Ana Menü

Son İletiler

#91
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 16 Aralık 2025, 22:33:09
Alıntı yapılan: Çetin Kent - 14 Aralık 2025, 15:50:55Hulusi kaptanım kısmet diyelim. Aslında Gani abiyle bir Barbaros senaryosunun sonuna kadar gittim, Malta Şahini hikayesini de filmin içinde kullandım, güzel de bir senaryo olmuştu ama sonrası gelmedi. Dediğim gibi kısmet.

https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/kivanc-tatlitug-ve-gokhan-ozoguz-abi-kardes-olacak-40085271

Vay vay, hemi de 2018 yılı projesiymiş; çok ara verilmiş; inşaallah hayat bulur, beklemedeyiz.
#92
Yelkenli Tekneler / Ynt: Yelkenli Tekne Dönerken N...
Son İleti Gönderen Nalan Yüksel - 16 Aralık 2025, 14:37:13
Doğan kaptan,
Bilgiler için teşekkür. ChatGPT i de anlatmanız yararlı oldu. Doğru sormak ve hatayı bulmak açıklayıcı olmuş.
Günümüzde bilim aşırı uzmanlaşma sonucu bütünü ve/veya zaman zaman ayrıntıları kaçırmaya yol açabiliyor.
Tekrardan bilgiler için teşekkür.
Nalan Yüksel.   
#93
Yelkenli Tekneler / Ynt: Yelkenli Tekne Dönerken N...
Son İleti Gönderen Hulusi Gülen - 16 Aralık 2025, 13:40:46
Güzel ve ilginç bir konu. Bir Fizikçi ve yapay zeka penceresinden bilgiler döküldü; wA grubunda "bunu tecrübe/test edip bildireyim" diyen Reisler vardı; şimdi bir de o dönüşleri bekleyelim; bakalım evdeki hesap çarşıya uyacak mı :)
#94
Yelkenli Tekneler / Yelkenli Tekne Dönerken Ne Tar...
Son İleti Gönderen Doğan Erbahar - 16 Aralık 2025, 12:39:17
Geçen akşam Erol Abi whatsapp grubunda çok hoş bir soru sormuş: yelkeni kapalı ve üzerinde yol olan tipik bir yelkenli tekne misalen sancak alabanda bassa ne tarafa doğru yatar?

Çoğu kişinin aklına sağa dönen bir araba gibi tabii ki sola yatar cevabı gelebilir ama durum biraz daha nüanslı.
Ben ilk etapta şu cevabı verdim:

"Stabil bir teknede ağırlık merkezi aşağıda olmak durumunda aksi takdirde alabora olur. (Bkz. Isveçde Vasaa müzesinde sergilenen vasaa gemisi)

Ağırlık merkezi ne demek? cismin eylemsizlik ile ilgili tüm kuvvetlerinin odaklandığı merkez demek. Dolayısı ile teknenin referans sisteminden hissedilen merkezkac kuvveti bu ağırlık merkezine basar. Bu da kaldırma merkezinin altında yer aldığından teorik olarak içeri doğru yatması gerektiğini düşünebiliriz bir an için.

Ancak bu analizde salt kaldırma merkezi üzerinden değil de tekne gövdesinin ve şeklinin hareketinden kaynaklanan dinamik etkileri göz önüne almadım. Mesela tekne döndüğünde yanal dirence maruz kalacak. Bu yanal direnç merkezinin salma gibi küçük yüzey alanına sahip bir yüzeyde değil de daha yukarıda gövdeye yakın bir yerde olacağını kestirmek zor olmasa gerek. (Buradan emin değilim) Öyle olunca da... yine içeri yatar gibi duruyor... 😃.... böyle şeylerde chat gptye çok güvenmeyin"

Ancak ondan sonra birçok kaptan pratik tecrübesinden dışa doğru yattığını söyleyince yazdığım şeyde ne yanlış olduğunu düşünmeye başladım. Zira fizik olarak hiçbir kusur yok yazdığım şeyde. Ama yanlış şuradan kaynaklanıyor: "KÜTLE MERKEZİ GERÇEKTEN KALDIRMA MERKEZİNİN veya YANAL DİRENÇ MERKEZİNİN ALTINDA MI?"

