Gönderen Konu: Solo Seyir Üzerine  (Okunma sayısı 2942 defa)

Çevrimiçi Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 3951
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #15 : 17 Temmuz 2018, 12:53:55 »
Erdal ağabey, kendi payıma Masal'da Esay'la birlikte çokça zaman geçirmeye başladığımız için 34'ten daha küçük bir tekneyi düşünmüyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre bize en uygun boy teknenin Masal'dan biraz büyük ama çift kamaralı 37 feet boyunda olduğuna karar verdik.

Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım. O nedenle, çoğunlukla tek-el seyir yapılacaksa, optimum fayda sağlayan 32-37 feet aralığı iyidir diye düşünüyorum. Tabii bu tam anlamıyla öznel bir çıkarım. 44 feetle benden çok daha huzur ve huşu içinde  seyir yapan bir dolu insan vardır. Bildiğim, ben onlardan biri değilim.

Ama herhalde tek-el seyirde en önemli şey, (bağlanma can yeleği vs'den önce) teknede neyin nerede olduğunu kesin olarak bilmek ve teknenin tam anlamıyla neta olması.

Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Çevrimdışı Erdal Duran

  • *
  • İleti: 462
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #16 : 17 Temmuz 2018, 13:32:16 »
Erdal ağabey, kendi payıma Masal'da Esay'la birlikte çokça zaman geçirmeye başladığımız için 34'ten daha küçük bir tekneyi düşünmüyoruz. Yaptığımız değerlendirmelere göre bize en uygun boy teknenin Masal'dan biraz büyük ama çift kamaralı 37 feet boyunda olduğuna karar verdik.

Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım. O nedenle, çoğunlukla tek-el seyir yapılacaksa, optimum fayda sağlayan 32-37 feet aralığı iyidir diye düşünüyorum. Tabii bu tam anlamıyla öznel bir çıkarım. 44 feetle benden çok daha huzur ve huşu içinde  seyir yapan bir dolu insan vardır. Bildiğim, ben onlardan biri değilim.

Ama herhalde tek-el seyirde en önemli şey, (bağlanma can yeleği vs'den önce) teknede neyin nerede olduğunu kesin olarak bilmek ve teknenin tam anlamıyla neta olması.

    Bülent hocam, kesinlikle haklısın. İki kişi için 34-37 feet aralığı daha uygun. Hatta 40 feet ve biraz üstü de olabilir.
    Son paragraf çok önemli. Teknede yaşanılan kazaların ve tehlikeli durumların çoğu etrafın neta olmamasından kaynaklanıyor. Tekneyi tanımamak ta paniğe ve çok basit çözümlenebilecek sorunların büyümesine ve tehlikeli hale gelmesine sebebiyet verebiliyor. Bu nedenle özellikle teknede yaşayacak ve yalnız seyir yapacakların teknelerinin her noktasını araştırması, neyin ne olduğu nasıl müdahale edilebileceği, mümkünse nasıl tamir edilebileceğini öğrenmesi gerekir. Müdahale ederken de sakin kalabilmek ve panik yapmamak ta çok önemli. Sorun çıktığında gerekli müdahaleyi uygun şekilde yapabilmenin ön şartı da neta edilmiş bir teknedir. Ama bu şarta ne kadar uyabiliyoruz o biraz şüpheli. En azından, benim açımdan neta edilmiş bir tekneye sahip olmak mucize gibi bir şey :).
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da, gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende,
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer Hayyam

Çevrimdışı Enes Save

  • *
  • İleti: 825
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #17 : 17 Temmuz 2018, 23:44:20 »

Bakınız Enes'in başka bir versiyonu.

