Ana Menü

Son İletiler

#21
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 10 Şubat 2026, 22:51:14
20250815-18 MİDİLLİ ADASI Lautraki – 4mil

      Sonra Gera Körfezine girip sancaktaki derin girintide yer alan Lautraki koyuna alargaya demir attık. İskelesinde, kıçtankara bağlı yedi, alargada sekiz tekne var; neredeyse yarısı Türk idi. Ne var ki kıçlarında Türk bandırası değil Polonya bayrağı asılı bir çoğunun; vergisel konulardan dolayı.

      Hemen karşımızda Köyün Balıkçı Barınağı var; AB buraya da el atmış, mükellef barınak yapmış balıkçılara. Köy 2km yukarıda, arazi alabildiğine zeytin bahçeleri; aralarından yürüyerek köy gezisi yapıyoruz. Yol boyu yabani incirler harika. Fırının köy ekmeği muhteşem; 2€. Her yerleşimde olduğu gibi buranın da en tarihi ve güzel yapısı kilisesi; bu Rumlar çok dindar insanlar. Köyde üç dört adet eski zeytin fabrikası bacası dikkat çekiyor. Artık yeni sistem zeytin sıkma makinalarında bu bacalara ihtiyaç yok, ikiyüz metrekareye kurulan tesis günde tonlarca zeytinin el değmeden yağını çıkartabiliyor. Algıda seçicilik işte; biz de zeytinci olunca zeytinlikler dikkat çekiyor. Ama öyle böyle değil, dağ taş zeytin ağacı; hemi de birkaç asırlık hepsi. Buralarda Osmanlı zamanında da zeytincilik revaçtaymış demek ki.

    Limanda bir eski yağ fabrikası var; torunu yüz yıl sonra gelip burayı havuzlu bir butik otele dönüştürmüş; tuğla yapı zaten, harika olmuş. İki gece düğün vardı, biri Türklere ait düğündü; Türkçe müzikler, konuşmalar filan; kim gelir burada düğün yapar, davetliler buraya nasıl gelir, ilginç bir organizasyon.

      İkinci gün botla Lautraki karşısındaki yerleşim Perama köyüne geçtik; orada da eski deri fabrikası ve yel değirmeni dikkat çekiyor. Ertesi sabah Liman çeşmesinden kullanma suyu ikmalimizi tamamlayıp, yola çıktık. Ancak su damacanalarını taşırken  ve terli iken giren yel bende sırt ağrısı başlattı; birkaç gün de sürdü. Neyse ki yüzmeye engel olmuyor; hatta belki de yüzme iyi geliyor.
#22
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 10 Şubat 2026, 22:45:02
20250813-15 MİDİLLİ ADASI Charamida Koyu – 10mil

      Midilli kara gezisi sonrası artık denizlerde olmalıyız; adanın güneyinden batısına doğru harekete geçtik; her beğendiğimiz koyda iki-üç gece kalıyoruz.
İlk koyumuz Gera körfezinin Güneydoğusunda, AB'nin Temiz Su olarak ilan ettiği Charamida Plajı önü; su turkuvaz rengi ve pırıl pırıl. Çapari de oluyor. İlk gece rüzgar ve dalga ters taraflardan gelince kıç demiri ile yönlendirme yapmak durumunda kaldım; tekne baş-kıç hareketleri ile salınmaya başlayınca keyif artıyor.

      Son gün Plajdan bot ve damacanalarla su ikmalimizi de yaptık ve Gera Körfezine girmek üzere ayrıldık.
#23
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 10 Şubat 2026, 16:54:25
Mücahit Reisim, Kuzey Ege candır; hala bozulmadan, Bodrum, Marmaris, Göcek'e dönüşmeden, hemi de hemen yakınımızdaki bu coğrafyanın tadını çıkaralım; çocuklarımızın bu sakinliği bulacağından şüpheliyim.

