Aşağı git Skip to main content

Gönderen Konu: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.

  • *
  • İleti: 1341
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#165: 02 Eylül 2017, 03:09:55
Biliyorum.Teşekkür ederim.Leo Reis'e selamlar.
  • IP logged
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

  • *
  • İleti: 1541
  • Bilen bilir
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#166: 02 Eylül 2017, 09:56:31
İnsanın seveni ve arayanı olması kadar güzellik var mı :)

Göce!ğe ilk gittiğimde İstanbulda yer yerinden oynamıştı.

O nedenle davetlere icabet edemiyorum. :'(

En derin üzüntülerim ile. ;)

Paralel,dik,yatık vs gibi sakıncalı kelimeleri kullanmamaya itina ile özen gösterelim. ;D
  • IP logged
DeDe

  • *
  • İleti: 1547
    • Classicboats Turkiye
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#167: 02 Eylül 2017, 12:01:33
Yorumsuz paylaşıyorum....   :)

76 taşındaki Capon Ikuo Tateo 2 Ağustos 2017 tarihinde 13 ay süren uğraksız, tek başına Dünya turunu tamamladı. Tokyo güneyinde Sakai'den başladığı turunu 30 ayak (9 metron 14 santimetron) teknesi ile tamamladı. Guiness'e göre bu turu tamamlayan en yaşlı denizci olarak kayda geçecek.






http://almanautica.com.br/…/japones-de-76-anos-completa-ci…/

http://www.asahi.com/ajw/articles/AJ201708030056.html
  • IP logged
“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

B

Burak Doneray

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#168: 02 Eylül 2017, 19:11:14
İnsanın seveni ve arayanı olması kadar güzellik var mı :)

Göce!ğe ilk gittiğimde İstanbulda yer yerinden oynamıştı.

O nedenle davetlere icabet edemiyorum. :'(

En derin üzüntülerim ile. ;)

Paralel,dik,yatık vs gibi sakıncalı kelimeleri kullanmamaya itina ile özen gösterelim. ;D

Bekliyoruz efendim o zaman Göcek eski Göcek değil ama hala güzel.Bu arada Far Out prıl prıl parlıyordu Teos marinada .Torunlarla yazlıkta olduğunuz için aramadık efendim.Güzel tekneniz güzel birisine nasip olur umarım .Selam ve sevgiler.
  • IP logged

  • *
  • İleti: 1541
  • Bilen bilir
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#169: 03 Eylül 2017, 09:06:51
Nazik davetiniz için çok teşekkürler :)

Yazlıkta işler bitmiyor ve bayram nedeni ara verdik ve dinleniyoruz 8)

Can biraderimin israrla ''satma abi evde işler bitince orada da sıkılacaksın'' sözlini boş dururken

sürekli hatırlıyorum ?0-?
  • IP logged
DeDe

T
  • *
  • İleti: 2171
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#170: 03 Eylül 2017, 21:58:35
CEM GÜRDENİZ

