu montaj kolundan daha uzun. Yani Baston ucundaki yukarı kaldırma güçlerinde moment da fazla. Anladığım kadarı ile baston altında bir de alt gergi palangası olacak.
Abi çok güzel olmuş,eline sağlık, bende aynı şeyi merak ettim. Resimdekinden daha geriye bağlanacak galiba? Eğer o şekliyle bağlayacaksan sen illaki acayip bir şeyler düşünmüşsündür.
Birden Halının bastonu kirletmesine müsade etmemen harika olmuş. :) :) :)
-
Bastonun gerisinde 8 mm ST 52 saçtan kıvırıp baston dibine göre form verdiğimiz konik kare prizmatik bir yapı var.
uzunluğu 70 cm.
Ve bu saç kutu arkasından 10 mm kalınlığında 50 mm eninde ki lamalarla tekne omurgasından gelen ana kolonlara bağlanıyor.
Saç kutunun 20 cm lik kısmı tekne pruvasından çıkıyor.
10 cm lik kısmı tekne baş bodoslamasının üzerine yine metrik 20 civatalarla içten de ( rondela değil ) 10 mm lik plakayla
tekneye tutturuluyor.
Tekne baş havuzluğunda kalan 40 cm lik kısmın üzerinde ırgat tablası yer alıyor.
Kabaca baston toplamda 135 cm olarak pruvadan çıkıyor.
Alt gergi palangası dediğiniz şey benim sakal bağlantısı dediğim şey zaten.
Baston kutusunun ve tekne bağlantı noktalarının resmini çekip bir ara buraya yüklerim.
Alt gergi palangasında çelik halat ya da zincir değil 20 mm çapında krom çubuk kullanılacak.
Böylelikle üzerine çıkıldığında ( ki üzeri genişçe bir vardevela şekline gelecek bittiğinde )
direğe yük bindirmeyecek.
Baston kafasına Dikkat ederseniz baston ucunun nerelere bağlanacağının ip uçlarını görürsünüz.
(http://4.bp.blogspot.com/-fsTo7ZmHR1A/VdxSZSEix7I/AAAAAAAAA3g/l3IZnRyTSfE/s640/2015-07-02-2706.jpg)
Düşündüğüm şöyle bir yapı
(http://www.samlmorse.com/img/tmp/BCC_undersail1.jpg)
(https://i1.wp.com/artofhookie.org/wp-content/uploads/2016/10/DSC_8286.jpg?resize=791%2C524)
-
Ahmet Reis,
Bende Kuzeyyildizina istiyorum,
Ne dersin Can abimin yaptigi formu bende uygulayabilirmiyim?
-
Ahmet Reis,
Bende Kuzeyyildizina istiyorum,
Ne dersin Can abimin yaptigi formu bende uygulayabilirmiyim?
Senin civadra çok kullanışlı bence kurcalamamak lazım.
-
Tamamdir Reis.
-
Kolay gelsin ve de devamına ersin tez zamanda...
Cem, bu baharda Yengeç'in bastonunu değiştirmek gibi bir düşüncem var benim de. Şimdilik sadece düşünce ama pat diye girişiverebilirim de. Sana sorum şu; eski telgraf direklerini bilirsin. Onlardan kullanmak istiyorum. Çapları kurtarıyor ve bu sefer yuvarlak olsun istiyorum zaten. Merak ettiğim, sence yük altında iş görür mü ve emprenyeden kaynaklı yeşil renkten kurtulabilir miyim? Var mı bir fikrin?
Eski telegraf direkleri yeşil emprenye olanlar evet. Balll gibi iş görür. Yük altında ııhhh demezler. Renkten kurtulabilir misin bir fikrim yok.
Bir de not eğer telegref direğinden yapacak isen yan ve alt gergilere özel önem gösterip muhakkak boşluklarını al. Gergiler boşta kalmasınlar.
-
Civadra alt gergi de/sakal da çelik tel yerine krom çubuk kullanılmasının tam sebebi nedir ?
Üstüne çıkınca direğe yük binmesin diye düşünülmüş ama, ortalama 80-100kg ağırlık hiç birşey,
aslen direğin gerektiğinde geriye doğru esnemesini engellemez mi ? Sonuçta bir kaç cm bile olsa bu esneyebilme faydalı değil midir ?
-
Emprenyeden kaynaklı yeşil renkden kurtulmak?... Güneş altında kalınca zaten önce kahverengimtrak sonrada gri oluyor, sende kurtulmuş oluyorsun ;D ;D ;D
-
Civadra alt gergi de/sakal da çelik tel yerine krom çubuk kullanılmasının tam sebebi nedir ?
Üstüne çıkınca direğe yük binmesin diye düşünülmüş ama, ortalama 80-100kg ağırlık hiç birşey,
aslen direğin gerektiğinde geriye doğru esnemesini engellemez mi ? Sonuçta bir kaç cm bile olsa bu esneyebilme faydalı değil midir ?
2 metre civarında ki krom çelik tel de neredeyse sıfır esnemeye sahip Kaan.
Krom çubuk kullanmanın ekonomik nedeni var bir ara anlatırım.
-
Can hocam elinize sağlık yapmak istediklerinizle civadra kesinlikle çok sağlam ve sabit olacak. Alt gergi olmaması niçin tercih ediliyor. Paslanmaz zincir veya 8 lik ıstralya tellerine norsmenli liftin bağlantısı yaparsanız istediğiniz gerginlik ve açıda bağlantı yapabilirsiniz.
-
Emprenyeden kaynaklı yeşil renkden kurtulmak?... Güneş altında kalınca zaten önce kahverengimtrak sonrada gri oluyor, sende kurtulmuş oluyorsun ;D ;D ;D
-
Yeşil renk.arsenik esaslı kimyasallar yüzünden.Telefon direkleri buyüzden hiç kurtlanmadan 75+ yıl dayanıyor.Bu işlem basınç altında büyük buharlı basınç veren kazanlarda yapılıyor.Eğimi bozulan çalışanlar ayrılıp iyi olanları kullanıyorlar.Bu kimyasallara emprenye edilen ahşapların talaşlarını dahi ayrı toplarlar ve bu talaşları satmazlar. Dumanları dahi zararlıdır demişlerdi. Üzerinde çalışırken tozunu yutmadan buharını solumadan çalışmanızı öneririm.yapılan civadra kesinlikle sağlam ve kurt vurmaz olacaktır.
-
Can hocam elinize sağlık yapmak istediklerinizle civadra kesinlikle çok sağlam ve sabit olacak. Alt gergi olmaması niçin tercih ediliyor. Paslanmaz zincir veya 8 lik ıstralya tellerine norsmenli liftin bağlantısı yaparsanız istediğiniz gerginlik ve açıda bağlantı yapabilirsiniz.
Mustafa bey alt gergi var.
Sadece norsman çelik halat sistemini sevmiyorum armada mecburen kullanılıyor.
Ki armada bile düşüncem dynema halat.
Norsman ve çelik halat grubu deniz içinde sevimsiz haltlar yiyebiliyor.
Burada bir arkadaşımın teknesinde var oradan biliyorum.
Alt gergide krom çubuk liftin sistemini kullanacağım.
İskele ve sancak gerdirmeleri liftinli çelik halat sistemi olacak.
alt gergi krom çubuk sistemi, resimde ki gibi olacak.
(http://i.hizliresim.com/ErDGGz.png)
-
Kolay gelsin ve de devamına ersin tez zamanda...
Cem, bu baharda Yengeç'in bastonunu değiştirmek gibi bir düşüncem var benim de. Şimdilik sadece düşünce ama pat diye girişiverebilirim de. Sana sorum şu; eski telgraf direklerini bilirsin. Onlardan kullanmak istiyorum. Çapları kurtarıyor ve bu sefer yuvarlak olsun istiyorum zaten. Merak ettiğim, sence yük altında iş görür mü ve emprenyeden kaynaklı yeşil renkten kurtulabilir miyim? Var mı bir fikrin?
Hakan bey, Mustafa beyin emprye edilmiş malzemede yakma kesme işleminde maske kullanma önerisine dikkat ederek yapacağınız bastonu pürmüz ile yakarsanız, kömürleştirmeden tabi. Kelle paça ütüleme gibi diyelim, yeşil renkten kurtulmanız mümkün.
Üsteli Yengeç'in genel görüntüsüne uyumlu bir renge dönecektir pürmüz ve zımpara işleminden sonra.
-
(https://i1.wp.com/artofhookie.org/wp-content/uploads/2016/10/DSC_8286.jpg?resize=791%2C524)
Bu arada teknede, Falmouth Cutter 22 yani... Nefis bir şey.
Bu sooki teknesi, bulabilirsem doğru açıdan resmini koyacağım. O çelik tel üstüne boru geçirmiş.
-
(http://i.hizliresim.com/jX6EWr.jpg) (http://hizliresim.com/jX6EWr)
(http://i.hizliresim.com/2naM9q.jpg) (http://hizliresim.com/2naM9q)
(http://i.hizliresim.com/BvzVAg.jpg) (http://hizliresim.com/BvzVAg)
Tekneyi pek beğenirim de onun için koydum resimleri ;D
-
Eeee, sende ayaklı aile albümü gibisin bilader.
Yok ben boru geçirme değilde şekil çizmekten imtina edip ve birde hazır resim bilgilerini kopyalayınca,
hızlı resim yükleme sitesine muhtaç kalmadan şeyyy ediliyo diyerekten. :-[ :-[
-
;D ;D ;D
Bu tarz teknelerde senin dediğin gibi krom çubuk kullanan çokça tekne var abi. Var da ben tercih nedenini bilmiyorum bu sistemin, onun için sorduydum ::)
-
;D ;D ;D
Bu tarz teknelerde senin dediğin gibi krom çubuk kullanan çokça tekne var abi. Var da ben tercih nedenini bilmiyorum bu sistemin, onun için sorduydum ::)
Şimdi çelik halat alacaksın mani
bir adet erkek yada dişi bağlantı norsmani alacaksın mani
bir adet bir tarafı norsmanlı liftin alacaksın mani
ki halat çapına göre norsman ve liftinler kol manisi
Artı dediğim gibi tekne sakal bağlantısı sevimsiz bir yer.
Norsman çelik halat ikilisi burada deniz şartları nedeniyle sevimsiz ayak oyunları döndürür.
Oysa krom çubukta sadece bir adet krom çubuk ve krom çubuk çapının iki üstü
10 cm başka bir etli krom boru ile tüm iş hemen hemen halloluyor.
Yani krom çubuk 20 mm ise krom boru dış çap 30 mm iç çap 10 mm boru et kalınlığı da 10 mm oluyor.
Krom çubuğun bir tarafına sağ diş paso çekiliyor tornada. Diğer tarafa bağlantı mapası kaynatılıyor.
Tabi 10 cm lik kalın krom borunun bir tarafına sağ diş paso diğer tarafına sol diş paso çekiliyor.
Yine baston tarafı için krom milden 10 cm bir bağlantı mapası hazırlanıyor, sol diş çekilerek.
Krom miller için krom kontra somun ve krom borunun ortasına 10 mm lik bir delik ile
sağlam bir homemade liftin elde ediliyor.
E torna işi benden bağlantı noktalarının krom kaynağını da bir arkadaşım halledince
2 metre 20 lik krom mil 10 cm etli krom boru maliyeti devede kulak kalıyor diğer sisteme göre.
Artısı cumbalı balkon desteği gibi bir yapı oluşuyor baston sisteminde.
-
Eh, ben kendi adıma duymak istediklerimi duydum. Şimdi Nisan gibi, diğer angaryalar biter bitmez girişmek niyetindeyim. Uygun bir kaç telgraf direği çok tan kestirdim gözüme, kuzu gibi yatıyorlar. En ciddi sıkıntı maske kullanmak olacak sanırım :) Tabi bir de o boyutta ağaçla pek uğraşmadım, yerine alıştırmak eğlenceli olacak...
-
Eh, ben kendi adıma duymak istediklerimi duydum. Şimdi Nisan gibi, diğer angaryalar biter bitmez girişmek niyetindeyim. Uygun bir kaç telgraf direği çok tan kestirdim gözüme, kuzu gibi yatıyorlar. En ciddi sıkıntı maske kullanmak olacak sanırım :) Tabi bir de o boyutta ağaçla pek uğraşmadım, yerine alıştırmak eğlenceli olacak...
Kaliteli masken yoksa yakın mesafeden ödünç verilir. :)
-
Bir öngörü.. Gerçi Can hocamın civadrasını gördüm. Bu anlamda ciddi sıkıntı çıkacağını sanmıyorum ancak,
Civadra normal şartlarda esnek bir aksam. Tayo MAr da , ilk aldığımda makaralar ile gerdiriliyordu. Sonra ben, çok zekiyim ya , bunları liftinler ile değiştirdimdi.. esnemesin diye.. Oysa kullandıkça gördüm ki , esnemesi esas. Kimi iş teknelerinde bunların esnemesi 15 derecedn fazla. Palanga sistemleri ile aşağıya doğru basılıyorlar ki floğun orsa yakası iyice gerilsin. Yanlış anlaşılmasın, esneme dedim. Boşlamak değil elbette..
O yüzden alt bağlantının çubuk v.s. değil, genelde belli bir kısmının zincir yapılması daha doğru gibime geliyor.