ChatGPT gibi dil modellerine sorunca evet tabii ki öyle diyor, "ispat" olarak da internetten bulduğu "olabildiğince aşağıda tutulmaya çalışılıyor" yelkenli teknelerde bu, çünkü salma var filan gibi geveleyip ikna etmeye çalışıyor. Gemilerde öyle değil ama stabiliteyi sağlayan şey metamerkezdir filan diye de ekliyor (ki burası doğru)

Birader dedim, sıkıştırdım biraz, bana spesifik data göster dedim. O zaman biraz daha derin araştırdı ve ilk cevabımı düzeltiyorum dedi. 😜 Yani ağırlık merkezi yelkenli teknelerde de gemilerde olduğu gibi kaldırma merkezinin üzerinde oluyor galiba diye bir hesap yaptı ve öyle de buldu. (İşte uzman bilgisi ve prompt mühendisliği bu yüzden önemli!)

Yoksa teknenin dışa yatması gözlemini başka türlü açıklamak mümkün değil. Biraz dağıtmış olabilirim, şöyle özetleyeyim.

Benim ilk verdiğim cevap ağırlık merkezinin kaldırma merkezinin kesinlikle altında olması gerektiği genel kabulüne (yanlış bir kabul) dayanıyordu, mantığım doğru ama kabulüm yanlıştı. (ChatGPT bile ilk cevabında bu hatayı yapıyor gördüğünüz gibi.) Peki ağırlık merkezi kaldırma merkezinin üstünde ise tekne gerçekte nasıl stabil kalıyor? Teknenin stabilitesini sağlayan şey bir tarafa yattığı zaman su altında kalan hacminin de o tarafa kayması. Yani kaldırma merkezi de kayıyor. İşte bu merkezden çizdiğiniz bir düşeyin orta hat ile kesiştiği noktaya "metamerkez" deniyor. Kütle merkezinin meta merkezin altında kalması yeterli oluyor stabilite için.

Aşağıdaki görselde B kaldırma merkezi G ağırlık merkezi M de metamerkez.



Şimdi gelelim soruya kütle merkezi kaldırma (ve muhtemelen yanal) direnç merkezinin de üzerinde kaldığı için kütle merkezi dışarı direnç merkezi içeri bastığından dışarı doğru bir dönme momenti yaratıyor ve dönen yelkenli teknenin dışarı doğru yatması bu şekilde açıklanıyor.

Grupta yalapşap üstü kapatıldı nedense de güzel konu olduğu için buraya taşımak istedim.
#95
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 16 Aralık 2025, 10:54:38
Rtüke takılmayalım Hasan hocam. 😜
#96
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Hasan Toparlak - 16 Aralık 2025, 01:22:00
Klasik soruyu sorayım :

Çocuk kimden :)
#97
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 15 Aralık 2025, 16:44:34


Sokaklar, evler, kiliseler... Her yer boştur.
Bizim askerler, ellerinde silahlar, kasabayı şaşkın bakışlarla kolaçan eder.
Hiç kimse yok. Tavuklardan başka!
Emir eri Farina, aniden fırlayan bir tavuk karşısında irkilir; refleksle tetiğe asılır. Silah patlar. O sesle birlikte diğer askerler de ateş etmeye başlar. Bir anlık panik, kontrolsüz bir gürültü ve biz, bir kere daha anlarız ki müfrezemiz gerçekten de "süzme seçme"dir.
Çocuksu bir saflıkla, bir grup asker Akdeniz güneşinin rehavetine kapılıp bizi de yanlarına alarak, savaşla taban tabana zıt, neredeyse fantastik bir dünyaya sürüklenir. Zaten filmi güzel kılan şeylerden biri de budur.
O güzelim melodi derinden derinden gelirken Meis'in limanı ve evlerini askerlerle birlikte gezeriz. Fakat niye kimse yok! Nereye gitti tüm o ada halkı?