Denizde Görgü ve Usturmaça Kültürü

Bu yaz İtalya’nın Liguria Sahillerinde değişik liman, marina ve koylarda bulundum. Gerek Golfo Dei Poeti, gerekse Golfo di Paradiso limanlarında usturmaçası dışarıda seyreden tek bir amatör denizci teknesi ya da yolcu motoru/vasıtası görmedim. Portevenere’den Cinque Terre’ye ya da Portofino’dan Santa Fruttoso’ya her yarım satte bir turist taşıyan yolcu motorları iskeleden avara ettikten en geç bir dakika içinde tüm usturmaçaları güverteye ya da özel usturmaça loçalarına alıyordu. Bazıları bu işlemi insan gücü ile yaparken, yeni yapılan teknelerde otomatik sarma sistemi kullanılıyordu. Özetle, usturmaçası dışarıda seyreden ya da alargada demirli/şamandıraya bağlı İtalyan bandıralı tek bir tekne yoktu. İster 50 metrelik süper yat, ister 10 metrelik yelkenli sloop, ister 5 metrelik sandal olsun hepsinde usturmaça disiplini tamdı.
Çok özendim. İtalyanları kıskandım. Evrensel denizcilik gelenek ve görgü biirkimlerini takdir ettim. Yıllar öncesine geri döndüm.
Rahmetli babam Halit Gürdeniz, 1949 Yüksek Denizcilik Okulu mezunu bir denizciydi. 1968 yılında bize beş metrelik kürekli bir sandal almıştı. 10 yaşındaydım. Bana ilk öğrettiği, kıçtan kara olduğumuz Büyükdere’deki evimizin önündeki rıhtımdan avara eder etmez, usturmaçaları içeri almam ve bağlama halatlarını derhal güverte üzerinde tüce etmemdi. Bu rutin asla bozulmazdı. 1972 yılında Deniz Lisesine girdim ve bahriyeli oldum. Heybeliada’daki okulumun filikalarında temel gemicilik eğitimi uygulamalarında da biz yeni denizcilere ilk öğretilen, seyir halinde usturmaçaların güverteye alınması ve tekneden sarkan halatlara izin verilmemesiydi. Usturmaça ve halat disiplini bayrak disiplini kadar önemliydi. Buradan çıkardığım sonuç, babamın temsil ettiği deniz ticaret filosu ile benim aralarına katıldığım bahriye camiasının usturmaça disiplini konusunda aynı bilinçlenmeye ve pratiğe sahip olmasıydı. 40 yıllık meslek hayatım boyunca bahriyede usturmaçasını borda ya da kıç aynalıkta unutup seyir yapan savaş gemisini çok nadir gördüm. Gördüklerimin de ikaz edildiklerinde küçük düştüklerini ve bu durumun söz konusu gemide ciddi bir disiplin eksiği olarak değerlendirildiğini belirteyim. Bu uygulamada ve gelenekte günümüzde de en ufak bir değişim olmamıştır.
Deniz ticaret filomuzda da usturmaça disiplininin büyük çapta değişime uğramadan devam ettiğini söylemeliyim. Ancak aynı konuyu Türk amatör denizciliği için söyleyemem. Maalesef ülkemiz amatör teknelerinde usturmaça disiplinine uyarak seyir yapan tekne sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bir gün büyük bir marinanın çıkışını gören bir yerde, ya da İstanbul Boğazında kıyıda oturun ve gelen geçen teknelere bir bakın. Salkım saçak sarkan usturmaçalar, çıması dışarda kalan neredeyse denize sarkan halatlara sahip, bazısı ultra modern ve gösterişli ancak gayri neta amatör denizci tekneler, göz kirliliği yaratarak geçit resmi yaparlar.
Neoliberal ekonomik düzenin, maddi gücü, görgü ve kültür birikiminin önüne geçirdiği bir ortamda karada yaşanan ve neredeyse Recep İvedik tiplemesi ile kutsanan kabalık ve görgüsüzlük kendine denizde de yer buluyor. Usturmaça disiplinsizliği seyir, sürat, telsiz muhaberesi, demirleme, kıçtan kara/aborda olma, çevreyi koruma, gürültü, marina disiplini gibi pek çok alanda yaşanan görgü ve nezaket eksikliklerinin yanında kendine yer buluyor. Fransızca görgü (adab-ı muaşeret) anlamına gelen Savoir Vivre teriminin kelime karşılığı ‘’Yaşamayı Bilmek’’ tir. Denizin ve denizciliğin de kendine göre bir görgü geçmişi vardır. Uygar dünyada, toplumların yüzyıllar önce yerleşik toplum düzenine geçtiği ve güçlü burjuvazinin aristokrasiyi kendine örnek alarak değerlerini yarattığı göz önüne alınırsa, adab-ı muaşeretin uygarlığın en önemli sıçrama alanı olan deniz ve denizcilikte de gelişmesi sürpriz değildir. Uygar dünyada protokol ve görgü kurallarını en iyi uygulayan kurum donanmalardır. Yüzyılların birikimi denizcilerin geleneklerine yönelik tutuculuğu ile birleşerek kalıcı bir çerçeve oluşturur. Gelişmiş pek çok denizci devlette amatör denizcilik de yüzyıllar önce donanma öncülüğünde geliştirildiğinden bu gelenekler amatör denizcilik/Yat/Kürek kulüplerine de geçmiştir. Gelişmiş ülkelerde bu nedenle amatör denizcilik gelenek ve alışkanlıkları bahriye gelenekleri ile bütünleşik yürür. Bu ülkelerde deniz subayları ve ticaret filosu mensuplarının maddi güçleri el verdiği ölçüde çoğunluk yelkenli olmak üzere amatör denizci teknelere sahip olduğunu da ekleyelim. Bu durum da deniz görgüsüne somut katkı sağlamaktadır.
Türkiye’mizde yerleşik toplum kültürüne geçiş tamamlanamadığından, denizde kendine has bir nevi deniz kültürsüzlüğü oluştu. Bunun dışa vurumlarından birisi de usturmaça kültürü. Maalesef usturmaça ile seyretmenin bir nevi görgüsüzlük olduğunu söylediğinizde aldığınız cevap: ‘’Tekne benim. İstediğimi yaparım.‘’ Paranın gücüne saygı, görgünün ve entellektüel birikimin önüne geçtiği sürece bu durum denizde devam edecektir. İşin bir diğer yönü yat kaptanlarının da bu duruma ya bilmediklerinden ya da işlerine gelmediğinden (tembellik) sessiz kalmaları ve usturmaça ile seyri umursamamalarıdır.
Bunu aşmalıyız. Deniz adab-ı muaşeretini, başta usturmaça disiplini olmak üzere her yönü ile amatör denizcilerimiz öğrenmelidir. Bunu bilip de tembellik nedeni ile uygulamayanlara da, doğrusunu yaparak çevreye örnek olmalarını teşvik etmeliyiz. Bu konuda marina yönetimleri de usturmaçaları dışarda seyreden tekneleri çıkış esnasında ikaz etmeli ve ilk hareketi başlatmaya katkı sağlamalıdır.
  • IP logged