-
Kaliteli masken yoksa yakın mesafeden ödünç verilir. :)
Zamanı geldiğinde hatırlayacağım :)
-
Bir öngörü.. Gerçi Can hocamın civadrasını gördüm. Bu anlamda ciddi sıkıntı çıkacağını sanmıyorum ancak,
Civadra normal şartlarda esnek bir aksam. Tayo MAr da , ilk aldığımda makaralar ile gerdiriliyordu. Sonra ben, çok zekiyim ya , bunları liftinler ile değiştirdimdi.. esnemesin diye.. Oysa kullandıkça gördüm ki , esnemesi esas. Kimi iş teknelerinde bunların esnemesi 15 derecedn fazla. Palanga sistemleri ile aşağıya doğru basılıyorlar ki floğun orsa yakası iyice gerilsin. Yanlış anlaşılmasın, esneme dedim. Boşlamak değil elbette..
O yüzden alt bağlantının çubuk v.s. değil, genelde belli bir kısmının zincir yapılması daha doğru gibime geliyor.
Buna yaşanmışlık deneyimi diyoruz !!!!
-
aynen.. :)
-
Benim her iki teknem de cutter arma .civadralı teknelerdi. Civadranın rijid yapısı özellikle kontrol edilir. Hiç oynamaması esnememesi çok önem taşırdı. Çünkü civadranın ucundan direk cundasına giden ıstralya ayrıca direği sabitleyici önemli bir elemandır. Randa arma taşıyan, runner düzeneğine sahip tekneler için haklı olabilirsin. Cutter sloop yelkenli ler için civadra oynaması (esnekliği) kabul edilemez.
-
Ayrıca cenova nın orsa yakası gerginliği cutter armada kıç ıstralya ile yapılabilir.Yarışçılar hem kıç ıstralyaya hemde runnera sahip olduklarından sadece birini gererek cenova ıstralyasının gerginliğini sağlarlar.İkisini birden gererse direk kırılabilir. Buyüzden runner kontrol eden eleman önemlidir.
-
Cutter sloop armada baş ıstralya ana direk kıç ıstralyası ile kontrol edilebilir.
Markoni armada ana yelken güngörmez yakası kıç istralya önünde ve serbest olduğundan böyle bir
avantajı var.
Ama randa armada her şeyden önce kıç ıstralya yok. Direği geriye doğru hafifçe "bükebilecek" sadece direk cundasından gelen "runner"lar var ki onlar da aslında direği geriye bükmek için açısal olarak işlevsiz.
Ersin'in yazdıklarına tekrar olacak ama sistemi anlamak gerek. Cıvadra, randa armada her şeyden önce "müteharrik" bazen girer çıkar bazen kalkar iner. O nedenle rijid olması beklenemez. Öte yandan flok yelkenin orsa yakasının sertleşmesi için en doğru yöntem de
a- flok yelkenin karula yakasının tekne içinden "gargari halkasına" toka edilip
b- mandarının iyice ve sıkıca mümkün ise sadece 1 makara ile değil bir palanga ile basılması
c- karula yakasının da gargari halkası ile cıvadra ucuna sürülmesi ile en uygun sertliğe ulaşır.
Bu durumda cıvadra yukarı doğru eğilecektir. Kontrasında da baston alt gergisi işini görür.
Ben Tayo-Mar da cıvadra ucunun apaz seyirde rüzgar altına eğildiğini ve rüzgar üstündeki yan gergiler sayesinde kırılmadığını defalarca gördüm.
Her şeyin bi şeyi var ama değil mi ? :)
-
Bastonumun lamine edilmesinde uygulanan teknik;
Bastonun aşağı yukarı doğrultuda esnememesi iskele sancak yani rüzgar üstü rüzgar altı istikamette esneyebilmesi
baz alınarak baston imal edildi.
Ve baston en başında bir güvenlik istralyası var.
Direğin öne arkaya ayarı ve dolayısı ile cenova ıstralyasının gerginliği kıç ıstralyalar boşlanarak yada gerilerek sağlanacak.
(http://i.hizliresim.com/njQdQ1.png)
-
Benim düşündüğüm resimde ki Flicka modellerinde ki baston şekli.
Resimde ki teknenin bastonunun aşağı yukarı yönde esnemesinden bahsedebilirmiyiz. ( her malzeme esner ancak minumumda olacak )
(http://userdisk.webry.biglobe.ne.jp/001/545/66/N000/000/004/137853063001613232405_IMG_1454.JPG)
(http://cdn.bluewaterboats.org/gallery/dana-24/dana24-dolittle-windyazores.jpg)
-
Can hocam, bana göre bunların sadece adı civadra. Yani şu anlamda söylüyorum, Dar kapsamda yani. Geleneksel iş teknelerinde civadra esnekliği kritik öneme sahip. Yoksa sizin teknenizde artık o parça , gövdenin bir uzantısı halinde. Yelken triminden çok, yelken alanını büyütmek ve demir için daha işlevsel. Zaten kısa da doğal olarak. Klasik anlamda 7m bir teknede 2 m. yakın bir civadra var ise civadranın esnemesi esas. Ben kendi tecrübelerime dayanarak bunu yazmak istemiştim.
-
Neyi tartışıyoruz kineee?
Moderen sefinelerde baston sadece ön yelken alanını büyütmeye yarayan bir "uzantı".....
Eski iş teknelerinde de aynı işlevli emme ön yelkenler önce 2 adet sonra moderenlere göre daha büyük alanlı olduğunda cıvadra da oransal olarak uzun.
Melesakine : Flicka resminden da anlaşılacağı üzere ön yelkeni bir Cenova. Amaç alanını büyütmek.
İkinci resimdeki teknede 2 adet ön yelken var emme cıvadra yine de kısa çünkü en ön yelkeni anlaşılan yine cenova gibi kullanıyorlar, baksanıza güverteye boyunca yatmış. Eh trenketinde çok büyük olduğu söylenemez. onunda cıvadraya ihtiyacı yok .
Moderen sefinelerin bastonları zabit, eskilerinki müteharrik.
İsteyen istediği baztonu kosun. Çıkarsa bir olumsuzluk .... eh o zeman da uygunu ile değiştirir veya tadil eder. Bitti. nokta . ;) ;)
Dayanamadım.... Randa arma candır can.... Bastonu da bastondur haaa.
-
Baston dendi mi direkt Hulda gelir aklıma:
(http://www.hurriyetdailynews.com/images/news/201504/n_81662_1.jpg)
-
Sanırım Hulda'nın Civadrası tam kitaplarda tanımlandığı gibi. Her bir noktası tanımda yer alıyor.
-
Ana direk ve mizanayı ön gergi sağlaması dışında,
4 parça flok trinket karışımı küçümen yelkenler var.
Sert hava da sırasıyla indirme bir tür camadan vurma şekli sanırım.
Civadranın yatayla oldukça büyük açı yapması ve uzun olmasıyla da
küçük yelkenlerin yüksekte daha rahat rüzgar tutması amaçlanmış sanki
-
Offff yelken yapasım geldi.. Çok işim varrrrrr....
-
(http://i.hizliresim.com/qjdoJB.png)
Çizdiğim şekilden de anlaşılacağı gibi, baston ucu ile baston kıçı eşit değil,
Baston ucunda kalaslar 4 cm e 12 santim baston kıçında 5 cm e 15 santim olarak hazırlandı
Böylelikle uçta 12 cm e 12 santimlik, 170 santimlik uzunluktan sonra kıçta 15 cm e 15 santim bir yapı oluştu.
planyadan çıkan kalaslar 40 kum kalın zımpara ile iyice çizildi, ardından bazı noktalarda 20 mm matkap ile havşa çukurları oluşturuldu.
En son epoksi reçine ile çok fazla sıkmadan ( bu kısmı önemli ) neredeyse kalasların kendi ağırlığıyla lamine edildi.
Kalasların bu şekilde lamine edilmesinin iki nedeni var.
1. neden bastonun deniz düzlemine ya da yukarı doğru yani aşağı yukarı esnemesinin önü alınırken,
aynı nedenle iskele sancak istikametinde nisbeten esnemesi sağlandı.
2. ve bence en önemli neden; Kırmızı noktalar bir taraftan diğer tarafa 25 mm delikleri belirtiyor.
Bu delikler bastona monte edilecek demir makaralarının yatakları.
Lamine diğer yönlü yapılmış olsaydı bu delikler lamine yapılan dokuda istenmeyen zedelenmeye
ve ardından demir yükü nedeni ile zorlamaya neden olmakta ve bastonun kısa sürede deforme olmasına neden olmakta idi.
Ki bu şekilde yapılmış ve 2 sene içinde parçalanmış bir bastonun sökülüp yeniden yapılmasına yardımcı olduğum için,
kendi bastonum da bu rizikoyu minimuma indirdim.
Baston lamine işlemi ve baston başlığı için işlendikten sonra,
3 kat 400 gr/m2 bioksiyal elyaf ile epoksi elyaf kaplaması yapıldı.
Şimdilik salonun en müstesna köşesinde Katyuşa roketi gibi dikilmekte.
Malum daha bastonla ilgili daha yapılacak işler var ve epoksi bilinen tüm aşındırıcı yıpratıcı şartlara mukavim olsa da,
güneşe karşı eller havaya durumunda.
Tekneye monte edilmeden epoksi elyaf kaplamanın üzerine 8 cm kalınlığında kıçta 40 cm
baş borusunun bitiminde 20 cm lik bir kalas ile donatılacak ve ardından güneşe karşı koruyucu krem sürülecek. :D Yani boyanacak.
-
Tam bitmiş hali şunun gibi
Ki baston kıçı aynı burada ki gibi çelik yuvanın içine girecek.
(http://www.sandemanyachtcompany.co.uk/uploads/511/16Bowsprit.jpg)
ya da bunu gibi bişi olacak anlayacağınız.
(http://4.bp.blogspot.com/-PpYM6VyY65Q/UkxkJdZuiOI/AAAAAAAAAC4/e5xUxB1aRJ0/s1600/Bowsprit.jpg)
-
Güzel olacak. Eline sağlık abi.
-
Sağolasın Kaan tabi bitince görecez nasıl olmuş.
Hani şu caps mıdır nedir,
aslında olan ve hedeflenen diye.
Burada ki resimleri de koyar koyar kafa yaparsınız artık. ;D ;D
-
;D ;D ;D
O hakkımızı saklı tutuyoruz her daim :P
-
Ersin'in yazdıklarına tekrar olacak ama sistemi anlamak gerek. Cıvadra, randa armada her şeyden önce "müteharrik"
bazen girer çıkar bazen kalkar iner. O nedenle rijid olması beklenemez. Öte yandan flok yelkenin orsa yakasının sertleşmesi için en doğru yöntem de
a- flok yelkenin karula yakasının tekne içinden "gargari halkasına" toka edilip
b- mandarının iyice ve sıkıca mümkün ise sadece 1 makara ile değil bir palanga ile basılması
c- karula yakasının da gargari halkası ile cıvadra ucuna sürülmesi ile en uygun sertliğe ulaşır.
Bu arada Cem abinin bahsettiği hareketli baston ve Gargari halkasına örnek bir uygulama.
(http://www.sandemanyachtcompany.co.uk/uploads/581/13Bitts.jpg)
-
Can hocam.. Anlattıklarına bakılırsa , sen o civadrayı öylece koy. Gerdirmeye filan kalkma.. Öyle over design olmuş ki..
Hani sorsalar denizin ortasında kalan hangi tekneye binmek istersin diye kesin senin tekneyi isterdim..
-
Can hocam.. Anlattıklarına bakılırsa , sen o civadrayı öylece koy. Gerdirmeye filan kalkma.. Öyle over design olmuş ki..
Hani sorsalar denizin ortasında kalan hangi tekneye binmek istersin diye kesin senin tekneyi isterdim..
Övdün mü, sövdün mü çakamadım şincik.
Ben olsam denizin ortasında kalan yerine denizin ortasında giden tekneye binerdim. :D
-
Can hocam.. her yaptığın normalinden beş kat kadar daha sağlam. Tekneyi gördüğümden söylüyorum.. İyi bi şey diyoz bea.. :)
-
;D ;D ;D
Bence de gideni seç.
Gülmekten yerlere yatan adam emojisi istiyorum
-
evet.. katıla katıla gülen adam.. , kafayı yemiş deli adam, kılıç sllayan, kafaya çekiç vuran.. onlar da lazım..
-
Bunlar baston ise bizimkiler kürdan olmalı.
Yok bizimkiler baston ise bunlar TRT verici direğimi acep.
(http://www.derg.ie/cruise11/DSCF2721.JPG)
(http://c8.alamy.com/comp/D21HW2/captain-juergen-mueller-cyran-and-sailors-on-bowsprit-of-sailing-cruise-D21HW2.jpg)
-
Bu arada yuvarlak formlu ahşap civadraların görüntüleri muhteşem.
Aşağıdakiler gibi.
(https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/5/57/Bowsprit_fitting_on_a_Fife_yacht_(2604893229).jpg)
(http://www.garyfelton.com/shanti/wp-content/uploads/2009/06/_mg_5442.jpg)
-
Sabit bir baston aşağıda ki resimde görünen.
Bastonun iskele ve sancak tarafından gergi sistemine bakar mısınız minik birer gurcata ile donatılmış.
(http://www.sandemanyachtcompany.co.uk/uploads/468/13Bowsprit.jpg)
-
Şimdi efendim örnekleri gördük. Bazıları kafaya yemiş insanların işi mükemmel tasarımlar, titizlikler.
Ben ise denizlerde estetikten çok sağlamlığa önem verenlerdenim.
Şimdi aşağıda ki resimlere sırasıyla göz atalım.
Yukarıda da paylaştığım muhteşem bir baston.
(https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/5/57/Bowsprit_fitting_on_a_Fife_yacht_(2604893229).jpg)
Bilezik halkalı başka bir baston yapım aşaması.
