Saka , İskete ve Florya Gibi Kuşlar Üzerine

Başlatan Ahmet Kabaalioğlu, 01 Haziran 2017, 22:20:05

« önceki - sonraki »

Ahmet Kabaalioğlu

Bir zamanlar zello da çok geyiğini yapmıştık. Orta son sınıfa kadar saka tutar ve beslerdim. Sonradan bu kuşların yabani kuşlar olduklarını ve yerlerinin kafes değilde tabiat olduğuna kanaat geldim ve anlatacağım bir olay sonrasında saka beslemeyi bıraktım.
S/Y  Pruva S / Fatih / İstanbul
M/V Espadon / Fatih / İstanbul
M/V Deli Ağa  / İnebolu / Kastamonu

"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Ersin Böke

Evet hatirlıyorum o muhabbeti. Kafamiz şiştiydi  :)

Bülent Büyükdağ

Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Hakan Tiryaki

Alıntı yapılan: Ahmet Kabaalioğlu - 01 Haziran 2017, 22:20:05
Bir zamanlar zello da çok geyiğini yapmıştık. Orta son sınıfa kadar saka tutar ve beslerdim. Sonradan bu kuşların yabani kuşlar olduklarını ve yerlerinin kafes değilde tabiat olduğuna kanaat geldim ve anlatacağım bir olay sonrasında saka beslemeyi bıraktım.

Darısı babamın başına. Adam çocukluğundan beri delisi bu işlerin. Sabahın dördünde kaldırırdı beni de, düşerdik yollara. Gün doğarken ağlar kurulmuş olurdu. En sefil zamanlarımızdan birinde bir floryasına bir Tofaş Şahin teklif ettiklerini hatırlıyorum. Terslemişti herifi :)

İki gün önce saka, florya ve isketelerini bağaja koyup hep birlikte Tekirdağ'a yazlığa göçtüler. Bizim fıkara kuşlar her yıl yazı kuzeyde, kışı güneyde geçiriyor :)

Velhasıl, fena hastalık...
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Erman Yerman

Bu konu gündeme gelince aklıma hep Arnavut Şevket geliyor... Ne güzel anlatmış adam...

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Akdenizli, Balıkçı

Serkan Güvenen


Mustafa Ertör

İstanbul Silivrikapı da Florya kuşu meraklılarının kahvehanesi vardı.Amcalar beyaz amerikan kılıflı  kafeslerinde kuşlarını getirip birbirlerine hava atardı.

Ben de mısır çarşısı etrafında kafeslere doldurulmuş tek tek satılan  saka kuşlarını parasıyla satın alıp salardım.Meğer bu iş bir sektörmüş.Sonra almamaya başladım.Saka kuşu yakalamak daha sonra yasaklandı diye hatırlıyorum.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Hakan Tiryaki

Alıntı yapılan: Mustafa Ertör - 02 Haziran 2017, 19:36:41
İstanbul Silivrikapı da Florya kuşu meraklılarının kahvehanesi vardı.Amcalar beyaz amerikan kılıflı  kafeslerinde kuşlarını getirip birbirlerine hava atardı.

Ben de mısır çarşısı etrafında kafeslere doldurulmuş tek tek satılan  saka kuşlarını parasıyla satın alıp salardım.Meğer bu iş bir sektörmüş.Sonra almamaya başladım.Saka kuşu yakalamak daha sonra yasaklandı diye hatırlıyorum.

Bayağı oldu yasaklanalı ama denetim yok ne yazık ki. Bir taraftan sıkı tutarlarsa da babamı karakoldan toplayacağız; iki ucu boklu değnek benim için mevzu :)
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Ahmet Kabaalioğlu

Alıntı yapılan: Serkan Güvenen - 02 Haziran 2017, 08:15:41
Papağan giriyor mu bu gruba  :D
Girer tabiki, hatta kanarya, muhabbet kuşu ve güvercin bile
S/Y  Pruva S / Fatih / İstanbul
M/V Espadon / Fatih / İstanbul
M/V Deli Ağa  / İnebolu / Kastamonu

