Ana Menü

Sokratik tartışma..

Başlatan ersin böke, 31 Mart 2017, 08:39:06

« önceki - sonraki »

Bülent Büyükdağ

#75
Kesinlikle. Büyük T ile yazılan Tarih, her zaman son sözü söyler.
Sanıyorum bu konuda, uzlaştırıcı metni Walter Benjamin yazmıştır. Bildiğiniz üzere dindar bir Marksçıdır. Tarihsel Maddecilik üzerine 14 kısa tezi vardır ve Marksizme sınır aşan bir boyut kazandırmıştır. (Tarihsel Maddeciliği kurucuları arasında İbn Haldun'da gösterilir biliyorsunuz)
Şöyle diyor; (önümde duran çeviri pek iyi değil, Ahmet Cemal çevirisi daha iyi)

Satranç oynarken rakibinin her hamlesine karşılık verebilen ve sonunda oyunu mutlaka kazanmayı beceren canlı kukla efsanesini herkes bilir. Türk giysileri içinde bir kukladır bu. Ağzında nargile, geniş bir masanın üstünde duran satranç tahtasının üstünde başına oturmuştur. Bir aynalar dizgesi masaya bir tarafından bakıldığında öbür tarafının da görülebildiği yanılsamasını yaratır. Aslında satranç sanatında usta olan kambur bir cüce gizlenmiştir masanın altına ve kuklanın ellerini iplerle yönetmektedir. Bu aygıtın benzeri felsefe alanında da tasarlanabilir. "Tarihsel maddecilik" adı verilen kukla hep kazanacaktır. Bugün, bilindiği gibi küçük ve çirkin olan insan arasına çıkma cesaretini gösteremeyen teolijiyi hizmetine alırsa, karşısına kim çıkarsa çıksın yiğitçe meydan okuyabilir" (Benjamin, Tarih Üzerine I. Tez- Tamamı YKB Pasajlar, veya Versus; Walter Benjamin: Yangın Alarmı; Michael Löwy)
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

nuri_kongur

#76
Bülent reis , ilk defa duydum bu makaleyi. İnternetten şöyle bir baktım, aşağıdaki ilistirasyonlar ile karşılaştım.




Doğaldır ki, her kes kendi gördüğünü , kendi bildiği kadarıyla ve kendi inancına göre yorumlar. Walter Benjamin de bunun dışına çıkacak değil.
Makale üzerine bir şey söylemek için erken , ama benim asıl dikkatimi çeken cüce çirkin küçük insan tabiri. Kişinin elinde olmayan sebepler ile onu yargılayıp kendi tercihi olanları görmezden gelmenin somut bir örneği . Kökten karşı çıktığım bir tavır. Acaba yazara mı ait yoksa tercümanın eklemesi mi? Metnin orjinalini tamamen okumadım , ama tercüman yazarın meramını "çirkin küçük insan" tabiri ile en iyi şekilde tercüme edebileceğini düşünmüş gibi bir izlenim edindim.
Konu görünüşte mecra değiştirecek gibi ama Pamuk prensesten bahsetmenin vakti gibi.
Pamuk prenses pamuk prenses de , ormanda yaşayanlar niye cüce acaba? Ormanda yaşayanlar hep cüce mi? Yoksa Pamuk prenses tesadüfen cücelere mi denk geldi ?
Hep ciddi hep ciddi nereye kadar, biraz da masal üzerinden konuşalım [emoji3]


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Tan Kaan Özkan

#77
Alıntı yapılan: Nuri Kongur - 12 Eylül 2017, 12:22:30

Konu görünüşte mecra değiştirecek gibi ama Pamuk prensesten bahsetmenin vakti gibi.
Pamuk prenses pamuk prenses de , ormanda yaşayanlar niye cüce acaba? Ormanda yaşayanlar hep cüce mi? Yoksa Pamuk prenses tesadüfen cücelere mi denk geldi ?
Hep ciddi hep ciddi nereye kadar, biraz da masal üzerinden konuşalım [emoji3]


Bu konu hakkında bir kitaptan alıntılanıp, derlenmiş bir makale okumuştum. Masalın şifreleri gibi bir şeydi. Ciddi çıkarımlar yapılmıştı.
Bir de pamuk prensesin orjinal adı snow white, nedense biz de pamuk olmuş  :)