(https://stansboat.files.wordpress.com/2011/04/img_1484.jpg)
Bitince şöyle olacak yani;
(http://c8.alamy.com/comp/BMCB8M/detail-of-traditional-ships-wooden-bowsprit-falmouth-week-falmouth-BMCB8M.jpg)
Ancak bu tür bilezik tabir edilen gerdirme metaliyle donatılan bastonlar da aşağıda ki resimlerde görünen deformeler oluşuyor zaman içinde.
(http://www.harrisonbutlerassociation.com/PhotoArchive/LindyII/Bowsprit.png)
Zamanla denizin ve güneşin yıpratıcı etkisine baston gerdirme bileziğine binen yükler ilave oluyor.
Bu durumda baston yapısı üzerinde önemli bozulmalara ve hatta kırılmalara neden olmakta.
O yüzden neden bilezik yapmadın, ucunu da yuvarlasaydın mükemmel görünürdü diyen dostlarıma;
Derdim mükemmel görünmesi değil, iş yapabilmesi uzun yıllar diye yanıt verdim.
>ve o yüzden baston kafasına ucu kapalı 5 mm et kalınlığında krom borudan bir külah şeklinde gerdirme yapısı yarattım.
(http://4.bp.blogspot.com/-nFb0CFWBmUk/VdxSz8Ht9VI/AAAAAAAAA34/3MfRPqZyIaA/s640/2015-07-02-2709.jpg)
Lamine edilmiş ahşap baston ile baston kafası arasında ( ki başa girecek kısmı tornada yuvarladım )
çepeçevre olmak üzere 5 mm boşluk kaldı. Yani yuvarlanan kafa kısmı 115 mm, krom boru iç çapı 120 mm.
Bu 5 mm lik çepeçevre boşluğa da baston kafasına açtığım delikten epoksi reçine doldurdum.
tabi alt kısmını sika 292 ile sızdırmazlık sağlayarak.
Baston kafa borusunun tepesine açtığım deliğe metrik 20 paso çekildi
belki her şey yolunda giderse denize inerken oraya bir arma vidalarız.
Resimde görünen baston ahşap kısmı krom borunun yarısı kadar bir kısmına girdi,
borunun diğer kısmı epoksi reçine ile dolduruldu yani.
Ahşaplar biraz kısa geldiydi, 20-30 liraya daha uzun ahşap almaktansa
50 - 60 liralık epoksi harcadık.
Ne demişler ekmek bulamıyorsan pasta ye. ;D
(http://2.bp.blogspot.com/--mkVkswZ-X4/VdxT35nYTSI/AAAAAAAAA5Y/_klhWmYaiT0/s1600/2015-07-08-2733.jpg)
-
Can hocam , bu kadar kapalı ve hava almaz olunca , içten içe çürüme yapmasın ahşap?
-
Can hocam , bu kadar kapalı ve hava almaz olunca , içten içe çürüme yapmasın ahşap?
Ahan da tam bitmiş idi derken hadi yeni baştan. ;D
Bu tekne bitmez abi :'(
-
Can hocam , bu kadar kapalı ve hava almaz olunca , içten içe çürüme yapmasın ahşap?
Ersin bak aşağıda ki resimler epoksi elyaf yapılmamış yani açık ve hava alan bastonlar.
(http://www.westsailparts.com/ServiceManual/assets/photos/B01_1.jpg)
(http://www.westsailparts.com/Failures/Wood_Bowsprit_Failures/Rot_on_Bowsprit%7CB1_J2.Jpg)
(http://3.bp.blogspot.com/-4ALgzzrysAI/Tk0qo2ouavI/AAAAAAAABmo/6B6-i7yCdO4/s1600/P1000129.JPG)
(http://sv-galena.com/Refit/Images/bowsprit2.jpg)
(http://i1104.photobucket.com/albums/h324/rolly20101/Repair/IMG_8101.jpg)
(http://i1104.photobucket.com/albums/h324/rolly20101/Repair/rot1.jpg)
(http://i1104.photobucket.com/albums/h324/rolly20101/Repair/rot2.jpg)
Yani her zaman yağlamayla felan olmuyor Ersinim, arada birde sarıp sarmalamak gerekiyor, kapiş. ;)
-
Ahan da tam bitmiş idi derken hadi yeni baştan. ;D
Bu tekne bitmez abi :'(
Abi hiç olmazsa marina parası vermiyoruz, dostların tekne pontonda yatıyor benimki si bahçede ;D ;D
Bak dün geceden beri Sığacık uçuyor kıyamet yaklaştı gibi sanki.
Benim kız bahçede evcilik oynuyor.
Tamam kabul kızlarımız bahçede evcilik oynamak için değil ama nedersin yavaş ilerliyoruz.
Malum nedenleri biliyorsun. Tam iş yapacacağımız tatillerimizin birinde kayın pederin vefatı
diğerinde sakatlanmam, bu seferde rahatsızlıkla heba oldu.
>>İdare ediver abicim. :'( !O__
-
Bahçede teknen,mainada teknen ne mutlu sana marinaya para da vermiyon ://
-
Bu arada çarkçı başı çok hızlı silah çekiyor vallahi ://
-
Ben gözlemlerime dayanarak bir iki görüş bildirmek istiyorum. Tayo Mar 'ı ilk satın aldığımda , Mizana direğinin üstü tam da yüzüğün iç kısmı giren sulardan bildiğiniz çürümüştü. Görüntüler Can Hocamın koyduklarından da beterdi.
Çürük kısmı kestim. Yeni Yüzük yaptırdım. Yüzüğün üzerine havalandırma delikleri açtırdım. sonra direkten tüm verniği kazıdım. Güzelce kimyasal emprenye yaptım. Sonra da yağladım. Tamamen açıkta duruyor. İki yıldır hiç bir çürüme ya da mantarlaşma yok.
Keza mizana direğinin , girdiği oyuk ta sürekli nemden, direğin altının mantarlaştırmıştı. Orayı da kestim, temizledim, emprenye edip yağladım. Üstten ve alt taraftan kestiğim kadar , direğin hemen altına bataklık tiki diye tarif ettiğim ahşaptan , ahşap tornacısında bir direk parçası yaptırdım. Bunu da empirenye edip, yerine yerleştirdim. Sonra direği ve bu alt parçayı birleştirmek için, paslanmaz borudan bir parça yaptırdım. Bu borunun üzerine de havalandırma delikleri açtırdım. sonra bunları bu boru ile birleştirip, çarmıhlar ile gerdim. Hiç bir çürüme , mantarlaşma yok.
Benim gördüğüm, ahşap, hava almalı, giren su, sıcak havada rahatlıkla buharlaşabilmeli. İçinde kalmamalı. O zaman ne çürür, ne de mantarlaşır. Koyduğunuz örnekler , bakımları yapılmamış civadraların örnekleri. Bakımı yapılırsa ahşap, hiçbir şekilde bu şekilde çürümez.
-
Ben gözlemlerime dayanarak bir iki görüş bildirmek istiyorum. Tayo Mar 'ı ilk satın aldığımda , Mizana direğinin üstü tam da yüzüğün iç kısmı giren sulardan bildiğiniz çürümüştü. Görüntüler Can Hocamın koyduklarından da beterdi.
Çürük kısmı kestim. Yeni Yüzük yaptırdım. Yüzüğün üzerine havalandırma delikleri açtırdım. sonra direkten tüm verniği kazıdım. Güzelce kimyasal emprenye yaptım. Sonra da yağladım. Tamamen açıkta duruyor. İki yıldır hiç bir çürüme ya da mantarlaşma yok.
Keza mizana direğinin , girdiği oyuk ta sürekli nemden, direğin altının mantarlaştırmıştı. Orayı da kestim, temizledim, emprenye edip yağladım. Üstten ve alt taraftan kestiğim kadar , direğin hemen altına bataklık tiki diye tarif ettiğim ahşaptan , ahşap tornacısında bir direk parçası yaptırdım. Bunu da empirenye edip, yerine yerleştirdim. Sonra direği ve bu alt parçayı birleştirmek için, paslanmaz borudan bir parça yaptırdım. Bu borunun üzerine de havalandırma delikleri açtırdım. sonra bunları bu boru ile birleştirip, çarmıhlar ile gerdim. Hiç bir çürüme , mantarlaşma yok.
Benim gördüğüm, ahşap, hava almalı, giren su, sıcak havada rahatlıkla buharlaşabilmeli. İçinde kalmamalı. O zaman ne çürür, ne de mantarlaşır. Koyduğunuz örnekler , bakımları yapılmamış civadraların örnekleri. Bakımı yapılırsa ahşap, hiçbir şekilde bu şekilde çürümez.
Emprenye kimyasal yolla yapılmaz Ersin.
tek bir yolu vardır basınç kazanlarında yüksek basınç altında kimyasal buhar emdirilme yöntemi.
PTT direkleri bu yöntemle emprenye edilir mesela.
Kimyasal emprenye entel dantel bir söylemdir.
Birde emprenye edebilme şartlarının olmadığı yerde tarla kenarına dikilen çit direkleri mesela,
toprağa girecek kısmı ateşte kömürleştirilerek dikilirse uzun yıllar sorun çıkarmadan sağlamlıklarını korur.
Ama o direklerinde üzerlerinde ki kabuk kesinlikle soyulur.
Sakın yanlış anlama ağaç işlerine ilgin ve çabaların çok güzel ve takdir edilecek durumda.
>Amcası ve dayısı marangoz olan üstüne üstlük dedesi de çatı - duvar ustası olan bir garip olarak
yaşadıklarımın süzgecinden geçen bilgiler bunlar ne yazık ki.
Garip diyorum kendime, çünkü;
Hiç boş anım olamazdı bu amca dayı ve dede nedeniyle.
Ha bak başka bir bilgi, tekne karinası dıştan epoksi ile kaplanır,
ama içeriden asla epoksi ya da geçirimsiz bir maddeyle kaplanmaz.
Su bazlı bir ahşap boyası çok daha uygun olur.
Bunun nedeni senin dediğin gibi hava alabilmesi içindir.
Direk ya da bastonda su girmesini engellersen çürüme de olmaz.
Muhtelif su girme yerleri o bileziklerin civatayla tutturulması için açılan deliklerdir.
Koyduğum örnek resimlerin ait olduğu tekne sahiplerinin yaptığı bakım işlerini görsen;
Bakımsızlıktan çürümüş fikrini değiştireceğine eminim.
Bu arada bataklık tiki diye bir ağaç türü yok.
Breziya tiki, Afrika tiki, Birmanya tiki hatta Rodos tiki bile var ama bataklık tiki yok maalesef. ;D
Sert ve özgül ağırlığı yüksek ağaçların periyodik cetveli gibi bir tablo var onu yükleyeyim bir ara bulduğumda.
Şimdilik şu tabloyla idare ediver.
(https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/564x/77/29/d9/7729d949722bda831d1b4a6eb7e42f5d.jpg)
-
Şu, resmi tıklayınca orijinal boyutlarına büyütme işi çözülebilir mi acaba?
-
Can hocam, profesyonel işi, bilgisi bu olan bir kimse ile fikir yarıştıracak durumda değilim. Ben elbette bir amatör ahşap sever olarak gözlemlerimi yazıyorum.
Kimyasal emprenye ile ilgili görüşlerinize ise hem katılıyor , hem de katılmıyorum. Elbette , yüksek basınç altında , hatta geçenlrde Mustafa abi de yazdıydı,içinde arsenik içeren kimyasallar ile emprenye işlemini yazmıştı.
Ancak , bu hadi emprenye demeyelim.. (onu ben diyorum ) Ahşabın kurtlanmasını, mantarlaşmasını ya da çürümesini engelleyen bu koruyucular ciddi iş görüyorlar. Ben her yıl yaz sonunda direği bu ahşap koruyucular ile ilaçlıyorum örneğin. Çünkü ahşabı çürüten tatlı su malum. Ahşap kimyasalları ile ilgili teknoloji çok hızlı ilerliyor. BU malzemeleri bu kadar da küçük görmeyelim.
Sonuçta benim direğimi söküp, gidip , basınçlı buharda emprenye ettirecek durumum yok. Ancak yüzey sularının yürüdüğü çatlak ve boşluklardan yürüyecek bir koruyucu kimyasal emprenyenin de iş görmemesi mümkün değil. Nitekim görüyor da.
Benim bataklık tiki diye isim taktığım bu Afrika ağacı, işlenme sırasında iğrenç bir toz ve koku çıkarıyor. O ismi ben taktım. :) Çünkü kime sorduysam ki bunun içinde ciddi ağaç ithal eden kimseler de var. Bu ağacı hiçbir ağaç türüne benzetemedi. Bildiğimiz tik dokusunda ve benzer özellikleri gösteriyor ancak rengi daha morumsu bir ağaç. Felaket dayanıklı. elbet bir ismi vardır. Üstelik ağaç , işlendikten sonra da kokmaya devam ediyor. Emprenye işlemi sonrası koku gidiyor ama..
Sizin civadraya gelince, kullanılan ağaç çam sanırım. Üzerine açılan deliklerden, şundan bundan, bir şekilde nem alacaktır diye düşünüyorum. Benim zavallı kimyasal emprenyeler bir işe yaramadığından ve kullanmadığınızdan üzeri epoksi bile kaplanmış olsa , içten içe çürür mü diye bir amatör olarak endişe ettim. Yoksa haşa yapılan imalata bir sözüm yoktur.. ;)
-
Ersin senin bahsettiğin ağaç ve benzeri bazı egzotik ağaçların ülkeye girişi yasak.
Sağlam ve dayanıklı olduklarından seninde belirttiğin gibi büyük gemilerde altlık olarak kullanılıyorlar.
