KÜÇÜK KAYIK YAZA HAZIRLANIYOR

Başlatan Mustafa Ertör, 14 Haziran 2018, 16:14:49

« önceki - sonraki »

Cem Gür

Kabuk , direk yeri, salma kasası hariç her şeyle kendi ergonomin için oynayabilirisin Mustafa .
Sen Tayo-Mar'ın orijinal planını görsen ağlarsın. Flush deck altını kamara yapmış.Ancak sürünerek girebilirisin. Daha beteri tuvalette oturman mümkün değil. Köstebek olmak gerek :)
"İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez... İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir" diyordu Oscar Wilde.

Cem Gür

Alıntı yapılan: Mustafa Ertör - 16 Ağustos 2018, 15:37:28


Bu video daha önce forumda yayınlandı mı bilmiyorum.Arada izleyip keyifleniyorum.
Bir ara Cem Gür Reis sepetler içine taş yüklenen eğer yük (mal) taşınacaksa taşların bırakıldığı iş kayıklarından bahsetmişti.Hatta yeni kayığını bu şekilde yaptığını yazmıştı.Güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum.Donanımdaki basitliğe ve işlevselliğe dikkatinizi çekerim.


Atlamışım. Görmemişim.  Bu bir Faering. Norveçlilerin "yılan" dedikleri Faering. Donam olabildiğince basit, işlevsel. Mükemmel.
Paylaştığın için teşekkür ederimrtık bıkmadan usanmadan defalarca seyrederim.
"İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez... İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir" diyordu Oscar Wilde.

Cem Gür

Bu kayıkta da kıç oturaklar aynaya kadar gidiyor.
Tahminim 50 yaşın üzerinde.



Formun mükemmelliğine dikkat isterim.... :) :)
Ayna alt ucu su üzerinde. Altı omurgaya kadar incelen ve dolu bir form.

Eminim ilk yapıldığında yelkeni de vardı.
"İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez... İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir" diyordu Oscar Wilde.

Ahmet Kabaalioğlu

S/Y  Pruva S / Fatih / İstanbul
M/V Espadon / Fatih / İstanbul
M/V Deli Ağa  / İnebolu / Kastamonu

"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Mustafa Ertör

 Küçük kayıklarda bu forma Montenegro'da rastladım.Ayna alt ucu deniz seviyesinden yarım karış yukarıda,  baş bodoslama balta baş formunda omurga çok derin değil. Su seviyesi nispeten sığ.Hepsininde direk ıskaçası olduğu halde direği yoktu.Bağlamışlar arkalarına dıştan takmayı vızır vızır gidiyorlar.Kotor körfezinde Küçük le olsam.Hepsini özendirirdim.Takarlardı direklerini.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Cem Gür

#65
 :)xx :)xx

Karadağ dediğin coğrafya Adriya Denizi güney ucu; yani bizim denizcilik mirasımızın da bir parçası.
Onlar da yavaş yavaş kuzey komşuları Hırvatların çabalarını görüp, üstelik de bu çabanın turizme katkısını da fark edip  denizcilik miraslarına sahip çıkmak için çabalıyorlar.

Makinaların ortaya çıkıp da teknelere bağlanmasının en başat nedenleri a- rüzgara bağlı olmaksızın her yöne gidebilmesi b- sürat nedeniyle av sahasına ulaşım ve geri dönüşte muazzam zaman kazancı c- az mürettebat ile denize çıkmaya elverişli olması d- Uzun rotalara kısa zamanda ulaşabilmek d- tekne hacminin neredeyse tamamının kullanılır kılınmış olması. Yani kısacası ekonomik kazanç.

Neden yelkenden vazgeçtiler? sorusu o dönem için abes kaçıyor.

Ama 21.yüzyılda da geleneksel tarihi mirasa sahip çıkmak, öğrenmek ve aktarmak da "insanlığın" farkına vardığı, değerini anladığı yepyeni bir bilinç.
"İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez... İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir" diyordu Oscar Wilde.

Ahmet Kabaalioğlu

Cem Abi takaların da kıçı biraz bu kayığı anımsatıyordu. Sonradan makina koyulunca oraya kaşık yapmışlar.
S/Y  Pruva S / Fatih / İstanbul
M/V Espadon / Fatih / İstanbul
M/V Deli Ağa  / İnebolu / Kastamonu

"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/