Issız adaya bayraklarını çekip, tepelik bir yere telsiz antenini kurarlar. Onları bırakan gemiyle temasa geçmeye çalışırlarken en tecrübelileri Çavuş Lorusso da adada kimse olmamasını Afrikada yaşadığı tecrübelere dayanarak açıklamaya çalışmaktadır. Mesela ıssız bir köyde devriye gezen bir birliği, gece köyde uyurlarken yamyamlar yemiş!...gibi. "Egedeyiz lan biz ne yamyamı!" diyenleri  de haşlar: "Yunanlıların nasıl beslendiğini nereden biliyorsun!"

Telsiz çağrılarımıza gemiden cevap verilince hepimiz heyecanlanırız. Bizimkiler hemen durumu açıklarlar, düşmanla temas yoktur, keşif yapılmış, bayrak çekilmiş, durum kontrol altına alınmış, görev tamamlanmıştır. Gemi onları gelip alabilir, yeni görev emirleri için hazırlardır. Aniden telsizden donanma için genel bir mesaj yayınlanır. Tüm istasyonlara telsiz iletişiminin durdurulması emri verilmiştir!?!?!?!

Sessizlik...

Ümitsizce telsizden gelecek bir cızırtıyı beklerlerken, bize göre aralarındaki en aklı başında ve mantıklı olan Teğmen askerlerini uyarır: "Yunanlılara dikkat edin, öyle yamyamlık saçmalıkları filan olmaz burada ama geçmişte bir İtalyan askerini kaçırıp ayaklarından asmışlardı ve adamcağızın içine kızgın zeytinyağı doldurmuşlardı!"

En akıllısı dediğimiz de bu, düşünün artık. Komutanını dehşetle dinleyen emir eri Farina "nasıl olabilir böyle bir şey!" deyince, Teğmen cevaplar: "Huniyle!"




Gece ilerledikçe ümitsizlikler, birbirleriyle paylaştıkları anılar, planlar dökülür ortaya. Kimisi "sivilde" işsizmiş, kimisi kayak öğretmeni. Evini, köyünü özleyenler, dik durmaya çalışanlar, rahatça uyuyanlar, bir türlü uyuyamayanlar.

Hep birlikte bu adada sıkıştık kaldık galiba.

Devamı gelecek...
#98
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 14 Aralık 2025, 17:15:13


Filmi izlemeyenler için uyarımızı yaparak, anlatmaya başlayalım. Gerçi katil uşaklık bir durum yok filmde, rahat olun. 91 yılından beri bu filmi hala da izlemeyen varsa daha ne diyeyim.

Filmimizin açılışı bir savaş gemisiyle olur. Bordasındaki numara, L 164 ya da LI 64, sanırım resmi bir numara değil, ya da ben bulamadım. İtalyan donanmasında o senelerde böyle bir numaralandırma yok. Sonraki karelerde bir can simidi gözümüze takılıyor. Üzerindeki yazı "R.N. Garbaldi", bingo! Gemiyi bulduk!

Boşa sevinmişiz, tarihte R.N. Garibaldi gemisi var ama bir kruvazör. Filmde gördüğümüz ise daha çok bir çıkarma gemisi gibi. Yine tutturamadık. Bir miktar buradan puan kırdık sayın yönetmenimiz Gabriele Salvatores!

Gemiden dolayı burnunuza yağ, mazot, kat kat boyalı demir kokuları gelirken hikaye yukarıda bahsettiğim müzikle birlikte akmaya başlıyor.



Bir garip müfreze!