Ancak bu ve benzeri bazı egzotik ağaçlar işleme esnasında aromatik koku yaymaktalar.
Bu koku genel olarak alerjik reaksiyonlara neden olmakta.
Nefes alamama göğüs bölgesinde şiddetli kaşınma isteği ve kızarıklıklar gibi.
Bu egzotik ve aromatik koku veren ağaçların bir çoğu aslında bildiğin esans ve parfüm sanayinde kullanılmakta.
Bazıları da aromatik yağ eldesinde kullanılmakta ki, dünyanın m3 'ü en pahalı ağaçları bu sınıfta.
Senin bahsettiğin ağaç İreko ya da Paduk olabilir.
Benim baston Sibirya ladini ve hiç bir yerinden ağaç olarak delinip civata vida atılmayacak.
Demir için konacak makara saplamalarının çapı 15 mm . saplamaların sabitleneceği delik çapı da 15 mm.
Baston ilk önce 30 mm matkap ile delindikten sonra, delik epoksi ve mikro fiber tozuyla hazırlanan macunla tekrar kapatılacak.
Epoksi donduktan sonra bu sefer 30 mm lik deliğin tam ortasından 15 mm lik matkap ile delinecek.
Böylelikle ahşabın su alabileceği hiç bir nokta kalmayacak.
Ayrıca baston başta krom baston kafası, kıçta da ST 52 baston yuvası içinde olacak.
-
Abi tank mı yapıyorsun, tekne ni anlamdım ki ben.. :)
-
Ağaçlar için sertlik ölçeği JANKA'dan bahsedelim ve JANKA sertlik tablosuna bir göz atalım isterseniz.
0,444 inç çapında çelik bir topun / bilyanın yarısına kadar ağaç içine gömülmesi için gerekli kuvvet o ağaç için sertlik
değerini vermekte.
Janka sertlik tablosu en üstte en sert ağaçlar bulunmakta (önce sol sütun sonra sağ sütun)
(http://i.hizliresim.com/77QDEY.jpg)
-
Abi, sen bunları okuyabiliyorsan bu görselden, ben hemen göz doktoruna gidiyorum ;D ;D ;D
-
Çocuk iken oynadığımız yöreye göre misket cam meşe büyüklüğünde yaklaşık 1,12 cm çapında çelik misketle
yapılan testin nirvanasında 15,620 nevton ile IPE oturmakta.
Zımparalanmış IPE
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/ipe-200x200.jpg)
Mühürlenmiş IPE
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/ipe-sealed-200x200.jpg)
Bu da işlemden geçmiş IPE'nin bitmiş halinin 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/ipe-endgrain-zoom2-200x200.jpg)
-
Yok Kaan buradan bende okuyamıyorum ama resim yükleme işinde teknik destek Goca reis ve tayfalarında.
ancak resme sağ tıklayıp rersmi yeni sekmede aç deytip ardından kursörde çıkan + ya basınca okunabilir hale geliyor ;D
-
IPE ağacı görsellerine devam edeyim.
(http://www.woodofsteel.com/drvo/ipe/ipeBIG.jpg)
Ağaç bu.
(http://www.woodofsteel.com/drvo/ipe/ipe.JPG)
Bu da IPE ile yapılan bir veranda.
Keskin köşelerden kaçınmak gerek bildiğin çelik etkisi yapacak kadar sert bir ahşap.
(http://www.woodofsteel.com/drvo/ipe/ipe%20decking.jpg)
Atmosferik şartlara oldukça dayanıklı olduğu aşikar.
Bahçe ve havuz dizaynında dayanımıyla ön plana çıkmakta
(http://i1327.photobucket.com/albums/u668/hardydeck/ipe%20hardwood%20deck/ipe_deck_zps750c4455.jpg)
Ancak bu kadar sert ve suya neme karşı dayanımlı olmasının yanında bazı kusurları da yok değil.
Bir kere işlemesi son derece zor ve işlem yapılan gerek el aletlerinin gerekse makina takım bıçaklarının düşmanı.
Bundan daha önermlisi oldukça ağır bir ağaç olması nedeniyle tekne yapımında bazı bölgeler dışında kullanılması çok uygun değil.
m3' ü 1100 kg civarı. Normal beton m3'ünün 2500 kg olduğu düşünülürse oldukça ağır bir ağaç.
Omurga olarak kullanılması oldukça uygun olur hem sert bir yüzeye sahip olması hemde ağır olması itibariyle.
Ancak direk ya da dümen palası gibi yerler için kullanımı uygun değil.
Baston yapımı için de oldukça uygun olduğunu da düşünüyorum.
Alt yapısı sağlam teknelerde güverte ya da havuzluk kaplaması yanında havuzluk masası için de oldukça uygun olacaktır.
Sert ve ağır bir ağaç olması nedeniyle Amozon yerlileri tarafından ok ve mızrak olarak ta kullanılmakta.
Wenge ile birlikte bıçak sapı yapımında da kullanılan harika bir ağaç anlayacağınız.
-
Konu başlığı civadra baston yapımı olsa da, ahşap işçiliği ve ağaç türleriyle ilgili bilgileri,
burada devam etmeyi düşünüyorum. Nasıl olsa Baston ve ya civadra da ahşap çoğunlukla.
IPE benim sevdiğim bir değerli bulduğum için yer verdiğim bir ağaç türü oldu.
Şimdi denizle ilgisi olan hemen hemen herkesin duyduğu ya da ilgilendiği ağaç türlerine göz atalım.
Tik gibi, Maun gibi, İreko gibi, Sapeli/sapelli gibi ithal ağaçların yanında,
yöresel ağaçlarımızdan olması itibari ile Deli Kestane, Toros Sediri, Ladin, Gürgen, Meşe, Çam, Dut, Ceviz, Akça ağaç,
Kara ağaç <<yöresel dilde Kagaç >>(TV yayınlarının başlamasıyla bazı bölgelerde yok olan ağacımız ) gibi ağaçları da inceleyelim.
-
Teak Tik ağaçlarından başlayalım dilerseniz.
Tik,
Afrika tiki,
Brezilya tiki,
Rodos ya da Zimbabwe tiki olmak üzere genel olarak 4 çeşit tik var.
Bazı gruplamalarda İrekoyu da Asya tiki olarak görmek mümkün.
-
Abi, bir de benim bataklık tiki olucaktı.. :)
-
Abi, bir de benim bataklık tiki olucaktı.. :)
O tik diye geçiyor en başta herhalde. :)
-
Birmanya Tiki diye de bişey varmıydı?
-
Birmanya tikini ben de en iyi tik olarak biliyorum.
Gruplandırmada göremedim.
Sonuçta afrika,brezilya,birmanya tiklerinin yetiştiği bölgeler ekvator kuşağı çevreleri çok fark olacağını sanmıyorum.
Sorunun cevabını merak ettim.
-
Abi, bir de benim bataklık tiki olucaktı.. :)
Ersin de haklı bir de bataklık tiki vardır.
İthalatcı olduğu sanılan birine gidilir, bataklık tiki sorulur.
İthalatçı elinde şu an olmadığı,yolda olan bir geminin bir kaç gün sonra geleceğini,parasını peşin alırsa ilk gelen partiden hemen vereceğini söyler.
Tabi para hemen ödenir,beklenmeye başlanır.
Uzun günlerden sonra ithalatçı aransa da bulunamaz.
Bu yüzden buna halk arasında BATAK TİK,zamanla da değişerek ve gelişerek BATAKLIK TİKİ denir. ;D !O__
-
Abi, bir de benim bataklık tiki olucaktı.. :)
Ersin de haklı bir de bataklık tiki vardır.
İthalatcı olduğu sanılan birine gidilir, bataklık tiki sorulur.
İthalatçı elinde şu an olmadığı,yolda olan bir geminin bir kaç gün sonra geleceğini,parasını peşin alırsa ilk gelen partiden hemen vereceğini söyler.
Tabi para hemen ödenir,beklenmeye başlanır.
Uzun günlerden sonra ithalatçı aransa da bulunamaz.
Bu yüzden buna halk arasında BATAK TİK,zamanla da değişerek ve gelişerek BATAKLIK TİKİ denir. ;D !O__
Çok yaşayın Kenan bey.
Arkadaşlar uzundur kafa yorduğum kaynak gerçek anlamda bir ahşap lügatı.
Hani divanı Lügat babında.
Resim yükleme ardından,kaynak tarama vakit alıyor.
Kopyala yapıştır racona ters ahşabın damarını gösteren fotograflar dışında her şeyi mümkün olduğunca
çizip yazarak hazırlıyorum o yüzden bazen gecikiyor.
<Birde aynı konu başlığında ardı ardına ileti yollayarak, izleyen dostları sıkmayalım diye, salladığımız da oluyor belki.
Bekleyin anacım ahşaba ve ahşabi bilgilere doyuracağım sizlere.
Sadece kitabi değil nazari de elbette.
<ki şu anda bu satırları yazdığım PC, anamın çeyiz sehbasının üzerinde durmakta.
Ceviz ve üstelik Gomalak la parlatılmış hemi de.
-
Birmanya Tiki diye de bişey varmıydı?
Can hocamın işine karışmayayım diye kısa yazmıştım. Ahmet reis , Can hocanın tik diye en başta yazdığı o zaten anladığım. Tek bir gerçek tik vardır , o da Birmanya , Madagaskar ,Endonezya gibi sıcak ama bataklık olan ortamda yetişendir. Adıda ayırt olsun diye Birmanya diye geçer çünki görünüşü benzer bir takım ağaçlar da Tik diye pazarlanır.Ağacının yapısı yağlı olduğu için bataklık suyu dahil suya dayanıklıdır. Hatta talaşını alıp parmaklarınız arasında pres yapıp ovalayınca ,parmağınına yağ bulaşır ,yine kendine has bir kokusu vardır buradan anlaşılır. İşte bu nedenle bünyesine su almadığı için nemli ortamda çalışmaz. Şu anda bildiğim kadarı ile nesli tükenmesin diye kesimi ya yasak ,ya da çok kontrollü artık. Gerçek Birmanya Tik ini bulmak epey zor ve pahalı. Alaylı bilgisi bu. Can hocam eksik fazlasını anlatacak sanırım.
-
Teak Tik ağaçlarından başlayalım dilerseniz.
Tik,
Afrika tiki,
Brezilya tiki,
Rodos ya da Zimbabwe tiki olmak üzere genel olarak 4 çeşit tik var.
Bazı gruplamalarda İrekoyu da Asya tiki olarak görmek mümkün.
Demiş kalmışız. Biraz devam edelim dilerseniz.
Teak adıyla anılan Birmanya / Burma Tiki.
Afrika Asya ve Latin Amerika'nın tropik bölgelerindeki tarlalarda çok geniş bir coğrafyada yetiştirilmektedir.
30-40 m boyunda, 1-1.5 m gövde çapında, ortalama Kuru Ağırlığı 655 kg / m3
ve Janka Sertliği 4,740 N olan, yağlı ve işlendiğinde koku yayan bir güzel desen veren,.
Ayrıca suya, neme ve haşareye dayanıklı olduğundan özellikle denizcilik sektöründe aranan değerli bir ağaçtır.
Zımpara işleminden sonra TİK'in yüzey görünümü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak1.jpg)
Son rotüşlardan sonra TİK'in yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak-sealed1.jpg)
Bu da işlemden geçmiş TİK'in bitmiş halinin 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak-endgrain-zoom.jpg)
-
İşlenmiş Tik ağacının kesit görüntüsü. ( Yüzey değil, kesilen uç kısmın kesiti )
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak-endgrain.jpg)
Tik ağacından tornada işlenmiş bir kase.
( Aslında doğru ifade TİK AHŞABINDAN olmalı. Bu kısma daha sonra değinilecektir.)
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak-turned-s.jpg)
Bu da bazı TİK ağaclarının yapısında görülen, büyüme evresinde oluşan normal dışı kıvırcık yapı.
Bu nedenle böyle parçalar da kıvırcık tik diye pazarlanmakta. ;D
( Geliyo BATAKLIK TİKİ AZ SONRA SİNEMALARDA :D ;D :D)
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/teak-curly-s.jpg)
-
Burada kısacık araya girerek birşey sormak istiyorum; ideal bir güverte kaplaması için kaç mm teak kalınlığı öngörülür acaba (8 - 10 mm)? Bir de Aliağa'da inanılmaz uygun fiyatlara kalınlığı 5 mm. temizlenmiş çıkma tik şeritler var. Bunlar güverte kaplamalarında işe yarar mı acaba?
Araya girdiğim için üzgünüm, bu soru burada kalsa cevabını sonra alsam da olur ::)
Sevgi ve Saygılarımla,
-
Kase'yi görünce eklemeden duramadım,
Tik ahşabı anlatırken, Kuksa için uygunmudur diye iki satır yazarsan sevinirim abi.
-
Kase'yi görünce eklemeden duramadım,
Tik ahşabı anlatırken, Kuksa için uygunmudur diye iki satır yazarsan sevinirim abi.
Oooo Kaan Kukjsa başlı başına bir yazı dizisi.
Kısacık yanıtlayayım. Gerekli sertlik, ağırlık, çatlamama özelliklerine sahip olmanın yanında,
el aletleriyle işlenebilme ve işlenmiş yüzeylerin pürüzsüz düzgünlüğü gibi kriterlere uysa da;
İçerdiği yağ ve aroma, içeceğin tadını değiştirebilir diye düşünüyorum.
Bizde şimşir kullanılıyor, ancak Finler ve Ruslar BİRCH yani HUŞ ağacını kullanmakta.
