Heyamola Hey

Bahriye Mektebi => Navigasyon => Konuyu başlatan: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 12:58:45

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 12:58:45
Çok sesliliğin faydasına inandığım için kaleme alıp paylaşmaya çalıştığım bilgilerimin temel taşlarını ve sonrasında da Sextant'a varıp kullanımını öğrenmeye çalışacağımız bu konuyu, farklı platformlarda ne kadar çok paylaşım yaparsak o kadar fazla kişiye ulaşacağından, bu forumda da paylaşmak istedim. Daha öncesinde takip edenler için mükerrer olacağı ancak yeni dostlarımız için ise yeni bir kaynak olacağından umarım eski dostların hoş görüsü pozitif yönde olur.

İstedim ki bu köşe; bildiklerimizin tekrarı, bilmediklerimizin ise öğrenimi açısından bir adım olsun.

Bu sebeple Navigasyon adı altında bu köşeyi en temelden ele alıp ileri seviyeye kadar irdeleyip, sürüklemeye çalışalım. Belki de ilk konuları içine alan yazılarım sizlere sıkıcı ya da basit gelebilir ama bu işin daha başında bulunan birkaç dostumuza ışık olabilme ve ileri seviye Navigasyon uygulamalarını/tekniklerini daha iyi anlayabilme adına bizlere de bir tekrar olacaktır. Burada amacım bir eğitim vermek ASLA değil. Ama sizleri bir nebze de olsa araştırmacılığa yönlendirip, Elektronik Seyir Yardımcılarının dışında da kendi kendinize yetebilmeye yönlendirebilirsem bu köşe zaten amacına dolayısıyla da başarısına ulaşmış olacaktır.

Uzun bir yazı dizisi olacağını tahmin ettiğim bu köşeyi, ilk adım olarak 10 ana başlık ve bunlara ait alt başlıklar altında toplamaya gayret edeceğim. Sırasıyla bu ana başlıklara değinecek olursak;

1-   Navigasyonun Anlamı ve Bölümleri,
2-   Yer Küre,
3-   Yer Üzerinde Navigasyonla ilgili Tanımlar,
4-   Mıknatisiyet,
5-   Rota,
6-   Çeşitli Methodlarla Mesafe Bulunması,
7-   Haritalar,
8-   Fenerler Sistemi
9-   Sextant
10- Zaman Gösteren Aletler

Temel olarak başlayacağımız Navigasyon bilgisinin bu ilk bölümünün sonuna ulaştığımızda Sextant’ın basit kullanımıyla birlikte yavaş yavaş bir sonraki adım olan ileri seviye Navigasyon tekniklerine/uygulamalarına da adım atmış olacağız.

NAVİGASYONUN ANLAMI ve BÖLÜMLERİ

Bu bölümümüzde Navigasyonun tanımı, Navigasyonun tarihçesi ve Navigasyonun bölümlerinden kısa kısa sohbet şeklinde bahsedeceğiz.

(https://i.hizliresim.com/OoRdg0.jpg) (https://hizliresim.com/OoRdg0)

TANIM:

Navigasyon bir gemiyibir mevkiden diğer bir mevkiye, en kısa zamanda ve emniyetle götürmek için bilinmesi gereken metod ve kaidelerden bahseden bir ilimdir.

Diğer bir deyimle; geminin bir mevkiden diğer bir mevkiye yönetiliş ilmidir diyebiliriz. Aynı zamanda, seyir problemlerinin çözüm ve metodları, seyir aletleri ve cihazları, deniz almanağı, cetveller ve diğer deniz neşriyatlarının kullanılmalarını, gök cisimlerinin tanınmaları gibi seyir esnasında ihitiyacımız olan tüm işareleri de bize öğretir.

‘’Navigation’’ kelimesinin esası latince ‘’Navis (Gemi)’’ ve ‘’agere (hareket)’’ kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ‘’Navigate’’ veya ‘’Navigere’’ kelimeleridir. Eski Türkçede ‘’Seyri Sefain’’ veya Fransızca okunuş şekliyle günümüz Türkçesinde de kullanılan ‘’Navigasyon’’ yani ‘’Gemi Seyri’’ olarak dilimizde yer bulmuştur.

Navigasyonda iki ana faktör ‘’seyir’’ ve ‘’selamet’’ vardır. Takiben üçüncü bir faktör olarak, geminin hızı ve katedilecek mesafeyle ilgili olarak meydana gelen ‘’zaman’’ gelir.

Selameti etkileyen olaylar çatışma (collision), oturma (stranding), batma (sinking), ve fırtına (storm) gibi etkenlerdir.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 24 Aralık 2016, 13:16:06
Şahanesiniz Suat abi.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Cengo - 24 Aralık 2016, 13:17:41
Superbomba, cok faydali.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 24 Aralık 2016, 13:24:12
Abi eline sağlık, bu değerli birikimini bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim. Her mecrada olmalı bu bilgi. Paylaşılan her ortamda sıkı bir takipçisi olduğum gibi burada da en ön sırada oturuyorum bilginize.
Selametle...
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 24 Aralık 2016, 13:27:24
Sonunda öğreneceğiz şu Sekstant işini.
Teşekkürler.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ersin Böke - 24 Aralık 2016, 13:30:42
efendim teşekkürler.. Bence de ne kadar çok yerde olur ise o kadar çok kişiye ulaşmış olacak.. Bu arada Cem kardeşimizin wiki uygulamasına da konulmuş.. Burada başkaca yapılan önemli bilgilendirilmelerin de wiki uygulamasına eklenmesi çok önemli..
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 13:37:56
Şahanesiniz Suat abi.

O senin ve senin gibi değerli dostlarımın şahaneliği sevgili dostum....  :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 13:38:42
Superbomba, cok faydali.

Teşekkürler Cengo.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 13:40:43
Abi eline sağlık, bu değerli birikimini bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim. Her mecrada olmalı bu bilgi. Paylaşılan her ortamda sıkı bir takipçisi olduğum gibi burada da en ön sırada oturuyorum bilginize.
Selametle...

Teşekkürler dostum. Paylaşılan her bilgi katlanarak büyümekte ve bu beni çok memnun etmekte.
Hep beraber büyütülim tüm sahip olduğumuz bilgilerimizi bu forumda da.

Selametle.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 13:44:16
Sonunda öğreneceğiz şu Sekstant işini.
Teşekkürler.

Kesinlikle öğreneceğiz. Güneşten aldığımız rasat ile mevki koymanın bu kadar kolay olduğunu hiç tahmin etmemiştim dedirtecek şekilde konuyu aktaracağım sizlere ama öncesindeki temel taşları biraz sıkıntılı gelebilir. Ama ileride üzerine istediğimiz gibi bina çıkabileceğimiz bir temel olacak bu... Sıkılmadan takip edelim, anlaşılmayan konuları da hep beraber konunun altında tekrar yekrar irdeleyebiliriz.

Selametle Dostum.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 13:45:51
efendim teşekkürler.. Bence de ne kadar çok yerde olur ise o kadar çok kişiye ulaşmış olacak.. Bu arada Cem kardeşimizin wiki uygulamasına da konulmuş.. Burada başkaca yapılan önemli bilgilendirilmelerin de wiki uygulamasına eklenmesi çok önemli..

Evet wiki ye de aktardık ve de çok faydalı buluyorum ben de senin gibi dostum. Senin yazılarını da özlemişim, iyi geldi okumak...  ;)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ersin Böke - 24 Aralık 2016, 13:51:49
Efendim bil mukabele.. (Redaktör doğru mu..:) )
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Cengo - 24 Aralık 2016, 13:52:10
Seksant bende var evde susu olarak duruyor cok karisik bir is, Suat sayesinde kullanabilirim belki😎
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 15:34:36
Efendim bil mukabele.. (Redaktör doğru mu..:) )

Benim için bir zevk efenim ;)

P.S. Harbiyede efenim denir efendim yerine...
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 15:36:01
Seksant bende var evde susu olarak duruyor cok karisik bir is, Suat sayesinde kullanabilirim belki😎

Sextantın hiçbir zorluğu yok önemli olan açı ve ondalığını doğru alıp zamanı doğru kaydetmekte diğerleri bildiğimiz 4 işlem...

Hem sen ne zorlukların üstesinden gelirsin ben bilirim seni... ;)
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 15:40:53
Efenim bir günde fazla olmaz derseniz (özellikle yeni takibe başlayanlar için) hemen devamını getirelim isterseniz....

NAVİGASYONUN ANLAMI ve BÖLÜMLERİ

Bu bölümümüze Navigasyonun tarihçesi ile devam ediyoruz.

TARİHÇESİ:

(https://i.hizliresim.com/zJmLzg.jpg) (https://hizliresim.com/zJmLzg)

Navigasyon ilk insanla başlamıştır denilebilir. Zira bir maddeyi görmek ve ona doğru gitmek de bir çeşit Navigasyondur. Çünkü görerek ve yön tayin ederek bir hedefe doğru gidiyorsunuz demektir ve basitçe Navigasyon yapmış oluyorsunuz manasına da gelir. Diğer bir deyimle görünen maddelerden yararlanarak yön tayin etmek veya bu maddelere nazaran nerede bulunduğumuzu kestirmek ve hareket noktasına tekrar dönmek, navigasyonun temelini teşkil eder. Buna ‘’Kara Navigasyonu’’ (Land Navigation) denir.

Dolayısıyla yüzen cisimlerin seyir istikametlerini tayin etmekle ‘’Deniz Navigasyonu’’ (Marine Navigation) ve daha sonra insanların uçmaya başlaması ile ‘’Hava Navigasyonu’’ (Air Navigation) ve çağımızda da Dünya sınırlarını aşmak suretiyle Uzay Navigasyonu (Space Navigation) doğmuştur.

Navigasyon kısa bir deyimle, bir noktadan diğer bir noktaya hareket eden bir geminin yönünü tayin edebilmesi olup, bunu emniyetle yapmakta bir sanattır. 6000 yıldan daha uzun bir süre önce doğan bu sanat, yakın senelerde büyük gelişmeler göstermiş, haritanın kullanılması ve çeşitli teknik aletlerle geminin mevkisinin bulunması ile bir ilim haline gelmiştir.

İlk deniz seferlerinin navigasyonel kıymeti hemen hemen yok sayılır. Zira, Nuh’un gemisinde karayı bulmak için bir güvercin veya kumru kullanılmasından başka bir navigasyon bilgisine rastlanmamaktadır.

Eski denizci milletlerden Norveçli’ler ve Polenezyalı’lar kullandıkları methodlar hakkında birbirlerine ters rivayetlerden başka bir şey bırakmamışlardır. Fakat, bunların yaptıkları büyük seferlerde bilgilerinin oldukça ileri olduğu, çeşitli kaynaklardan anlaşılmaktadır. Yada bunların navigasyonal duyuşlarının ileri bir sanat halinde olduğunu kabul etmek gerekir. Tıpkı bazı hayvanlarda (kuşlar, balıklar vb.) olduğu gibi bu navigasyonal duyuş çok ileridir.

Bilinen kaydedilmiş  seyahatlerden ilki, Pytheas tarafından yazılmış (Yunan Astronom ve Navigatörü), Massalia’nı seyahatidir. M.Ö. 350-300 yılları arasında yapılan bu seyirde Akdeniz limanlarından İngiltere sahilleri, Norveç fiyordları, Batı Almanya nehirleri ve Baltık Denizine gidildiği anlaşılmaktadır. Pytheas’ın veya o zamanın diğer seyahatları, pusulasız, sextantsız, kronometresiz ve bugünün elektronik bilgilerinden yoksun yapılmıştır. Oysa onların bir seyir aletleri hiç olmazsa basit bir pusulaları olması gerekirdi. Bununla birlikte sahile sokularak ve sadece sakin havalarda ve gündüz seyir yapmış olmaları akla uygun gelmekte. Sahilden uzaklaştıklarında ise burundan buruna seyir yapıp ve hiçbir alet kullanmadan güneş, yıldız ve rüzgardan yararlanmış olmaları kuvvet ve ihtimaldir. Muhakkakki, sahilden uzak bir noktada nerede olduklarını kestirebiliyor ve kalktıkları yere tekrar dönebilmeyi becerebiliyorlardı. Bunda en büyük etken ise daha önceki dönemlerden gelen bilgi ve becerilerin birbirlerine aktarımıyla oluşuyordu. Zaman içerisinde Yunan ve Fenike’liler navigasyon ve yıldızların hareketlerini yeteri derecede öğrenmeye başladılar. Bugünkü astronomi seyrinin bazı kısımlarının pratik bilgilerini edinmeye başladılar. Sirocco diye bilinen Akdeniz sıcak rüzgarlarının çölden geldiğini, Mistral rüzgarlarının ise kuzeyden geldiğini keşfettiler. Daha eski zamanlardan bilinen kum saatleri veya zaman ölçü aletleri de vardı ve mesafeyi de belirli zaman aralığında çekilen kürek sayısıyla da hesaplayabiliyorlardı.

(https://i.hizliresim.com/g9kpQL.jpg) (https://hizliresim.com/g9kpQL)

Pytheas devrini takiben navigasyon sanatı yavaş yavaş ilerleyerek 16.yy ilk yarısında önemli ilerlemeler kaydetti. Pytheas’dan 1800 yıl sonra İspanyol bayrağı altında seyreden Christopher Colombus Amerika’yı keşfetti (1492) ve Portekizli Magellan Atlantik Okyanusunu, yukarı güney enlemlerde katederek inandıklarının doğru olduğunu gösteren seferini gerçekleştirdi. Magellan bu seyahati için, haritacı Ruy Fleiro’dan onun haritalarını, Seyir Klavuzunu (Sailing Directions), Denizsel Cetvellerini (Nautical Tables), Astrolobunu (yıldızların yüksekliğini ölçen ilkel sextant) ve tüm bunları kullanabilmek için gerekli bilgilerin de hepsini aldı. Magellan 1519 yılında seyre başladığında tüm bunlarla birlikte yanında, rota çizmek için parşömen deriler, bir yer küresi, tahta veya metal teodoliteler (düşey veya yatay açıları ölçen alet), tahta/bronz quadrantlar (sextant’ların ataları), pusula, kum saati ve kıçtan atılan parakete vardı.

Martin Behaim’in Yer Küresi veya haritası, 1513 yılında Piri Reis Haritası, 1515 yılında Nurenberg’in Johann Schoner tarafından yapılmış Yer Küresi ve aynı yılda Leonardo da Vinci’nin Dünya Haritası hep kabataslak birer haritaydılar. O dönemlerde seyirden sorumlu kişiler bu kabataslak dünya haritalarını, güneşi ve volta seyir cetvellerini kullanarak, pusula ile dümen tutup, parakete ile mesafe bularak, belli istikametlerde seyir yapıyor, ancak hangi enlemde olduklarını bilmelerine karşın boylamlarını bilemiyorlardı. Çünkü boylam bulmak için kati bir yöntem henüz bulamamışlardı.

Magellan’ın kullandığı, zaman ölçen aletlerin boylam için kullanılmadıkları kesin olarak biliniyordu. Ancak 200 yıl sonra, kronometre kullanılmaya başlandıktan sonra seyir sorumlusu ilk defa boylam bulmaya muvaffak olmuş ve böylece denizde kati mevkiini (fix position) bulma imkanı elde etmiştir.

(https://i.hizliresim.com/1GYBR1.jpg) (https://hizliresim.com/1GYBR1)

İngiltere Kraliyet Bahriyesinden James Cook’un 1768-1779 yılları arasında yaptığı üç keşif seyahati, modern navigasyonun başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Kaptan Cook’un heyetini İngiliz İlim Teşkilatı destekliyordu ve o, en modern navigasyon aletleri, en ileri teknik ve en son bilgilerle denizde araştırma yapma işini üzerine alan ilk kaptandı.

Kaptan Cook, ilk seyahatinde bir hassas saat ve bir de Kraliyet Astronomundan alınan bir saat ile donatılmıştı. Bunlarla uzun ve sıkıcı hesaplar yaparak Ay’dan mesafe methodları ile Longitude (Long.) bulabiliyordu.

İkinci seyahatinde bunlara ilaveten denizcilerin istifadesine ilk kez sunulan 4 adet kronometre ile donatıldı. Böylece Cook, Pytheas ve Magellan’ın hayalinden bile geçmeyen bir katiyet ve açıklıkla gemisini seyrettirmek imkanını bulmuş oldu.

(https://i.hizliresim.com/o6Ap1o.jpg) (https://hizliresim.com/o6Ap1o)

Kaptan Cook’un çalışmalrıyla Astronomlar navigasyonun gelişmesinde büyük ilerlemeler kaydettiler. Güneş Sistemi Merkezil Teorisinin kabulüyle ilk resmi deniz almanağının basılmasına yol açılmış oldu. Elverişli harita projeksiyonları ile haritalar gelişti. Doğal Sapma (Variation)  daha iyi anlaşıldı ve pusula daha faydalı kılındı. Takiben Navigasyon Okulları kuruldu. Fazla matematikten kurtarılmış ve ancak lüzumlu esasları ihtiva eden navigasyon kitapları basıldı. Kullanılan paraketelerle daha doğru ve uygun değerler alınıp sürat ve mesafe tespit edilebildi. Bütün bunların en mühimi ise bugünün kronometresinin yapılmış olmasıdır.