Henüz videodaki denizciyi değerlendirecek kadar  seyir yapmadım. Yüksek takdiri hak eden bir kişilik. Zamanında bütün videolarını izledim. Onun anıldığı bir cümlede adımın yer almasıysa büyük bir incelik olmuş. Teşekkür ederim.
Güvenlik daha çok batıl bir inançtır. Doğada bulunmaz... Helen KELLER

Çevrimiçi Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1108
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #18 : 18 Temmuz 2018, 00:17:42 »
Enes'cim senden haber alamıyoruz. Kano ile  yelken yapıyor musun?İzlenimlerin nedir?Problem /ler var mı?Beklentilerini karşılıyor mu?Bir şeye ihtiyacın var mı?
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimdışı Enes Save

  • *
  • İleti: 825
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #19 : 18 Temmuz 2018, 00:19:00 »
Çok uzun bir yazı yazılabilse de ben toparlamaya çalışayım. Ailem olduğundan  hayatta kalmak için herşeyi yapmaya çalışırım. Çok araştırırım, çok sorarım, uzun seyirler öncesinde  olabildiğince  uygulama yaparım. Örneğin yeni imal edilen kano 2 Temmuzda suya indi. O günden bu yana onun üstünde uyuyor, kısa seyirler yapıp bana anlattıklarını anlamaya çalışıyorum. Anlaştığımızı düşündüğümde uzun seyirler beni bekler.

Bir de solo seyirle güvenlik meselesini bir arada görmemek kanımca daha uygun bir yaklaşım.  Solo seyirde güvenlik diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Sadece sağ salim seyir yapmak için kullanılabilecek yöntemler vardır. Yöntemler işe yararsa ne ala...

"Güvenlik daha çok batıl bir inançtır. " Helen KELLER.
Güvenlik daha çok batıl bir inançtır. Doğada bulunmaz... Helen KELLER

Çevrimdışı Enes Save

  • *
  • İleti: 825
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #20 : 18 Temmuz 2018, 00:26:45 »
Enes'cim senden haber alamıyoruz. Kano ile  yelken yapıyor musun?İzlenimlerin nedir?Problem /ler var mı?Beklentilerini karşılıyor mu?Bir şeye ihtiyacın var mı?

Mustafa ağabey,

Botu kullandığım gibi kanoyu kullanmak için zamana gereksinimim var. Sorun derken,  sorun bende mi yoksa kanoda mı henüz saptayamadım. Ara ara yelken yapıyorum. Yavaş da olsa emin adımlarla ilerliyorum.

Birkaç firmaya iki farklı plan gönderip  yelken dikim fiyatı talep ettim.

Şu an için ek yardıma ihtiyacım yok gibi görünüyor. Teşekkür ederim.
Güvenlik daha çok batıl bir inançtır. Doğada bulunmaz... Helen KELLER

Çevrimdışı Özgür Ökten

  • *
  • İleti: 954
    • AÇIK DENİZ AKADEMİ
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #21 : 18 Temmuz 2018, 21:05:41 »
...Tek-El seyirde de, fazla büyük tekneler muhakkak abranabilir ama, yorucu olur kanısındayım.
Büyük teknenin tek derdi sahip olmaktır, onun dışında kullanırken küçükten hiçbir farkı yok tam tersi daha çok donanım ve teknoloji nedeniyle kolaylıkları var.

İşim gereği hiçbirşeye elini sürmeyen misafirlerle tek başıma büyük tekne ile (50+ feet) tura çıktığım çok oluyor, tek başıma yelken yapıyor, marina ve restoranlara aborda ve kıçtankara oluyorum, koylarda alargaya demir atıyorum, uygun planlama ile koylarda kıçtankara bile yapabiliyorum.

Şimdiye kadar küçük ile büyük arasında beni zorlayan bir fark yaşamadım, tam tersi büyüğün kolaylıkları oldu diyebilirim.

öZgür (tapatalk)

><(((º>

Çevrimiçi Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1108
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #22 : 18 Temmuz 2018, 22:58:07 »
((Şu an için ek yardıma ihtiyacım yok gibi görünüyor. Teşekkür ederim.))
Tamam Enes'cim biz burdayız.Yanındayız.Biliyorsun.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimdışı Erdal Duran