"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Ahmet Kabaalioğlu

Şimdi ben çocukken büyüdüğüm kasabada bu saka işi ciddi bir hobi idi. Neredeyse tüm berber dükkanlarının duvarları saka ve diğer kuşlarının kafesleri ile dolu olurdu. Birde kafes süslemeleri vardı ki sormayın. İşte yetişilen ortam gereği tüm mahalle çocukları gibi bende saka beslerdim. Ciddi çığırtkan ve güzel dil çeviren bir kuşumuz vardı. Neredeyse evcil hale gelmişti. Evde kapılar kapalı iken kafesi kapısı açık dururdu. O derece yani. Bu saka yazın sonları ve sonbaharda yakalanırdı. Hatta en popüler olanı "Kasım Sakası", kafasındaki kırmızılık daha vişne rengine dönük olanıydı. Çeşitli yöntemlerle yakalanılırdı. Bütün bunlar bu çığırtkan kuş sayesinde olurdu. Bizim saka metrelerce yüksekteki sürüyü yanına indirirdi. Ağ kurarak yakalardık. Kapan şeklinde araziye yatırılmış torlu bir ağ hazırlanır ve kapanacağı tarafa kafes ve çığırtkan kuş yerleştirilir, beraberinde kuşların konacağı yapay bir ortam hazırlanırdı. Tabiki sürü konunca saklanılan yerden ağ çekilerek kapatılır ve kuşlar yakalanırdı. İçlerinden kuşlar seçilirdi. Ben hiç satmazdım , bazen isteyenlere hediye ederdim ama neredeyse hepsini salardım. İkinçi bir yöntem bu kuşların en çok sevdiği yöremizde postal adı verilen bitkinin çiçeğine lokum açıp yapıştırmaktı. Kuş lokumu denilen sıcakta iyice eriyik hale gelip yapış yapış olan bir lokum yapıştırılırdı. Bunlara konan bir kuş hemencecik kalkamazdı. en çok kullanılan yöntem ise evin penceresine kafesi ve beraberinde yanına içine yem koyulmuş kapan asmaktı. Kapanın içinde bir tetik bulunur ve buna kuş konar konmaz kapan kapanırdı. Sabahleyin okula giderken evin duvarına asar ve kapanı kurardım. Öğlen geldiğimde bazen bir tane yakalanmış olurdu. Bende biraz sevip salıverirdim. Çok inatçı bir şekilde bu işin peşinde koşmazdım ama herkes gibi bir sakam olurdu.
İşte bu kapan kurduğum günlerden birinde , öğlen eve geldim.Evimiz yokuşta olduğu için meyilli taraftan ikinci kat olan yer arka taraftan giriş kat oluyordu. Ve o kapıdan girdiğimizde kafes ve kapanı astığım pencere görünüyordu. Ben öğle teneffüsüne geldim ve kapıdan girdim.Pencereye baktığımda bir de ne göreyim. Kocaman bir çift kanat. Kocaman bir atmaca gelmiş kafesi takılı olduğu çividen sökmeye çalışıyor.Ben koşup pencereyi açana kadar kafesi söktü ve bir kaç metre taşıdı ama kafes ağır geldi ve kafesi yere düşürdü. Hemen kapıdan koşup aşağıya dolaştığımda yıllanmış kuşumuzun ölmüş olduğunu gördüm. Bir süre kendime gelemedim. O gün bu gündür kuş falan beslemem. Oturduğum mahallede kuş yetiştiriciliği yapan pet shop gibi bir dükkan var. Orada bir saka var.Bende o dükkanın önünden geçerken ağzımla saka sesi çıkartırım biraz içerideki kuşu çıldırtırım.İşyeri sahibi koşarak kapıya çıkıyor ve hemen havaya bakıyor, etrafta kuş arıyor, bende çaktırmadan uzayıp gidiyorum. Bir gün anlayacak ama hayırlısı.
S/Y  Pruva S / Fatih / İstanbul
M/V Espadon / Fatih / İstanbul
M/V Deli Ağa  / İnebolu / Kastamonu

"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Hüseyin Tayfun Durmaz

İzmir de yakalanıp kafese konmuş saka kuşuna KARDALİNA deniyor.Erkek Kardalina ile dişi kanaryanın melez erkek yavrusu çok güzel şakıdığı gibi,annesi türü olan kanaryalardan çok daha dayanıklı olup uzun  süreli yaşarlar.Bu melez yavrulara da PİÇ denir ve satış fiyatlarıda yüksektir.

Serkan Güvenen

Alıntı yapılan: Ahmet Kabaalioğlu - 02 Haziran 2017, 23:39:27
Alıntı yapılan: Serkan Güvenen - 02 Haziran 2017, 08:15:41
Papağan giriyor mu bu gruba  :D
Girer tabiki, hatta kanarya, muhabbet kuşu ve güvercin bile

İsmi berduş alexander türü dür kendisi , hiç kafese girmedi kendisi evin sahibidir  ;D



Oğuzhan Oğuz

Alıntı yapılan: Serkan Güvenen - 03 Haziran 2017, 10:11:01
Alıntı yapılan: Ahmet Kabaalioğlu - 02 Haziran 2017, 23:39:27
Alıntı yapılan: Serkan Güvenen - 02 Haziran 2017, 08:15:41
Papağan giriyor mu bu gruba  :D
Girer tabiki, hatta kanarya, muhabbet kuşu ve güvercin bile

İsmi berduş alexander türü dür kendisi , hiç kafese girmedi kendisi evin sahibidir  ;D



Serkan reis beyaz likit içerken çektirdiği fotoğrafı da görmek isteriz :)


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Serkan Güvenen

Oğuzhan reis ,

Çekerim likitli halini de  !O__

O.Utku Uçkan

Likit alınca efendiliğini bozmuyordur umarım  ;D
DeDe