Bu bağlamda Kaptan James Cook’un varlığı benim için çok önemlidir.

20. yy Navigasyonu;

Temmuz 1952’de S/S United States gemisi tarafından yapılan seyahat, Kaptan Cook’dan 175 yıl sonra navigasyondaki ilerlemeyi örneklerle süsleyerek daha da açıklık kazandırdı. Çünkü bu, en modern aletlerle donatılmış ve tamamen navigasyonla ilgili bir transatlantik seferiydi. Navigasyon ilmi ile seyir gerçekleştirilmişti. Her seyir zabitinin bir sextantı vardı. Kaptan Cook’dan çok daha kesin ve doğru rasatlar yapabiliyorlar ve yüzyılların tecrübesi ile yapılmış elverişli, güvenilir kronometreleri ile rasat zamanını doğru olarak tespit edebiliyorlardı. Gyro pusula, Variation ve Deviation’sız Hakiki (Coğrafi) kuzeyi gösteriyordu. Kullanılan modern deniz almanağı, gök cisimlerinin koordinatlarını istenilen hassasiyetle gösteriyordu. Marcq St. Hilaire methodu ile ‘’Altitude and Azimuth’’ cetvellerinden mevki hatlarını bulmak kolaylıkla mümkün oluyordu.

En doğru haritalar, sahil seyri ve limanlar için Klavuz Kitapları (Pilots-Sailings Directions), sahillerdeki seyir yardımcıları ve fenerlerin özelliklerini gösteren Fener Risaleleri (List of Lights), Klavuz haritaları (Piloting Charts) ve ilgili maksatlar için çeşitli kaynaklardan istifade edebiliyorlardı.

Elektronikler artık seyir zabitine en büyük yardımcı konumunda yerlerini almaya başlamıştı. Radyo İşaretleri Kitabı (Radio Signals) ve hava raporları, kronometre kontrolü ile kötü havadan sakınmak mümkündü. Radyo İstikamet Bulucu (Radio Direction Finder) ile kerteriz almak ve telsiz telefonla deniz ve kara ile irtibat kurma imkanı vardı. Elektrik iskandili ile deniz derinliği, Radar ile siste bile mesafe ve kerteriz (bearing) alınabiliyordu. Loran kullanarak yüzlerce mil uzaktaki istasyonlardan kesin mevki konulabiliyordu. Bugün ise uzaya atılan uyduların sayesinde GPS sinyalleri kullanılarak Elektronik Navigasyon / Uzay Navigasyonu (Space Navigation) doğmuş bulunmaktadır.
 
(https://i.hizliresim.com/EyVNon.jpg) (https://hizliresim.com/EyVNon)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 24 Aralık 2016, 15:43:05
İlk 10 parçaya kadar gönderebilirsin Suat kaptanım, sonrasını hep beraber takip ederiz,
bize de yazık amaaa  ;D ;D ;D
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 16:16:36
İlk 10 parçaya kadar gönderebilirsin Suat kaptanım, sonrasını hep beraber takip ederiz,
bize de yazık amaaa  ;D ;D ;D

hahahaha
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 19:51:58
''Magellan’ın kullandığı, zaman ölçen aletlerin boylam için kullanılmadıkları kesin olarak biliniyordu. Ancak 200 yıl sonra, kronometre kullanılmaya başlandıktan sonra seyir sorumlusu ilk defa boylam bulmaya muvaffak olmuş ve böylece denizde kati mevkiini (fix position) bulma imkanı elde etmiştir.'' demiştik ve de boylamın bulunması ve fix mevkiinin atılması için ''zamanın'' öneminden bahsetmiştik. O zaman kısa bir saplamayla Zaman konusuna bir değinelim isterseniz...

Yüzlerce yıl önce denizciler boylamı tam olarak hesaplayamadıkları için çok sayıda ölümlü deniz kazası yaşıyordu. Örneğin sadece 22 Ekim 1707’de 4 İngiliz gemisi yön tayininde yaşanan sorunlar yüzünden parçalanınca kazada 1647 kişi öldü. Boylamın bilinememesi nedeniyle uzun deniz yolculukları daha bir uzuyor, ekonomik zararları bir yana denizciler sağlıklı beslenemedikleri için türlü hastalıklardan dolayı acı çekerek ölüyorlardı.

Zamanı kullanarak boylamı hesaplamanın ilk şartı ise iki farklı yerde saatin kaç olduğunu bilmekten geçiyordu.

(https://i.hizliresim.com/EPVzP9.jpg)

Gemma Frisius 1530 yılında 22 yaşındayken, boylamı bulmak için mekanik bir saat kullanma fikrini öne sürdü. Aradan 200 yıl geçtikten sonra bu fikri çağının ötesinde bir zekaya sahip saat ustası olan John Harrison gerçekleştirdi.

(https://i.hizliresim.com/jy4vyG.jpg)

John Harrison, zamanın hatasız bir şekilde ölçülebilmesi ve bu ölçümü yapan makinenin taşınabilir olması konusunda uzmanlaşarak denizciliğin 1700’lere dek süregelen boylam sorununu neredeyse tek başına çözerek bir efsane oldu.

Aslında ilk büyük saat ustası olarak kabul edilen Christiaan Huygens, Harrison’dan yaklaşık 100 yıl kadar önce denizde kullanılmak üzere bazı saatler tasarlamıştı ancak güvenilir ve dakik bir deniz zamanölçeri yapmanın güçlüklerini tam olarak aşamadı. Neticede aralarında bilim tarihinin önemli simalarından Isaac Newton gibi kişiler bile boylam sorununun saat kullanılarak çözülemeyeceğine karar verdi.

Zamanı kullanarak boylamı hesaplamanın ilk şartı iki farklı yerde saatin kaç olduğunu bilmekten geçiyordu.

1714 yılında Britanya’da Boylam Kanunu kabul edildi. En yüksek ödül 20.000 sterlindi. O dönemde bir işçinin aylığı ancak 1 sterlin olduğundan bu para ödülü çok büyüktü.

John Harrison birmekaniğe çok meraklı bir marangozdu aslında ve ahşap saatler üretiyordu. Pirinç ve çelik gibi maddeleri ise sadece gerekli yerlerde kullanıyordu. Yaptığı ahşap saatler öylesine sağlamdı ki bugün bile çalışmaya devam ediyorlar.

1722’de yaptığı ilk kule saatinde normalde yağlanması gereken parçalar, kendi yağını salan kerestesi oldukça sert olan peygamberağacından yapıldığı için yağlanması gerekmeyen bir mekanizmaya sahipti. Bu saat Brocklsby Park’ta aradan 300 yıl geçmesine rağmen 1884 yılında işçilerin bakımını yapmak için durdurdukları zaman hariç durmaksızın işlemeye devam ediyor.

John Harrison 1730 yılında Londra’ya vardığında fikrini ilk anlattığı kişi Boylam Kurulu üyesi Edmond Halley oldu. Halley kurul üyelerinin bir saat kullanarak boylam sorununu çözme fikrine sıcak bakmayacaklarını bildiği için Harrison’ı ünlü bir saat ustası olan George Graham’a gönderdi.

Bildiklerini, öğrendiklerini kendine saklamayan bunları diğer saat ustalarıyla paylaşan “dürüst” lakaplı George Graham, Harrison’ın çizimlerindeki dehayı farkederek kendisini himayesine aldı ve maddi destekte bulundu.

Harrison 5 sene süren uğraşısı sonucu H-1 adını verdiği ilk saatini gerçekleştirdi. H-1 görünür olduğunda kendisinden önce yapılan saatlere hiç benzemiyordu, garip görünüşüyle kendisinden sonra üretilen saatlere de benzemedi.

(https://i.hizliresim.com/2J2YJ0.jpg)
H-1

H-1 yapılan ilk deniz yolculuğu testini başarıyla geçti.

Harrison, Boylam Kurulu’ndan daha iyi bir saat yapmak için destek istedi, 2 yıl sonra ortaya H-2 çıktı.

(https://i.hizliresim.com/BLZRLj.jpg)
H-2

Devrimci yeniliklere sahip bu zamanölçer zorlu testlerin hepsini geçti. Ancak mükemmeliyetçi bir insan olan Harrison bu saatten hoşnut değildi.

Bu arada seneler hızla ilerliyordu: Yapımına başladığında 48 yaşında olan Harrison’ın H-3’ü yapması 19 yılını aldı. İki yılda bir kule saati yapan, dokuz yılda dünya saat tarihini değiştiren ölçüde yenilikler barındıran 2 deniz saati üreten Harrison’ın H-3 için böylesine zaman harcamasına tarihçiler bir açıklama getiremiyor. 753 parçadan oluşan H-3 üzerindeki yenilikler ise günümüzde termostatlarda ve sıcaklık kontrol aletlerinde kullanılıyor.

(https://i.hizliresim.com/Z9LA90.jpg)
H-3

Ancak zor beğenen Harrison yaptığı bu saati de beğenmiyordu. Aslında H-3’ü yaparken fikrini değiştirmişti. Cep saati boyutlarında bir deniz saati yapmaya karar verdi.

H-3’ten 4 yıl sonra H-4 dünyaya geldi. Bir cep saati olarak çok büyüktü (çapı 12,5 cm) ancak bir deniz saati olarak çok küçüktü (ayrıca mekanizmasının üzerinde John Harrison ve oğlu, MS 1759 yazıyordu). Romen rakamlarının saati, Arap rakamlarının saniyeyi gösterdiği bu saat devrimci özellikleriyle yeni bir çağın başlangıcını simgeliyordu.

(https://i.hizliresim.com/oOAYOo.jpg)
H-4

Zamanın garip bir cilvesi olarak Ulusal Denizcilik Müzesi’nde milyonlarca ziyaretçi çeken bu saat çalışmıyor. Müze yöneticileri H4’ün kötü ellerde hoyrat kullanıldığı ve yeterince zarar gördüğünü düşündükleri için saatin çalışmasını istemiyor.

Bütün olumlu gelişmelere rağmen saatlerin bir boylam bulma aygıtı olamayacağını, astronomik yöntemlerin çok daha uygun olduğunu düşünen, son derece inatçı bir kişiliğe sahip olan Nevil Maskelyne, ödülün Harrison’a verilmesini engelledi.

Fakat Harrison ölmeden önce H-5’i de bitirdi.

(https://i.hizliresim.com/lOk0Ol.jpg)
H-5

Boylam Kurulu’nun Harrison’dan inatla esirgediği ödülü ancak Kralın baskısıyla Meclis verdi -o da bir kısmını-. Böylece ölmeden önce yaşadığı derin haksızlığın telafisine bir ölçüde tanık olan ve 1773 yılında onurlandırılan 1693 doğumlu John Harrison daha fazla yaşamadı, 24 Mart 1776’da 83 yaşında her fani gibi o da öldü.

Kitapta mekanik saatlerde çok yaygın olarak kullanılan bağımsız manivela maşayı icat eden Thomas Mudge (1714-1794), pimli tetik maşayı geliştiren John Arnold (1735-1799), deniz kronometrelerini kusursuzlaştıran Thomas Earnshaw (1749-1829) gibi diğer hatırı sayılır şahsiyetler hakkında ayrı ayrı bilgi verilmiş.

Konuyla ilgili ilk Boylam kitabının da yazarı olan Dava Sobel, yazdığı eserin genişletilmiş versiyonu olan ikinci kitabın diğer yazarı olan olan Harvard Üniversitesi’nin Tarihi Bilimsel Aletler Koleksiyonu Müdürü William J. H. Andrewes ile bir usturlab sergisinde tanışmış. Andrewes bu tanışmadan iki yıl sonra Dava Hanımı bir boylam sempozyumuna çağırmış. Sempozyum için gittiği vakit Ulusal Saat Koleksiyoncuları Derneği üyesi 500 kadar katılımcıyı İngiliz dahi John Harrison’ın 300. Doğum gününü kutlarken görmüş böylece “Boylam” kitabı yazarın zihninde filizlenmeye başlamış. William J. H. Andrewes, Harrison’ın yaptığı saatlerin sergilendiği Eski Kraliyet Gözlemevi ve Ulusal Denizcilik Müzesi’ndeki saatlerin bakımı üstlenmiş ve ustanın yapımını tamamlayamadığı bir ahşap saati işler duruma getirmiş. İşte bu iki meraklı biliminsanı birlikte, TÜBİTAK’ın Türkçeye çevirme ferasetini gösterdiği kitabı yazmış.

Kitap neredeyse mükemmel, yine de bir eleştirim var: Boylam kitabında “tüm zamanların en verimli saat yapımcısı ve saatçilik yazarlarından” diye takdim edilen Ferdinand Berthoud’dan söz edilmiş ancak keşke 1815 yılında Deniz kuvvetlerinin saatçısı olarak Berthoud’nun ardından onun yerine geçen ve tartışmasız saat dünyasının dev isimlerinden biri olan büyük mucit Abraham Louis Breguet birkaç sözcükle anılsaydı keşke, ancak adı bile anılmıyor ne yazık ki.

Bu kitabı okuyunca bir kez daha anladım ki saat insanlık tarihinin ortak mirası ve hazinesi. Saat dünyasının da bir milliyeti yok aslında; Hollandalılar, Amerikalılar, İngilizler, Polonyalılar, Türkler, Araplar, Fransızlar, İtalyanlar, Almanlar veya İsviçreliler saat tarihinin en onurlu sayfalarında birlikte gülümsüyorlar.

(https://i.hizliresim.com/Vrlgrq.jpg)

(https://i.hizliresim.com/nOA5O1.jpg)

Özetle “Boylam”, bilhassa saat meraklılarının el altında bulundurması gereken eşşiz bir yapıt.

''Boylam'' kitabından derleme...
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 19:57:20
NAVİGASYONUN ANLAMI ve BÖLÜMLERİ

Bu bölümümüze Navigasyonun bölümleri ile devam ediyoruz.

NAVİGASYONUN BÖLÜMLERİ:

Navigasyon 4 ana bölüme ayrılır. Bunlar;

•   Kara Navigasyonu (Land Navigation),
•   Deniz Navigasyonu (Marine Navigation),
•   Hava Navigasyonu (Air Navigation),
•   Uzay Navigasyonu (Space Navigation),

Bizim yaptığımız navigasyon ‘’denizin üzerinde’’ gerçekleşmekte olup Deniz Navigasyonu bölümüne tabidir. Deniz Navigasyonunu da incelediğimizde 2 bölüme ayrıldığını görürüz.

Bunlar;

A-   Deniz Üstü Navigasyonu (Surface Navigation),
B-   Deniz Altı Navigasyonu (Submarine / Under Water Navigation)

Deniz Altı Navigasyonu bizim konumuz dışında olup, bu bölümümüzde direk olarak Deniz Üstü Navigasyonuna ana hatlarıyla şöyle bir bakacağız.

(https://i.hizliresim.com/1JY2ON.jpg)

A-   Deniz Üstü Navigasyonu (Surface Navigation);

1-   Düzlem Navigasyon (Plane veya Terrestrial Navigation),
        a.   Klavuz Seyri (Pilotting Sailing),
                i.   Sahil Seyri (Coastal Navigation),
               ii.   Dar Boğaz Seyri (Navigation in Narrow Channels),
              iii.   Kanal Seyri (Navigation in Cannels),
              iv.   Mercan / Resif Seyri (Navigation in Coral Region).
        b.   Parakete Seyri (Dead Reckoning Sailing),
        c.   Akıntı Seyri (Current Sailing)
2-   Astronomik (Göksel) Navigasyon (Celestial / Astronomic Navigation),
3-   Elektronik Navigasyon (Electronic Navigation),
        a.   Elektronik Seyir (Electronic Sailing),
        b.   Radyo Seyri (Radio Sailing),
        c.   Sonic Seyir (Sonic Sailing)
4-   Flika Seyri (Live Boat Navigation),
5-   Kutpi Seyir (Polar Navigation).

(https://i.hizliresim.com/LbpY5Z.jpg)
 
Denizden kara üzerindeki maddeleri veya seyir alamet ve yardımcılarını tanıyıp, onları kılavuz gibi kullanarak istikamet tayin etmek ve iskandillerden yararlanarak bulunulan mevkiyi kestirmek, deniz navigasyonunun ilk şekli olan ‘’Kılavuz Seyri’’dir. Bir başka deyişle Kılavuz Seyri, kara maddeleri ve denizin derinliğinden yararlanarak yapılan seyirdir.