Adanın merkezi oldukça kalabalık, kapıda vize uygulaması epey hareketlendirmiş; ama tekne ile gidilen yerleri sakin, sessiz. Şimdi sen kiralık araç rakamlarını yazınca biz az buz değil, epey kazıklandığımızı anladık :)

Bir sezon, bir ada; tadını çıkara çıkara gezmek gibisi yok.  Darısı başınıza.
#24
Köşe Yazıları / Ynt: Bugün açsın ancak, yarın ...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 10 Şubat 2026, 12:32:16


Eylül 2006'da Pire'deyim, Kurtuluş'un ilk seferi de Ekim 1941'de yapılmış. Tam 65 sene öncesinden gelen bu acı bilgiler, limanda dibinde durduğum o kirli duvarın yanında, içimi acıtıyor.

Kurtuluş, tüm Ege'de o kadar mayının arasından, batmış gemi enkazlarının içlerinden, Alman kuşatma gemilerinin ve denizaltılarının yanından Pire'ye gidip gelmişken, son seferinde başına talihsiz bir olay gelir. Marmara'da fırtınaya tutulur ve Marmara Adası'nda, kayalara sürüklenerek batar. Şans eseri hiç kimse ölmez ama artık Kurtuluş için yolun sonudur. Yardım seferleri başka gemilerle (Dumlupınar, Tunç, Konya, Güneysu ve Aksu vapurları) devam etse de, Atina ve Pire halkı için Türkiye'den gelen tüm gemilerin adı Kurtuluş'tur artık. Hatta hasta ve bakıma muhtaç bin kadar çocuk da bu seferlerle Türkiye'ye getirilir.





Kızılay tarafından toplam 11 defa yapılan bu gemi seferleri hakkında sahiden de bilgi çok az. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün sitesinde gönderilen yardımların bir dökümünü buldum. Feridun Demokan'ın orijinal anıları sanırım basılmamış. Gazetelerden 15 sayfa tuttuğunu öğrendiğim, daktiloyla yazılmış bu sayfalar, gazeteci Erdoğan Arıpınar tarafından gün ışığına çıkarılmış, fakat dediğim gibi herhangi bir şekilde, basılmış olarak ya da internette, tamamına ulaşamadım. Geçtiğimiz sene belgeseli çekilen bu dostluk hikâyesinin her iki ulus için de yeterince iyi anlatılamadığı ve anlaşılamadığı çok açık. Bizimkiler hamasi nutuklarla bir övünme payı çıkarır, suyun öte yanındakiler gurur meselesi yapar, parasıyla aldık derler ama sonuçta bir gerçek var ki; şu Ege denen mucizenin iki yakası, istese de istemese de dost olmak zorunda.

Taksi kuyruğunda kimse kalmamış. Çantamı alıp ağır adımlarla taksiye doğru yürüdüm. İri yarı, şişman taksici Atina'nın merkezine doğru trafiğe daldığında, Pire yavaş yavaş ardımızda uzaklaşmakta, kafamın içinde ise şu söz yankılanmaktaydı: Bugün açsın ancak, yarın Kurtuluş gelecek!


(Yazı yayınlandıktan sonra internette çok fazla döküman birikmeye başladı. Daha güncel bilgiler bugünlerde daha kolay bulunabilir lakin her iki taraftaki körlük sağırlık olduğu sürece bu konunun üzerindeki karanlık hiçbir zaman kalkmayacak)
#25
Köşe Yazıları / Ynt: Bugün açsın ancak, yarın ...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 10 Şubat 2026, 12:16:43
Güneş kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı, taksi kuyruğu azaldı, yavaşça toparlanıp son taksiye doğru ilerlemem lazım. Aklımda ve gözümün önünde Kurtuluş vapuru var. Kıpırdayamıyorum. Çok değil daha 40'lı yıllarda burada, şu bulunduğum yerde, batık gemilerin arasından geçip yükünü boşaltan gemimiz aklımdan çıkmıyor.

