Heyamola Hey

Bahriye Mektebi => Kütüphane => Konuyu başlatan: Ahmet Kabaalioğlu - 16 Temmuz 2018, 13:27:14

Başlık: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 16 Temmuz 2018, 13:27:14
Buyrunuz efendim,  başka başlıkta konuştuğumuz konuyu enine boyuna paylaşalım, düşüncelerimizi yazalım. Gerçi şanslıyız konunun tepe noktasındaki adam da aramızda , tabiki dostumuz Enes Save den bahsediyorum.Deneyimleri dışarıdan sıradışı aktiviteler gibi algılanıyor olsa da seyirlerinde hepimiz için çok önemli güvenlik tedbirleri uyguluyor.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: ersinboke@icrs.com.tr - 16 Temmuz 2018, 14:03:00

Bakınız Enes'in başka bir versiyonu.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mustafa Ertör - 16 Temmuz 2018, 14:05:06
Malum Tunca varsa iyi ama işi varsa yalnız seyir yapıyorum.Şu sıra işi de hep var. 8)
Kendi uyguladığım yöntemi kısaca yazayım.
Eğer Tek başınaysam Benim sorumluluğum bana aittir.Tabii aptal cesareti değil düşünebildiğim bütün tedbirleri alarak.
Ama yanımda denizde tavrını hiç bilmediğim denizci olduğunu özellikle (kendi) ifade eden bir ya da daha fazla kişi ile seyre çıkacaksam.Yanımda daha önce ekip olduğumuz güvendiğim birini alıyorum .Yoksa denize çıkmıyorum.
 Bu konuyla ilgili anılarımı yazarım sonra .Hiç birini tanımıyorsunuz ama yine de anlatmadan önce biraz tartmam lazım. ?0-?
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 16 Temmuz 2018, 14:33:06
Ben şunu söyleyebilirim; Çok çok zevkli tek-el seyir yapmak.
Gerçekten daha çok konsantrasyon gerektiriyor ama öte yandan daha rahat konsantre oluyorsunuz.
Ben kendi payıma basit kurallara uyuyorum.

Deniz kendinden korkmayanı sevmez derler. Ona hayranlık duysam da ondan çok korkuyorum. Birincisi bu!

Demiştim, mesela Esay varken, eldiven takmayı ihmal ediyorum. Ama tek başımayken, seyir boyu elimden çıkarmıyorum. Çünkü elime bir şey olursa mesela halat keserse, Esay illa yardım eder Masal'a. Ama tek başınayken ben bunu yapamam.

Can yeleğimi Ağustos sıcağı da olsa, muhakkak takıyorum.

Kimi zaman anadan üryan kalsam da, şapkamı asla çıkarmıyorum.

Bağlanma aparatım hemen elimin altında oluyor. Deniz biraz oynasa üşenmiyor takıyorum. Ersin'den farklı olarak asla denize düşmeyi yeğlemem. Otopilot kullanıyorum ve bu nedenle Masal rüzgara dönmeyecek.

Palpa denizde de başa gideceksem, muhakkak bağlanıyorum.

Cigaram, biram, (kimi zaman rom) yakınımda oluyor. Muhakkak bir kara bağlantım oluyor.

Dostlarımdan birine gergin olmasam gergin olduğumu hissettiriyorum, onlar da beni sık sık arıyor.
Favori kişilerim, Deniz Akaltan, Erol Akyiğit, Ahmet Kabaalioğlu, İsmail Sandan.

Nadiren yemek yapıyorum. Genellikle bir konserve bütün işimi görüyor. Mustafa abiden sonra badem işine de merak sardım. Hayli iyi bir besin.

Masal tarihi neta günlerini yaşıyor tek-el seyirdeysem.

Başarılı olmak gibi bana saçma gelen saplantılarım yok. Caşua Slohum değilim.Bunu biliyorum. Eğer az biraz telaşlanırsam, hiç kapris yapmıyorum, inat etmiyorum, en yakın limana giriyorum.

Şimdilik bunlar güvenlik tedbiri olarak.

Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu - 16 Temmuz 2018, 14:33:56

Bakınız Enes'in başka bir versiyonu.

Yaptığı şey neredeyse hepimizin yaptığından daha güvenli. Karaya aldığında da teknede uyuması doğru bir şey. Tulumda kıyıda uyunursa da tekneyi ayağına bağlaması lazım. :)
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mustafa Ertör - 16 Temmuz 2018, 14:41:49
Üstte yazdığım ilerde anlatırım dediğim anıları anlatmaktan vaz geçtim.Dostlar cımbızla tutup sündürüp didiklerler kendilerine ya da başkasına ilişkilendirebilirler.Bu yüzden.

Ama daha önce yelkenli tekneye binmemiş.Yıllarca denize çıkmış ama sert havada tecrübe yaşamamış insanlar hele tek başına iseniz büyük problem çıkartabilirler.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 16 Temmuz 2018, 15:00:22

Ama daha önce yelkenli tekneye binmemiş.Yıllarca denize çıkmış ama sert havada tecrübe yaşamamış insanlar hele tek başına iseniz büyük problem çıkartabilirler.

Tecrübeyle sabit abi. Denedim, karşılığı ağır yorgunluk ve gerginlik.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: ersinboke@icrs.com.tr - 16 Temmuz 2018, 17:13:44
Efendim malum tek başına yelkenli tekne ile seyir yapmak çok önerilmez. Benim gibiler için artık vazgeçilmez olsa da elbette kimi riskler içeriyor. Ancak bu riskleri bilip, buna göre önlemler alarak mümkün olduğunca riskleri azaltmak mümkün.

Öyle ya da böyle tek başına seyir yapmak istemiyorsanız ya da yapmıyorsanız da kimi zaman kendinizi tek başına seyir yaparken bulabilirsiniz.

Eh , şöyle bir baktım da bir şeyler söyleyebilecek kadar deneyim sahibi olmuşum .

Aslında tek başına seyir ile birden fazla kişi ile yapılan seyir arasında temelde alınabilecek önlemler çok benzer. Ancak kimi nüanslar yok değil.

Bir kere tek başına seyiri motor ve yelken seyri diye ikiye ayırmak gerekli. Motor yelken seyrini de yelkenli seyri diye düşünmek gerekir.

Tek başına seyirde yaşanabilecek en büyük tehlikelerin başında malum  denize düşmek geliyor.

Derli toplu olması açısından bilinen konuları da burada özetleyelim.

Öncelikle teknenin kesinlikle hangi tür seyir yapılacak ise buna göre hazırlanması gerekiyor.

Seyir sırasında , özellikle sert bir havada oluşacak bir çapariz , problemi çözeyim derken bir anda denize düşmenize neden olabilir.

Bir diğer asla yapılmaması gereken ise yine malumunuz tekneden tuvaletinizi yapmamak ! bu konu hayati. Böyle bir çok denize düşme vakası olduğu sanılıyor.

Tek başına seyir de önlemi baştan almak gerekiyor. Öncelikle rota aynı hava yollarında olduğu üzere mümkün olduğunca karaya yakın yapılmalı.

Tüplü can yeleği şart. Bu yeleğin emniyet halatı bağlantısı ve emniyet halatının kolaylıkla bir yerlere sabitleniyor olması şart.

Bunlar aslında konu ile ilgili kişilerin genelde bildiği konular. Be biraz daha az bilinenlere dikkat çekmek isterim.

Motor seyri en tehlikeli seyir. Düşerseniz dahi ve otopilot da devrede ise bir daha tekneye yetişmeniz mümkün değil ve nerede düştüğünüz de takip sistemleri çalışsa da çok zor.

Sonrasında motor yelken seyri , sonrasında da yelken seyri geliyor.

Yelken seyrinde ise pupa seyri en tehlikelisi. En iyisi orsa seyri . Tekneniz dümen boşta kaldığında ir şekilde rüzgar üstüne dönüp durabilir.

Her seyirde de takip sisteminin çalışıyor olması şart. Rota belirlenirken cep telefonu çeken yerler tercih edilmeli.