n

nuri_kongur

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#171: 03 Eylül 2017, 22:27:03
Usturmaçaların toplanmamasının uygulamadaki zararı ne? Yani bu sadece göz zevki mi yoksa bir manisi var mı kaptana. Halatı anlayabiliyorum, kendi pervanene ya da yanındaki teknenin pervanesine dolanma riski var. Usturmaça toplanmasa ne olur?


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  • IP logged

  • *
  • İleti: 101
  • S/Y ANABELLA (Sadler 32)
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#172: 03 Eylül 2017, 22:32:47
"Yelken Dünyası" Eylül ayı sayısında da Tayfun Timoçin'in çakar ışıklarla ilgili güzel bir yazısı var.


  • IP logged
"Bilgeliğin dudakları anlamayacak kulaklara kapalıdır." --Kybalion

  • *
  • İleti: 101
  • S/Y ANABELLA (Sadler 32)
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#173: 03 Eylül 2017, 22:40:22
Sevgili Nuri Reis,

Belli bir geleneği, kültürü ve disiplini olan seçkin bir topluluğa girdiğnizde de, gömleğinizin buruşuk ve lekeli olmasının, kravatınızın gevşek ve kaymış olmasının, dört günlük traşsız olmanızın "uygulamada" herhangi bir zararı olmayabilir.

Sevgiler  ;)


  • IP logged
"Bilgeliğin dudakları anlamayacak kulaklara kapalıdır." --Kybalion

B

Burak Doneray

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#174: 03 Eylül 2017, 22:41:18
Usturmaçaların toplanmamasının uygulamadaki zararı ne? Yani bu sadece göz zevki mi yoksa bir manisi var mı kaptana. Halatı anlayabiliyorum, kendi pervanene ya da yanındaki teknenin pervanesine dolanma riski var. Usturmaça toplanmasa ne olur?


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Sert havada çapariz verir ,yelken seyrinde ruzgaraltındakiler suya değeceği için hızınızı düşürür, güverteye daha çok su sıçrar,usturmaçanın düşme riski vardır.kötü gözükür vb.
  • IP logged

  • *
  • İleti: 2553
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#175: 03 Eylül 2017, 23:11:07
Ben usturmaçalaların vardevela tellerine iki uçtan asılmasına bile hoş gözle bakmıyorum , o kadar sinirim yani.  :)  ::)

Denize çıktığım an usturmaçaları baş ve kıçtaki uygun yerlerine bağlarım.
Diğer teknelere de bakarım , usturmaçaları sallanan teknelerin % 90 ı da ya disiplinsiz ya da acemidir tecrübelerime göre, uzak dururum. :)
  • IP logged

n

nuri_kongur

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#176: 03 Eylül 2017, 23:39:45
Sevgili Nuri Reis,

Belli bir geleneği, kültürü ve disiplini olan seçkin bir topluluğa girdiğnizde de, gömleğinizin buruşuk ve lekeli olmasının, kravatınızın gevşek ve kaymış olmasının, dört günlük traşsız olmanızın "uygulamada" herhangi bir zararı olmayabilir.

