Donanımlı gibi görünüyor. Artık okyanuslardan haberlerini alırız umarım...
Evet Abi tamamıyla yenilenmiş uzun yol donanımına sahip, sadece radar biraz yaşlı diğer her şey yeni , soba bile var.

Ama okyanuslara ne zaman gidilir, gidermiyiz bilemedim.
Bidarka'nın isminin anlamını da anlatıverin madem, ben de olsam ismini değiştirmezdim..
Erman'cım "Bidarka" Alaska'da kullanılan deri kaplı kanolarmış. Robert Perry nin bu tasarımı da kanoya benzetildiğinden bu isim kullanılmış. Baba ve HC leri kano kıç diye de tabir ediyorlar diye sanırım Öcal Abiden duymuştum.
Hiç bir aşamasında en küçük bir katkım olmamasına karşın Bidarka'da hakkım olduğunu hissettim başından beri. Ki zaman içinde Ahmet'e de hissettireceğim kesin. Nedeni ise, tıpkı Yengeç gibi, bildik anlamda sahipliğin çok ötesinde, yaşatılması gereken bir mirası devraldı Ahmet. Aleme hayırlı olsun "Flying Dutchman"imiz.
Ocak başına yetiştirin şunu yahu...
Sevgili Tiryaki ,seninle konuştuktan sonra Burak'la epey kulaklarını çınlattık. Burağa , Tiryaki " bu kayığın transferine de beni götürmezseniz kıyameti kopartırım diyor" , "bu tekne için ben nasıl bir olumsuzluk yaratabilirim ki diyor" dedim. Sandalyeden düşüyordu gülmekten.
Ayrıca ne durumda olduğumuzu ifade eden bir not daha , Burak teknenin sahibine soruyor ;
- Ne yaptınız Türkiye'de çok dolaştınız mı, nerelere gittiniz geçen sene falan diye soruyor.
Cevap şu;
- Geçen sene yaz tatilinde bi Kızıldeniz yaptık ama çok rüzgarlıydı be kardeşim sevmedik döndük.
Şeklinde bir cevap
- Ama balık boldu diyor, çıkrık hiç susmadı arkadaş 5 kg dan aşağı bir şey gelmiyor, topladık artık oltayı diyor.
Bizde kısa bir sessizlik, Burak'la birbirimize bakıyor patlatıyoruz kahkahayı. Adam Marmara Adasına gider gibi anlatınca bir tuhaf olduk anlayacağınız. Biz de Rodos, Symi falan gittik gezdik diyecek diye bekliyorduk ya.