Seyire çıkmadan önce rota bilgileri , kaçış limanları , terminal varış zamanı ve ara varış zamanları mutlaka siz takip edene bildirilmeli.

En önemli hayat kurtaracak şey telefon. Tek başına seyirde sy geçirmez telefon kılıfları ile telefon boynunuzda olmalı. Bu detay en önemlisi ve muhtemelen hayatınızı kurtaracak.

Bir diğer konu da telsiz mesafeleri. Teknenizin telsizinin sınırlarını bilmelisiniz. Bu her durumda gerekli. O yüzden özellikle gemiler ile arar ara telsiz bağlantısı kurmak önemli diye düşünüyorum.

Can yeleğinin iç bölümüne mutlaka küçük bir ayna yerleştirmekte fayda var. Bulunmanızı ciddi kolaylaştırır. Gece için ışık ta önemli elbette. Şu suyla temasta çalışan lambalar ideal. Gerçi telefon da ayna gibi kullanılabilir elbette.

Bir önemli unsur ise şapka. Şapka mutlaka bağlanabilen ve siperlikli yelkenci şapkası olsa iyi olur. Can yeleğinin yine bir kısmına küçük bir pet şişe su ve şu bonibon türü şekerler de çok faydalı olur kanısındayım. Şeker enerji vermesi açısından da önemli.

Tekne arkasından ip, bot v.s. çok anlamlı gelmiyor bana. ama yine de botu mümkün olduğunca uzaktan çekmekte fayda var. Şans.. kim Bilir.

Bağlanma konusu netameli bir konu. Meslek hayatımda bu emniyet kemerinin doğru kullanılmaması sonucu ciddi sakatlıklara yol açtığını biliyorum. Doğru şekilde bağlanmak önemli. Cep telefonum ile birlikte suya düşmeyi bel ya da boyun sakatlığına yeğlerim açıkçası.

Bir diğer konu da etraftaki başkaca tekneleri bilmek olmalı. Özellikle Marin Traffic te yakın seyir yapan tekneleri görmek mümkün. Bunları her rota kontrolünde bakmalı ve mümkünse bağlantı kurmalı.

ama sonuçta öneli olan her durumda denize düşmemek.

ayrıca telefonunuzda özellikle alo sağlık, kıyı emniyeti ve elbette Sahil Güvenliğin aplikasyonu mutlaka olmalı.







Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 16 Temmuz 2018, 17:35:52
    Sevgili dostlar, ben de denizde tek başına olmaya hazırlık yapmaktayım. Benimkisi solo sailor şeklinde değil, ama bu güne kadarki tecrübelerimden anladığım kadarıyla ister istemez böyle olacak. Birilerinin boş vakti olmasını beklemek bana göre değil. Teknem varsa atlayıp gitmeliyim, yalnız ya da denk gelirse birileriyle. Yılın en az sekiz- on ayında denizde olmayı planlıyorum. Çoğunlukla tek başıma olacağım için de küçük boy, 28-32 feet aralığında bir tekne düşünüyorum. Daha önceki teknem 42 feet'ti şimdi onun gereksiz bir büyüklükte olduğunu düşünüyorum.
    Karakter olarak biraz, aklına geldiği anda fazla düşünmeden "kervan yolda düzülür diyerek" yola çıkan tiplerdenim. Bu anlamda iyi bir örnek olmayabilirim ve tavsiyelerim başkaları için uygun olmayabilir. Konuşalım, tartışalım, birbirimize bilgi aktaralım ama bunların arasında boğulup yaşamı da kaçırmayalım. Tedbirli olalım ama biraz da cahil cesaretine sahip olalım. Denizden korkmayalım, sadece onu ciddiye alalım yeterli. Denizde tek başına olmanın da, kişisel gelişimi sağladığını, kendini ve doğayı daha iyi tanımaya büyük katkısının bulunduğunu ve sorun çözme becerisini çok iyi geliştirdiğini biliyorum.
   Not: Diğer başlıkta bahsedilen ölümlü olaya çok üzüldüm. Bahsedilenlerden anladığım kadarıyla Ölümün nedeni transferin tek başına yapılmış olması değil, sahil güvenliğin yardım talebinin tekneyi bırakmamak uğruna kabul edilmemesidir. Her ne ise, ortaya çıkan aksaklık birden fazla kişiyle de oluşabilirdi ve ekip olarak yardımı reddedebilir ve aynı sonla karşılaşabilirlerdi.
    Bildiğim kadarıyla sahil güvenlik mürettebatı alıyor ama tekne yedeklemiyor. Acaba diyorum dönüp gitmek yerine tekne batıncaya kadar oralarda bekleme imkanları var mıydı? Çünkü tekneyi terketmemek bir tercihtir, bir karardır ama tekne battıktan sonra denizdeki mürettebatı tekneye alabilirlerdi. Bu konunun da tüm detaylarını irdelemek gerekir, çünkü her an başımıza gelmesi olası bir durum.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 16 Temmuz 2018, 17:40:15
Ben yazarken Ersin hocam da yazmış, onu okuyamadan göndermiş bulundum.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Âli San - 16 Temmuz 2018, 18:08:05
Erdal Bey,