Yukarıda Feridun Demokan demiştik ya, gönderilen yardımların başında, koordinasyonunda, seferlere bizzat katılan hep o. 1992 yılında kaybettiğimiz bu büyük insan Kızılay'ın görevlisi olarak Pire'ye her gelişinde, muhtemeldir ki bu acı durumu herkese duyurmak istemiştir. Fakat anılarında anlattığına göre öyle sıkı bir göz hapsindeymiş ki hiçbir şekilde durum hakkında ne bir haber ne de fotoğraf sızdırabiliyormuş. Zamanla Alman istihbaratının güvenini sağlamayı başarınca, tüm sıkı aramaları geçerek 120 poz fotoğrafı gemiye sokabilmiş. Yakalansa Almanların çalışma kamplarına atılması işten değil, girdiği riski bir düşünsenize.



Fotoğraflar Amerikan Life dergisinde yayınlanınca kıyamet kopar ve tüm dünya Yunanistan'a yardım için seferber olur. Ülkedeki açlık ve sefaleti gösteren bu fotoğraflar gerçeği gözler önüne sermiştir.




#26
Köşe Yazıları / Ynt: Bugün açsın ancak, yarın ...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 10 Şubat 2026, 12:06:36
Yok artık :) Sağolasın Mücahit Karabaş.
20 sene öncesinden bir yazıydı. Foruma aktarımı bugün tamamlarım. Yunan tarafı son günlerde sosyal medyada gene tahriklere başlayınca aklıma geldi, buraya yazayım dedim.
 
#27
Köşe Yazıları / Ynt: Bugün açsın ancak, yarın ...
Son İleti Gönderen Mücahit Karabaş - 10 Şubat 2026, 08:47:18
Kurtuluş Vapuru'nun hikayesini bildiğini sanırsın. Ta ki birgün Çetin Kent konuya el atıp kalemiyle döktürmeye başlayıncaya kadar...
#28
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Mücahit Karabaş - 10 Şubat 2026, 08:25:48
Hulusi Kaptanım,

Harika anlatmışsınız yine. Biz  ne zamandır yazmanızı bekliyorduk.
Verdiğiniz detaylar çok faydalı olmuş. Gözlemleriniz, duygu ve düşüncelerinizi ifade tarzınız her zamanki gibi  çok naif.

Biz de belki bu yaz tekne ile bu adayı ziyaret edebiliriz.
Geçen yıl Mart ayında 3 günlüğüne feribotla gidip kiralık arabayla adayı gezmiştik. Adayı çok beğenmiştik. Sezonda çok kalabalık olduğunu söylemişlerdi. Ada halkının Türk turistlere yaklaşımı kibardı. Her yerde yardımcı olmaya çalıştılar. Geçen yaz işlerimizin yoğunluğundan dolayı tekne tatili yapamadık. Sizin bu rehber yazınız bize cesaret verdi. Devamını dört gözle bekliyoruz. Bu arada Sezon dışı  i20 arabayı (B segment)  günlük 20 euroya kiralamıştık. Aynı feribotla gittiğimiz bir yolcu internetten daha önceden 13 euroya kiraladığını söylemişti.
Ellerinize sağlık. Darısı başımıza.
#29
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 09 Şubat 2026, 19:14:37
Forumda her bir iletiye en fazla 8mb büyüklüğünde fotoğraf kümesi eklenebiliyor; her bir fotoğrafın da en fazla 2mb. olması gerekiyormuş; epey piksel düşürme çalışması yapmam gerekti.

Midilli Merkeze ait fotoğrafların devamını da buraya ekliyorum. 
#30
Seyir Anıları / Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi ...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 09 Şubat 2026, 19:09:37
20250810-13: Midilli (Mytilene) ) Kara Gezisi – 22mil

    Rüzgarların dineceği yok; Pazar günü bir aralık bulduk, Kuzeyden Doğuya, 22 millik Petra => Mitilini seferini yaptık. Baştan hava iyiydi, Tokmak Adalarında yüzme molası verelim derken hava bir patladı ve Ayvalık tarafından kopup gelen ve bordamıza vuran dev dalgalarla sallan yuvarlan Mitilini'ye ulaştık. Devasa limanı var, dış limana Ayvalık'tan ve diğer adalardan gelen dev feribotlar yanaşıyor; kapıda vize verilen bir ada olduğu için feribotların biri geliyor diğeri gidiyor. Liman içinde askeri gemiler de var; iç liman poyraza son derece korunaklı; Türk Kaptanların yardımı ile bir yer bulup, kıçtankara bağlandık.