-
Abi, huş iyidir, güzeldir. ;D
Deee, kuruturken çatlatırsın, yağlaması, bekletmesi filan derken, hani dedim kase'yi görünce, bu dertlerden kurtulunur mu... Bir ümit işte. ;D ;D ;D
-
Burada kısacık araya girerek birşey sormak istiyorum; ideal bir güverte kaplaması için kaç mm teak kalınlığı öngörülür acaba (8 - 10 mm)?
Bir de Aliağa'da inanılmaz uygun fiyatlara kalınlığı 5 mm. temizlenmiş çıkma tik şeritler var. Bunlar güverte kaplamalarında işe yarar mı acaba?
Araya girdiğim için üzgünüm, bu soru burada kalsa cevabını sonra alsam da olur ::)
Sevgi ve Saygılarımla,
10 mm altında kaplama kalınlığı pek tercih edilmez, en azından ben etmem diyeyim.
Mevcut bir yapı üzerine kaplama yapılacaksa 10-15 hatta duruma göre 20 mm olabilir.
Güverte masif olarak yapılacaksa 20-40 hatta boyuta göre 50-60 mm kullanılabilir.
Sizin gördüğünüz şeritlerin eni ve boyu yeterli ise, laminasyonla kalınlığı 10 15 mm e çıkabilir.
Aliağa gibi gemi söküm bölgelerinde ve bilumum limanlarda, gemi çıkması TEAK adıyla satılan ağaçlar,
Ya sizin dediğiniz gibi enden boydan kalınlıktan yana iş görmez durumda olurlar.
Eni boyu, kalınlığı uygun ve inanılmaz derecede ucuz olanlar gerçek TEAK değildir.
Bizim uyanık çıkmacılarımız da bunları değişik adlar altında piyasaya sürerler.
Teak limandan limana ucuzlayacak bir ağaç değildir.
Plantasyon oluşturacak türden dikimi ve planlı kesimi yapılan bölgelerde ucuz olabilir,
ama doğduğu topraklardan uzaklaştıkça ederi artar.
-
Abi, huş iyidir, güzeldir. ;D
Deee, kuruturken çatlatırsın, yağlaması, bekletmesi filan derken, hani dedim kase'yi görünce, bu dertlerden kurtulunur mu... Bir ümit işte. ;D ;D ;D
Kaan HUŞ ağacının bir çok türü var. Çatlamayanından tut esnemeyenine kadar.
BRYOZA iyidir iyi.
Bilirsin Finler ve Ruslar BRYOZA ağacının gövdesine açtıkları deliklerden şurubunu toplarlar.
Topladıkları şurubu kaynatıp ağaç masalara döküp ( bizdeki pestil gibi ) yine ağaç ıspatula şeklinde kaşıklarla,
çoluk çocuk tombalak başına toplaşıp törensel bir şekilde lüpletirler.
Bryoza şurubu ile ilgili bir video vardı ama bulamadım.
Kuksa ile ilgili bir video aşağıda ki linkte.
https://www.youtube.com/watch?v=Pq_hLVk82hc
Bu arada tamamen el işçiliği ile yapmak (makine kullanmamak ) gerekli imiş.
Kuksa edinmenin iki yolu var. Satın alma şeklini benimsemiyor bizim yukarıda ki akraba-i taallûk
Ya kendin yapmalıymışsın ya da hediye gelmiş olacakmış.
-
Tabii... İlla ki kendi yaptığın. Dediğin gibi alınmaz, ya kendine yap ya hediye al diyorlar.
Gerçi, en iyisi bulunabilirse, şimşir. Bakteri üretmez, dayanıklıdır.
Bir kere dut ağacından yapmıştım. Kolay işlensin diye ;D Ama fazla yağ emdirmemişim, çabuk çatlamıştı. :'(
-
Tabii... İlla ki kendi yaptığın. Dediğin gibi alınmaz, ya kendine yap ya hediye al diyorlar.
Gerçi, en iyisi bulunabilirse, şimşir. Bakteri üretmez, dayanıklıdır.
Bir kere dut ağacından yapmıştım. Kolay işlensin diye ;D Ama fazla yağ emdirmemişim, çabuk çatlamıştı. :'(
Dut ağacının karekteridir yarılıp çatlaması. Kuruduğunda oldukça serttir ama çatlarlar.
-
Afrormosia, Afromozya, Afrikalı Teak
Batı Afrika coğrafyasında yetişen
30-45 metre boylanabilen 1-1.5 metre gövde çapına ulaşan, ortalama Kuru Ağırlığı 725 kg / m3 ve
Janka Sertliği 6,980 N olan TEAK ya da bizdeki adıyla Birmanya Tikinden daha ağır ve sert bir ağaç
Zımparalanmış Afrika tiki
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/afrormosia-jh.jpg)
Son rotüşlardan sonra TİK'in yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/afrormosia-sealed-jh.jpg)
İşlenmiş Afrika Tik ağacının kesit görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/afrormosia-endgrain-jh.jpg)
İşlemden geçmiş AFRİKA TİK'in bitmiş halinin 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/afrormosia-endgrain-zoom-jh.jpg)
Bu da kıvırcığı ;D ;D
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/afrormosia-curly.jpg)
-
Cumaru, Brezilyalı Tik
Kuzey Amerika coğrafyasında yetişen
40-50 metre boylanabilen 1-1.5 metre gövde çapına ulaşan, ortalama Kuru Ağırlığı 1085 kg / m3 ve
Janka Sertliği 14,8 N olan TEAK ya da bizdeki adıyla Birmanya Tikinden ve Afrika Tikinden de daha ağır ve sert bir ağaç
Zımparalanmış Cumaru / Brezilya Tiki
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/cumaru.jpg)
Son rotüşlardan sonra Brezilya Tik'in yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/cumaru-sealed.jpg)
İşlenmiş Brezilya Tik ağacının kesit görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/cumaru-endgrain.jpg)
İşlemden geçmiş Brezilya Tik'in bitmiş halinin 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/cumaru-endgrain-zoom2.jpg)
-
Rhodesia Teak'ı / Zimbabwe Kızıl kerestelisi / Zimbabwe Sekoyası - Kızılı
Öncelikle Zimbabwe (eski Rhodesia) ve güney Afrika'daki diğer ülkelerde yetişen
15-20 metre boyuyla diğer teak ağaçlarına göre oldukça kısa ve 30 - 60 cm gibi oldukça küçük çaplı bir teak çeşidi.
Ortalama Kuru Ağırlığı 890 kg / m3 ile Birmanya Tikinden ve Afrikalı Tikten daha ağır,
yine 13,300 N Janka Sertliği ile Birmanya ve Afrika tiklerinden daha sert bir ağaç.
Yorumlar: Teak ortak adına olmasına rağmen, bu ağaç türü gerçek bir Teak (Tectona cinsi) değildir. Ancak orijinal Teak gibi çok iyi dayanıklılık ve çürüme direncine sahiptir ve orijinal Teak'dan oldukça sert ve ağırdır.
Ve diğer tik türlerine göre daha zor işlenir. El aletlerinin çabuk körelmesine neden olur.
Henüz, türü tehlike altında olanların yer aldığı kırmızı listede bulunmasa da yakın gelecekte
listeye girmesi muhtemel olduğu için, Rhodesia Tikinin korunması için çalışmalar yapılmaktadır.
Gitar ve benzeri müzik aletleri konusunda bir oterite olan American Luthiers Loncası
bu ahşabın Mukushi veya Zambiya teki olduğunu belirtiyor.
Alerjiler / Zehirlilik: Şiddetli reaksiyonları nadir de olsa, Rhodesian Teak'ın solunum yolu tahrişine neden olduğu bildirilmiştir.
Ülkemize sokulması yasak türler arasında dır.
İşte bu nedenle BATAKLIK TİKİ adı altında gemi ambarlarında altlık malzemesi olarak sokulmaktadır.
Küçük kuturlu bir ağaç olduğundan oldukça dar enli kerestesi, gemi çıkmacılarında uygun bedellere bulunabilir.
Zımpara işleminden sonra Rhodesia Tik'in yüzey görünümü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/rhodesian-teak.jpg)
Son rotüşlardan sonra Rhodesia Tik'in yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/rhodesian-teak-sealed.jpg)
İşlenmiş Rhodesia Tik'in ağacının kesit görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/rhodesian-teak-endgrain.jpg)
Bu da işlemden geçmiş Rhodesia Tik'in bitmiş halinin 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/rhodesian-teak-endgrain-zoom.jpg)
-
Evet... İşte bu benim ağaç.. Tıpkısının aynısı.. Bataklık tiki..
Manyak bir ağaç.. Geçen sene bir yıl bütün sene çamurun içinde kaldı . Hala gıcır gıcır.. Yarın fotoğrafını çekip koyacağım..
-
Ersinim bu ağacı işlerken gözlerini ve solunum sistemini koru.
Literatürde nadir de olsa ölümle sonuçlanmış alerjik reaksiyon vakaları var.
-
Benim bu ağaca bataklık tiki diye isim takmamın nedeni de bu.. Ham hale iğrenç kokuyor.. Öyle böyle değil.
mzana direğinin alt bağlantısında bir çukur var. Direk , oçukura oturuyor. Buraya sürekli su toplanıyor ve yapılabilecek bir şey yok. Bu çukur , diş ne derseniz deyin yazın bile nemli kalıyordu.
Bu nedenle mizana direğinin altı mantarlaşmıştı. Mantarlaşmış kısmı kestim. Ancak direği kısaltamam. Bu ağaçtan direk yapacak kadar malzeme de vardı elimde.
ancak çok sert bir ağaç olduğundan , yani esnemeyeceğinden güvenemedim. ancak bu ağaçtan tam da o çukura oturacak bir direk parçası yaptırdım. Yaklaşık 40 cm. Kadar.Daire şeklinde.
İşte senin söylediğin duruma bizim ahşap tornacısı düşüyordu as kalsın. Ağacı tornaya taktı. Ben çok kötü koktuğunu söyledim. Usta pek tınmadı. İşlemeye başladığında bütün dükkan öksürükten ölecektik neredeyse.
Yok böyle bir iğrenç koku. BU koku sadece kimyasal emprenye edince geçiyor.
Ancak , yaklaşık iki yıldır duruyor. Geçenlerde merak ettim , söküp baktım. Koyduğum gibi duruyor. İnanılmaz bir ağaç. Ancak bırakın işlemsini , vida vurmak bile ciddi sıkıntı..
Güneş paneli için hazırladığım parçalardan bir örnek..
(http://i.hizliresim.com/r6DJq7.jpg)
-
Ersin aynı hassasiyeti ( maske gözlük hatta eldiven ) tekne üzerinde zımpara işleminde de göster lütfen.
Yani neredeyse tamamen çürüyüp yok olana kadar,
talaşında - tozunda alerjik reaksiyon meydana getirecek partiküller mevcut.
-
Efendim Teak bizde ki adıyla, TİK ahşabı bitti.
Bataklığından tutun Birmanya ya, Afrikalısından tutun Brezilyalısına kadar.
Şimdi yine TEAK yerine kullanılan, hatta mesele hakkında bilgi sahibi olmayanlara,
TEAK diye yutturulan IROKO'yu tanımaya çalışalım.
IROKO
Tropikal Afrika kökenli Iroko ağacının bir diğer ismi Kambaladır.
Teak ağacı genel olarak, Asya yağmur ormanlarında yetişirken, Iroko ağacı ise Afrika yağmur ormanlarında yetişir.
Iroko ağacının plantasyon türü yoktur, tamamı doğal ortamda kendiliğinden yetişir.
Çapları minimum 2,5 metre maksimum 3 metre, yüksekliği 45 - 50 metreyi bazı ağaçlarda da
100 metreyi bulabilen bir ağaç türüdür.
İşlendikten sonra çarpılma ve şekil bozukluğu yaşanmaz. Ağaç işlendikten sonra sarımsı bir renkte olup,
oksijen ile temasa geçtiğinde belirli bir süre sonunda kahve ve çikolata rengi arası bir renge dönüşür.
Oluşan bu renk hemen hemen tüm ürün yüzeyinde aynı tonda olur.
Iroko doğal çürümeye, kabuk altı böcek ve hastalıklara karşı yüksek dirençlidir.
Kolay kurur, suya ve rutubete karşı dayanıklıdır. Ortalama kuru ağırlığı 660 kg/m3 ve Janka sertliği 5,610 N 'dur.
Görünüm olarak biraz Tik'e benzeyen, oldukça kaliteli egzotik bir ağaç türüdür.
Renk / Görünüş: genellikle altın sarısı veya orta kahverengi olup, renk zamanla koyulaşmaya eğilim gösterir.
Açık sarı renkli yalancı odunu ( kabuğun hemen altında ki kısım ) öz odunundan açıkça ayırd edilebilir.
Dokusu: Iroko, açık gözenekli ve iç içe geçmiş taneli, kaba bir dokuya sahiptir.
Genel olarak yayılmış gözenekli olsa da belirli bir düzenlemeyle büyük gözenekler oluşturmak mümkündür.
tek katlı radyal katlar yanında iki üç katlı radyal katlar oluşturabilir. Büyüme halkaları belirsizdir.
Iroko çok sağlamdır, çatlamaya, çürümeye ve böcek saldırısına karşı dayanıklıdır.
Bu nedenle bazen Tik yerine kullanılabilir.
İşlenebilirlik: Yüzey işlemleri sırasında bazı yırtılmalara neden olabilecek,
birbirine kenetlenmiş lifler görülse de, genellikle çalışması kolaydır.
Bazen gözenekler arasında kalsiyum karbonat oluşumları görülebilir,
bu da kesiciler üzerinde belirgin bir donuklaştırıcı etkiye neden olabilir.