o kötü kazanın detaylarını bizlerden iyi bilenler var, rahmetli bir yelken yarışçısı olduğu için bildiğim kadarıyla yelkenci dostlarını da aramış, onlar da kurtarma faaliyetlerinin başlatılması için yetkili makamlarla temas kurarak çaba harcamışlardı.
SG Botu kaza yerinden dönüp gitmedi, çünkü hava muhalefeti nedeniyle oraya denizden hiç gidilmedi.
Kurtarma helikopterle yapılacaktı eğer rahmetli tekneyi bırakmayı onaylasaydı. Helikopter de yakıt sorunu nedeniyle saatlerce ( yani teknenin batması kesinleşene kadar ) havada kalamayacağından bu olasılık da pratikte mümkün değildi.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 16 Temmuz 2018, 18:32:14
    Teşekkür ederim Aali bey. Benim konuyla ilgili bilgim burada okuduklarımla sınırlı. Ama bu konu bence çok önemli ve daha farklı boyutlarıyla da ele alınmasında yarar var. Sorun sadece tek başına olmakla ilgili değil. Mesela can salı yokmuymuş? Ya da en azından joker bot? Benim tekneyi Hırvatistan'dan transfer eden arkadaş (camiada tanınıyordur, Saner Gülsöken) can salı olmadan yola çıkmam demişti. Bende kendisine bedelini ödeyerek oradan bir tane almasını söyledim. Kendim için sorun değil, her türlü riske girerim ama teknemdeki kişilerin mal ve özellikle can güvenliği benim sorumluluğumdadır. Tekne sahibi can salı tedarik etmemiş mi? Vardı da kaptan arkadaş kullanmamış mı? Kullanmak istemiş de aksilik mi olmuş? Sorular uzar gider. Ama bu soruların cevapları bizim ne tür tedbirler almamız gerektiğine yardımcı olacaktır.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mustafa Ertör - 16 Temmuz 2018, 18:39:35
Rahmetli Ömer  kardeşimizin soyadını hatırlıyamıyorum.Kendisiyle Blue Wind  teknesiyle ekip halinde fırtına seyri yapmıştık.Diğer hocamız Tolga Aybers'ti.Kesinlikle söyleyebileceğim şey dünyanın her yerine gidebilecek yetkinlikte dünya iyisi bir insan olduğudur.Teknenin neden aniden su almaya başladığından hiç bahsedilmedi,Teknenin battığını hiç kimse görmedi.Tekneden bir tek usturmaça dahi bulunmadı.20 yıl civarında zaman geçti.Hala yeterince bilgi yoķ diye biliyorum
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Âli San - 16 Temmuz 2018, 18:48:47
    Teşekkür ederim Aali bey. Benim konuyla ilgili bilgim burada okuduklarımla sınırlı. Ama bu konu bence çok önemli ve daha farklı boyutlarıyla da ele alınmasında yarar var. Sorun sadece tek başına olmakla ilgili değil. Mesela can salı yokmuymuş? Ya da en azından joker bot? Benim tekneyi Hırvatistan'dan transfer eden arkadaş (camiada tanınıyordur, Saner Gülsöken) can salı olmadan yola çıkmam demişti.