Sevgiler  ;)


Ali reisim, duruma göre davranmak elbette doğru hareket , ama insan evinin salonu ile restorantta aynı kıyafette olmuyor. Hepsinde örtünme var ama kıyafet aynı titizlikte değil. Belki de insanların aynı titizlikte olmamasının sebebi bu mudur diye anlamaya çalışıyorum. Tek gövdeli teknelerde rüzgarla birlikte küpeştelere kadar yanlara yattığı için oralarda çapariz vereceği aşikar. Hızı düşüreceği de. Kaptan o havada yelken basmıyorsa belki ihtiyaç duymuyordur .
Mesela benim tekne çift gövdeli, tekne hiç yan yatmıyor. Dolayısıyla usturmaçalar suya değmiyor. Ben seyire çıktığımda bir yere yanaşmayacaksam usturmaçalarımı çıkarma ihtiyacı duymuyorum, ama bir yere yanaşacaksam seyire çıkmadan usturmaçaları mı bağlıyorum. İhtiyaca binaen ipini uzatıyorum. Bir keresinde bir terslik oldu , hala acemiyim ama o zaman şimdikinden daha acemiyim, tramola atacağım diye uğraşırken bi baktım izmit körfezine demirlemiş yük gemilerinden birine çarpıyorum. Usturmaçayı daha önce çıkarmadığıma pişman oldumdu. Tayfalar da gemiden şaşkın gözlerle beni izliyordu. Son anda kurtardım kendimi.
Yani demem o ki, bu usturmaça toplama işi , ceket kravat ile frak arasındaki fark mı ? Yoksa giyinik olma ile üryan olma arasındaki fark mı? Benim çift gövdeli tekne de şuan A şıkkı gibi duruyor. Yine de büyük konuşmuş olmayayım, yaşayabileceğim bütün kötü durumları henüz bitirmedim teknede :)


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  • IP logged

n

nuri_kongur

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#177: 03 Eylül 2017, 23:41:12
Usturmaçaların toplanmamasının uygulamadaki zararı ne? Yani bu sadece göz zevki mi yoksa bir manisi var mı kaptana. Halatı anlayabiliyorum, kendi pervanene ya da yanındaki teknenin pervanesine dolanma riski var. Usturmaça toplanmasa ne olur?


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Sert havada çapariz verir ,yelken seyrinde ruzgaraltındakiler suya değeceği için hızınızı düşürür, güverteye daha çok su sıçrar,usturmaçanın düşme riski vardır.kötü gözükür vb.
Aynı fikirdeyim Burak reis.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  • IP logged

n

nuri_kongur

Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#178: 03 Eylül 2017, 23:43:47

Diğer teknelere de bakarım , usturmaçaları sallanan teknelerin % 90 ı da ya disiplinsiz ya da acemidir tecrübelerime göre, uzak dururum. :)
Trafik şeridinde düz gitmeyen arabalar gibi diyorsunuz yani Öcal reisim. :)


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  • IP logged

  • *
  • İleti: 1631
Ynt: Modern Hayat, Deniz, Amatör Denizcilik.
#179: 03 Eylül 2017, 23:55:54
Belki çok eski tarihlerde, seyirdeyken usturmaça asmak tehditkar bir eylemdi :) korsanlar yağmalayacakları gemiye çıkmadan önce usturmaçalarını asıp hedeflerindeki gemiye yanaşıyorlardı. Tamamen hayal gücümle üretiyorum varsayımımı ancak Nuri reisin sorusunda haklılık payı var. Bu disiplinin dünya üzerinde bu titizlikle yaygınlaşmasının temelinde somut ve her tür tekneyi ve gemiyi kapsayan bir sebep olabilir.
  • IP logged

 
Yukarı git