Bak ne dicem Utku'cum:
Sen bu yazı dizisini takip et.
Muhabbetini yaptığımız konu ile ilgili.
https://benimteknem.blogspot.com/2020/05/ne-mi-aldim-1.html
Sabah nasıl oldu ise bu ve buna bağlı yazıları atlamışım.

Şöyle başlıyayım bu Cücü namlı bloger benim ünivesiteden arkadaşımdır kendileri.
Bunu şu nedenle yazıyorum bazılarınız bunlar sürtünüyor, ortalık ısınacak diye düşünmesinler. Yıllardır karşılaşmamıştık kendisi ile. Kısmet Girit Restaronda karşılaşmakmış. Girit bir çoğunuzun da bildiği gibi o zamanlar tam bir korsan yatağı idi. Orada bir çoklarınız ile tanışma fırsatını bulmuştum.

Korsanlar gezmeyi bırakıp da aralarında kapışmaya başladıkları günlerde ortalık toz duman olmuş ve bir taraflara savrulmuştuk. Bir çok dost diye bildiğim denizci ile uzaklaşmıştım. Ama Cücü namlı bu arkadaşım ile aramız hep güzel olmuştur.

Neyse ben de ustanın dediği gibi sündürmelere başlamıyayım. Ama laf aramızda bu sündürme lafını çok tuttum.
Bloggerimiz gir bak oku feyz al dediği için girip okudum tabii ki. Zaten arada girip okuduğum tek bloggdur kendisi.

Bir çok tekne değiştiren ve bayağıda cüsseli bir ustanın, küçücük teknesinin halatına sarılıp gezinen ve bunlar ile de minik bir kitap yazan kişi ile sündürme yapmasını doğrusu yadırgadım. Oysa kendisi bir ağır abidir ve sündürme kelimesi ile cevap vermesi gereksiz kaçmış (acemi yazarın acizane düşüncesi).

Dragon muhabbetine tekrar dönmemin neden ise resmini koyduğum dragonun sitesinde gördüğüm kürekli kayıkımsı okyanus geçme aparatları idi.
Dragona delikanlıyı bozar diyen arkadaşıma diyorum ki gel bu kayıkımsılardan 2. el bir tane beraber alıp maceraya atılalım. Hanımların dizi dibinde yaşlanacağımıza belki gerçekten menşur oluruz.
Yeni konu başlığı ''Kayıkımsı'' olsun.