Bülent Büyükdağ

Anlam kayması var doğru. Şöyle açıklaması.  Teoloji metnin yazıldığı zaman yaşamdan tamamen dışlanmış kötü birşey olarak tanımlanır. (1930lar) . Benjamin bu bakisi taşlar.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Bülent Büyükdağ

Bu arada dikkat; küçük çirkin insan değil, küçük çirkin ve insan arasına çıkamayan.. diyor. Yergi saraheten ortaya konulmus bana kalırsa.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Oğuzhan Oğuz

#80
Sildim. Sorum vardı cevabı zaten verilmiş.

nuri_kongur

Bülent reis , sizin uyarınızla cümleyi yeniden okudum, görünüşe göre tercüme problemli. Sıfat tamlaması o kada uzun ki, tamamını okuduktan sonra fiildeki şahıs ekinin hangi isme ait olduğu karışmış. Siz dikkat çekmeseydiniz , benim gibi bir çok kişi yazarı ve makalenin mesajını yanlış anlardı.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Bülent Büyükdağ

Nuri Reis, ayni dilde konusan (almanca) bütün müelliflerin hem fikir olduğu şey Benjamin okumanın çok zor oldugudur. O nedenle çevirmenlere de çok söz etmemek gerek.
Kendi payıma ben bu paragrafı 7 veya 8 defa okuyup  hııı adam bunu diyor demistim.

Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Bülent Büyükdağ

Bir de tercumenin tercumesini de okumustum :)
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

nuri_kongur

Alıntı yapılan: Ersin Böke - 12 Eylül 2017, 09:41:34
Adalet..

Özgürlük..

Binlerce yıldır kavgası yapılan iki önemli kavram. Her şeyin temelinde bu var.

Her ikisi için de ciddi eğitim gerek...

O zaman çiçeği burnunda mühendisleriz, bir firma kurduk, hızla büyüdük, büyük inşaat firmalarının  çelik taşeronluğunu yapıyoruz. Üç ortak konuşuyoruz. Hızlı büyümüşüz finanse edemiyoruz.

Hakediş herşey.. Büyük ortak, büyük firmalara karşı prensipli hareket etmemiz gerektiğini savunuyor. Biz adamlar ne dese he diyoruz diye tepki gösteriyor.

Kaza geçiren diğer ortağım , kasim dostum Haldun çok önemli bir söz söylediydi o zaman.,

" prensip para ile olur "

Bu kadar.. Bakıyorum da bu yaptığınız yorumlarda her şey var.  " Para " yok.

Para olmadan ne hukuk olur , ne human rights, ne de başka birşeyler.


Günümüzde hukuk, parası olanların çıkarlarını savunmak için çaba harcamıyor mu.?

Yazıyor ya mahkemelerde kocaman, adalet mülkün temelidir diye. Evet biliyorum oradaki mülk devlet demek. Ama bir de sözlük anlamı ile irdeleyiniz bir kez de..

Mülk sahiplerinin hukuku.. Siz adaleti sadece mülk sahiplerine götürebiliyorsanız sadece..

Bütün inanç sistemlerinin, koca koca doktrinlerin hep temelinde adaletin sağlanması yok mu?

para ? Gelir dağılımı ?