Kara maddelerinden uzaklaştıkça seyredilen yön ve mesafe ile birlikte nereye varılacağının hesabını yapmaya ve daha önceden varılacak mevkiyi tahmin etmeye ‘’Parakete Seyri’’ denir. Bu seyir şeklinde esas, pusla ve paraketeden yararlanarak seyir yapmaktır. Diğer bir deyimle bilinen bir mevkiden hareket eden geminin rota ve gidilen mesafeden takribi hesapla mevkimizi bulmaya ‘’Dead Reckoning’’ (Tahmini Hesap) ve bulduğumuz mevkiye de ‘’Dead Reckoning Position’’ (Tahmini Mevki) ve yapılan seyre de ‘’Parakete Seyri’’ (Dead Reckoning Sailing) denir. Bu yöntemle bulunan gemimizin mevkisine de ‘’Tahmini Mevki’’ (Estimated Position) denmiş olur. Deniz akıntılarını hesaba katarak yapılan seyre ‘’Akıntı Seyri’’ (Current Sailing) denir.

(https://i.hizliresim.com/rOgmz3.png)

Gök cisimlerinin (Güneş, Ay, Gezegen ve Yıldızlar) bilinen hareketlerinden yararlanarak yapılan seyre ise ‘’Astronomik Seyir’’ (Celestial Navigation) denir.

(https://i.hizliresim.com/76oV3N.jpg)
 
Gemide mevcut bir takım elektronik cihazlarla kara maddelerini daha önceden görmek veya onların mevcudiyetlerinden haberdar olarak yapılan seyre de ‘’Elektronik Seyir’’ (Electronic Navigation) denir. Diğer bir deyimle, elektronik cihazlardan yaralanarak yapılan seyirdir. Günümüzde en fazla kullanılan bir yöntem olup, tamamen bu yönteme bağlı kalındığında ise insan duyu ve becerilerinin zamanla körelmesine sebep olabilecek bir yöntemdir. Tamamen cihazlarla gerçekleştirilmekte olup insan katkısı en az olanıdır.

Radyo cihazlarından istifade edilerek yapılan seyre ‘’Radyo Seyri’’ (Radio Navigation) denir. Günümüzde artık pek tercih edilmeyen bir yöntem olup Elektronik seyre geçiş başlangıcıdır diyebiliriz. Halen Radio sinyalleri Atlantik, Pasifik gibi okyanuslarda yayınlanmakta olup, ticari gemilerin acil durumlarda navigasyon amaçlı ya da hassas zaman ölçerlerinin ayarlarının kontrolünde kullanılabilmektedirler.

Deniz altı ses dalgalarından yapılan seyre ‘’Sonik Seyir’’ (Sonic Navigation) denir. Günümüzde halen kullanılmakta olan bir seyir çeşidi olup özellikle kıyı seyrinde iskandil yöntemiyle de kullanılmaktadır.

Can Filikası (Life Boat) ile yapılan seyre ‘’Flika Seyri’’ (Life Boat Navigation) denir. Acil durumlarda gemi yada teknemizi terk etmek durumunda kalıp da can sallarına yada filikalara geçildiğinde uyguladığımız seyir yöntemidir.

Kutup mıknatıslarındaki seyre de ‘’Kutpi Seyir’’ (Polar Navigation) denir.

Böylece Navigasyon’un anlam, tarih ve bölümlerini içeren konunun temelini ele alarak amaçladığımız 1nci bölümümüzü sonlandırmış bulunmaktayız. Bir sonraki konumuzun ana başlığı ‘’Yer Küre’’ olup, bu başlık altında;

•   Yer’in Şekli,
•   Yer’in Hareketleri, Sekinme,
•   Süzülme,
•   Yerin Kutupları,
•   Yer Üzerinde Koordinatlar,
•   Yer Yarıçapının Hesaplanması

Konularına değinmeye devam edeceğiz.

Selametle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:03:22
YER KÜRE

Evrende bulunan ve Gök Ada veya Galaksi adı verilen gök cisimleri kümelerinden biri de, Güneş Sisteminin de bulunduğu Samanyoludur (Milky Way). Bu gök cisimlerinin en önemlilerinden biri Dünyamıza ısı ve ışık vermesi açısından Güneş ve diğeri ise üzerinde yaşadığımız Yer Küre’dir (Dünya). Yer üzerindeki denizlerde gemisini gezdiren kaptanın her an gerekli hesaplamaları yapabilmesi için elbette Yer Küre hakkında navigasyonel bilgisinin olması gerekir.

Bu bölümümüze Yer’in şekliyle devam ediyoruz.

YER’İN ŞEKLİ:

M.Ö. 8 ve 10ncu yıllarda Yer’in Okyanus nehriyle çevrelenmiş olduğu ve Güneş’in her akşam, ertesi akşam tekrar yakmak üzere ateşini Okyanus nehrinin sularında söndürdüğü, Yer’in 12 sütunun üzerinde duran daire biçiminde bir masa hatta 4 filin sırtında tunçtan bir kubbe biçiminde vb. olduğu zannedilirdi.

M.Ö. 550 yıllarında Yer’in hiçbir tarafından bağlantısı olmadan boşlukta durduğu ve Gökyüzünün Yer’in etrafında döndüğü zannedilirdi.

Aristo (M.Ö. 384-332) Ay tutulması sırasında Yer’in Ay üzerindeki gölgesinin her zaman bir daire şeklinde olmasından, Yer’in küre biçiminde olduğunu ileri sürmüş ve Aristarchus (M.Ö. 310-230) ile Eratosthenes (M.Ö. 276-192)’te aynı fikirde olmuşlar ve Eratosthenes M.Ö. 230 yılında ilk olarak, Syene (Assouan) ile İskenderiye’de aynı zamanda ölçülen gölgeler metodu ile Yer’in çevresini hesaplamıştır;
Güneş’in Yaz Solstisinde (Summer Solisties) olduğu gün yani eğişimi (declination) 23027ı N olduğu zaman, öğle vakti Seretan Medarında (Tropic of Cancer) yani 23027ı N enleminde, ışınları Yer’e diktir ve gölge vermezler. Dolayısıyla Eratosthenes, Assouan’da Güneş ışınlarının gölge vermediği ama Assouan’ın 500 mil kuzeyinde aynı meridyende İskenderiye’de Güneş ışınlarının gölge yaptığını rasat ederek, Yer’in kuzeye doğru meyilli olduğu neticesine varmış ve İskenderiye’deki yüksekliği bilinen belli bir cismin gölge uzunluğu ile yaklaşık olarak ‘’başucu mesafesi’’ni (Zenith Distance) 7,50 veya bunun Yer çevresinin 1/48’i olduğunu bulmuş, böylece Yer çevresini 48 x 500 = 24.000 kara mili (Statute Mile) olarak hesaplamışdır. Doğru Yer çevresi 24.900 kara milidir.

Yer’in küre biçiminde olduğunu gösteren deliller şunlardır;

   1- Ufuk bir daire şeklindedir ve yerden yükseldikçe görüş artar.
   2- Denizde görünen bir geminin önce üst noktaları sonra teknesi görülmekte ve uzaklaşan bir gemide de tersi olmaktadır.
   3- Son yıllarda uzay araçlarının 1,5 saatte Yer etrafında dolanmaları ve 24 Aralık 1968’de Apollo 8’den çekilen resimde Yer’in küre şeklinde olduğu açıkça görülmektedir.

M.S. 10ncu yüzyılda Bağdat’ta ve daha sonra da muhtelif zamanlar ve yerlerde yirmiden fazla ölçme yapılarak  10 lik meridyen boyu hesap edilmiş ve değişik enlemlerde bulunan farklı neticelerden Yer’in bir küreden ziyade elipsoid (Oblate Spheroid) şeklinde olduğu fikri benimsenmiştir.

Isaac Newton 1687 yılında Yer’in elipsoid şeklinde olduğunu şu şekilde açıklamıştır;
Dönen cisimlerde meydana gelen merkez kaç kuvvetin sebebiyle cismin molekülleri çevreye doğru hareketle sıkışma yapacak ve cisimde dönme eksenine dik yönde şekil değişikliğine sebep olacaktır. Dolayısıyla Yer’de de Güneş’ten koptuktan sonra kendi kabuğunu oluşturana kadar merkez kaç kuvvet etkisiyle ve salınma hızının yüksek oluşundan, Yer’in yatay ekseni yönünde (Ekvator hattı) bir şişkinlik meydana gelmiştir.

Clairaut M.S. 1736-1737 yıllarında 690 enlemde Laponya’da 10 meridyen boyunu 111,0816 km olarak ölçmüştür. Bouguer ve La Condamine 1735-1744 yıllarında 100 enlemde Peru’da 10 meridyen boyunu 110,49696 km olarak ölçmüşlerdir. Dolayısıyla Yer tam bir küre olsaydı her yerde 10 meridyen boyu aynı olurdu. Farklı neticelerin bulunuşu ve 10 meridyen boyunun yüksek enlemlerde daha fazla oluşu, Yer’in kutuplarda basık bir küre olduğunu yani odakları birbirine çok yakın bir elipsoid şeklinde olduğunu ortaya koymuştur.

1924 yılında yapılan Uluslararası konferansta şu hususlar kabul edilmiştir;

   1- Bütün meridyenler birbirine eşittir. (Bundan Yer’in dönel bir cisim olduğu ortaya çıkmaktadır)
   2- Yer yüzeyindeki herhangi bir meridyen, küçük ekseni kutuplar doğrusu olan bir elipstir. (Yer bir Elipsoittir)
   3- Yer’in boyutları olarak Amerikan Astronomlarından Hayford tarafından 1909’da bulunan ölçüler;
            Yer’in büyük ekseni yarısı (a) = 6.378,388 km,
            Yer’in küçük ekseni yarısı (b) = 6.356,912 km
            Yer basıklığı = (a-b)/a = 1/297 olduğu kabul edilmiştir.

(https://i.hizliresim.com/lOkLmr.jpg)
 
Yer’in ekvatoral ve kutupsal çapları farkının ekvatoral çapa veya ekvatoral ve kutupsal yarıçaplar farkının ekvatoral yarıçapa oranına ‘’Yer’in basıklığı’’ (ellipticity), (compression), (oblateness) denir.

Matematiksel olarak açıklamaya çalışacak olursak (konferansta alınan kararlar km olup, açıklamalarım ise dm’ye çevrilerek yapılmıştır);

Ne demiştik; (a-b)/a = 1/297

(a-b)/a = (3.444,054 dm – 3.432,458 dm) / 3.444,054 dm = 11,596/3.444,054 = 1/297

Bulunur. Böylece ekvatoral çapın kutupsal çaptan 297 defada 1 defa daha büyük olduğu bulunmuş olur.

Amerikan harita servisinden Irene Fischer, 1924 yılındaki bu Uluslar arası toplantıdan sonra uzaya atılan uyduların hareketlerinden yararlanarak 1960 yılında yaptığı hesaplarda;

a = 6.378,16 km (3.443,930 dm),

b = 6.356,778 km (3.432,385 dm)

bulmuş ve buna bağlı olarak da Yer Basıklığı = 1/298,3 olarak kabul edilmiştir.

Yer’in elipsoid şeklinde kutuplarda basık oluşunun navigasyon yönünden hasıl ettiği sonuçlar şöyledir;

   1- Presesyon veya Sekinme (Precession) olayı,
   2- Nütasyon veya Süzülme (Nutation) olayı,
   3- Coğrafi ve Geosentrik enlemler farkı,
   4- Meridyen parçaları,
   5- Yer çekimi ivmesinde (force of gravity) enleme bağlı değişiklikler,
   6- Ufuk mesafesinde, değişik enlemlerde farklı DİP,
   7- Yatay paralaks değerinin enlemle gösterdiği değişim.

Navigasyon problemlerinde Yer yüzü prüzsüz olarak kabul edilir. Halbuki, denizleri, ovaları ve dağları ile Yer yüzü muntazam bir yüzey değildir. Düzgün bir geometrik şekilden farklı Yer’in bu şekline ‘’Yer Yumrusu’’ (GEOİD) denir. Geoid, ‘’kendine has şekil’’ anlamına gelir ve yalnızca Yer şekli için kullanılır.

1958 martında uzaya atılan ‘’Vanguard I’’ uydusunun yörüngesi dış merkezliğinin periyotlu olarak değişmesinden çıkarılan sonuçlara göre, Geoid yüzeyinin daha önce kabul edilenden, Kuzey Kutupta 15 mt kadar daha yüksek, Güney kutupta ise 15 mt kadar alçak olduğu hesaplandı.

(https://i.hizliresim.com/JQp71W.jpg)
 
1959 yılında ise J.A.O’Keefr, Yer merkezinden Kuzey Kutba kadar uzaklığın, Güney Kutba kadar uzaklığından 24 mt (80 ft) kadar uzun olduğunu hesaplamıştır.

Böylece Yer’in (Geoid’in) daha ziyade bir armut biçiminde olduğu sonucu elde edilmiştir.

Geoid’in düzlük durumu yani yüzey ölçümü kesinlikle bilinmemektedir. Ancak, Geoid üzerinde en yüksek nokta Asya’da Everest dağında olup deniz seviyesinden yüksekliği 29.000 ft ve bilinen en derin su Carolina Adaları açığında Challenger derinliği olup 35.640 ft’dir. Bu iki mevkii arasında düşey olarak mesafe 12 kara milinden fazladır. Yapılan hesaplar Yer ağırlığının 5,988 x 1012 ton ve özgül ağırlığının 5,527gr/cm3 olduğunu göstermiştir.

Ekvatoral Yarı Çap = a ise;

a = 3.444,054 dm = 3.963,35 k.mil = 6.378,388 km

Kutupsal Yarı Çap = b ise;

b = 3.432,458 dm = 3.950,01 k.mil = 6.356,912 km

Kutupsal yarı çap, ekvatoral yarı çaptan 11,596 dm = 21,476 km veya 3% oranında daha kısadır. 1960 yılında yarı çaplar farkı21,382 km olarak hesaplanmıştır.

Navigasyonda seyir amacıyla genellikle, Yer’in sathını deniz seviyesinde ve Yer’i de tam bir küre olarak kabul ediyoruz. Böyle bir kürenin;

Yer’in Yüzey Alanı = 4πr2 = 510.101.000 km2

Yer’in Hacmi = 4/3πr3 = 1.083.320 x 106 km3

Yer’in Ekvator Çevresi = 2πr = 21.628,672 dm = 40.056,3 km


Selametle,
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:06:30
YER’İN HAREKETLERİ:

M.Ö. üçüncü yüzyıla kadar, Yer’in sabit ve Gök küresinin bir eksen etrafında döndüğü kabul ediliyordu.

Heraclitus ve aynı yüzyılda yaşamış olan Platon ve Aristo (M.Ö. 384-322), Yer’’in eksen etrafında döndüğünü kabul etmişlerdir. Fakat bununla birlikte Aristarchos (Aristo M.Ö. 310-230) Yer’in ekseni etrafında ve Güneş etrafında döndüğünü M.Ö. 280 yılında açıkladığından, dinsizlikle itham edilmiş olduğunu sanırım hatırlarsınız.

Pltolamaios (Platon) ise Yer’in ekseni etrafında döndüğünü kabul etmemiş ve M,Ö. 140 yılında yayınladığı kitabında Yer’in sabit, Güneş, Ay ve Gezegenlerin Yer etrafında birer daire çizerek döndüklerini ve bu sırada ayrıca merkezi bu daire üzerinde olmak üzere ve ‘’episikl’’ adını verdiği birer çember çizdiklerini ileri sürmüştür.

(https://i.hizliresim.com/Md6X56.jpg)

Bu düşünceler bir müddet daha sonra rafa kaldırılmış ancak, M.S. 16.yy’da Copernicus (1473-1543) Yer’inn bir eksen etrafında ayrıca gökyüzünde sabit Güneş etrafında da döndüğünü ileri sürmüştür. Aynı fikir bundan 60 yıl sonra da Galileo tarafından kabul edilmiştir.

17.yy’da dürbünün keşfiyle Ay, Güneş ve Gezegenlerin eksenleri etrafında döndükleri dolaryısıyla Yer de bir gök cismi olduğundan, ekseni etrafında dönmesi gerektiği fikri benimsenmiştir.

Kepler (1571-1630), Tycho Brahe’nin Mars gezegeni üzerindeki gözlemlerinden yararlanarak 1609 yılında Mars gezegeninin güneşin etrafında bir elips yörünge çizdiğüini, 1618 yılında da yayınladığı diğer bir eserde bütün gezegenlerin ve bunlardan biri olan Yer’in de Güneş’in etrafında elips yörüngeler çizdiğini ortaya koymuştur.

Newton 1665 yılında ‘’Evrensel Çekim Kanunu’’nu ortaya koymuş ve bu kanuna göre;

‘’Evrende bulunan iki cisimbirbirlerini kütleleri ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak çekerler.’’

ifadesi, Yer’e nisbetle Güneş’in çok daha büyük bir gök cismi olması nedeniyle Yer’in, Güneş etrafında bir dolanma hareketi yapacağını kesin olarak ortaya koymuş olur.