Ahşap tutkalları ve epoksi yapıştırıcılarla iyi bir laminasyon işlemi yapılabilir.
Irokoya uygulanan son rötüşlar heba olmaz. Yapılan işlemler ustasının yüzüne güldürür.
Koku: Karakteristik bir kokusu yoktur.
Alerjiler / Zehirlilik: Şiddetli reaksiyonlar oldukça nadir olmakla birlikte,
Iroko'nun bazı bünyeler için hassaslaştırıcı etki yaptığı rapor edilmiştir.
Genellikle en yaygın tepkiler göz, cilt ve solunum yolu tahrişini içerir.
Iroko, hassas bireylerde astım benzeri semptomlar ve diğer sağlık etkilerine de neden olabilir.
Gerçek Teak'ın yüksek fiyatları göz önüne alındığında, sağlam, dayanıklı ve Teak'ı andıran görünüme sahip
Iroko düşük maliyetli bir alternatif olarak düşünülmektedir.
Bu nedenle de aşırı kullanılmaktadır.
Bunun doğal sonucu olarak ta IUCN Kırmızı Listede yer almaktadır.
Son üç nesilde, plantasyonda % 20'nin üzerinde bir nüfus azalması görüldüğünden
koruma önlemleri alınmaktadır.
Iroko'nun genel Kullanım Alanları: Kaplama, döşeme, mobilya, dolap, tekne imalatı,
tornalanmış ürünler ve diğer küçük özel ahşap ürünler.
Zımpara işleminden sonra Iroko
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-s.jpg)
son rötüşlardan sonra Iroko
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-sealed-s.jpg)
Iroko'nun kesit görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-endgrain-jh.jpg)
İŞlenmesi bitmiş Irokonun 10 kere büyütülmüş yüzey görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-endgrain-zoom-jh.jpg)
Çeyrek biçilmiş Irokonun yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-sealed-jh.jpg)
Tornalanmış Iroko ürünün görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/iroko-turned-s.jpg)
-
Can hocam , Şahit olduğum bir olaydan yola çıkarak biliyorum ki ,İreko bünyesi yağlı olmadığından güvertede azda olsa diğer ağaçlar gibi kesinlikle çalışıyor ve mastik kenarlarında ,birleşme yerlerinde açmalar yapıyor.
Ancak bir kaç sene sonra ve bir kaç zımpara ile kalkan kenarları silme ,tekrar mastik tamiri vs. İşleminden sonra kendisine biraz gelebiliyor ama yine Birmanya Tik i gibi olamıyor tabii.
İşçiliğin maliyetini düşününce güverte de İreko kullanmazdım döşeme olarak.
Selam ve sevgiler,
-
Konunun içine çok fazla ahşapla ilgili bilgi ilave oldu. Başka bir başlık altına taşısak mı? Çok değerli bilgiler toplanmaya başladı.
-
Yok Ahmet kalsın burada,
ardından belki bumba - direk yapım aşamalarına geçeriz.
-
direk mi dediniz.. :)
(http://i.hizliresim.com/g2GEbQ.jpg)
-
Ersinim çok güzel görünüyorlar ancak ağır olduklarını düşünüyorum.
Bu direk işinde en güzel yapım şekli kuş ağzı tekniği.
Ancak ahşap direk yapmak sanıldığı kadar kolay ve ucuz değil.
Bir kere direk boyundan en az 1- 2 metre büyük atölyeniz olacak.
Direk boyunda teraziye alınmış bir tezgahınız olacak.
Bir bıçkınız olacak.
Bir planyanız olacak.
Bir kalınlık makinanız olacak.
Bir freze makinanız olacak.
Hele bu kış şartında epoksi ile çalışacaksanız atölye içini 22 derece ve üzerinde tutacak bir ısınma sistemi,
işin olmazsa olmazı.
-
Bir ara Mehmet Köstekci mersin de iş'i bırakacak bir maranozun trifaze makinalarını 2-2.500 tl gibi bir fiyata bırakacağını söylemişti..hangi tur makinalar bilmiyorum..meraklısı varsa Mehmetle iletişime geçebilir..(tabi hala duruyorsa)
-
Kuş ağzı direk kesit görünümü
(http://1.bp.blogspot.com/_KqJpNo2HNvQ/Sq790vAKMlI/AAAAAAAADBg/aSxEW15CuZo/s400/birdsmouth+section.jpg)
(http://www.boatdesign.net/forums/attachments/sailboats/39205d1262735884-wooden-mast-building-byyb-85.jpg)
-
Resimlerle kısaca Kuş ağzı direk imalatı
(http://images.woodmagazine.mdpcdn.com/sites/default/files/styles/width_550/public/image/migrated//wood/images/2006/01/birdsmouth2_5.jpg)
(http://www.martinottaway.com/sites/martinottaway.com/files/users/Rik%20van%20Hemmen/20071206%20Mast%20172-M%20(1).jpg)
(http://www.boatdesign.net/forums/attachments/boat-building/69861d1335514045-manies-microcruiser-sparhalvesandplugs.jpg)
(https://timesupboatingassociation.files.wordpress.com/2010/11/mastwrappedup_detail.jpg)
(http://members.shaw.ca/cybuilder/spars/IMG_9444.JPG)
(http://4.bp.blogspot.com/-_x8VgZYcF5A/VLpxTpjJR9I/AAAAAAAAAsY/5YPD7eCfEoA/s1600/mast.jpg)
(http://www.pleasantbayboatandspar.com/images/folio/sparsandflagpoles/spars/2.jpg)
(http://2.bp.blogspot.com/-9ZLjhBiGRqM/VOqswz3c4pI/AAAAAAAAC0E/f1rziWRoEWQ/s1600/DJEF3902.jpg)
(http://4.bp.blogspot.com/-IHXxkMQQjsk/VPPb4WMFx7I/AAAAAAAAC3M/nfIF63jGzTE/s1600/DJEF3941.jpg)
(http://www.eyeinhand.com/Marginalia/wp-content/uploads/2011/07/Mast-Sander_0091.jpeg)
(http://farm4.static.flickr.com/3076/2855931399_eac17fd364.jpg?v=0)
(http://i258.photobucket.com/albums/hh267/DHK-YD/Dons%20Project%20pt%206/422.jpg)
(http://www.danishcraftsman.com/img/gallery/mastBuilding/img10.jpg)
-
Görüldüğü gibi direk imalatında Teak, Ipe, Iroko gibi sert ve ağır ağaçlar yerine,
ladin çamı, kızıl çam gibi nispeten hafif ve yumuşak ağaçlar kullanılmaktadır.
Hafif olmasının nedenini kısaca açıklayacak olursak.
20 metrelik bir direk tepesinde fazladan her 50 kg yük armaya ve tekneye 1000 kg lık ( 1 ton ) bir yük getirir.
20 metrelik direğimizin 30 cm çapında ve içinin dolu olduğunu varsayalım.
Bu durumda direğimiz 1,413 m3 ebadında olacaktır.
Direği Ipeden yaparsak direğimiz 1554 kg
Doğu beyaz çamından yaparsak 500 kg arasında bir ağırlığa sahip olacaktır.
Görüldüğü gibi sert dokulu ve ağır ağaçlar 3 katı fazla bir ağırlık yaratmaktalar.
Eeee tabi bu ağırlığın bizim teknemize yol su elektrik olarak döneceği aşikar.
Bu ağırlığı dengeleyecek salma ağırlığı, arma donanımı tekne gövde bağlantıları v.s. gibi
nedenler ile maçın başında sahaya 3-0 yenik çıkmış olacağız.
-
Efendim tekne sektöründe kullanılan yurdumuz florasında bulunmayan son iki ağaca geldik.
Maun /Mahogany ve Sapele / Sapelli / Sapeli
Maun / Mahogany ağacının bir çok türü var, onu sonraya bırakalım ve Sapeli yi anlatalım öncelikle.
-
Sapele / Sapelli / Sapeli
30 ila 45 metre boylanabilen, 1-1,5 metre gövde çapına ulaşabilen,
670 kg/m3 kuru ağırlığına ve 6,280 Janka sertliğine sahip, Tropikal Afrika'ya özgü bir ağaç çeşidi.
Zımpara işleminden sonra Sapelinin görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele.jpg)
Son rötüşlardan sonra Sapelinin görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele-sealed.jpg)
Sapelinin kesit görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele-endgrain.jpg)
İşlenmiş Sapelinin yüzey görüntüsünün 10 kere büyütülmüş hali.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele-endgrain-zoom.jpg)
Sapeli tomruğunun çeyrek biçilmiş yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele-qs-full.jpg)
Sapeli kaplama nın yüzey görüntüsü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele-pommele-full.jpg)
Sapelinin desen eşleştirilmesiyle oluşturulmuş bir ürünü.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sapele_pommelle-psaltery.jpg)
-
Civadra konusu başladığından beri, ilgiyle takip ediyorum. Burada yazan herkese teşekkürler. Bir kaç haftadır fırsat buldukça civadra konusunu başka kaynaklardan da araştırmaya çalışıyorum. Tekne ya da geminin en kritik organlarından birisi. En önde deniz suyuna, güneş ışığına, rüzgar karşı sürekli savunmasız duran bir organ. Üretim tekniği, kullanılan malzemenin niteliği, ve üreten ustanın yetenekli olması çok önemliymiş gerçekten. Bilgiler için tekrar teşekkürler. Can Hoca'mızın ağaç ve marangozlukla ilgili bilgi ve deneyimini takibe devam. İçeriği bakımından da benim için yangında ilk kurtalıcak konulardan :)
-
Düşüncelerin için teşekkür ederim Mücahit.
Epey ara verdik. Bir iki ithal ağacı özet olarak tanıttıktan sonra,
yerli ağaçlarımıza geçelim.
-
Mahogany: Maun Ağacı
30-40 m boylanabilen, 1-1.5 m gövde çapı yapan, alt türleri arasında önemli farklar gösteren,
Ortalama Kuru Ağırlıkları 600 ila 950 kg / m3 ve ortalama Janka Sertlikleri 4 ila 11 N olan,
zımpara vernik işleminden sonra çok güzel görüntüler veren orta sert ve orta ağır sınıfta bir ağaç türü.
Alt Türleri.
Afrikalı Maun
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/african-mahogany-sealed.jpg)
Küba Maunu
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/cuban-mahogany-sealed.jpg)
Honduras (mühürlü) maun ( Orta Amerika kökenli )
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/honduran-mahogany-sealed1.jpg)
Dağ Maunu
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/mountain-mahogany-sealed.jpg)
Açık Kırmızı ( Meranti ) Filipinli Maun;
Filipin Maunu, güneydoğu Asya'dan gelen birtakım ağaç türlerine uygulanan genel bir terimdir.
Bu ahşabın bir diğer yaygın adı ise Meranti'dir.
Bu ahşaptan yapılmış kontrplaktan söz ederken yaygın olarak kullanılan başka bir isim Lauan'tır. Filipinli Maun adı veriliyor olsa da, Swietenia ve Khaya cinsindeki "gerçek" maun olarak kabul edilenle hiçbir ilgisi yoktur.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/dark-red-meranti.jpg)
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/white-meranti.jpg)
Santos Mahogany Santos Maunu
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/santos-mahogany-sealed1.jpg)
Santos Maunların görünümleri arasında, daha açık koyu kahverengi ile koyu morumsu kırmızı veya bordo arasında değişen renk çeşitliliği vardır. Renk yaşla birlikte daha kırmızıya / mora dönüşme eğilimi gösterir.
Aslında, Afrikalı Maun (Khaya cinsi) ve İspanyol Sediri (Cedrela odorata) gibi,
adı Santos Maunu olmasına rağmen, gerçek Maun (Swietenia cinsi) ile gerçekten ilgili değildir; Meliaceae ailesinde bile değildir. Santos Maun, gerçek Mauna göre daha yoğun, daha sert ve daha güçlü olmasına ve işlenirken zorlanmasına rağmen, Maun benzeri bir görünüme sahip olabilir.
Myroxylon cinsinden ağaçlar dan olan Bazen Balsamo olarak da bilinen Santos maun ağacı, Peru'nun Balsam adı verilen ve parfümlerde kullanılan bir bileşen olan Peru Balsam'ı yapmak için kullanılır.
Santos Maunu ile çalışırken çok belirgin bir baharat kokusu vardır.
Alerjiler / Zehirlilik: Ciddi reaksiyonlar oldukça nadir olmasına rağmen, Santos Maun'unun cilt ve solunum rahatsızlığına neden olduğu bildirilmiştir.
Swamp Maun, Bataklık Maunu
Doğu Avustralya kökenli bir maun çeşididir.
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/swamp-mahogany-sealed.jpg)
-
Sıra geldi yerli ağaç türlerimize.
KESTANE
Her ne kadar yerli türlerimizden olsa da dünya genelinde bir çok coğrafyada bulunmakta.
Kısaca onlara göz attıktan sonra özellikle Karadeniz bölgemizde tekne yapımında kullanılan
Deli Kestaneye yöneleceğiz.
Bahsi geçen Deli Kastane özellikle Ankara'nın Emek-Bahçelievler-Anıtkabir civarında ki
semtlerde kaldırımlarda bulunan, harika bir sonbahar panoraması yaratan
sarı yapraklarıyla ünlü At Kestanesi değildir.
At kestanesi yapraklarıyla sararmış Ankara ya da Bursa sokaklarının;
Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştim
Biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim.
Dizelerine ilham olduğunu düşünüyorum.
Söz ve beste Malum Yıldırım Gürses'in eseri ve Yıldırım Gürses Bursa doğumlu
Hadi o güzel ve güçlü sesi de yad edelim izninizle.