On on iki sene kadar evvel Slovenya'dan bir dostumuzun teknesini teslim alirken bize bot veya can salı olmadan limandan çıkış izni vermeyeceklerini beyan etmişlerdi. Otoriteyle iki günlük didişme sonunda gidip bir bot alıp güverteye koymak zorunda kaldık ve liman yetkilisi gelip tekneyi ve botu yerinde onaylayıp çıkış izni verdi.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Âli San - 16 Temmuz 2018, 18:59:50
Rahmetli Ömer  kardeşimizin soyadını hatırlıyamıyorum.Kendisiyle Blue Wind  teknesiyle ekip halinde fırtına seyri yapmıştık.Diğer hocamız Tolga Aybers'ti.Kesinlikle söyleyebileceğim şey dünyanın her yerine gidebilecek yetkinlikte dünya iyisi bir insan olduğudur.Teknenin neden aniden su almaya başladığından hiç bahsedilmedi,Teknenin battığını hiç kimse görmedi.Tekneden bir tek usturmaça dahi bulunmadı.20 yıl civarında zaman geçti.Hala yeterince bilgi yoķ diye biliyorum

Alman denizcilik dergilerinde ara sıra kendileri de denizci olan hukukçuların amatör denizcilerin karıştığı kazalarla ilgili mahkeme kararlarıyla ilgili görüş bildirdikleri yazılar çıkar. Bu yazılardan çok şey öğrenilebilir, dersler çıkarılır.

Burada da bir can kaybı olduğuna göre olay  soruşturulmuş ve bir kamu davası da açılmış olmalı...Ama sonrasında hiç bir şey duymadık.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Bülent Büyükdağ - 17 Temmuz 2018, 12:53:55
Erdal ağabey, kendi payıma Masal'da Esay'la birlikte çokça zaman geçirmeye başladığımız için 34'ten daha küçük bir tekneyi düşünmüyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre bize en uygun boy teknenin Masal'dan biraz büyük ama çift kamaralı 37 feet boyunda olduğuna karar verdik.

Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım. O nedenle, çoğunlukla tek-el seyir yapılacaksa, optimum fayda sağlayan 32-37 feet aralığı iyidir diye düşünüyorum. Tabii bu tam anlamıyla öznel bir çıkarım. 44 feetle benden çok daha huzur ve huşu içinde  seyir yapan bir dolu insan vardır. Bildiğim, ben onlardan biri değilim.

Ama herhalde tek-el seyirde en önemli şey, (bağlanma can yeleği vs'den önce) teknede neyin nerede olduğunu kesin olarak bilmek ve teknenin tam anlamıyla neta olması.

Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 17 Temmuz 2018, 13:32:16
Erdal ağabey, kendi payıma Masal'da Esay'la birlikte çokça zaman geçirmeye başladığımız için 34'ten daha küçük bir tekneyi düşünmüyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre bize en uygun boy teknenin Masal'dan biraz büyük ama çift kamaralı 37 feet boyunda olduğuna karar verdik.

Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım. O nedenle, çoğunlukla tek-el seyir yapılacaksa, optimum fayda sağlayan 32-37 feet aralığı iyidir diye düşünüyorum. Tabii bu tam anlamıyla öznel bir çıkarım. 44 feetle benden çok daha huzur ve huşu içinde  seyir yapan bir dolu insan vardır. Bildiğim, ben onlardan biri değilim.

Ama herhalde tek-el seyirde en önemli şey, (bağlanma can yeleği vs'den önce) teknede neyin nerede olduğunu kesin olarak bilmek ve teknenin tam anlamıyla neta olması.