Galileo tarafından ileri sürülen ve Newton tarafından 1679’da ispatlanan deneyle yüksek bir kulenin tepesinden çok ağır bir cisim serbest düşmeye bırakılmış ve cisim düşey doğrultuda düşeceği yerde daha doğuya doğru bir noktaya düşmüştür. Aynı deneme 1903 yılında Camille Flammarion tarafından Paris’de Pantheon Kilisesinin kulesinden büyük bilyelerle yapılmış ve bilyelerin 7,6 mm kadar doğuya düştüğü görülmüştür. Yapılan hesaba göre 67 mt yükseklikten bırakılacak bir cismin 8,1 mm doğuya düşmesi gerekmekteydi.

18. yy’da Pleteau Yer Ekvatorundaki şişkinliğin, Yer’in bir eksen etrafında dönmesinden meydana geldiğini şu şekilde yaptığı deneyle göstermiştir;

Sıvı halinde büyükçe bir yağ damlası, ortasından geçen bir eksen etrafında, aynı yoğunlukta alkollü bir su içinde döndürülmüş ve yağ damlasının kutuplarda basıklaşarak ortasının şişkinleştiği görülmüştür.

Yer üzerindeki farklı enlemlerde ölçülen bir derece meridyen boylarının da farklı bulunuşu, Yer’in kutuplarda daha basık, dolayısıyla Yer’in bir eksen etrafında döndüğünü kanıtlamıştır.

1851 yılında Faucoult, ucunda 28kg bir küre olan 67 mt çelik teli Paris’de Pantheon Kilisesinin kubbesine bağlayarak, kürenin altında çapı 4 mt olan kum yığınını, kürenin altındaki bir sivri ucun kürenin her salımında kum üzerinde bir iz bırakacak şekilde döşemiş ve küre önce bir pamuk iple yan tarafa bağlanarak saatlerce beklenip denge haline getirilmiştir. Daha sonrasında ip yakılarak küre salınıma bırakılmış, böylece meydana getirilmiş sakaçta her salınım 16,5 sn sürmüş ve kürenin altındaki sivri uç her saat sonunda bir evvelki çizgiden 11 derece 15 dkfarklı yeni bir çizgiyi kum tepesi üzerinde çizerek, salınım düzlemi saat ibresi yönünde doğudan batıya doğru bir hareketle ilk salınım çizgisi üzerine 31 saat 47 dk sonra tekrar gelmiştir.

Dıştan bir etki olmadıkça sarkacın salınım düzleminin değişmemesi gerektiği prensibine dayanarak, kürenin salınım düzleminin değişmediği ancak, Kilisinin bulunduğu yerin Batıdan Doğuya doğru dönmüş olduğu neticesine varılmıştır.

Deney kutupda yapılmış olsaydı, devir 24 saatte tamamlanacak ve Güney kutupta devir, Kuzey kutbundakinin tersi yönünde olacaktı. Eğer deney Ekvator’da yapılmış olsaydı, bu sefer küre altındaki uç sürekli olarak aynı çizgiyi çizmiş olacaktı.

(https://i.hizliresim.com/QVRJEA.jpg)

Yukarıdaki şekilde deneyin L enleminde ve bir A noktasında yapıldığını ve sarkacın A noktasından geçen Meridyen düzlemi içinde olduğunu kabul edelim. A noktasındaki ufuk düzlemi ile meridyen düzleminin ara kesidi AC’dir. Yer KG ekseni etrafında dönüyorsa A noktası L enlem dairesi boyunca dönerek A A’O konisini çizmektedir.

L enlem dairesi olan koninin taban çevresi = 2piO’A dır.

Kenarları birbirlerine dik olan açılar : ACO’ = O’AO = AOE dir.

O’A = CA.sin L ifadesi yerine yazılacak olursa; 2piO’A = 2piCA Sin L bulunur.
Diğer tarafta aşağıdaki gibi;

2pi radyan / T radyan = 2pi CA / Koninin Taban Çevresi

T = 2pi . 2piCA sin L / 2pi CA = 2pi sin L bulunmuş olur.

Bu doğrultuda yapılan hesaplamaların neticesinde (neden-sonuç bizi daha ziyade ilgilendirdiğinden hesaplamaların detayına girmeyip doğrudan sonuç odaklı olarak sonuca geliyorum) Yer’in Güneş etrafındaki hızının yaklaşık olarak sn’de 30 km olduğu ve Yer’in kendi ekseni etrafında dönüşünde, Ekvatordaki bir noktanın sn’de 465 mt’lik bir hareket yaptığı bulunmuştur. Dolayısıyla bu açıklama ve hesaplar Yer’in başlıca iki hareketi olduğunu göstermektedir:

1-   Yer’in Kutupsal Ekseni etrafındaki günlük hareketi (ROTATION),
2-   Yer’in Güneş etrafındaki yıllık hareketi (REVULATION).

Yer’in Kutupsal Ekseni etrafındaki dönüşünün sonuçları olarak;

1-    Gök cisimlerinin görünen (zahiri) / (apparent) hareketleri,
2-   Sekinme veya Presesyon (Precession),
3-   Süzülme veya Nütasyon (Nutation),
4-   Siriyolis (Ciriolis) tesiri,
5-   Akıntı ve rüzgarların yönlerinde görünen sapma,
6-   Siklonların oluşumu,
7-   Gece ve Gündüz,
8-   Merkezkaç veya santrafüj kuvvet (centrifugal force),
9-   Amfidromik (amphidromic) olayları sayabiliriz.

Bir sonraki konumuzda yine YER ana başlığı altında olan Sekinme ve Süzülme’ye değineceğiz.

Selametle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:08:54
SEKİNME (Precession):

Yakın tarihlere kadar gelmiştik ama kısa bir M.Ö. seyehatimiz olacak yine… :)

M.Ö. 125 yılında Hipparchus tarafından ‘’sekinme’’ hareketi keşfedilmiş ancak, ilk defa Newton kabul görecek şekilde açıklanabilmiştir.
 
(https://i.hizliresim.com/1JY44p.jpg)

Bu harekete sebep olan 5 ana faktör vardır.

Bunlar;

1-   Yer’in Ekvatoral şişkinliği (Equatorial Bulge),
2-   Ay ve Güneş’in çekim kuvvetleri (Luni – Sonar Attraction),
3-   Gezegenlerin Çekim Kuvveti (Planetary Attraction),
4-   Yer’in dönmesi (Rotation of the Earth),
5-   Yer’in Güneş çevresindeki dolanımı (Revulation of the Earth).

Güneş’in görünen yörünge düzlemi, Yer’in merkezinden geçen sabit bir düzlemdir. Bu düzlemin Gök Küresi ile ara kesiti olan büyük daireye ‘’Tutulma Dairesi’’ (ekliptik/ecliptic) denir.

Güneş Yer Ekvatörünü kendi yörünge düzlemi üzerine, Ay’da tutulma düzlemi ile 5 derece kadar eğimli olan kendi yörünge düzlemi üzerine getirmeye çalışılır. Ay, Yer’e daha yakın olduğundan sekinmenin meydana gelmesinde Güneş’den daha çok etkilidir. Böylece bu iki kuvvetin bileşkesi, Gök Ekvatoru ile Tutulma Dairesinin birbirini kestiği Aries ve Libra yani ilkbahar ve sonbahar noktalarının yer değiştirmesine sebep olur. Bunun neticesi olarak ‘’Mevsimler Yılı’’ ile ‘’Yıldız Yılı’’ arasındaki 20 dk fark bir yılın 26.000’de 1’i  olduğundan, Aries noktası batıya doğru bir hareketle yılda ortalama 50’’26’’’ (25 yılda 1,28 mt)’lik bir yer değiştirmesi yaparak 26.000 (25.780) yılda Ekvatoru dolaşmış olur.

Sekinmenin neticesi olarak Tutulma düzlemine 23,5 derece eğimli olarak dönen Yer, Dönme Ekseni etrafında 47 derece tepe açılı bir koni çizer. Gök kutbu, koninin taban dairesini (Precession Circle) çizerken, Yer’in dönüş yönünün aksi yani Doğu-Batı yönünde hareket eder (yer değiştirir) ve Gök kutbunun, Tutulma Kutbu (Ecliptic Pole) etrafındaki bu dolanımı 25.780 yılda tamamlanır.

Diğer taraftan Aries noktasının yer değiştirmesi ile yıldızların SHA (Sideral Hour Angle / Yıldızal Saat Açıları) ve Dec. (Declination / Eğişim)’leri yıldan yıla değişeceğinden, Hipparchus tarafından Tutulma Dairesi’nin heriki tarafında 7,5 dereceden 15 derece veya 8 dereceden 16 derece olarak ayrılmış ve ‘’Zodiac’’ denilen Gök Kuşağı bugüne kadar 30 dereceye yakın bir kayma yaptığından, Aries noktası halihazırda Balık Takım Yıldızında bulunmakta ve Pisces kümesine doğru ilerlemektedir. Libra noktası ise Virgo burcunda bulunmaktadır.

SÜZÜLME (Nutation):

Yer Ekvatorunu , Tutulma ve Ay yörünge düzlemine çekmeye çalışan kuvvetler yılda iki defa Güneş yine yılda iki defa Ay için, Güneş ve Ay’ın Ekvator düzleminde oldukları zaman SIFIR olur.

Ay’ın Yer etrafındaki yörüngesi de sürekli olarak değişir. Ay, Yer etrafında dönerken, Yer üzerindeki etkisi gerrçek kutbun, ortalam kutup etrafında daireye çok yakın olan sinüs eğrisine benzer düzgün bir eğri çizmesine sebep olur.
İşte Gök Kutbunun bu periyodik hareketine ‘’süzülme’’ denir.
Bu eğrinin periyodu 18,6 yıldır.


Bir sonraki konumuzda yine YER ana başlığı altında olan Yer’in Kutupları’na değineceğiz.

Selametle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:11:05
YER’İN KUTUPLARI (Poles of the Earth):

Yer kutupsal ekseni etrafında döner. Bu eksenin iki ucu (Extremities),  Ekvator düzlemine dik büyük dairelerin tepe (Vertex) noktaları olup buna ‘’Coğrafi Kutuplar’’ (Geographical Poles) denir.

Yerin dönüşü ile ilgili olarak Kuzey Kutup (North Pole) saat yelkovanı tersi yönünde ve Güney Kutup (South Pole) saat yelkovanı yönünde döner. Pratik maksatlar için sabit noktalar olarak kabul edilen Coğrafi Kutuplar gerçekte Coğrafi eksen etrafında en çok 12 mt’lik alan dahilinde spiraller yaparak gezinir. Buna Kutupların Gezinmesi (Wandering Poles) denir.

(https://i.hizliresim.com/p6Rjg0.jpg)

Şekilde Kuzey Kutup noktasının Yer üzerinde gezinmesi görünmektedir.

Yer’in ekseni etrafında dönmesi sonucu olarak meydana gelen sekinme ve süzülme olayları sebebiyle de Coğrafi Kutuplar, Ekliptik Kutbu etrafında 230 26ı 40ıı yarı çaplı bir daire çizerler. Diğer bir deyimle, Yer’in dönme ekseni sabit olmayıp Ekliptik Kutbu etrafında tepe açısı 460 53,5ı olan bir koni meydana getirir.

14000 yıl önce Vega yıldızı, Kuzey Kutbuna en yakın yıldız iken, 2000 yıl önce Kutup Yıldızı (Polaris) Kuzey Kutbu’ndan 120 açık, 01.Ocak.1915’de Kutup Yıldızının Declinasyonu 880 51ı olup, Kuzey Kutbundan 010 08ı 54ıı açık ve 01.Ocak.1970 yılında Declinasyon 890  07,9ı olup Kuzey Kutbundan 52,1ı açık duruma gelmiştir. Bu yaklaşma takriben 2100 yılına kadar devam ederek 27,5ı olacak ve mütakiben Kuzey Kutup ile çakışmayarak tekrar uzaklaşmaya başlayacaktır. 7400 yılında ise Kuzey Kutbunda Cepheus Yıldızı (Alpha Cephei) bulunacak ve 13700 yılında Polaris’in Kuzey Kutbundan açıklığı 460 olacak ve Vega yıldızı Kuzey Kutbuna 40 yakın bulunacaktır. Demekki Kutup Yıldızı ünvanı bir bayrak yarışı misali elden ele (yıldızdan yıldıza) değişime uğramaktadır. Bu görevi şuan Polaris sürdürmekle birlikte bu bayrağı pramitler döneminde Dragon’un kuyruğu olan Thuban’dan almıştır ve 2000 yıl boyunca da göklerdeki hakimiyetini sürdürecektir. Daha sonrasında ise bayrağını ve tabiki de Kutup Yıldızı Ünvanını 4000’li yıllarda Cephus yıldız grubunun kendisine en yakın olan yıldızına devredecektir. O da 6000’li yıllarda aynı grubun orta yıldızına, o da yine 8000’li yıllarda aynı yıldız grubunun 3ncü yıldızına devredecektir. Ve Cephus Gök Kubbenin en önemli şahsiyeti olacak hem de 6000 yıl boyunca…

Bu hareketlerin başlıca sebepleri Yıldızıl Hareketler (Stellar Motions) ve Yer’in presesyon (precession) hareketleridir.

Serbest asılı bir mıknatısın veya pusla ibresinin yatay düzlemden düşey olarak 900 saptığı yani ibre meylinin 900 olduğu mevkilere ‘’Magnetik (mıknatisi) Kutuplar’’ (Magnetic Poles) denir.

Magnetik Kutuplar, Yer’in magnetik kuvvet hatlarının yere girdiği ve çıktığı noktalardır. Yer’in magnetik kuvvet hatları Kuzey Magnetik Kutbundan girer ve Güney
Magnetik Kutbundan çıkar. Ancak kutuplar arasında doğrusal bir yön takip etmezler. Yer üzerinde aynı magnetik sapmaya haiz noktalar ‘’İzomagnetik’’ (Izomagnetic) haritalarda gösterilirler.

Magnetik Kutupları birleştiren Magnetik Eksen ile Coğrafi Kutuplar Ekseni arasında 110 05ı lık bir açı ve kutuplar arasında ise ortalama 1950 mil mesafe vardır. Magnetik Kutupların yer değiştirmesi ile bu açının mesafesinin değeri değişir. Magnetik Kutuplar, ortalama 900 yıllık bir zaman içerisinde ve Coğrafi Kutuplar etrafında, Doğu’dan Batı’ya doğru kapalı bir eğri çizer şeklinde hareket halindedirler. Bu kapalı eğri, tepe açısı yaklaşık olarak 340 olan bir koninin tabanı genişliğindedir.

YER ÜZERİNDE KOORDİNATLAR:

•   Astronomik Enlem ve Boylam (Astronomical Latitude and Longitude);

Astronomik enlem; Yer’in ağırlık merkezinden geçen doğru ile Ekvator Düzlemi arasındaki açı, Şekilde gösterilen ABQ açısıdır. Homojen olmayan Yer’in durumuna göre değeri değişir.

(https://i.hizliresim.com/kOjAkW.jpg)

Astronomik Boylam; Göksel Meridyeni Düzlemi ile Başlangıç Meridyeni Düzlemi arasındaki açıdır.

•   Coğrafi Enlem ve Boylam (Geographical or Geodetic Latitude and Longitude:

Coğrafi Enlem; Gözlem doğrultusu ile Ekvator düzlemi arasındaki açıdır. ADQ açısı. 10 lik Coğrafi Enlemin boyu Ekvatorda 59,7 DM ve kutupta ise 60,3 KM’dir.

Coğrafi Boylam; Yer’in Kutupsal Ekseninden geçen Gözlem Doğrultusu veya Yer’in normal doğrultusu düzlemi ile Başlangıç Meridyeni Düzlemi arasındaki açıdır.
Seyir hesaplarımızda Coğrafi Enlem ve Boylam kullanılır.

•   Geosentrik Enlem ve Boylam (Geocentric Latitude and Longitude):

Geosentrik Enlem; Yer Merkezi doğrultusu ile Ekvator Düzlemi arasındaki ACQ açısıdır. 450 Enlemde, Geosentrik ile Geodetik Enlemler arasında 11,6ı lık fark vardır.

Geosentrik Boylam; Yer’in meridyen düzlemi ile Başlangıç Meridyeni arasındaki açıdır.