Efendim, 2. Dünya Savaşı yıllarında Akdenizdeyiz. Malum Hitler ve Mussolini manyakları dünyayı yakıp yıkıyor. Burnumuzun dibindeki Meis adasına bahsettiğimiz gemiyle bir grup İtalyan askeri bırakılacak. Görevleri keşif ve gözlem. Ege adalarına çok uzakta, çok küçük ve stratejik olarak da hiç bir değeri olmayan bir ada, olsun görev görevdir. Yavaş yavaş askerleri tanımaya başlıyoruz, ama durun, bir gariplik var. Bunlar eli kanlı, her biri bir savaş makinesi, tam taşfırın erkeği askerler değil gibi. Başlarındaki teğmen müziğe, şiire, resme meraklı mesela. Bir dağ köyünden gelmiş Munaro kardeşlerin ne denizle ne askerlikle ilgileri var. Bir asker de tüm savaş görevlerine yanındaki katırıyla gitmiş. Evet bildiğiniz bir katır, önemli rollerden biri, ismi de Silvana! Bir başka askerin eşi hamileymiş. Tüm film boyunca ailesine ve evine dönme özleminde olan adamcağızın başarısız kaçma girişimlerine şahit olacağız. İçlerinde savaşa, kavgaya en istekli olan ise Çavuş Lorusso. Afrika'da savaşmış, başçavuş rütbesi almış, grubun en askere benzeyeni. Çavuş'un yanından ayrılmayan telsizcimiz var, bir de Teğmen'in emir eri olan Farina.



Adamları hakkında filmin başında teğmenin yorumunu duyarız, azıcık içimiz burulur. "Bana atanan adamlar" diyor, "orada burada kaybedilmiş savaşların kurtulanları, dağıtılmış alaylardan adamlar. Benim gibi hayatta kalmayı başarmış bir grup uyumsuz insan"

Biz askerleri tanıtırken gemi de Kaş açıklarına demirler. Katırın ve telsizin filikalarla karaya çıkışı  sıkıntılıdır, sakarlıkları ve hatta Munaro kardeşlerin yüzme bilmediğini öğrenmemiz yüzümüze ilk gülümsemeyi kondurur. Adanın ve denizin güzelliği yavaş yavaş ekrandan bize akmaya başlar. Akdeniz'in güneşi, tuzu, rüzgarı yabancı değil bize nasılsa. Hem Kaş Meis arası ne ki, adamlar bizim sularda, dur bakalım ne olacak.

Her an kendilerine ateş açılacağı endişesiyle gayet ihtiyatlı biçimde karaya çıkarlar fakat herhangi bir direnişi bırakın ortada insan bile yoktur. Kıyıya çıktıklarında bir duvar yazısı görürler: "Yunanistan İtalyanlara mezar olacaktır" Canları sıkılarak köye doğru ilerlerler.

Teğmen adamları için şöyle de bir laf ediyor: "Hepimiz karar veremediğimiz yaşlardaydık, bir aile kurmak ya da kendini dünyada kaybetmek konusunda."





Devamı gelecek...
#99
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 14 Aralık 2025, 16:00:25
Burada biraz bahsetmişti hatta Gani abi ama olamadı işte :)

36. dakikadan itibaren seyredebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=W80aDb-6Hlc&t=36m
#100
Köşe Yazıları / Ynt: Tuzlu Su Sinemaları: Medi...
Son İleti Gönderen Çetin Kent - 14 Aralık 2025, 15:50:55
Hulusi kaptanım kısmet diyelim. Aslında Gani abiyle bir Barbaros senaryosunun sonuna kadar gittim, Malta Şahini hikayesini de filmin içinde kullandım, güzel de bir senaryo olmuştu ama sonrası gelmedi. Dediğim gibi kısmet.

https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/kivanc-tatlitug-ve-gokhan-ozoguz-abi-kardes-olacak-40085271