    Bülent hocam, kesinlikle haklısın. İki kişi için 34-37 feet aralığı daha uygun. Hatta 40 feet ve biraz üstü de olabilir.
    Son paragraf çok önemli. Teknede yaşanılan kazaların ve tehlikeli durumların çoğu etrafın neta olmamasından kaynaklanıyor. Tekneyi tanımamak ta paniğe ve çok basit çözümlenebilecek sorunların büyümesine ve tehlikeli hale gelmesine sebebiyet verebiliyor. Bu nedenle özellikle teknede yaşayacak ve yalnız seyir yapacakların teknelerinin her noktasını araştırması, neyin ne olduğu nasıl müdahale edilebileceği, mümkünse nasıl tamir edilebileceğini öğrenmesi gerekir. Müdahale ederken de sakin kalabilmek ve panik yapmamak ta çok önemli. Sorun çıktığında gerekli müdahaleyi uygun şekilde yapabilmenin ön şartı da neta edilmiş bir teknedir. Ama bu şarta ne kadar uyabiliyoruz o biraz şüpheli. En azından, benim açımdan neta edilmiş bir tekneye sahip olmak mucize gibi bir şey :).
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Enes Save - 17 Temmuz 2018, 23:44:20

Bakınız Enes'in başka bir versiyonu.

Henüz videodaki denizciyi değerlendirecek kadar  seyir yapmadım. Yüksek takdiri hak eden bir kişilik. Zamanında bütün videolarını izledim. Onun anıldığı bir cümlede adımın yer almasıysa büyük bir incelik olmuş. Teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mustafa Ertör - 18 Temmuz 2018, 00:17:42
Enes'cim senden haber alamıyoruz. Kano ile  yelken yapıyor musun?İzlenimlerin nedir?Problem /ler var mı?Beklentilerini karşılıyor mu?Bir şeye ihtiyacın var mı?
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Enes Save - 18 Temmuz 2018, 00:19:00
Çok uzun bir yazı yazılabilse de ben toparlamaya çalışayım. Ailem olduğundan  hayatta kalmak için herşeyi yapmaya çalışırım. Çok araştırırım, çok sorarım, uzun seyirler öncesinde  olabildiğince  uygulama yaparım. Örneğin yeni imal edilen kano 2 Temmuzda suya indi. O günden bu yana onun üstünde uyuyor, kısa seyirler yapıp bana anlattıklarını anlamaya çalışıyorum. Anlaştığımızı düşündüğümde uzun seyirler beni bekler.

Bir de solo seyirle güvenlik meselesini bir arada görmemek kanımca daha uygun bir yaklaşım.  Solo seyirde güvenlik diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Sadece sağ salim seyir yapmak için kullanılabilecek yöntemler vardır. Yöntemler işe yararsa ne ala...

"Güvenlik daha çok batıl bir inançtır. " Helen KELLER.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Enes Save - 18 Temmuz 2018, 00:26:45
Enes'cim senden haber alamıyoruz. Kano ile  yelken yapıyor musun?İzlenimlerin nedir?Problem /ler var mı?Beklentilerini karşılıyor mu?Bir şeye ihtiyacın var mı?

Mustafa ağabey,

Botu kullandığım gibi kanoyu kullanmak için zamana gereksinimim var. Sorun derken,  sorun bende mi yoksa kanoda mı henüz saptayamadım. Ara ara yelken yapıyorum. Yavaş da olsa emin adımlarla ilerliyorum.

Birkaç firmaya iki farklı plan gönderip  yelken dikim fiyatı talep ettim.

Şu an için ek yardıma ihtiyacım yok gibi görünüyor. Teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Özgür Ökten - 18 Temmuz 2018, 21:05:41
...Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım.
Büyük teknenin tek derdi sahip olmaktır, onun dışında kullanırken küçükten hiçbir farkı yok tam tersi daha çok donanım ve teknoloji nedeniyle kolaylıkları var.

İşim gereği hiçbirşeye elini sürmeyen misafirlerle tek başıma büyük tekne ile (50+ feet) tura çıktığım çok oluyor, tek başıma yelken yapıyor, marina ve restoranlara aborda ve kıçtankara oluyorum, koylarda alargaya demir atıyorum, uygun planlama ile koylarda kıçtankara bile yapabiliyorum.

Şimdiye kadar küçük ile büyük arasında beni zorlayan bir fark yaşamadım, tam tersi büyüğün kolaylıkları oldu diyebilirim.