Böylece 2nci Bölümümüz olan YER KÜRE’yi de tamamlamış oluyoruz. Bir sonraki konumuz yeni bölümümüzü teşkil edecek olup, konu başlağımız;

YER ÜZERİNDE NAVİGASYONLA İLGİLİ TANIMLAR

olacaktır. İrdeleyeceğimiz alt başlıklar ise;

•   Enlem ve Boylam
•   Mevki
•   Enlem ve Boylam Farkı
•   Orta Enlem
•   Hakiki Orta Enlem
•   Mesafe
•   Meridyen Boyunun Buluşu
•   Yön ve Kerteriz
•   Sürat
•   Kerte Hattı
•   Departure

Selametle...
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:14:06
Temel Navigasyon ile ''Adım Adım Sextant'a Doğru'' yeni bir bölüm ve alt başlıklarıyla devam ediyor... 3ncüsü olan bu bölümümüzde Yer üzerinde navigasyonla ilgili tanımlara bakıyoruz...

YER ÜZERİNDE NAVİGASYONLA İLGİLİ TANIMLAR

1- Enlem ve Boylam:

Navigasyon maksatları için Yer, genellikle tam bir küre olarak kabul edildiğine göre, Yer yüzeyindeki bütün noktalardan eşit uzaklıktaki noktaya ''Yer'in Merkezi'' denir.

(https://i.hizliresim.com/9mVR2N.jpg)

Yer'in merkezinden geçen ve her iki kutbu birleştiren doğruya ''Yer'in Dönüş Ekseni'' (Kutupsal Eksen) / (Axis of Rotation) denir. Yer bu eksen etrafında Batıdan Doğuya döner.

Yer üzerinde, yüzü Kuzey Kutba (Pole) (P) doğru olan bir rasata göre sağ taraf ''Doğu'' (East) (E) veya Gün Doğusu, sol taraf ''Batı'' (West) (W) veya Gün Batısı, arka taraf, ''Güney'' (South) (S) veya Kıble, ön taraf ise ''Kuzey (North) (N) veya Yıldız olur.

Yer'in dönüş eksenine dik olarak, Yer merkezinden geçen düzlemle Yer'in ara kesiti olan büyük daireye ''Ekvator'' (Equator) denir. Ekvator üzerindeki her nokta kutuplardan 900 uzaklıktadır.

Yer küresinin Ekvator'un P Kuzey Kutbu tarafında kalan kısmına ''Kuzey Yarım Küre'' (North Hemisphere) ve Pı Güney Kutbu tarafında kalan kısmına da ''Güney Yarım Küre'' (South Hemisphere) denir.

North, East, South, West yönlerine ''Ana Yönler'' (Cardinal Directions) ve North-East, South-East, South-West, North-West ''Ara Yönler'' (Secondary Directions) denir.

Yer'in merkezinden geçen her hangi bir düzlemle kesitine ''Büyük Daire'' (Great Circle) denir. Büyük Daire Yer Küre'sini iki eşit parçaya böler. Ekvator ve Meridyenler birer büyük dairedir.

Gerçekte, Yer'in merkezinden bir düzlemle arakesiti, Geoid'in şekline uygun olarak ''Geodezik'' (Geodesic) adını alır ve tam bir daire değildir. Navigasyon maksatları için Yer tam bir küre kabul edildiğinden geodezik de tam bir daire olarak kabul edilir.

Büyük Daireler;

1- Her büyük daire veya meridyen düzlemi Yer'in merkezinden geçer
2- Büyük daire üzerinde birbirinden 1800 farklı iki noktaya ''Antipod Noktalar'' (Antipodal Points) denir.
3- Her büyük daire üzerinde, kutuplara en yakın olan iki adet ''Tepe'' (Vertex) noktası vardır. Bu noktaları birleştiren eksene ''Büyük Daire Ekseni'' (Great Circle Axis) denir.
4- Yer üzerinde iki nokta arasında en kısa mesafe, bu iki noktadan geçen büyük daire yayıyıdır ve büyük daire üzerinde seyredildiği sürece kalkış noktasına varılır.

Yer'in merkezinden geçmeyen her hangi bir düzlemle ara kesitine ''Küçük Daire'' (Small Circle) denir. Küçük daireler Yer Küresi'ni bir birine eşit olmayan parçalara bölerler. Enlem daireleri birer küçük dairelerdir.

Ekvator düzlemine paralel yani Yer'in Dönüş Eksenine dik düzlemlerin, Yer ile ara kesiti olan küçük dairelere ''Enlem'' (Arz) (Latitude) daireler denir ve kısaca ''Lat'' ile gösterilir.

Enlem Daireleri;

1- Kutuplarda birer nokta ve Ekvator'a doğru büyüyerek, Ekvator'da en büyük değeri alırlar.
2- Kutuplardan Ekvatora kadar küçük daire ve Ekvatorda büyük daire halindedirler.
3- Ekvator haline geldiği durum dahil meridyenlere diktirler.

Yer'in merkezinden geçen ve Ekvator düzlemine dik düzlemlerle ara kesiti olan büyük dairelere ''Boylam'' (Meridyen/Meridian) (Tul) (Longitude) daireleri denir ve kısaca ''Long'' ile gösterilir. Meridian kelimesi Meridies (Gün Ortası) kelimesinden gelmiştir. Her meridyen dairesi Yer'i iki eşit parçaya böler.

Rasatın yapıldığı meridyene ''Rasat Meridyeni'' (Observer's Meridian) denir. Bu meridyen dairesinin rasatın üzerinde bulunduğu kısmına ''Üst Meridyen'' (Upper Branch) ve Yer ekseninin diğer tarafında kalan kısmına da ''Alt Meridyen'' (Lower Branch) denir.

Meridyenler;

1- Kutuplara yaklaştıkça birbirlerine yaklaşırlar.
2- Uzunlukları birbirlerine eşit olup, kutuplar arasında 1800 lik birer yarım büyük dairelerdir.
3- Ekvator ve Enlem Dairelerine diktirler.
4- Günü iki eşit kısma bölerler.

Bir sonraki konumuza Mevki (Posation) ile devam edeceğiz.

Selametle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:16:20
Yer üzerinde Navigasyonla ilgili tanımlar konusuna bir önceki anlatımımızda Enlem ve Boylam ile giriş yapmıştık. Bu dosyamızda Mevki (Position) ile devam edeceğiz.

MEVKİ (POSITION):

Yer Küre üzerinde herhangi bir noktanın mevkisi, o noktanın koordinatları ile belli edilir. Bu koordinatlar yer üzerinde Lat. ve Long. lerdir.

Yer, Ekvatora paralel sayısız küçük dairelerle bölünür ve bunlara ''Enlem (Arz), (Latitude), (Lat.)'' daireleri denir. Yer üzerindeki bir noktanın Yer Ekvatoruna uzaklığı için Kuzey (North) ve Güney (South) olmak üzere bir değer (koordinat) elde edilmiş olur. Bu değere o noktanın enlemi (Lat.) denir ve Ekvatorden kuzey veya güneye olan uzaklıktır. Yani ekvator üzerinde 00 olmak üzere 900 kuzey kutba veya 900 güney kutba şekil-1'de göstermeye çalıştığım gibi meridyen üzerinde ölçülen yay uzunluğuna tekabul eden ve Yer'in merkezinde derece, dakika ve saniye değerleriyle ölçülen açıdır. Dolayısıyla her hangi bir nıktanın Lat.'ü, o noktanın bulunduğu meridyen üzerinde bu noktadan Ekvator'a kadar olan meridyen parçasının açısal mesafesidir. Bu nokta Kuzey Yarım Kürede ise  Lat. ''N'' ve Güney Yarım Kürede ise Lat. ''S'' olarak işaret alır.

(https://i.hizliresim.com/Lbp2Q0.gif)
Şekil-1

Yine Yer, kutuplardan geçen sayısız büyük dairelere bölünmüş ve bunlara ''Boylam, Meridyen (Meridian), Longitude), (Long.)'' daireleri denmiştir. 1884 yılında NewYork'da Uluslararası toplantıda Greenwich Rasathanesinden geçen meridyen ''Başlangıç (Esas) Meridyen - Prime Meridian'' olarak kabul edilmiş, Fransızlar Paris'den geçen meridyen üzerinde ısrar etmişler ve ancak, 1911 yılında Greenwich meridyenini başlangıç meridyeni olarak kabul etmişleerdir. Böylece meridyenler Başlangıç Meridyeni etrafında Doğuya ve Batıya doğru dizilerek Greenwich Meridyeni alt kolunda değerleri 1800 ye ulaşarak son bulurlar. Dolayısıyla, Yer üzerinde her hangi bir noktanın Londra civarında Greenwich Rasathanesinden geçen 00 Başlangıç Meidyenine nazran Doğu (East) ve Batı (West) uzaklığı elde edilmiş olur. O halde diyebiliriz ki; her hangi bir noktanın Long. u, o noktadan geçen meridyen ile Başlangıç Meridyeni arasında kalan Ekvator yayına tekabül eden ve Yer Merkezinde derece, dakika, saniye birimleeri ile ölçülen açıdır. Şekil-1'i incelediğimizde, bu nokta Doğu Yarım Kürede ise Long. ''E'' ve Batı Yarım Kürede ise ''W'' olarak işaret alır:

   Lat. ler 00 ile 900 arasında değer alır ve N veya S olur.
   Long. ler 00 ile 1800 arasında değer alır ve E veya W olur.

Böylece enlemi ve boylamı belli olan bir noktanın Yer üzerinde mevkisi belirtilebilir.
Şekil-1'de A noktasının Lat. ü ''N'' ve Long. ü ''E'' dir.

(https://i.hizliresim.com/rOgjEa.gif)
Şekil-2

Aynı enlem dairesi üzerinde noktaların Lat. leri birbirine eşit ve aynı meridyen üzerindeki noktaların Long. leri birbirlerine eşittir (Şekil-2).
A, Aı, Aıı noktalarının Lat. leri birbirlerinin aynıdır. Yine B, Bı, Bıı noktalarının Long. leri de birbirlerinin aynıdır (Şekil-2).

Bir sonraki konumuz;  Enlem ve Boylam Farkı olacak.

Selametle...
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 24 Aralık 2016, 20:37:19
Teşekkürler Suat kaptanım,

Devamını iple çekeceğiz artık. Malum son bölümden sonra araya biraz zaman girdi.  ;D ( Bende yüzsüzlüğü iyice ele aldım bu arada )
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:39:23
Teşekkürler Suat kaptanım,

Devamını iple çekeceğiz artık. Malum son bölümden sonra araya biraz zaman girdi.  ;D ( Bende yüzsüzlüğü iyice ele aldım bu arada )

Yok yok olur mu öyle şey... Yoğunluğum nedeni ile biraz uzak kalmıştım. Umarım yarın yeni derlemeleri yayınlayabilirim...
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 24 Aralık 2016, 20:44:17
Tekrar teşekkürler
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 24 Aralık 2016, 20:45:45
Tekrar teşekkürler

Efenim ne demek, mutlu oluyorum ben... :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 30 Aralık 2016, 11:18:57
Devamı nerede kaldı bu yazının? :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 30 Aralık 2016, 11:32:20
Devamı nerede kaldı bu yazının? :)

Suat Kaptan, okuyalım, anlamadığımızı soralım diye bekliyor galiba.Baştan aşırı doz bilgi yüklemesi yapınca. :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 05 Ocak 2017, 13:06:14
Devamı nerede kaldı bu yazının? :)

Devamını fırına attım, kısık ateşte pişiriyorum, akşama hazır olur sanırım...  ;)  :D
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 05 Ocak 2017, 13:08:32
Devamı nerede kaldı bu yazının? :)

Suat Kaptan, okuyalım, anlamadığımızı soralım diye bekliyor galiba.Baştan aşırı doz bilgi yüklemesi yapınca. :)

Ahmet korsanım sorular tabiki serbest, ne zaman isterseniz. Biraz işlerim yoğundu onun için geç kaldım. Bu akşama kadar bir bölüm daha hazır olur umarım.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 05 Ocak 2017, 19:47:38
Forumda o kadar okumadığım konular birikmiş ki hiç birini es geçmek istemedim. Dolayısıyla, yukarıda söylediğim üzere bugüne ne yazıkki bir bölüm daha yetiştirip kaleme alamadım. Takip eden dostlardan özür dilerim.

Selametle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 20:45:16
Biraz uzun bir ara verdik malum iş, güç, kış vs. ama biz konumuza kaldığımız yerden devam edelim isterseniz. Bir önceki konumuzda malumunuz üzere ''Mevki-Position''ı ele almıştık. Bugün ise kaldığımız yerden devam ederek ''Enlem ve Boylam Farkı''na girerek bazı Tanım'lara da bakacağız.

ENLEM ve BOYLAM FARKI (Difference of Latitude and Longitude):

İki mevki arasındaki enlem farkı (Difference of Latitude) / (d.lat.) bu mevkilerden geçen enlem paralelleri arasındaki meridyen boyudur. (Şekil-1)

(https://i.hizliresim.com/4aLDGp.jpg)
ŞEKİL-1

İki mevki arasındaki boylam farkı (Difference of Longitude) / (d.long.) bu iki mevkiden geçen meridyenler arasındaki ekvator boyudur.

d.lat. ve d.long. gidilen istikamete göre işaret alırlar. Eğer kalkılan mevki varılan mevkiden kuzeyde ise d.lat. ''S'', güneyde ise d.lat. ''N'' işaretini alır. Eğer kalkılan mevki varılan mevkiden doğuda ise d.long. ''W'', batıda ise d.long. ''E'' işaretini alır.

   A noktasının Lat 400N, Long 150E
   B noktasının Lat 200N, Long 500E
   C noktasının Lat 300S, Long 100W ise

Şekil-2'de A noktasından B noktasına gidildiğine göre;

(https://i.hizliresim.com/JQpXOW.jpg)
ŞEKİL - 2

d.lat.       = 200S
d.long.    = 350E bulunur.

Eğer B noktasından A noktasına gidiliyorsa;

d.lat.        = 200N
d.long.    = 350W bulunur.


Şekil-3'de A noktasından C noktasına gidildiğine göre;

(https://i.hizliresim.com/z0mgJO.jpg)
ŞEKİL-3

d.lat.       = 700S
d.long.    = 250W bulunur.

Eğer C noktasından A noktasına gidiliyorsa;

d.lat.       = 700N
d.long.    = 250E bulunur.


d.lat ve d.long bulurken;

Kural-1:

Aynı isimlerdeki çıkarılır, farklı isimdekiler toplanır. Gidiş yönüne göre işaret verilir.
d.long. bulurken Long.'lar aynı işarette olup toplam 1800'den büyük çıkarsa;

Kural-2:

Toplam 3600'dan çıkarılır ve ilk işaretin tersi verilir.

A noktasının Long.'u 1650E ve B noktasının Long.'u 1700W ise Küre üzerinde kısa yoldan gidileceğinden (Şekil-4)

d.long. = 1650+1700 = 3350W o da = 250E bulunur.

(https://i.hizliresim.com/y0Pmz9.jpg)
ŞEKİL - 4

Evet bu sefer bir değişiklik yapalım ve konu ile ilgili ev ödevi verelim takip eden dostlarımıza;

1- d.lat. nedir, bulunuz?
   a- Lat1 650 00ı N ve Lat2 250 00ı N
   b- Lat1 650 00ı N ve Lat2 250 00ı S
   c- Lat1 400 00ı N ve Lat2 200 00ı N
   d- Lat1 400 00ı N ve Lat2 200 00ı S
   e- Lat1 100 20ı 20ıı N ve Lat2 200 10ı 32ıı N
   f- Lat1 330 07ı 13ıı S ve Lat2 090 12ı 20ıı S
   g- Lat1 120 22ı 18ıı N ve Lat2 050 12ı 08ıı S
   h- Lat1 200 10ı 20ıı N ve Lat2 050 14ı 30ıı N
   i- Lat1 150 20ı 00ıı N ve Lat2 1850 12ı 00ıı S
   j- Lat1 230 09ı 00ıı S ve Lat2 090 50ı 00ıı S

2- d.long nedir, bulunuz?
   a- Long1 100 12ı 03ıı E ve Long2 220 08ı 14ıı E
   b- Long1 330 20ı 12ıı E ve Long2 100 30ı 20ıı E
   c- Long1 180 12ı 14ıı E ve Long2 400 27ı 51ıı W
   d- Long1 890 20ı 12ıı E ve Long2 1030 10ı 14ıı W
   e- Long1 1510 13ı E ve Long2 1570 52ı W
   f- Long1 1290 03ı  ve Long2 1680 52ı W

TANIMLAR:

Yer Ekseni      : Yer'in etrafında döndüğü Ekvator'a dik çapıdır.

Ekvator         : Düzlemi Yer Eksenine dik olan ve kutupların tam ortasında bulunan bir büyük dairedir.

Enlem Paralelleri   : Düzlemleri Ekvator Düzlemine paralel olan Yer yüzeyindeki küçük dairelerdir.

Boylam Daireleri   : Düzlemleri Yer Ekseni ihtiva etmek üzere kutuplardan geçen büyük dairelerdir. Yer Ekseni ile ikiye bölünürler. Bulunduğumuz noktadan geçen yarısına ''Üst Meridyen'' (Üst Kol) / (Upper Branch) ve diğer taraftakine ''Alt Meridyen'' (Alt Kol) / (Lower Branch) denir.