-
At Kestanesi
Bilimsel Adı, Aesculus hippocastanum.
Doğu Avrupa da dağılım gösteren 20 - 30 metre boya, 0,5 - 1 metre gövde çapına ulaşabilen,
500 kg / m3 kuru ağırlığa, 3.630 N Janka sertliğine sahip,
Kremalı beyaz veya sarımsı kahverengi kerestesi olan bir kestane türü.
At kestanesi genel olarak kolay işlenebilir.
Ancak zayıf çürüme direncine sahiptir ve bozulmaya dayanıksız olarak derecelendirilmiş tir.
Adından da anlaşılacağı üzere ağaçların yemişi atlara toksiktir.
Genel adı "kestane" ye sahip olmakla birlikte, Castanea cinsinden,
geleneksel olarak Kestane adıyla anılan ahşapla yakından alakalı değildir.
At Kestanesi aslında Doğu Amerikada yayılım gösteren Aesculus cinsi Buckeye ile akrabalık gösterir.
Yellow Buckeye
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/yellow-buckeye.jpg)
Zımparalanmış At kestanesi görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/horse-chestnut-s.jpg)
Zımpara sonrası işlemden geçmiş görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/horse-chestnut-sealed-s.jpg)
At kestanesinden yapılmış bir kase
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/horse-chestnut-turned-s.jpg)
-
American Chestnut - Amerikan kestanesi
Bilimsel Adı Castanea dentata olan Amerikanın doğu kısımlarında yayılım gösteren,
30-40 metre boya 1,5 - 2 metre gövde çapına ulaşabilen, 480 kg/m3 kuru ağırlığa
2,400 N Janka sertliğine sahip bir kestane türü.
Ancak 1900'lü yılların başlarında görülen kestane kırığı yüzünden şu an
1,5 - 2 metre gövde çapında çok az ağaç var.
Ağacı hafif orta kahverengidir, ağacın yaşı artıkça renk kırmızımsı kahverengiye döner.
Amerikan kestanesi çok dayanıklı olarak derecelendirilen bir ağaçtır.
1900'lü yılların başlarında kestane kırığı tarafından kuruyan birçok ağaç
ayakta kalmasına rağmen böcekler tarafından hasara uğratıldı.
El ve makine aleti ile çalışmak genel olarak kolaydır.
Kestane kolayca ayrılır, bu nedenle ahşabı çivilemek ve vidalamak için özen gösterilmelidir.
Kaba dokusu nedeniyle tornalama vasattır. Yapıştırıcılar, cilalarla çalışmada iyi sonuç verir.
Karakteristik bir kokusu olmamasına ve Castanea cinsindeki diğer kestane türleri
(C. sativa ve C. mollissima) Amerikan Kestane (Castanea dentata) için herhangi bir
olumsuz sağlık etkisi bildirilmemesine rağmen cilt tahrişine neden olduğu bildirilmiştir.
Yanlışlıkla popülasyon bölgesine taşınan bir Asya kabuğu mantarının
(Cryphonectria parasitica) sebep olduğu 1900'lü yılların başlarındaki kestane kırması,
üç milyardan fazla kestane ağacının kurumasından sorumluydu.
Kurumuş ancak ayakta kalmış ağaçların ahşabı daha sonra böceklerle hasar gördü,
ağaçlarda delikler ve renk değişikliği ortaya çıktı.
Ağaçlar daha sonra hasat edilerek kereste haline dönüştürüldü,
ve solucan kestane adıyla piyasaya sürüldü(Wormy Chestnut).
Kırıma uğrayan kestane ağaçları nedeniyle bir dönem,
eski ağırlar ve yapılardan da kestane keresteleri sökülüp işlenerek piyasaya sürüldü.
Bu eski kestane kerestelerinde de çivi ve kurt delikleri mevcuttu.
Çivi delikli, değişik renkli, solucan ve böcek hasarlı Kuru Kestane,
rustik veya cilasız bir görünüm istenen uygulamalarda tercih edilmektedir.
Zımparalanmış Amerikan kestanesi
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/american-chestnut.jpg)
Son işlemlerden sonra Amerikan kestanesi
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/american-chestnut-sealed.jpg)
-
Amerikan kestanenin kesit görünümü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/american-chestnut-endgrain.jpg)
Kesit görüntüsünün 10 kat büyütülmüş hali.
Burada kurt delikleri oldukça belirgin
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/american-chestnut-endgrain-zoom.jpg)
Bu da Wormy Chestnut / Solucan kestanenin zımparalanmış yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/wormy-chestnut.jpg)
Son işlemlerden sonra ki yüzey görüntüsü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/wormy-chestnut-sealed.jpg)
-
Kestane
Bilimsel Adı: Castanea sativa
Dağılım gösterdiği bölgeye göre; Tatlı Kestane, İspanyol Kestane, Avrupa Kestane,
ülkemizde kestane adını alan,
Avrupa ve Batı Asya bölgelerinde dağılım gösteren,
30-40 metre boya 1,5 - 2 metre hatta bazı ağaçlarda 3 metre gövde çapına ulaşabilen,
600 kg/m3 kuru ağırlığa ve 3,010 Janka sertliğine sahip
meyvesi yenen güzel bir ağaç.
Zımparalanmış kestane yüzeyi
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sweet-chestnut-s.jpg)
Son işlemlerden sonra yüzey görünümü
(http://www.wood-database.com/wp-content/uploads/sweet-chestnut-sealed-s.jpg)
-
Ağacı hafif orta kahverengidir, yaşla kırmızımsı kahverengiye döner.
Böcek saldırılarına duyarlı olmasına rağmen ahşabı çok dayanıklıdır.
El ve makine ile çalışmak genel olarak kolaydır.
Kestane ağacı kolayca ayrılır, bu nedenle ahşabı çivilemek ve vidalamak için özen gösterilmelidir. Kaba dokusu nedeniyle tornalama vasattır. Yapıştırıcılar ve cila ile işlemlerde iyi sonuç verir.
Kestane ağacının parke ve kaplamaları çok hoş görünüm verir.
Karakteristik bir koku yoktur. Şiddetli reaksiyonlar nadiren de olsa Sweet Chestnut,
cilt tahrişine neden olan bir sensitizör olarak rapor edilmiştir.
Mobilya, kaplama, parke, masif masa ve sandalye, oymalar, genel kullanım alanlarıdır.
Gövde yapısı nedeniyle çok uzun düz boylar vermez.
Temiz dokulu 3 metre boyunda 30-40 cm enli kestane ahşabı bulmak genellikle çok zordur.
Bu ağaç, ürettiği yenilebilir tohumları için geniş çapta yetiştirilmektedir.
Kestane meyvesi
(https://www.turkcebilgi.com/uploads/media/resim/chestnuts.jpg)
(http://www.superanne.org/wp-content/uploads/2015/03/kestane-2.jpg)
Dikenli dış kılıf ekim ortalarında ağzını açarak meyvelerin kısmen dökülmesini sağlar.
Ancak genel olarak sırıkla silkilerek, meyveler dikenli kılıf ağzını açmadan toplanır ve
kestena gömüsü denen çukurlara doldurularak bir ay kadar çukurda bekletilir.
Daha sonra çukurdan çıkarılan kısmen çürümüş dikenli kılıftan döverek ayrıştırılır.
Bu da At kestanesi meyvesi
(https://cdn.pixabay.com/photo/2012/10/09/04/03/chestnut-60348_640.jpg)
At kestanesi meyveleri tozlu bir yapısı ve acı tadı nedeniyle yenmez.
-
Bunlarda anıt ağaç haline dönmüş kestane ağaçları.
(http://www.kulturportali.gov.tr/Common/GetFoto.aspx?f=MjAwMjIwMTNcYzEzMmFhYmMtYzgzZC00ZTI3LWE3YjktZGJjMTM4ZmU1MWVjLmpwZw%3D%3D&t=Mg%3D%3D&s=bGFyZ2U%3D)
(http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_3040.jpg)
-
Durmak yok.
-
şimdi kastene aşağıda ki 1. resimde ki gibi ağzını açmış ama yanında kıyısında henüz açılmamış
yeşil dikenli kabuk içinde kozalaklar var ise ise silkme işlemi için bir süre daha beklemek gerekir.
Ağzı açılmış ve yere düşen kestaneler günlük kontrollerde toplanır ve gömüye koymaya gerek7
kalmadan çuvallanır.
(http://www.superanne.org/wp-content/uploads/2015/03/kestane-2.jpg)
Eğer kestaneler aşağıda ki resimde görüldüğü gibi ağzını açmış ve yeşil dikenli kozalaklar sarımsı hatta açık kahve renge dönmüşse vakit geçirmeden sırıkla silkmek ve gömüye koymak gerekir.
Bu zamanı geçirirseniz kastane akıyor heder olacak denir.
(https://www.turkcebilgi.com/uploads/media/resim/chestnuts.jpg)
-
Deli Kestane
(http://static.panoramio.com/photos/large/45724936.jpg)
(http://static.panoramio.com/photos/large/45937338.jpg)
(http://static.panoramio.com/photos/large/6884233.jpg)
Resimlerde görüldüğü gibi orman oluşturmuş,
adı her ne kadar Deli kestane olsa da meyvesi yenebilir.
Özellikle iyi yağış alan bölgelerde
kereste olarak uygun boylar veren bir kestane çeşidi.
Kerestesi tatlı kestaneye göre daha koyu, daha sert, sıkı yapılı ve uzun lifli olduğu için
bükülmeye çok uygun özellikle suya çok dayanaklı bir ağaçtır.
Az çalışır. Kolay işlenir. Havanın bozucu etkisine dayanıklıdır.
Boya ve vernikli işlemlerde mükemmel sonuç verir.
Çivi ya da tutkal ile iyi bağlantı kurar. Su altında olağanüstü bir dayanıma sahiptir.
Ancak bütün bu özellikleri yanında içinde barındırdığı acı öz suyu akıtılmaz sa
konstrüksiyonda kullanılan en kalın temel çivilerini bile yıllar içinde çürütür.
İşte bu yüzden özellikle Karadeniz de geleneksel yöntemlerle ahşap tekne yapımında
özellikle omurga, baş ve kıç bodoslamada eğri ve postalarda kullanılacak ağaç,
ustalar tarafından tesbit edilip yine yöresel bilgilerle uygun zamanda ( ayın durumuna göre )kesilip,
denize akan dere ağızlarında uzunca bir süre su içinde tutularak acı özsuyunu akıtması beklenir.
Tekne yapım ustaları ağacın tamamını kesmek yerine bodoslamaya uygun eğrilikteki dalları
seçip keserek ekolojik sistemi bozmadan sürdürülebilir ormancılığa yıllar önceden katkı koymuşlardır.
-
Hay sağolasın Can reis, şu kestanenin özsuyu mevzuunu merak ediyordum. Ne zararı olduğunu daha doğrusu. Bu başlık wikiderya'da da olmalı derim :)
SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
-
Hakan bir dönem Karadeniz de yaşadık. Orada genel olarak temelinde,
duvar aralarında ve çatı detayında kestane kullanılmış evleri inceleme fırsatım oldu.
Bazen de ahşap temelli evlerin yıkılıp yerine betonerme ev yapım aşamalarını da izledim.
Ahşapların söküm aşamasında neredeyse 1 Lira büyüklüğüne sahip tepesi ve
en az 10 -15 mm kalınlığa sahip dövme çivilerin söküm esnasında sadece tepesinin çıkıp,
çivinin ahşap içinde kaldığını gördüm.
Tamamıyla sökülebilen 10-15 mm kalınlığında ki çivilerin aynı fare kuyruğu gibi incelip 3-4 mm
kaldığını da.
-
Tam tarifine uyan bir çatı sökümü yıllar önce Kadıköy'deki kafemin tadilatında yapmıştım. Çiviler tam ta tarif ettiğin gibiydi. Hatta iki tanesi ayağıma da girdi. :)
SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
-
Neden özsuyu akıtmadan kullanıyorsunuz, bu çiviler zamanla çürüyüp
konstriksiyon çökmezmi diye sorduğumda, o bölgenin ustaları;
Biz sadece demir dövme çivi kullanmıyoruz yine kestaneden kalın çubuklarla sistemi bağlıyoruz.
Özsuyu akıtmamamızın nedeni kurt çalışmasın diye açıklamışlardı.
-
Videoyu izlerseniz çubuklu ahşap birleştirme tekniğinin nirvanasını göreceksiniz.
-
Kestanenin dikenli dış kabuğunun ağzını açması ve içinde ki kestane meyvesinin yere düşmesini,
kestane akmaya başlar demiştik ya.
Yöremizin lehçesi biraz farklıdır.
bazen insanı dumura uğratan ağızlar duyarsınız.
Geliyorum, gidiyorum yerine= Gelyom, Gidyom
Geleceğim, Gideceğim yerine = Geecem, Gitçem
Neresi, Orası yerine = Nere , Ora
Neren ağrıyor yerine = Nirem didin
Nasılsın, Ne yapıyorsun yerine = Nassın, napyon
Götürürmüsün yerine = Götüve
Silkme yerine = sikme
Örnek; Zeytin sikmee gidyoz, kestine sikmee gidyoz
Bu ön bilgilerden sonra yöreye özgü anlatılan, doğruluğu bir kenara, fıkra konumuna geçmiş bir öykü;
ile devam edelim.
xxxxx
Mehmet ilçe terminalinde indikten sonra telaşla köy minübüsüne varır.
Minübüsteki köylüleri ile merabalaştıktan sonra, minübüste gördüğü amca oğluna heyacanla sorar.