öZgür (tapatalk)

Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mustafa Ertör - 18 Temmuz 2018, 22:58:07
((Şu an için ek yardıma ihtiyacım yok gibi görünüyor. Teşekkür ederim.))
Tamam Enes'cim biz burdayız.Yanındayız.Biliyorsun.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 19 Temmuz 2018, 00:33:02
    John Grey'in bir kitabı vardı "Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten" diye, kadınlarla erkekler arasındaki farklılıkları buna dayandırarak anlattığı. Kadın erkek arasında ortaya çıkan sorunların çözümünde, kadınlar konuşmayı ve birbirine açılarak sorun çözmeyi tercih ederken erkeklerinse susmayı, kaçmayı ve mağarasına çekilerek kendini dışa kapatmayı tercih ettiğini söylüyordu. Ben bunu kadınların kendilerine ve zekalarına güveninin bir göstergesi, erkeklerinse başa çıkamayacakları bir zekadan kaçmak ama kaçarken de sahip oldukları eksik zekalarıyla üretebildikleri bahane olan "bu kadınlarda çok gevezeler yahu"  :) durumunun açıklaması olarak okuyorum.
   Ama John Grey'in yaklaşımı acaba dünya denizlerinde solo sailorların ve teknede yaşayanların ezici bir çoğunlukla erkeklerden oluştuğunun açıklaması olabilir mi? Acaba teknelerimiz biz erkeklerin kaçış yeri olan mağaralarımız mı? Kadınlar konuşacak kimse bulamayacakları için mi tek başına seyire ve teknede tek başına yaşamaya çok daha uzaklar? Dolayısıyla solo seyirde teknede neler olmalı ve nasıl bir tekne olmalı sorusunu ele alırken sadece erkeklerin ihtiyaçlarına göre düşünsek doğru olur mu? Teknede solo seyir ve solo yaşam konusunu bu açılardan da ele alsak nasıl olur?
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: ersinboke@icrs.com.tr - 19 Temmuz 2018, 05:38:10
Kitabı hatırlıyorum.  Genel anlamda bir çerçeve çiziyorsa da Kadınlar ve Erkeklerin olaya bakış açılarındaki farklılık bu önermeden çok daha kompleks bence. Tek başına seyir yapmayı bu pencereden de değerlendirebiliriz belki ancak ;

Tek başına seyir aslında bir meydan okuma. Varlığını ispat etme güdüsü. Üstelik bunu sadece kendi başına değil , kendisinden önce yaşanmış ve geliştirilerek kendisine aktarılmış bir ortak aklın temsilcisi olarak yapıyor olmanın verdiği heyecan. 

Karşı karşıya kaldığı ve kendisini bir anda yok edebilecek devasa bir güce karşı , bu gücü, nesilden nesile yaşanmışlıkları aklının süzgecinden geçirerek kendi amacı doğrultusunda kullanabilme ve var olma yetisi . BUnu da kavga ederek değil, bu gücün bir parçası olarak , uyum içinde, bir harmoni ile yapmayı başarabilmek.

Belki önce  insanoğlunun kurduğu ve kendi kendi kendini öğüttüğü bu sistemden kaçıp kurtulmak olarak başlamış olsa da zamanla aslında insanın kendi varlığını, benliğini keşfetmek için yapmış olduğu bir yolculuk bu.

Tek başına yelkenli seyiri bana bunları ifade ediyor.

Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.

Kendi adıma konuşmam gerekirse artık tek başına seyir yapıyor olmak benim için bir tutku. Ancak tek başına yaptığım bu seyir sonrası gittiğim farklı limanlarda farklı kişiler ile tanışmak , görüşmek de bir o kadar heyecan verici.



Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: Mehmet Atay - 19 Temmuz 2018, 08:54:46
İşim gereği (şimdi azalmakla birlikte) hergün en az 2 müşteri ziyareti yapardım.
Sonrasında da, müşteri istekleri doğrultusunda sonuç alabilmek için şirketin diğer departman yöneticilerini ikna/kafalama ziyaretleri olurdu.