Lat. (Arz)           : Bir mevkiin Lat.’u, o mevki ile Ekvator arasındaki meridyen yayının Yer Merkezinde meydana getirdiği açı veya Ekvator’dan Kuzeye veya güneye olan açısal mesafedir. Mevki kuzeyde ise ‘’N’’, güneyde ise ‘’S’’ işaretini alır. 00 ile 900 arasında değer alır.

Long. (Tul)       : Bir mevkiin Long.’u o mevkiden geçen meridyen ile Greenwich meridyeni arasındaki Ekvator düzlemi üzerinde ölçülen açısal mesafedir. Mevki Doğu Yarım Kürede ise ‘’E’’, Batı Yarım Kürede ise ‘’W’’ işaretini alır. 00 ile 1800 arasında değer alır.

d. Lat.              : Bir mevkiin Lat.’lar farkı, bu iki mevkiden geçen Lat. paralelleri arasındaki meridyenin boyu veya bu meridyen parçasını gören Yer Merkezindeki açı yani açısal mesafedir.

d. Long.           : İki meridyenin Long.’ları farkı, bu iki mevkiden geçen meridyenler arasındaki Ekvator boyu veya bu Ekvator parçasını gören Yer Merkezindeki açı yani açısal mesafedir.

Bir sonraki konumuz ‘’Orta Enlem’’ olarak devam edecek ve Mesafe, Sürat gibi kavramlara da yavaş yavaş girmeye başlayacağız.

Selametle.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 08 Ocak 2017, 21:16:51
Gece okuması çıktı işte.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Hasan Toparlak - 08 Ocak 2017, 21:43:35
Ev ödevi kaldırılmadı mıydı ya Hocam ?

 8-)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 21:54:51
Gece okuması çıktı işte.

Keyifli okumalar ama ödevleri de yapmayı untma ;)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 21:55:51
Ev ödevi kaldırılmadı mıydı ya Hocam ?

 8-)

Yok sevgili dostum,,,, biz hala kılasik eğitimden yanayız.... ;) :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 08 Ocak 2017, 22:09:23
Anaaa-a. Heyecan bastı. Gece artık.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 23:00:03
Anaaa-a. Heyecan bastı. Gece artık.

Gecelerin heyacanlı ve de keyifli olması dileğiyle...  !O__
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Zafer Türkmen - 08 Ocak 2017, 23:20:06
Eline sağlık Suat reis. 11-12 Şubat 2017 CNR da bir uygulama yapabilir miyiz? Yapay ufuk hattı kullanarak yapılabiliyor diye biliyorum.

Selamlar.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 23:33:33
Eline sağlık Suat reis. 11-12 Şubat 2017 CNR da bir uygulama yapabilir miyiz? Yapay ufuk hattı kullanarak yapılabiliyor diye biliyorum.

Selamlar.

Tabiki Zafer reis. Sanırım Artificial Horizon kullanarak basit şekilde cisimlerin suni ufuk hattına indirilmesini kastediyorsunuz eğer yanılmıyorsam?
Eğer Sextant ve Artificial Horizon temin etme şansımız olursa zevkle.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 08 Ocak 2017, 23:37:09
Abi müsadenle , ben bu paylaşımlarının çıktısını da alıyorum.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Ocak 2017, 23:39:32
Abi müsadenle , ben bu paylaşımlarının çıktısını da alıyorum.

Keyifle, ne demek müsadenle dostum,,, bilgiyi paylaşacağız tüm neşriyatla ki katlanarak büyüsün/çoğalsın...  :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 08 Ocak 2017, 23:53:30
Hocam valla elektrik kesik. Şimdi de a ha cep telefonundan hat verdim laptop'a... şarjı da biter hem.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 09 Ocak 2017, 00:06:40
Bu arada ben de indirdim. Zaten ekrandan önemli metin okuyamam öyle kolay kolay. Oturup çalışacağız mecbur.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 09 Ocak 2017, 19:29:38
Bu arada ben de indirdim. Zaten ekrandan önemli metin okuyamam öyle kolay kolay. Oturup çalışacağız mecbur.

Ne güzel, ne hoş sizlerin bildikleime sahip olmanız... :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 10 Şubat 2017, 22:23:05
Sextant kullanımına yönelik pratik bir kaç uygulama;
11 ve 12 şubat tarihlerinde az biraz sextant ile de oynayacağız merak edenlerle ''Denizlerdeyiz Standımızda'' 😉

* Yatay ve dikey ayna ayarlarına,
* Index hatası bilinmeyen sextantlarda index hatasının bulunmasına,
* Yapay ufuk hattına bir cismin indirilmesi ve bulduğumuz değerin sexyant üzerinde nasıl okunduğuna şöyle bir basitten bakarız hep beraber.
* Merak ettiklerinizi kısaca açıklayıp güneşden mevki koymaya da bakarız fırsatımız olursa...

Selametle.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 10 Şubat 2017, 23:19:36
Sextant kullanımına yönelik pratik bir kaç uygulama;
11 ve 12 şubat tarihlerinde az biraz sextant ile de oynayacağız merak edenlerle ''Denizlerdeyiz Standımızda'' 😉


Orada görüşmek üzere o zaman.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 10 Şubat 2017, 23:36:29
Sextant kullanımına yönelik pratik bir kaç uygulama;
11 ve 12 şubat tarihlerinde az biraz sextant ile de oynayacağız merak edenlerle ''Denizlerdeyiz Standımızda'' 😉


Orada görüşmek üzere o zaman.

Büyük keyif duyarım dostum.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 14 Mart 2017, 13:33:15
Suat kaptanım,

Sizin işler hiç azalmayacak, ilk dosyayı 2 Ağustos 2016'da almıştık. Halen beklemedeyiz bitmesini :'(

Şu dosyaların hepsini birden yayınlasanız, yaza girmeden biz de 1 yıl daha beklemesek  ;D ;D ;D
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 19 Mart 2017, 09:05:05
Dosyalar hazır olmadığından her bir dosya için ciddi zaman harcıyorum dostum. Bu sebepden yayınlayamadım. Önümüzdeki hafta ya da takip eden hafta içinde söz derlemeye tekrar başlıyorum... 😥😥😥

SM-N910C cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 23 Eylül 2017, 00:09:30
Konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir önceki konumuz hatırlayacağınız gibi,  ''Enlem ve Boylam Farkı'' idi. Hemen devamında ise bugün; ''Orta Enlem'' ve ''Hakiki Orta Enlem''e biraz deyineceğiz. Sonrasında ise, Mesafe ile devam edeceğiz.

ORTA ENLEM (Mean Latitude) - (M.Lat):

(https://i.hizliresim.com/ByZa09.jpg)
 
İki mevkii arasındaki Orta Enlem, bu iki mevkiiden geçen Lat. paralelleri ortasındaki LM enlem paraleli olup, değeri bu Orta Enlem ile Ekvator arasındaki kalan meridyen üzerindeki uzunluğudur.

Kural-1:

Aynı isimdekiler toplanır, yarısı alınır ve aynı işaret verilir.

veya

Aynı isimdekiler çıkarılır, farkın yarısı küçüğe eklenir veya büyükten çıkarılır ve aynı işaret verilir.

Kural-2:

Ayrı isimdekiler çıkarılır, farkın yarısı alınır ve büyüğün işareti verilir.

ÖRNEKLER:

1- Lat1 20010ı12ııN ve Lat2 32014ı06ııN ise M.Lat nedir?
2- Lat1 23014ı10ııS ve Lat2 10008ı04ııS ise M.Lat nedir?
3- Lat1 20014ı24ııN ve Lat2 06008ı12ııS ise M.Lat nedir?

Tekrar şeklimize bakacak olursak;

A mevkiinden B mevkiine giden bir tekne için,

d.Long = FT
d.Lat = AD = CB
Mesafe (Dist) = AB
Rota (Co) = DAB açısıdır.

Departure  (Dep) ise, Doğu-Batı yönünde gidilen mesafe olduğundan, A'dan C'ye giden bir tekne için AC, D'den B'ye giden bir tekne için DB mesafesidir. Her iki seyir için de d.Long = FT'dir.

O zaman A'dan B'ye seyirde dep, AC'den küçük ve DB'den büyük bir mesafedir. Kısa mesafeli seyirlerde dep, yaklaşık olarak Orta Enlem (M.Lat) olan LM enlemi üzerinde ölçülen mesafe olarak alınabilirler. Böylece dep = LM mesafesi olmuş olur.

HAKİKİ ORTA ENLEM (True Mean Latitude) (Middle Lat) (Mid.Lat)

(https://i.hizliresim.com/ZOLXVA.jpg)

Aynı enlem paraleli üzerindeki seyirde dep, gidilen mesafeye eşit olup, aynı enlem paraleli üzerinde ölçülür. dep = d.long x Cos M.Lat'dır.

Enlem farkı az olan veya Ekvator civarındaki seyirlerde ise, dep orta enlem üzerinde ölçülebilir.
dep = d.long x Cos M.Lat'dır.

Yer'in şekli ve meridyenlerin kutupta birleşecek şeklinde yaklaşmalarından dolayı, uzun mesafeli yani büyük d.lat gösteren seyirlerde ise dep kısa mesafeli seyirlerde olduğu gibi yaklaşık olarak Orta Enlem (M.Lat) paraleli üzerinde ölçülemez. Dep, M.Lat paralelinin daha yukarısında yani, kutup tarafında bulunan ve ''Hakiki Orta Enlem'' adı verilen bir paralel üzerinde ölçülen LıMı uzunluğu olur. Dolayısıyla enlemlerde veya büyük d.lat gösteren seyirler için M.Lat yerine Mid.Lat kullanılması gerekir. Ancak, alçak lat.'ler ve küçük d.lat'lar veya Ekvator civarındaki seyirlerde Mid.Lat'ı hesaplamaya gerek yoktur. Zira, M.Lat ile Mid.Lat arasında fark çok az olup, gözardı edilebilcek kadar küçük bir değerdedir.

Bir sonraki konumuz ‘’Mesafe’’ olarak devam edecek ve Sürat gibi kavramlara da yavaş yavaş girmeye başlayacağız.

Selametle.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 23 Eylül 2017, 12:05:43
Yok annem, Antalya şart oldu.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 23 Eylül 2017, 17:05:49
Efenim, beklerim herzaman

SM-N910C cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 03 Ekim 2017, 22:54:04
Hocam haftaya geliyorum.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 05 Ekim 2017, 00:17:31
Antalya'dayım bekliyorum.... :)
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Dilek Ergül - 18 Ekim 2017, 11:50:03
Suat ağabey,

Şubat ayında Tony Curphey bizleri ziyarete gelecek ve bir sunum da olacak. Bu arada standa ziyarete gelmeyi ve sizinle özellikle tanıştırmayı istiyorum ki herhalde sizin sohbetinizi izlemek dahi bize önemli ders ve keyfine doyulmaz bir seyir olacaktır. Tony Sekstant ve Gps kullanıyor. Chart Plotter vs için geri kalmış aletler dedi  ;D ;D

Sevgi ve Saygılarımla,
Dilek Ergül
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 18 Ekim 2017, 14:55:23
Suat ağabey,

Şubat ayında Tony Curphey bizleri ziyarete gelecek ve bir sunum da olacak. Bu arada standa ziyarete gelmeyi ve sizinle özellikle tanıştırmayı istiyorum ki herhalde sizin sohbetinizi izlemek dahi bize önemli ders ve keyfine doyulmaz bir seyir olacaktır. Tony Sekstant ve Gps kullanıyor. Chart Plotter vs için geri kalmış aletler dedi  ;D ;D

Sevgi ve Saygılarımla,
Dilek Ergül
Çok keyif alırım. Umarım zamanlamada bir sorun olmaz. Chartplotter'ları ben de tamamen hayatımdan çıkarmak üzeriyim artık.
Yaşasın "Geleneksel Navigasyon"

SM-N910C cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 17 Ocak 2018, 20:20:15
Konu biraz boş kaldı. Bugün Meteoroloji üzeriine bir kaç satır karaladım. Haftasonuna kadar bu konuya da döneceğim.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 19 Ocak 2018, 16:30:11
Bugün şöyle bir göz geçirdim; ne yapmışız, nerdeyiz diye...

Efenim konuya kaldığımız yerden devam için kağıdı, kalemi elime alıp karalamaya başladım. Devam konumuz; Mesafe, Meridyen Boyunun Bulunuşu, Yön ve eğer zaman kalırsa da Sürat olacak...

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Tan Kaan Özkan - 19 Ocak 2018, 16:31:36
11. dosyada kaldık hocam, 12. ye geçeceğiz
 ;D ;D ;D
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 19 Ocak 2018, 16:33:35
11. dosyada kaldık hocam, 12. ye geçeceğiz
 ;D ;D ;D

Hakikaten de dosya numarası 11'imiş... ;) Demekki buna da 12 diyeceğiz :)
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 20 Ocak 2018, 19:39:41
Konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir önceki konumuz hatırlayacağınız gibi,  ''Orta Enlem''  ve ‘’Hakiki Orta Enlem’’di. Devamında ise bugün; ''Mesafe'' ile ''Yön ve Kerteriz''e biraz değineceğiz. Sonrasında ise, Sürat ile devam edeceğiz.

MESAFE (Distance):

a)   Tarihçe:
İlk insanlar ölçülerinde bir takım doğal ölçü birimleri kullanıyorlardı. Bunlar; parmak eni, karış, ayak uzunluğu, dirsekten orta parmağa kadar olan uzunluk veya bir veya ekseri iki adım uzunluğunu birim uzunluk olarak almışlardı. Ancak, bu ilk ölçülerin ülkeden ülkeye ve insandan insana değişiklikler gösterdiği aşigardır.

Tarihçe dedikya, isterseniz biraz da işin ilklerine girip sonra da günümüze bağlayalım;

Eski Yunan uygarlığında Olimpic Stadyum’un uzunluğu ölçü birimi olarak alınmıştı ve buna ‘’1 Stadium’’ denmişti. 1 Stadium, 600 Yunan Ayak Ölçüsüne (Feet) ve bu da 607.9 US (Amerikan) Feet’e eş değer gelmişti. Yaklaşık olarak bugünkü 1 Deniz Mil’inin (Nautical Mile) 10’da 1’idir. Bir Akdeniz Mili olarak da 4035.42 US Feet’i uzunluk olarak alınmıştır.

Romalılar bu ölçüleri kendilerine göre değiştirerek, 1 Roma Stadium’u 100 Kulaç ve bu da 625 Roma Feet’i veya 606.3 US Feet’i olarak kabul edilmişti.

1 Stadium, yaklaşık olarak bugün kullanılan ve 1 Deniz Mili’nin 10’da 1’i olan 1 Gomina (Cable) uzunluğudur. Aynı zamanda bu bir İngiliz bahriyelisinin 608 Feet’idir.

Türkiye’de 1000 anlamına gelen ‘’mil’’ kelimesi, Latince’de 1000 anlamına gelen ‘’Mille’’ kelimesinden gelmiş ve Romalı’larca, 1 Romalı askerinin 1000 adımı olarak kullanılmıştır. Yani; 1 Roma Mili 4858.59 US feet olmuş olur.

1 Arab Mili ise 6000 Arab Feet’i veya bugünkü 1.03 Deniz Mili’idi.

Eskiden kullanılan Deniz Mili karada kullanılan mil ile ilgili bir uzunluktu. Yer ölçüsü ile ilgisi yoktu. Haritalar basılmaya başlandıktan sonra haritalar üzerinde 1 mil ölçeği göstermek gerekçesiyle, Tüm bu değişken ölçülere rağmen aynı uzunlukta 1 mil kabul etmek zorunlu hale geldi. 1 Enlem derecesi 44.5 deniz milinden 87.5 deniz miline kadar çeşitli ölçülerde kullanılıyordu. Colombus ve Magellan bu değeri 45.3 olarak kullandılar. Ancak, yer yüzeyinde 1 derece uzunluğu bu değerden 33% oranında daha fazlaydı.

Ptolemy’nin Almagest adlı eserinde ise daha sonralarında 1 dereceye karşılık olarak 62 Roma mili kullanılmıştı. Aynı kitabın 1466 yılı baskısındaki Nicolaus Germanus tarafından çizilen Güney Asya haritasında 1 derece 60 Roma mili olarak gösterilmiştir.

60 Roma mili’nin 1 derece enlem uzunluğunu göstermesinin hatalı olduğu daha sonralarda anlaşılmıştır. 1730 yılında her grup kendi ölçülerini kullanmakta direnince; daha kısa olanı ‘’Kara mili’’ (Land mile veya Statute mile) olarak alındı. Uzun olanı ise ‘’Deniz mili’’ (Nautical mile) olarak denizde kullanılmaya başlanıldı.