  • *
  • İleti: 462
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #23 : 19 Temmuz 2018, 00:33:02 »
    John Grey'in bir kitabı vardı "Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten" diye, kadınlarla erkekler arasındaki farklılıkları buna dayandırarak anlattığı. Kadın erkek arasında ortaya çıkan sorunların çözümünde, kadınlar konuşmayı ve birbirine açılarak sorun çözmeyi tercih ederken erkeklerinse susmayı, kaçmayı ve mağarasına çekilerek kendini dışa kapatmayı tercih ettiğini söylüyordu. Ben bunu kadınların kendilerine ve zekalarına güveninin bir göstergesi, erkeklerinse başa çıkamayacakları bir zekadan kaçmak ama kaçarken de sahip oldukları eksik zekalarıyla üretebildikleri bahane olan "bu kadınlarda çok gevezeler yahu"  :) durumunun açıklaması olarak okuyorum.
   Ama John Grey'in yaklaşımı acaba dünya denizlerinde solo sailorların ve teknede yaşayanların ezici bir çoğunlukla erkeklerden oluştuğunun açıklaması olabilir mi? Acaba teknelerimiz biz erkeklerin kaçış yeri olan mağaralarımız mı? Kadınlar konuşacak kimse bulamayacakları için mi tek başına seyire ve teknede tek başına yaşamaya çok daha uzaklar? Dolayısıyla solo seyirde teknede neler olmalı ve nasıl bir tekne olmalı sorusunu ele alırken sadece erkeklerin ihtiyaçlarına göre düşünsek doğru olur mu? Teknede solo seyir ve solo yaşam konusunu bu açılardan da ele alsak nasıl olur?
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da, gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende,
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer Hayyam

ersinboke@icrs.com.tr

  • Ziyaretçi
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #24 : 19 Temmuz 2018, 05:38:10 »
Kitabı hatırlıyorum.  Genel anlamda bir çerçeve çiziyorsa da Kadınlar ve Erkeklerin olaya bakış açılarındaki farklılık bu önermeden çok daha kompleks bence. Tek başına seyir yapmayı bu pencereden de değerlendirebiliriz belki ancak ;

Tek başına seyir aslında bir meydan okuma. Varlığını ispat etme güdüsü. Üstelik bunu sadece kendi başına değil , kendisinden önce yaşanmış ve geliştirilerek kendisine aktarılmış bir ortak aklın temsilcisi olarak yapıyor olmanın verdiği heyecan. 

Karşı karşıya kaldığı ve kendisini bir anda yok edebilecek devasa bir güce karşı , bu gücü, nesilden nesile yaşanmışlıkları aklının süzgecinden geçirerek kendi amacı doğrultusunda kullanabilme ve var olma yetisi . BUnu da kavga ederek değil, bu gücün bir parçası olarak , uyum içinde, bir harmoni ile yapmayı başarabilmek.

Belki önce  insanoğlunun kurduğu ve kendi kendi kendini öğüttüğü bu sistemden kaçıp kurtulmak olarak başlamış olsa da zamanla aslında insanın kendi varlığını, benliğini keşfetmek için yapmış olduğu bir yolculuk bu.

Tek başına yelkenli seyiri bana bunları ifade ediyor.

Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.

Kendi adıma konuşmam gerekirse artık tek başına seyir yapıyor olmak benim için bir tutku. Ancak tek başına yaptığım bu seyir sonrası gittiğim farklı limanlarda farklı kişiler ile tanışmak , görüşmek de bir o kadar heyecan verici.




Çevrimiçi Mehmet Atay

  • *
  • İleti: 830
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #25 : 19 Temmuz 2018, 08:54:46 »
İşim gereği (şimdi azalmakla birlikte) hergün en az 2 müşteri ziyareti yapardım.
Sonrasında da, müşteri istekleri doğrultusunda sonuç alabilmek için şirketin diğer departman yöneticilerini ikna/kafalama ziyaretleri olurdu.

O nedenle iş saatleri dışında araba kullanmak, insan görmek benim için zul’dü.
Eşim de haliyle hoşnut değildi. Ne zaman ki kendisi de hergün köprüyü arabayla geçmeye başladı, en azından yarısını anladı.

Bende yanlız kalmak ve kısa solo kaçışlar bir tatil, bir huzur arayışı...
SARIYAZ  Turgut / Marmaris

Çevrimdışı Erdal Duran

  • *
  • İleti: 462
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #26 : 19 Temmuz 2018, 10:19:48 »
Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.