O nedenle iş saatleri dışında araba kullanmak, insan görmek benim için zul’dü.
Eşim de haliyle hoşnut değildi. Ne zaman ki kendisi de hergün köprüyü arabayla geçmeye başladı, en azından yarısını anladı.

Bende yanlız kalmak ve kısa solo kaçışlar bir tatil, bir huzur arayışı...
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 19 Temmuz 2018, 10:19:48
Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.

Üreme güdüsü, mecbuuur ;D.
Başlık: Ynt: Solo Seyir Üzerine
Gönderen: erdal duran - 20 Temmuz 2018, 19:42:48
    Kitabı hatırlıyorum.  Genel anlamda bir çerçeve çiziyorsa da Kadınlar ve Erkeklerin olaya bakış açılarındaki farklılık bu önermeden çok daha kompleks bence. Tek başına seyir yapmayı bu pencereden de değerlendirebiliriz belki ancak ;
    Tek başına seyir aslında bir meydan okuma. Varlığını ispat etme güdüsü. Üstelik bunu sadece kendi başına değil , kendisinden önce yaşanmış ve geliştirilerek kendisine aktarılmış bir ortak aklın temsilcisi olarak yapıyor olmanın verdiği heyecan. 
    Karşı karşıya kaldığı ve kendisini bir anda yok edebilecek devasa bir güce karşı , bu gücü, nesilden nesile yaşanmışlıkları aklının süzgecinden geçirerek kendi amacı doğrultusunda kullanabilme ve var olma yetisi . BUnu da kavga ederek değil, bu gücün bir parçası olarak , uyum içinde, bir harmoni ile yapmayı başarabilmek.
    Belki önce  insanoğlunun kurduğu ve kendi kendi kendini öğüttüğü bu sistemden kaçıp kurtulmak olarak başlamış olsa da zamanla aslında insanın kendi varlığını, benliğini keşfetmek için yapmış olduğu bir yolculuk bu.
    Tek başına yelkenli seyiri bana bunları ifade ediyor.
    Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.
    Kendi adıma konuşmam gerekirse artık tek başına seyir yapıyor olmak benim için bir tutku. Ancak tek başına yaptığım bu seyir sonrası gittiğim farklı limanlarda farklı kişiler ile tanışmak , görüşmek de bir o kadar heyecan verici.

     İşim gereği (şimdi azalmakla birlikte) hergün en az 2 müşteri ziyareti yapardım.
Sonrasında da, müşteri istekleri doğrultusunda sonuç alabilmek için şirketin diğer departman yöneticilerini ikna/kafalama ziyaretleri olurdu.
    O nedenle iş saatleri dışında araba kullanmak, insan görmek benim için zul’dü.
Eşim de haliyle hoşnut değildi. Ne zaman ki kendisi de hergün köprüyü arabayla geçmeye başladı, en azından yarısını anladı.
    Bende yanlız kalmak ve kısa solo kaçışlar bir tatil, bir huzur arayışı...
  Doğal olarak her insanın tek başına seyir nedeni farklıdır. Bu nedenle hem Ersin hem de Mehmet reislerin yazılarında belirttikleri hususlara genel olarak katılıyorum.
   Uzun uzun düşündükten sonra anladım ki benim nedenim, Ersin'in 4. paragrafta, Mehmet'in de son paragrafta belirtmiş olduğu gibi kesinlikle bir kaçış. İnsanlardan, arabalardan, gürültüden, tüketimden, ve hatta üretimden kaçış. Kalıplaşmış insan ilişkilerinden, uyulması gereken toplumsal davranış biçimlerinden kaçış. Daha çok sıralanabilir ama kısaca bizim belirleyemediğimiz yaşamın getirip dayattığı her türlü "şey'den" kaçış.
    Ersin'in son paragrafta söylediği belki de anlatmak istediğimin kısaca ifadesi. Olaylar ve ilişkiler olabildiğince benim kontrolümde olsun isteği. Ne derece gerçekleşebilir bir şey olduğunu yaşayıp göreceğiz.
(Ersin ve Mehmet reislere sadece ön isimleriyle hitap etmem umarım bir sorun olmamıştır.)