Para olmadan prensip olmaz.. Ne hukuk, ne adalet, ne özgürlük , ne felsefe, hiçbirşey,.
Böke reis , dikkat çektiğiniz husus bizim tarihimizde şu şekilde ele alınmış
" Müslüman âlimler, hükümdara nasihat vermek üzere siyasetnâmeler yazmıştır. Hepsinde de şu misal verilir: "Ordusuz devlet olmaz. Hazinesiz ordu olmaz. Teb'asız hazine olmaz. Adaletsiz teb'a olmaz". Tekerleme gibi bu söz zincirine Adalet Dairesi adı verilir. Pers mitolojisinde de geçen bu prensip, aynı zamanda Aristo'nun Büyük İskender'e nasihatidir.
X. asırda yazılmış Kutadgu Bilig'de der ki: "Memleketi elde tutmak için ordu lâzımdır. Asker beslemek için de mala ihtiyaç vardır. Mal elde etmek için halkın zengin olması gerekir. Halkın zengin olması için de doğru kanunlar lâzımdır. Biri ihmal edilirse dördü de kalır. Dördü ihmal edilirse devlet çözülmeye yüz tutar". XI. asırdan kalma Kâbusnâme'de şöyle anlatılır: "Dünyanın düzeni hükümdarın sözünün geçmesi iledir. Sözün geçmesi siyasetsiz olmaz. Siyaset askersiz olmaz. Asker teb'asız olmaz. Zira mal teb'a ile elde edilir. Teb'anın şenliği ise adaletle olur".
Tarihimizde buna Adalet Çemberi deniyor. Daha sonraları adalet yerine "para" diyenler olmuş.
Bizim söylemde 1. Madde "adalet" iken sizin ,kastınız o değildir eminimki, söyleminizde "para" birinci madde. "Paranın" birinci madde olmasına günümüz dünyasında "kapitalizm" diyoruz. Ve açık bir şekilde görmekteyiz ki, kapitalizm sistemin baş aktörleri dahil kimseye huzur vermiyor.
Yanlış anlaşılmasın para olmasın demiyor kimse. Para adeletin elde edilmesinde bir araç sadece. Önemsiz değil ama "ilk " de değil.
Yeri gelmiş iken Farabiden bir alıntı yapayım. Farabi der ki: Nesnelerin önem sırasında , "bir" ilk dir.  "İkinin" olması için "bir" olması gerekir. "Bir " tek başına var olabilir ama " iki " "bir " olmadan var olamaz.
Bu önermeyi kısaca şöyle yeniden yazalım:
"Para " ilk dir, "adalet" ikinci. "Adalet " "para " olmadan var olamaz, ama "para" " adalet " olmasa da olur. Bu zihniyet zaten var, kapitalizm .

Mahkemelerdeki o söz Hz. Ömer'e aittir. Mülk-devlet anlamında kullanılır. Devlet ise Huzur mutluluk anlamındadır. Hani Kanuni'nin şu dizelerinde  olduğu gibi:
"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi. "

Burada aslında devletin insanda neyi sağlaması gerektiği ile ilgili bir istikamet vermekte.



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Bülent Büyükdağ

Herkes Komünist Manifesto 'nün bir kominizm/parti bildirisi oldugunu düşünür. Oysa metin baştan sonra kapitalizm övgüsüdür. Yalnızca sonunda Kapitalizmin ölmek "zorunda" oldugunu bildirir. Zaten Marks icin bu "zorunda " kısmi hrp ysnlis anlasilmistir. Adam alt tarafı dogal olarak zorunda yoksa birbirinizi yok efecrksiniz demiş.
Parayi oradan ve Kapitalin 2. Bölümünden okuyabilirsin Ersinim.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Öcal Turan

Kapitalizmin babalarının , Rus İhtilalini desteklediği de söylenir Rusya yı soymak ve hemde iki karşı grup yaratıp daha çok satış yapabilmek için .  ::)
Doğrumudur Bülent reisim.  ???

Bülent Büyükdağ

Alıntı yapılan: Öcal Turan - 12 Eylül 2017, 21:44:25
Kapitalizmin babalarının , Rus İhtilalini desteklediği de söylenir Rusya yı soymak ve hemde iki karşı grup yaratıp daha çok satış yapabilmek için .  ::)
Doğrumudur Bülent reisim.  ???
Muhakkak öyle aklı evvel birkaç şirket çıkmıştır.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Cem Gür


"Post-modern toplum: Kibirin bilgiyi, bilginin deneyimi, deneyimin emeği hor gördüğü hiyerarşik topluluk." Diye yazmış bir arkadaşım.
"İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez... İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir" diyordu Oscar Wilde.

Bülent Büyükdağ

Alıntı yapılan: Cem Gür - 21 Eylül 2017, 17:24:47

"Post-modern toplum: Kibirin bilgiyi, bilginin deneyimi, deneyimin emeği hor gördüğü hiyerarşik topluluk." Diye yazmış bir arkadaşım.

Abi bu konuyu açma, çenem durmaz, tutamazsınız beni.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.