      Bağlandıktan sonra Mitilini içindeki özellikle Osmanlı Eserlerini gezdik; Yeni Cami harabelik, Osmanlı hamamı müzeye çevrilmiş 5€'a girilebiliyor; Valide Camisi ise tadilattaydı. İmarethane uzaktaydı gidemedik ama zaten sadece taşları kalmış. Kale ise müthişti. Rumlar Oktodoks malum; dinlerine son derece düşkünler; adım başı devasa kiliseler, hemen yakınına dahi şapeller yapıyorlar. Yol boylarında bile Şapeller ve minik ibadethaneler yapmışlar. Beşyüz sene Osmanlı hakimiyetinde imiş buralar; Osmanlı hüküm sürdüğü topraklarda o kadar hoşgörülü imiş ki bu Kiliselerin bir çoğu Osmanlı döneminde Rumlar tarafından yapılmış. Bir kaynağa göre bu adanın yüzde sekseni o zamanda rum imiş zaten. Ve Rumlar adanın da zenginleri olunca böyle ibadethaneler yapabilmişler. Adanın genelinde alabildiğine asırlık zeytinlikler dikkat çekiyor.

      Ertesi sabah erkenden Kiralık Araç baktık ama turist yoğunluğundan araçlar karaborsa; neyse fahiş fiyatta olsa bir günlük Suzuki Alto kiralayabildik; 70€/gün. Maksadımız tarihi yerlerle birlikte kara ve sahil keşfi yapmak; hızlı bir tur ve 20€'luk benzinle ile bu mümkün de oldu.

      Kuzey sahilinden hareketle Limanları keşfederek Mantamados'a çıktık; kasede yoğurtunu (1,5€) ve Sütlaç'ını (1,7€) yedik, Kulesini ve alabildiğine ilgi gören İkon Kilisesini gezdik. İbadethanelerin belli kuralları var elbette; başımdaki şapka için bir ikaz alınca hemen çıkarttım�

    Sonra Kalloni körfezi dibindeki Kalloni köyüne gittik. Burası aynen Gelibolu gibi Sardalyesi ile meşhur; hatta festivalini de yapıyorlarmış. Körfezde kum bankları hareketli imiş, tekne ile bu körfeze girmekten vazgeçtim. Zaten suyu da oldukça bulanıktı. Izgara Sardalye ve tabii Grek Salata 26€/2kişi; çok beğendik.

      Oradan Olympos dağının eteklerinde Agiasos köyüne geçtik; taş evler görülmeye değer. Yine bir kilisesi var, çok ilgi görüyor. Alabildiğine hediyelik satıcısı var. Yürüyüş grupları buradan Olympos dağına yürüyorlarmış; birçok trekking güzergahı var.

      Sonraki hedefimiz güney sahilindeki Plomari, ancak yolun bir bölümü stabilize imiş; ormanların arasından virajlarla ve hoplaya zıplaya indik. Plomarinin de güzel bir limanı var ve denizi sakin. Burada dünyaca ünlü Uzo Fabrikası ve müzesi varmış: ancak bizim işimiz olmaz 

      İkinci büyük körfez Gera Körfezi, batı yakası poyrazdan alabildiğine etkileniyor, kıyılarını dalga dövüyordu, gelinmez; ancak karşı kıyılar süt liman, dibe kadar gitmiş yelkenli tekneler vardı; kısmet olursa biz de gideceğiz; İnşaallah. Akşam saatinde Loutraki Köyüne uğradık; güzel bir limanı var; yelkenliler buraya epey ilgi göstermişler, hem rıhtım hem alarga yelkenli tekne doluydu. Oraya da gideceğiz İnşaallah.