-Emmiolu bizim evde kötü bi şee yok demi
-- Yok ülenn emmiolu daha sabalan emmimi gödüm eşelen kesteniliğe gidyodu. Hayrola sen 20 izne mi gedin
-Yokülen emmiolu komutan git biraz hava al ge dedi, on güne göndedi. Beşte yol izni vedi.
--Eee kapmışın yol izninide ne sıkyon canını yav.
Bu cevapla içi biraz rahatlayan Mehmet, köye varır varmaz hızla eve seyirtir.
Kapaltında ekmek yapan anasının elini öptüğü gibi, anasının;
-Du otu bi yol, gözleme yaptım yağleyverem lafını bile duymadan karısının yanına koşar.
Mehmet, yörede genel olarak yapıldığı gibi 20 sinde everilmiş, daha 15 günlük evliyken askere gönderilmiş bir gencimizdir.
Eşiyle hasret giderdikten sonra, sorar eşine.
-Yav anımadım gitti, komutan eşinden mektup gedi, sen bir izne git deyip beni on güne yolladı.
Beşte yol vedi. sen ne yazdıydın bene.
--Heç ne yazcem hani sen dağıtım izninde dediydin ya kestine sikmee gecem diye.
-Eeee
--Bende Mehmedim kestine ağzını açtı, akıp duru
gelip sikcesen sik yosam emmiolun Mıstıfaya sikticem deye yazdım.
-Eee ne vamış bunda, valla anımadım bişey. Komutan neye göndedi ozman bene.
Nesem eyi odu, bende kestine sikmek için nasıl izin isteyem diye karar kara düşünyodum.
xxxx
Yöreye yolunuz düşerde, hele bir köy yolunda ilerlerken,
size el kaldıran köylünün yanında durduğunuzda;
-Beyim benim köy aha yokadaki gediğin oda, bene götüvesen omamı
dediğinde, sakın ola bağajda levye aramaya kalkmayın. ;D
-
Kestanenin acı öz suyunun dere ağızlarında suya yatırılarak akıtılması
(https://i.hizliresim.com/5Q6AXd.png)
(https://i.hizliresim.com/VMWZRj.png)
(https://i.hizliresim.com/bG7OaG.png)
-
Eğrilerin yapılacak tekneye göre ormandan kesilip hazırlanması
(https://i.hizliresim.com/y3ZyrM.png)
Mukavemet taşıması bakımından suyuna ( liflerinin uzantısına ) göre kesilmiş
doğal bir bodoslama eğrisi olabilecek kestane
(https://i.hizliresim.com/PrJRjv.png)
-
Videoyu izlerseniz çubuklu ahşap birleştirme tekniğinin nirvanasını göreceksiniz.
Müthiş...
-
Konuşmadan birbirine bağırmadan çalışan insanlara hayranlık duyuyorum.Teşekkürler Can reis.
-
Can reis ,
Teşekkürler çok faydalı bilgiler öğreniyorum , fıkra için ayrıca teşekkürler pazartesi sabah güldürdü ;D
-
çubuklu ahşap birleştirme tekniği değil de "kavelalı birleştirme" deyimi daha doğru.
https://www.youtube.com/watch?v=Iy9cUsT9dRQ (https://www.youtube.com/watch?v=Iy9cUsT9dRQ)
https://www.youtube.com/watch?v=gX5VXk6GPwY (https://www.youtube.com/watch?v=gX5VXk6GPwY)
-
Açmış olduğum konulardan birisi; Uzundur öksüz kalmış.
Yavaş yavaş devam edelim.
Malum konu civadra /baston imalatı adıyla açılmış olsa da, daha sonradan teknelerde kullanılan ağaçların tanıtımına evrilmişti.
Önce ki sayfalarda yurdumuzdan uzak coğrafyalarda bulunan ağaçları tanıtmıştım.
Biraz yerli ağaç çeşitlerini tanıtalım.
Gerçi Ladinden, kestaneye bir kaç cins yurdumuzda da yetişmekte.
-
Karaağaç
Bilimsel adı : Ulmaceae familyasından Ulmus cinsi ağaç türlerine verilen ad.
Amerika, İngiltere ve balkanlarda ELM olarak ta bilinir.
Bizde yöresel olarak Kargaç-Kagaç-Gagaç-Dikenli Kagaç/Gagaç ve Karaağaç olarak bilinir.
Dünya üzerinde ılıman iklim bölgelerinde Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'da yayılış gösterirler.
Karaağaçlar yapraklarını döken boylu orman ağaçlarıdır.
Boyları 40 metreye çapları 1,5-2 metreyi bulabilir.
Yeryüzünde 18-20 türü bulunur,
bunlardan 3 türü ülkemizde artık popülasyonları azalmış olsa da görülür.
TÜrlerinin bir coğu yapraklarının dokununca zımpara hissi vermesi ile de ayırt edilir.
Ülkemizde doğal olarak yetişir, Çitlembik ve Zelkova ile akrabadır.
Karaağac ölümü olarak bilinen bir hastalık bu ağacları öldürmektedir.
Bu ölüm olayı 1970 ler de başladı.
Çünkü o yıllarda karasal TV yayınları başladı, bu konuda bir araştırma yapıldı mı,
yapıldıysa önemi kavrandı mı bilmiyorum ama benim ve yöremizde ki bir çok kişinin
gözlemi bu yönde.
Karasal TV yayını başladığı seneden itibaren bir iki yıl içinde ovamızda ki tüm Karaağaçlar kurudu.
Büyük Kavak ( yöremizde Çınara kavak denir ) ( Kavağa da SELVİ-SERVİ denir )
ya da büyük Kestane - Ceviz ağaçlarının yanında - yöresinde ya da altında kalan küçük bir kaç Karaağaç kurtuldu.
Büyüdükten sonra ya da koruyucu olduğunu düşündüğümüz ağaçların etkisi bir şekilde bittikten sonra onlar da kurudu.
Tarlalarımızın sınır boyları neredeyse boydan boya Karaağaç ile çevriliydi.
Ben 10-11 yaşlarında iken dedemle her tarlaya gittiğimizde,
dedem sınır boylarımızdaki bu ağaçların yan dallarını ana beden yanından gelen fışkınları keser koyunlara verirdi.
Ben de sevdiğim küçük kuzuların önüne, yaprakları dallarından sıyırarak atardım.
Bu sıyırma işleminin her defasında ellerim çizilirdi.
Yapraklarının özellikle kenarları testere dişi gibi sert ve keskin olurdu.
-
Kagaç ağacının yaprakları.
(http://florapedia.ru/media/pic_full/2/6758.jpg)
(http://dic.academic.ru/pictures/wiki/files/105/illustration_ulmus_carpinifolia0.jpg)
(http://www.plantopedia.ru/upload/plantopedia/01_Plantopedia/U/POU180507_0374.jpg)
-
Kagaç ağacı
(http://les.novosibdom.ru/story/WOOOOOOOD/vyaz/vyaz2.jpg)
(http://eko-forest.ru/wp-content/uploads/2012/11/%D0%91%D0%B5%D1%80%D0%B5%D1%81%D1%82.png)
(http://les.novosibdom.ru/story/WOOOOOOOD/vyaz/vyaz.jpg)
(https://atlasprirodirossii.ru/wp-content/uploads/2012/04/Vyaz-ilm-gladkiy.jpg)
(http://sapiovita.ru/foto/eksped/suvel/derevia/viaz.jpg)
(https://www.lawnstarter.com/blog/wp-content/uploads/2016/02/north-dakota-tree1.jpg)
-
Can Hocam,
Müsaedenizle Karaağaç hakkında küçük bir ilavede bulunmak isterim.
Oldukça sert ve sıkı dokulu olan bu ağaç bıçkıya zor gelir,denizde oldukça dayanıklı olan bu ağaç çok geç şişer.Sevgili Babam kendi inşaa ettiği teknemizde hep şunu söylerdi.Salma kasasını yaparken biraz da kolayıma geldiğinden olsa gerek orijinal planın dışında kurdum ve karaaağaç kullandım!
Babamın bu itirafı tekne her denize indiğinde bize en az 3 gün su pompalama ayrıcalığını verirdi ve o zaman böyle 12 voltluk pompalar yoktu.Bir sağa bir sola ahşap saplı daire bir gövdesi olan su pompaları idi ve gerçekten ızdırap verici bir işlemdi.Ne zaman ki karaağaç şişer,su da kesilirdi.Biraz da dışsal yardım yapardık,Denizin içinden salma kasasına talaş tozu bırakmak ve içeriden de don yağı sürmek gibi.
Bunları anımsamama vesile olduğunuz için size ayrıca teşekkür ederim.
-
Türkiye’de doğal ortamlarda Dağ Karaağacı, Hercai Karaağaç, Ova karaağacı türleri yetişir.
Kagaç ağacının kerestesi kahverengi, sert, esnek ve suya dayanıklıdır.
Dayanıklı fıçı-ambar (şarap için değil ) ahşap tekne yapımında teknelerin omurgasında,
At arabalarında, tren vagonların tahta bölümlerinin yapımında ve mobilyacılıkta kullanılır.
İnce kesilmiş kagaç ağacının ur çıkıntıları kaplamacılık ta, bıçak sapı yapımında gövde ve dal kabukları ezcacılık ta bağırsak yumuşatıcısı olarak, yaprakları ise hayvan yemi olarak kullanılır.
Yaprakları hem yeşil hem kuru olarak oldukça besleyicidir.
Keçilerin hemen hemen yaprağını yemediği ağaç türü yok iken,
koyunların yediği üç beş ağaç türünün içinde Kagaç yaprakları önemli bir yer tutar.
Evde beslenen koyunlara buğday, darı ( mısır ) pek verilmez,
genellikle mevsimine göre yeşil ya da yazdan kurutulan kagaç yaprakları verilirdi.
Civadra baston imalatında koyun yemi nereden çıktı diyecekler olabilir,
Ama o dönem yediğimiz koyun-kuzu etlerinin tadını bölgemizde bir daha bulamadık.
O dönemde kavurma üzerine limon sıkılarak kaşıkla yenirdi,
neredeyse kelle paça çorbası kıvamında yağ içinde olurdu ve nedense hiç kimsede,
kollestrol, felan bulunmazdı.
Her türlü tahıl Ambarının kagaç ağacından yapıldığını,
bu nedenle ambar tahtalarına kurt vurmadığını ve tahıl zararlılarının ambarda barınamadığını
özellikle dikkatinize çekerim.
Yine At arabalarının esnek ve sert yapısından dolayı kagaç ağacından yapılır yıllarca
sorunsuzca kullanılırdı.
Yine at ve eşek semerlerinin karkası, Kagaç ağacından yapılırdı.
Çift süren öküz ve atlara takılan boyunduruklar da aynı şekilde Kagaç ağacından yapılırdı.
Tarlanın tavına ve öküz çiftinin gücüne göre bu boyunduruklara binen yükü
başka bir ağaç karşılayamazdı.
Suya dayanıklı olması ve çatlamaması nedeniyle ŞAPINA denen,
şarap ezme ameliyesinde kullanılan ağaç tekneler ( leğen ) de yine Kagaç ağacından yapılırdı.
-
Kağan bey, izin ne demek laflıyoruz şunun şurasında.
Anılarınıza anımsamanıza vesile olmak mutlu etti beni.
Sintinede ki suyu boşaltmak için harcadığınız çabayı anımsayıp;
Umarım hay senin karaağacına kıvamında değildir. ;D
-
Can Hocam,
Hiç olur mu öyle şey.Şahsen ben sizin paylaşımlarınız dan hep keyif alır, çokça da şey öğrenirim.Eminim karşı karşıya gelsek sorularımla sizi bayıltabilirim.
Malum,
İltifat marifete tabidir.
-
Civadralı / Bastonlu teknemi henüz suya
Salamadık ama civadralı * Dilek kayığını *
Fourni boğazından denize bırakmak icin yola çıktık. Resimleri telefondan yüklemeyi becerebilirsem kayikcigin görüntülerini yollarim.
-
Selametle abi.
-
Selametle.
Heyecanlandım şimdi ;D
-
Selametle Hocam
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
-
Teşekkürler arkadaşlar.
Kaan kayıkcığı tamda Dilek boğazında
Salacaz. Dileğimiz, Dilek boğazında tutar mı tutmazmı görecez.
-
Doğanbey de tatbikat sürdüğü icin önce Teke burnuna rota tutuyoruz. Teke burnundan Samosa rota tutacağız.
-
Teşekkürler arkadaşlar.
Kaan kayıkcığı tamda Dilek boğazında
Salacaz. Dileğimiz, Dilek boğazında tutar mı tutmazmı görecez.
Cuk oturmuş :)xx
-
Dilek boğazına girdik bes mil sonra
Posedion koyuna girecegiz
-
Can biladerim bir ara şu senin moody33 MK I i de Manala getirsen diyorum ;)
Alargada kalacağı için bir de bot benzeri alet gerekecek. ???
Oradan denize bot benzeri bir şeyler atsan benim için Allah bu emekli kulunu sever. ;)
-
Geceyi posedion koyunda gecirdik. Koy tıklım tıklım doluydu. Hava yer yer sagnaklarda 30 u buldu. Şu anda Didime doğru rota tuttuk iki saat sonra Didim burnunda oluruz sanırım
-
Utku abi kıpraşma. Moody Teostan çıkamaz
-
Didimin Kuzeyi balık çiftlikleri ile donatılmış.
Balıkçılar Çiftlik kaçaklarını yakalamak için
Her yere ağ atmışlar. Gece seyri cok sakıncalı bu bölgede.
-
Bir daha okudum bu konuyu Sağol Can hocam .Tan Kaan reisi de çok özlemişim.