Nihayet 1875 yılında ‘’metre’’ (39.37 US inches – Amerikan pusu) ölçüsü kabul edildi. Bunun neticesi olarak 1929 yılında ‘’uluslar arası Hidrografik Büro’’ (International Hydrographic Bureau) deniz milinin standart değerini 1852 metre (6076.10333 US feet) olarak kabul etti. Bugün denizci tüm toplum/milletler bu değeri kullanmaktadırlar

b)   Geçerli Mil ve Çeşitleri:
Navigasyonda mesafe ölçümünde kullanılan ölçü ‘’Deniz mili’’dir. Bu sebeple iki mevki arasındaki mesafe, bu iki mevki arasındaki ölçülen deniz mili kadar olan uzunluktur ve kerte hattı veya büyük daire üzerinde ölçülür. Yer yüzünde iki mevki arasındaki en kısa mesafe, bu iki mevkiden geçen ‘’büyük daire’’ mesafesidir.

*Kara Mili (Land Mile veya Statute Mile);
İngiliz Kraliçesi tarafından 1 Kara mili 5280 ft (kadem) olarak kabul edilmiştir. Yer Ekvatorunun uzunluğu 24802.18 Kara milidir.

*Coğrafi Mil (Geographical mile):
Yer Ekvatoru üzerinde Yer Merkezinden 1 dakikalık yayın uzunluğu 6087.2 ft olup, adına ‘’Coğrafi mil’’ denir.

*Deniz Mili (Nautical mile veya Sea mile):
Coğrafi enlemler arasındaki fark 1 dakika olan iki mevkiden geçen meridyen yayının boyudur. Diğer bir deyimle 1’ lık meridyen boyudur. Yer’in bir elipsoit şeklinde olmasından dolayı 1 dakikalık meridyen yaylarının uzunluğu (Şekil-1) kutupta AB=6107.8 ft, ve ekvatorda A’B’=6046.4 ft’dir. Haliyle 1 dakikalık yay uzunluğu kutupta ekvatorunkinden 61.4 ft=18.72mt daha fazladır. İşte bu sebepten dolayı meridyen ortalaması olarak, Lat. 450 de 1’ lık meridyen uzunluğu 6076.7 ft (uygulamada 6080 ft) olarak ve bu uzunluk 1 Deniz Mili şeklinde kabul görmüştür. Bu değer Ekvator üzerindeki 1’ lık yay uzunluğuna çok yakın bir değerdir.
Navigasyon hesaplarında, 1 Deniz mili=6080 ft veya Yer’in merkezindeki 1’ lık açının meridyen üzerindeki uzunluğu 1 Deniz mili olarak değerlendirilir ve mesafe birimi olarak kabul edilir.

(https://i.hizliresim.com/gO55WN.jpg)
Şekil-1

c)   İngiliz Mesafe Ölçüleri ve Metrik Sistemde Karşılıkları:
İsterseniz mesafe konusunu bugün denizlerde kullandığımız ölçü sistemlerinin daha rahat algıladığımız metrik sistemlerle karşılaştırmasını yaparak sonlandıralım.

1 linye = 1/8 pus = 3.2 mm
1 pus = 1 inch = 2.54 cm = 1 parmak = 8 linye
1 Kadem = 1 ft = 12 pus = 30.5 cm = 1 ayak
1 yarda = 1 yard = 3 ft = 36 pus (inch) = 91.5 cm
1 kulaç = 2 yard = 6 ft = 1 fathom = 183 cm
1 gomina = 608 ft = 101 fathom = 202 yard = 185 mt
10 gomina = 1 nautical mile = 6080 ft = 1013 fathom = 2026.7 yard = 1852.3 mt
1 lague (leg) = 3 Nautical Mile

1 Kara mili = 5280 ft = 1760 yard = 1610 mt = 8 furlong = 320 prch
1 furlong = 40 perch
1 perch = 16.5 ft

NOT:
•   1 Deniz mili 1 Kara Milinden 1/7 oranında büyüktür.
•   7 Deniz Mili = 8 Kara Milidir
•   13 Deniz Mili = 15 Kara Milidir.

YÖN (Direction) ve KERTERİZ (Bearing):

Yer üzerinde yön bulunduğumuz nokta ile gidilecek mevkiyi birleştiren doğrunun meridyenle yaptığı T açısıdır (Şekil-2).

(https://i.hizliresim.com/9m44D8.jpg)
Şekil-2

A noktasından B noktasına giden tekne için bu ‘’T’’ açısına ‘’Rota’’ (Course) denir. Kısaca ‘’Co.’’ ile gösterilir.

Rota diğer bir deyişle teknenin deniz yüzeyinde seyrettiği izinin yönüdür veya kerte hattı ile meridyen hattı arasındaki açıdır diyebiliriz. Dolayısıyla T açısına A noktasındaki rasata göre B’nin yönü, kısaca kerterizi (Bearing) denir. Gök cisimlerinin kerterizine ise ‘’Semt’’ (Azimuth) denir ve ‘’AZ’’ olarak gösterilirler.

Bir noktanın yönü kerterizi ile belli edilirler. B noktasının kerterizi T derecesidir. Ve saat yönünde 00 den 3600 ye kadar ölçülürler. Üç gruplu rakamlarla ifade edilirler (Şekil-2).

Rotanın hakiki, magnetik ve pusula olmak üzere 3 çeşidi vardır. Kerterizin ise, hakiki, magnetik, pusula ve nisbi olmak üzere 4 çeşidi vardır.

Pruva İstikameti ( Heading, Ship Head):

Tekne pruvasının gösterdiği yöndür. Teknenin omurga hattının meridyenle yaptığı açıdır. Buna ‘’Parakete Hattı’ da denilmektedir.

Rota ise kerte hattının haritaya çizilmiş şeklidir. Serdümen pruva istikametini veya omurga hattının haritaya çizilmiş kerte hattı üzerinde yani rota üzerinde tutar. Fakat denizlerin etkisi, serdümen hatası ve daha buna benzer bazı nedenlerle omurga hattı rota hattı üzerinde sabit tutulamayabilir. Bu sebeple tekne en az 10 ile 20 arasında zigzag bir hat üzerinde seyretmiş olur. İşte teknenin seyirde çizmiş olduğu bu zigzak hatta ‘’Parakete Hattı’’ (Pruva İstikameti – Heading) denir. Dolayısıyla ‘’Rota’’ ile ‘’Pruva İstikameti’’ ayrı şeylerdir, birbirleriyle karıştırılmamalarında fayda vardır.

Konuya dalınca biraz uzun oldu tahminimden. Dolayısıyla, ‘’Sürat’’ konusuna bir sonraki paylaşımımda yer vermeyi düşünüyorum.

Herkese emniyetli seyirler dilerim.

Selametle.





Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Özgür Ökten - 23 Ocak 2018, 17:56:13
Bi küçücük ekleme;
LEAGUE = FERSAH

öZgür (tapatalk)

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru''
Gönderen: Suat Zeybek - 29 Ocak 2018, 14:23:08
Konumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir önceki konumuz hatırlayacağınız gibi,  ''Mesafe’’ ile ‘’Yön ve Kerteriz’’di. Devamında ise bugün; ''Sürat’’ ile ‘’Kerte Hattı’’ sonrasında da ‘’Yer Üzerinde Navigasyonla İlgili Tanımlar’’ ana başlığını tamamlayıp, bir sonraki ana başlığımız olan ‘’Mıknatisiyet’’ konusuna gireceğiz…

SÜRAT (Speed) (Knot):

a-   Tarihçe:
İlk denizciler bir yerden bir yere seyrederken, ilk olarak hızlarını hesaplamaya çalışmışlardır. Bilinen en eski hız ölçme aleti ‘’parakete’’ (log), Dutchman’ın paraketesiydi. Bu sistemde; suda batmayan bir cisim rüzgar altından denize atılır ve teknenin güvertesinde bulunan ve aralarındaki mesafe bilinen iki mevkinin, denize atılan cisimden geçiş süresi kum saatiyle ölçerek hız hesaplanırdı.
16. Yüzyılın sonuna doğru paraketeye bir savlo bağlandı ve yüzen cismin denize atılmasıyla savlo gerektiği kadar denize salya edilirken, bir gemici de belli bazı cümleleri ezbere okumaya başlardı. Bu cümlelerin okunması bitinceye kadar geçen süre sonunda, belli zamanda denize gönderilmiş ve üzerinde mesafe işaretleri bulunan düğümleri bulunan savlo uzunluğundan hız tayini yapılırdı.
Günümüzde Modern Navigasyon’da Parakete Savlosu üzerindeki Düğümlerden gelmek üzere, saatteki Deniz Mili süratine ‘’KNOT’’ deyimi ve suya atılan hareketsiz (ölü) bir cisimle yaklaşık olarak sürat ölçme işine de ‘’DEAD RECKONING’’ yani Parakete Hesabı deyimi kullanılmaktadır.
17. Yüzyılın ortalarında ‘’Adi Paraketeler’’den (Common Log) ‘’Makineli Paraketelere’’ (Mechanical Log) geçilmiştir.  1773 yılında teknenin kıç tarafından atılan ve küpeşte üzerindeki basit bir kadrandan oluşan gösterge ile sürati gösteren paraketeler (Taffrail Log). Bir İngiliz Kraliyet Harp Gemisinde denendikten sonra kullanılmaya başlanmıştır.
1802 yılında Edward Massey tarafından daha hassas ve doğru sonuç veren bir parakete daha bulundu ancak, bunun uygulamada pratikleşememesinin sebebi; sürati okumak için her seferinde güverteye alınması gerekmekteydi.
Çeşitli gelişmelerden ve denemelerden (yandan çarklı gemilerin çark turlarının sayılması, gemilerin motor devir saatleri üzerinden hız tespitlerinin bulunmaya gayret edilmesi vs.) sonra 1846 yılında Alexander Bain ve 1861 yılında Thomas Walker tarafından farklı paraketeler yapıldıysa da nihayetinde 1878 yılında bugün de kullanılan patentli paraketenin esası bulunmuş oldu.

b-   Süratin Tanımı:
Bildiğiniz gibi teknenin 1 saatte gittiği mesafeye teknenin sürati denir. Sürat birimi ‘’Knot’’dır. Yani 1 saate 1 Deniz Mili olarak gidilen mesafeye ‘’Knot’’ denir. Knot’ın İngilizce anlamı düğüm’dür. Bunun sebebi de Sürat’in tarihçesi bölümünde açıkladığım gibi; ilk paraketelerde denize giden düğüm sayısıyla sürat ölçüldüğünden, saatteki 1 deniz mili sürat ‘’KNOT’’ olarak tanımlanmıştır.

Kısaca: KNOT=MİL/SAAT diye formülleyebiliriz.

Sürat, zaman ve mesafe arasında;

Sürat (knot) = Mesafe (mil) / Zaman (saat) = ((Mesafe (mil) X 60)) / Zaman (dakika)

Bağlantısı vardır.

Bu bağlantıyla ‘’sürat’’, ‘’mesafe’’ ve zaman hesaplanabileceği gibi, aşağıda vermiş olduğum cetvellerle de bilinen iki değerin girilmesiyle üçüncüsü de kolaylıkla hesap yapmaksızın bulunabilir.

(https://i.hizliresim.com/EP6XmD.jpg) (https://i.hizliresim.com/jy19gg.jpg) 

KERTE HATTI (Rhumb Line):

Yer yüzündeki tüm meridyenlerle aynı açıyı yapan doğruya ‘’Kerte Hattı’’ denir.
Bu açı 900 ise kerte hattı bir enlem dairesi veya Ekvatordur.
Bu açı 000 ise kerte hattı meridyen olur.
O halde enlem daireleri, Ekvator ve meridyenler aynı zamanda birer kerte hattıdır denilebilir.
Eğer kerte hattı meridyenleri her hangi bir (T) açısıyla keserse Ekvator civarında bir büyük daire ve kutuplara doğru yaklaştıkça meyili artan bir spiral doğru olur. Buna ‘’Kerte Hattı Eğrisi’’ denir (Loxoddromic Curve) (Şekil-1).

(https://i.hizliresim.com/2JND6O.jpg)
ŞEKİL-1

Kerte hattının meridyenlerle yaptığı açıya ‘’Rota’’ denir.
Yer üzerinde, iki nokta arasında büyük daire, kerte hattından daha kısadır. Ancak bu fark kısa mesafeler için genellikle görmezden gelinir. Ve bilhassa kerte hattı meridyene veya Ekvator’a yakın ise, bu fark çok daha azdır.

Hatırlayacağınız gibi;

1-   Navigasyonun Anlamı ve Bölümleri,
2-   Yer Küre,
3-   Yer Üzerinde Navigasyonla ilgili Tanımlar,

dedik. Ve bir sonraki paylaşımlarım aşağıdaki şekilde devam edecektir…

4-   Mıknatisiyet,
5-   Rota,
6-   Çeşitli Methodlarla Mesafe Bulunması,
7-   Haritalar,
8-   Fenerler Sistemi
9-   Sextant
10-   Zaman Gösteren Aletler


Selametle….





Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 07 Mart 2018, 14:48:43
Koşuşturmaca falan derken topiği biraz ilgisiz gibi bırakmışım ama gerçekte öyle değil biliyorsunuz.

Kulaklarım çınlayınca hemen Tan Kaan reisin sözlerini anımsadım;

yahu çok keyifli gidiyor be.. manyak öğreniyoruz..

Termolojiden uzak ama anlaşılır bir dille gitmeye çalışıyorum. Amacım tüm Türk Amatör Denizcileri ile bildiğim her şeyi paylaşmak.
Ama yavaş yavaş.... ;) :)

Kaptanım, sizi biraz kızdırayım  :P

Çok da yavaş olmasın ama mesela bir ay içerisinde bitirebilsek konuyu ?  8)
Sonra sezon açılınca sizi bulabilmek ne mümkün. Bekleyin hasretle konu bitecek

Hani ayıptır söylemesi, sıkı bir öğrenci olarak sekstant konusundan biliyorum, ilk dosya 2 Ağustos 2016 idi yayınlandığında, araya sezon bir girdi, 2018'i gördük.
Haftaya tam 18 ay olacak , sekstant'ın seks..ini göremeden gideceğim diye korkuyorum  ;D ;D ;D


ehh böyle de olunca en azından burdayım deyip, yarın veya en geç yarından sonra topiğime geliyorum diye bildireyim istedim... Ve diğer topiğe düştüğüm notumu buraya da kopyaladım....

Viya böyle.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 08 Mart 2018, 14:02:19
Hatırlayacağınız gibi;

1-   Navigasyonun Anlamı ve Bölümleri,
2-   Yer Küre,
3-   Yer Üzerinde Navigasyonla ilgili Tanımlar,

‘’Ana Başlıkları’’ altında dedik. Ve bir sonraki paylaşımlarım aşağıdaki ‘’Ana Başlıklar’’ doğrultusunda devam edecektir…

4-   Mıknatisiyet,
5-   Rota,
6-   Çeşitli Methodlarla Mesafe Bulunması,
7-   Haritalar,
8-   Fenerler Sistemi
9-   Sextant
10-Zaman Gösteren Aletler

4-MIKNATİSİYET (Magnetism)

Mıknatisiyet konusuna her zaman olduğu gibi tanımıyla girip devamında Yer Küre’nin mıknatisiyetine bakarak devam edeceğiz.

*Mıknatisiyetin Tanımı:

Madeni cisimleri çekme özelliğine sahip olan maden parçalarına ‘’Mıknatıs’’ denir. Bu özellik bazı madenlerde doğal bir şekilde vardır. Bunlara ‘’doğal/tabii mıknatıs’’ denmektedir.

Suni olarak en iyi mıknatıs ise; platin ve gümüş karışımından elde edilir. Tabiki bunlar pahalı olduğundan dolayı günümüzde daha düşük maliyetli olarak mıknatıslar, demir, kobalt, nikel, alüminyum ve az miktarda bakır karışımından yapılırlar. Bu karışıma ise ‘’Alnico/Alniko’’ denmektedir.

Çekim kuvveti, mıknatıs çubuklarının ucundadır. Ortalarında ise bu kuvvet sıfıra düşmektedir. Çubukların bu uç noktalarına ‘’kutup’’ denmektedir. Serbest olarak asılı mıknatıs çubuğu kuzey/güney (N/S) yönünde kendini sabitler. Kuzeye bakan uca kuzey kutup denerek ‘’kırmızı N’’ ile gösterilir. Güneye bakan uca ise güney kutup denir ve ‘’mavi S’’ ile gösterilir.

Aynı isimli kutuplar sizlerin de hatırlayacağı gibi birbirlerini iterler, dolayısıyla ayrı isimli kutuplar da birbirlerini çekerler. Bu çekim mıknatısın kuvveti ile doğru ve aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır.

Mıknatısın boşluktaki tesirine ‘’Manyetik Alan’’ denir.