Üreme güdüsü, mecbuuur ;D.
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da, gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende,
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer Hayyam

Çevrimdışı Erdal Duran

  • *
  • İleti: 462
Ynt: Solo Seyir Üzerine
« Yanıtla #27 : 20 Temmuz 2018, 19:42:48 »
    Kitabı hatırlıyorum.  Genel anlamda bir çerçeve çiziyorsa da Kadınlar ve Erkeklerin olaya bakış açılarındaki farklılık bu önermeden çok daha kompleks bence. Tek başına seyir yapmayı bu pencereden de değerlendirebiliriz belki ancak ;
    Tek başına seyir aslında bir meydan okuma. Varlığını ispat etme güdüsü. Üstelik bunu sadece kendi başına değil , kendisinden önce yaşanmış ve geliştirilerek kendisine aktarılmış bir ortak aklın temsilcisi olarak yapıyor olmanın verdiği heyecan. 
    Karşı karşıya kaldığı ve kendisini bir anda yok edebilecek devasa bir güce karşı , bu gücü, nesilden nesile yaşanmışlıkları aklının süzgecinden geçirerek kendi amacı doğrultusunda kullanabilme ve var olma yetisi . BUnu da kavga ederek değil, bu gücün bir parçası olarak , uyum içinde, bir harmoni ile yapmayı başarabilmek.
    Belki önce  insanoğlunun kurduğu ve kendi kendi kendini öğüttüğü bu sistemden kaçıp kurtulmak olarak başlamış olsa da zamanla aslında insanın kendi varlığını, benliğini keşfetmek için yapmış olduğu bir yolculuk bu.
    Tek başına yelkenli seyiri bana bunları ifade ediyor.
    Bu çerçevede kadın ve erkek nerede duruyorlar? Bunu sadece ülkemiz sosyal yapısına göre ve yaşadığımız çağa göre söylemek çok doğru olmaz. Dahası yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içerisinde mekana ve zamana göre insanı oluşturan bu iki cins, farklı görevler üstlenmişler. ancak her durumda beraber olmuşlar.
    Kendi adıma konuşmam gerekirse artık tek başına seyir yapıyor olmak benim için bir tutku. Ancak tek başına yaptığım bu seyir sonrası gittiğim farklı limanlarda farklı kişiler ile tanışmak , görüşmek de bir o kadar heyecan verici.

     İşim gereği (şimdi azalmakla birlikte) hergün en az 2 müşteri ziyareti yapardım.
Sonrasında da, müşteri istekleri doğrultusunda sonuç alabilmek için şirketin diğer departman yöneticilerini ikna/kafalama ziyaretleri olurdu.
    O nedenle iş saatleri dışında araba kullanmak, insan görmek benim için zul’dü.
Eşim de haliyle hoşnut değildi. Ne zaman ki kendisi de hergün köprüyü arabayla geçmeye başladı, en azından yarısını anladı.
    Bende yanlız kalmak ve kısa solo kaçışlar bir tatil, bir huzur arayışı...
  Doğal olarak her insanın tek başına seyir nedeni farklıdır. Bu nedenle hem Ersin hem de Mehmet reislerin yazılarında belirttikleri hususlara genel olarak katılıyorum.
   Uzun uzun düşündükten sonra anladım ki benim nedenim, Ersin'in 4. paragrafta, Mehmet'in de son paragrafta belirtmiş olduğu gibi kesinlikle bir kaçış. İnsanlardan, arabalardan, gürültüden, tüketimden, ve hatta üretimden kaçış. Kalıplaşmış insan ilişkilerinden, uyulması gereken toplumsal davranış biçimlerinden kaçış. Daha çok sıralanabilir ama kısaca bizim belirleyemediğimiz yaşamın getirip dayattığı her türlü "şey'den" kaçış.
    Ersin'in son paragrafta söylediği belki de anlatmak istediğimin kısaca ifadesi. Olaylar ve ilişkiler olabildiğince benim kontrolümde olsun isteği. Ne derece gerçekleşebilir bir şey olduğunu yaşayıp göreceğiz.
(Ersin ve Mehmet reislere sadece ön isimleriyle hitap etmem umarım bir sorun olmamıştır.)
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da, gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende,
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Ömer Hayyam