*Yer Mıknatisiyeti (The Earth’s Magnetism):

1960 yılı gözlemlerine göre; bu mıknatisiyetin kuzey kutbu, Hudson Körfezi civarıydı ve mevki olarak da Lat.74.50N ve Long.1010W olarak bulunmuştu. Bu mevkii coğrafi kutuplar gibi bir nokta halinde olmayıp, 50 millik bir sahayı kaplar ve sabit de değildir. Birkaç yüz millik bir alan dahilinde dolaşır.

Yine aynı tarihlerde yapılan gözlemlerde ise; güney kutbu, South Victoria Land’de Lat.67.10S ve Long.142.70E olduğu tespit edilmiştir.

Yer mıknatisiyetinin kuvvet hatları; Yer maddelerinin dağılışına göre çeşitli yön ve kuvvettedir. Bunlara ‘’manyetik meridyenler’’ denir. Manyetik meridyenler kısmen coğrafik meridyenlere benzerler ve her hangi bir noktada manyetik meridyenin yönü; serbest asılı pusula ibresinin aldığı yöndür.

Aynı mıknatisi kuvvetteki veya aynı manyetik sapmaya haiz noktaları birleştiren hatlara ‘’izomanyetik doğrular’’ (izomagnetic Lines) denir. Bu hatları gösteren haritalara ise; ‘’İzomanyetik Haritalar’’ (İsomagnetic Charts) denir.

Yer mıknatisiyetinin yönü ve kuvveti sabit değildir. Günlük, yıllık ve yüzyıllık değişimler gösterirler. Ancak, bu değişim çok yavaş olduğundan, hesaplarımızda hata meydana getirmezler. Dolayısıyla haritalarda 1 yıl içerisinde verilmiş olan ‘’manyetik sapma/doğal sapma’’ (varaition), yıllık değişimi ve yönü de yazılmış olduğundan, istediğimiz yıl için bu sapmanın değerini bularak, yapacağımız hesapların hatasız olduğu kabul edilebilir.

Manyetik meridyenle, coğrafi meridyen arasındaki açıya ‘’Doğal Sapma’’ (Varaition) dendiğini zaten hepimiz biliyoruz.

Bir sonraki konu başlığımız ‘’Pusula’’ olup, mıknatisiyet konusunu pusula üzerinde de irdeleyeceğiz.

Viya böyle….

Selametle.


Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 09 Mart 2018, 17:46:17
(https://i.hizliresim.com/p6k6yL.jpg)

''Açık Denizde Kendi Kendimize Meteoroloji Tahmini Yapabilme'' üzerine bir kitapçık denemesi yapınca bir de ''Sextant'' üzerine yapayım dedim... Bugün biraz eğlendim anlayacağınız. Sanırım; ''Sextant Kullanımı'' üzerine bu kadar sade bir anlatım olmamıştır dilimizde diye düşünüyorum...

''Temel Navigasyon''a da el attım mı ve tümünü tamamlayabilirsem sanırım iyi birşeyler çıkacak ortaya. Tabi bunlar amatörce derlemeler...

 :D :D :D
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 15 Nisan 2020, 14:31:32
Hatırlayacağınız gibi;
1-   Navigasyonun Anlamı ve Bölümleri,
2-   Yer Küre,
3-   Yer Üzerinde Navigasyonla ilgili Tanımlar,
‘’Ana Başlıkları’’ altında dedik. Ve bir sonraki paylaşımlarım aşağıdaki ‘’Ana Başlıklar’’ doğrultusunda devam edecektir…
4-   Mıknatisiyet,
5-   Rota,
6-   Çeşitli Methodlarla Mesafe Bulunması,
7-   Haritalar,
8-   Fenerler Sistemi
9-   Sextant
10-   Zaman Gösteren Aletler

diye konularımızı sıralamıştık ancak, geçtiğimiz iki yıl sürecinde seferlerimin yüklü ve uzun süreli olması sebebiyle ne yazık ki uzunca bir ara vermek durumunda kaldım. Dolayısıyla, daha önceden girdiğimiz ‘’Mıknatisiyet’’ konusunu ‘’Pusula’’ ile devam ederek akabinde adım adım hedefimiz olan Sextant kullanımına doğru yolculuğumuza devam.

PUSLA:

İlk denizciler gökyüzünde, kuzeyde görülen ‘’kutup yıldızı’’nı (Polaris) pusula gibi kullanarak yönlerini tayin etmişlerdir. Kutup yıldızı görülmediği zamanlar ise güneş, ay, rüzgar bulut ve dalgalardan yararlanmışlar ve yönlerini rüzgara göre isimlendirmişlerdir.

Homer; 4 rüzgar yönünü ‘’Boreas’’, ‘’Eurus’’, ‘’Notus’’ ve ‘’Lephyrus’’ olarak isimlendirmiştir. Aristotle 12 rüzgar yönü olmasını savunmuş, Eratosthenes ise (doğru olarak ilke defa dünya çevresini ölçmüştür) M.Ö. 200 yıllarında bu sayıyı 8’e indirgemiştir. M.Ö. Atina’da kurulan rüzgar kulesi de 8 kenarlı olarak yapılmıştır. 12 yönlü ‘’latin gülü’’ orta çağda hemen hemen tüm pusulalarda ortak olarak kullanılmıştır.

Manyetik puslanın bulunuşu günümüzden 1000 yıl öncesine kadar gider. Çinlilerin puslayı bulduğu hakkında çok az bilgi vardır. Avrupalıların puslayı bulduğu da söylenir ve 13ncü yüz yılda Marco Polo’nun puslayı İtalya’da tanıttığı da söylenir. Kuzey Avrupa denizcilerinin de 11 yüzyılda puslayı kullanmış oldukları da düşünülmekte.

Pusla kartı bir söylentiye göre 14. Yy başlarında Flavio Gioja of Amalfi’nin mıknatıs taşı veya mıknatılı ibreyi bir kağıtla birleştirmesiyle başlamıştır.

Manyetik puslanın güvenilir hale gelmesi daha yeni kazanılmış bir başarıdır. 1820 yıllarında Peter Barlow, İngiliz bahriyesi puslalarının eski tip olup değiştirilmesi gerektiğini ve 85 yıl önce de Lord Kelvin admiralty puslalarını geliştirerek bugünkü manyetik puslalar haline dönüştürmüştür.

Denizcilerin daima kuzeyi gösteren ve bozulmayan, güvenilir bir puslaya ihtiyaçları nedeni ile ‘’Cayro Pusla’’ ancak 20. Yy başlarında bulunmuştur.

Bugün gemilerde genellikle kullanılan iki tip pusla vardır;
1-Manyetik Pusla (Magnetic Compass)
2-Cayro Pusla (Gyro Compass – Gyroscopic Compass)

Bizler ise yatlarımızda sadece manyetik puslayı kullandığımızdan ötürü cayro puslayı atlayarak kısaca manyetik pusla üzerinde duracağız.

Manyetik Pusla ve Kısımları;

Manyetik puslanın yöneltme kuvveti manyetik kuzeyi göstermeleridir. Buna da etken olan Yer Küre’nin manyetik tesiridir. Pusla içindeki serbest asılı mıknatıs ibresi, Yer’in manyetik alanı içinde kuvvet hatları tesiriyle Mıknatisi Kuzey-Güney yönünü alır. Bu hakiki (coğrafi) N-S değildir tabiki, de. Çünkü mıknatisi kutuplar, Yer’in coğrafi kutuplarında değildirler.

Manyetik puslalar;
1- Kuru Manyetik Puslalar
2- Sulu Manyetik Puslalar olmak üzere iki çeşittir.

Kuru puslalar, sulu puslalardan daha oynak, yani hassastırlar, yalpaları daha fazladır. Pusla kartları kağıttandır. Dolayısıyla güneşden bozulabilirler. Dolayısıyla bizler için teknelerimizde kullanımları uzun süreli olarak uygun olmaz.

Sulu puslalar daha yeni puslalar olup, fazla hassas değildirler. Yani daha istikrarlı olarak baş tutarlar. Güneşden de etkilenmezler. Pusla tası içerisinde ise su ve alkol karışımı bir sıvı vardır. Alkol sıvının donmamamsı içindir. Günümüzde ise akıcılığını sabit olarak muhafaza eden ‘’varsol’’ denilen özel bir sıvı kullanılmaktadır.

Manyetik bir puslanın bütün kısımları mıknatisi ibreler hariç olmak üzere, manyetik olmayan maddelerden yapılır.

Bütünüyle bir pusla 3 bölümden oluşur;
1-Pusla Sehpası
2-Pusla Tası
3-Pusla Kartı

Bir sonraki konumuz ‘’ROTA’’.

Facebook. Sy.gezgn

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 15 Nisan 2020, 16:17:39
Abi eline sağlık , başlık garip kalmıştı.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 15 Nisan 2020, 16:37:20
Abi eline sağlık , başlık garip kalmıştı.
Uzun zaman oldu. Umarım düzenli bir şekilde tamamlamaya fırsatımız olur artık.

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Zafer Dedeoğlu - 15 Nisan 2020, 23:10:28
Suat kaptanım 2 sene önce Göcek seyrinden tüm arkdaşlarımız benim gibi çok özledi. Kısıtlama kalkınca önceliğin benim teknem olsun. Diğerleri zaten adalarda bulur

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 16 Nisan 2020, 22:18:03
Suat kaptanım 2 sene önce Göcek seyrinden tüm arkdaşlarımız benim gibi çok özledi. Kısıtlama kalkınca önceliğin benim teknem olsun. Diğerleri zaten adalarda bulur
Büyük bir keyifle Zafer abim...

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 17 Nisan 2020, 08:11:13
Tam karantina günleri konusu.
Başlık: Ynt: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 17 Nisan 2020, 10:28:09
Tam karantina günleri konusu.
Aynen öyle dostum. Bir nebze de olsa bu konuyu hızlandırır belki de!

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 12 Ocak 2022, 21:25:49
Hatırlayacağınız gibi;

1-   Navigasyonun Anlamı ve Bölümleri,
2-   Yer Küre,
3-   Yer Üzerinde Navigasyonla ilgili Tanımlar,
4-   Mıknatisiyet,

‘’Ana Başlıkları’’ altında dedik. Ve bir sonraki Ana Başlığımız ‘’ROTA’’ konusuna geldik…

5-   Rota;

Konuya anlamı ve çizilmesi ile bir giriş yapalım isterseniz.

Rota, geminin istenilen mevkiye varması için Yer üzerinde takip etmesi istenilen iz’in, o mevkideki meridyen ile yaptığı açıdır. Diğer bir deyişle, kısa seyirlerde, kerte hattının meridyenle yaptığı açıdır. Büyük daire seyrinde ise, büyük daire izinin meridyen ile yaptığı açı olur.

O halde geminin gitmesi istenilen herhangi bir mevki ile bulunduğu mevkiyi birleştiren hat, geminin rota hattı (Course Line) ve bunun meridyen ile yaptığı açı da, o mevkiye varmak için takip edeceği rota (Course) olacaktır.

Açık denizlerde teknemizin bulunduğu mevki ile varacağı mevki arasındaki rota hattı bir düz hat olursa da, sahile yakın seyirlerde ada, burun, fener, sığlık, tehlikeli batık vb sebeplerle kırık bir hat olur ve varılacak mevkiye ulaşıncaya kadar teknemiz değişik rotalar üzerinde seyretmek zorunda kalır. Bu sebeple teknemizin üzerinde seyredeceği rota hatlarının haritaya çizilerek tespiti ve teknemizi bu iz üzerinde seyrettirerek sevketmek gerekir.

Gidilecek mevkiye en emniyetle ve en kısa yoldan seyredecek şekilde harita üzerine, rota hatları paralel veya gönye ve kurşunkalem ile çizilir.

Çizilecek izde veya yakınlarında bir tehlike olup olmadığı yani seyre engel bir alamet olmadığına bakılır. Ve bu iki nokta bir çizgi ile birlieştirilir. Bu çizgi geminin üzerinde seyredeceği iz yani rota hattıdır. Rotanın yönü ise paralel yardımıyla harita üzerindeki pusla gülüne taşınarak bulunur. Bu yönün meridyenle yaptığı açı teknemizin rotası olur.

Pusla şekillerinden yön okunurken, karşı yönle de kontrol yapılmalıdır. Örneğin, paralel 110 dereceyi gösteriyorsa, karşı yönü de 290 dereceyi göstermelidir.

Rota vermede ve değiştirmede hatırda tutulacak noktalar:

1-   Limandayken çıkış rotası ve ilk rota (rota bacağı) mutlak çizilmeli
2-   Gerekiyorsa çıkış rotasında, biraz erken veya biraz geç dönerek ilk rotayı (rota bacağını) muhafaza edip, ilk fırsatta mevki koyarak teknenizi kontrol ediniz
3-   Görünen sahil, fener gibi alametleri çıkış rotasından ilk rotaya geçince nasıl göreceğinizi haritadan tespit ederek rota geçişinde mutlak surette kontrol ediniz
4-   Haritaya yalnız üzerinde gidilen ve ondan sonra gidilecek rotayı çizip, bütün seferin rota bacaklarını çizmeyiniz. (Günümüz elektronik haritalarda tam tersi yapılmakta olup kağıt harita uygulamasında çeşitli sakıncalara olabilmektedir)
5-   Zorunlu olmadıkça teknenin sürat ve draftına göre sahile fazla yakın olmaktan kaçınınız. Gece is gündüze nazaran koymuş olduğunuz emniyet mesafesini daha da arttırınız
6-   Harita üzerinde iskandilleri seyrek veya kulaç hatları gösterilmemiş sahillere, nehir ağızlarına ve alçak arazili sahillere fazla yakın seyretmeyiniz
7-   Güvenmediğiniz sahillere veya koylara dik ininiz ve iskandil noktalarından ayrılmamaya gayret ediniz
8-   Bilhassa, E veya W seyirlerinde Var ‘ın değişeceğini ve N ile S seyirlerinde ise Dev ‘in değişeceğine dikkat ediniz
9-   Akıntılı veya sert rüzgarlı bir alanda seyrediyorsanız, belli bir maddeniz pruvanızda olmasına sağlayarak, seyrinizi kontrol altında tutabilirsiniz
10-   Sert rüzgar ve kalın denizlerde zigzag rotaların daha faydalı olabileceğini ve akıntı ile anaforlardan tehlikeli olmamak şartıyla maximum fayda sağlanmaya çalışılmalıdır
11-   Dar sularda belli noktalara doğru rota vererek, okyanuslarda ise büyük daire rotalarından ziyade mevsimlere göre değişen hava şartları ve akıntıları dikkate alarak, denenmiş rotaları dikkate alarak seyrediniz
12-   Pruva ve pruvanız istikametinde bulunan gök cisimlerinin yükseklikleri ile bulacağınız mevki hattı, teknenizin parakete mevki (DRP) den ileride veya geride olduğunu, sancak ve iskele bordada bulunan gök cisimlerinden bulunan mevki hattı, rotadan sancak veya iskeleye düşmüş olup olmadığınızı gösterdiğini de unutmamak lazım.

diyelim ve bir sonraki konumuz ‘’Rota ve Kerteriz Çeşitleri’’ olsun.

Selametle.

(Youtube) SailingSVGezgn
(Instagram) cpt.zeybek
(Facebook) Cpt.SuatZeybek
(Facebook) sv.Gezgn

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 12 Ocak 2022, 22:58:26
Dün akşam bizim Mustafa göksel navigasyon finaline hazırlanıyordu. Bende Suat Abi yazardı bu konuyu bir zamanlar diyordum. Bu akşam görünce sanki duymuşsun gibi hissettim. eline sağlık abi , takipteyiz.
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 13 Ocak 2022, 08:55:10
Dün akşam bizim Mustafa göksel navigasyon finaline hazırlanıyordu. Bende Suat Abi yazardı bu konuyu bir zamanlar diyordum. Bu akşam görünce sanki duymuşsun gibi hissettim. eline sağlık abi , takipteyiz.
Ne güzel eğer bir ışık, bir kaynak olabiliyor ise yazdıklarım ve paylaştıklarım.

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Serkan Güvenen - 13 Ocak 2022, 11:18:57
Eline sağlık Suat abi
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Kemal Gündüz - 13 Ocak 2022, 17:35:05
Elinize sağlık.
Bir sorum olacak, yanlış bilmiyorsam Kemer’de yakın tarihlerde bu konuda bir sunumunuz oldu. Onu youtube kanalına yükleyecekmisiniz


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 13 Ocak 2022, 21:26:51
Eline sağlık Suat abi
Teşekkürler, benim icin keyif

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Temel Navigasyon ''Adım Adım Sextant'a Doğru
Gönderen: Suat Zeybek - 13 Ocak 2022, 21:28:40
Elinize sağlık.
Bir sorum olacak, yanlış bilmiyorsam Kemer’de yakın tarihlerde bu konuda bir sunumunuz oldu. Onu youtube kanalına yükleyecekmisiniz


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Maalesef kayda almadık uzun sürmesi nedeni ile.

SM-N975F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi