Gönderen Konu: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi  (Okunma sayısı 389 defa)

Çevrimdışı Melih Keskin

  • *
  • İleti: 179
  • S/Y Kon Tiki
Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« : 09 Mayıs 2020, 22:57:33 »
Merhaba,


Bildiğiniz üzere geçen sene Temmuz ayında 2013 model bir Jeanneau SO 50DS aldık. Karaya al,  hasarlı pervaneyi değiştir, hısım akrabaya beş yıldızlı charter hizmeti ver derken yaz ayları hızla geçti ve sarı sonbahara geldik. Sağ olsunlar Ahmet Kabaalioğlu ve Kemal Tesbihci reisler yalnız bırakmadı da sonbaharın en güzel günlerinde sanırım 3 Kasım gibi Göcek’ten Gökova Ören Marina’ya da geldik. E tabi son kez İngiliz Limanı ve bir gece de Okluk koyunda kaldıktan sonra.


Geri dönüşle birlikte mevsim yağışları başladı ve benim su sızıntısı maceram başlamış oldu. Yağmurlu havalarda harita masası – elektrik panosu üstünden bir yerlerden içeriye su gelmeye başladı. Aynı anda sintinede de oldukça fazla miktarda su bulmaya başladım. Araştırma, taraştırma ve de soruşturma, moruşturma işlerinden sonra tavan döşemesini sökmeye karar verdim. Güvertede uzun bir el tutamağı var, onun bağlantı yerlerinden şüpheleniyorum fena halde. Bir yandan da cenoa arabasını gözüme kestirdim ama emin değilim.


Bir yandan da Yusuf yusuf ediyorum zira Jeanneau’ ların tavan döşemelerinin benim gibi amatörlerin müdahalesi sonrasında geldikleri pejmürde hal gözlerimden hiç gitmiyor. Neyse efendim, marinadan bir iki usta arkadaşın da cesaretlendirmesi ile tavanı sökme işine girdik ve biraz ilerledikten sonra durduk. Kıçtan başa doğru uzanan tavan döşemesinin baş tarafında bir adet vida var. Onu hemen söktük. Kıç tarafta ise sanki zımbalı, geçmeli bir şey var ama asılmaya cesaret edemiyoruz, öyle esniyor ki elimizde kalacak. Baktık olmayacak, işi emin ellere bırakalım dedik ve Marmaris’ten usta çağırdık. 1-2 haftaya geldiler ve bizim cesaret edemediğimiz işe bir asılıp, yerinden aldılar. Tutan parça düşündüğümüz gibi geçmeli zımba gibi bir şeymiş.  Ama o parça iskele tarafındaki son parçaydı ve sancak tarafındaki diğer parçaya demir plakalarla yanlamasına geçmeymiş. Sökmeye en iskele veya en sancaktaki parçadan başlamak gerekliymiş. Bilmeden asılırsan o metal plakaların kontrplağa bağlandığı yerleri parçalamak pek bir olası imiş.


Bunu da öğrenmiş olduk. Derken arkadaşlar kontrollerini yaptılar ve ne cenoa arabası ne de el tutamağında kusur bulamadılar. Suçlu iki camı birleştiren Sika’ nın güneşte erimiş olmasıymış. Hızlı bir operasyonla mevcut Sika kazındı, asetonla temizlendi ve tekrar Sika uygulandı. Bu arada ufak tefek gel coat çatlaklarını da tamir ettiler sağ olsunlar.


Aradan geçti üç beş gün, belki bir iki hafta ve aynı yerden yine su gelmeye başladı. Hadi bakalım deyip, doğrudan adrese gittim ve gördüm ki yapılan Sika olduğu gibi gevremiş ve iki cam arasından foşur foşur yağmur suyu içeriye elektrik panosu ve harita masası üzerine doğru akmakta.


Baktık olmayacak, işi emin ellere bırakalım dedik ve Marmaris’ten usta çağırdık. 1-2 haftaya geldiler. Dejavu. Arkadaşlar baktı ve “biz bunu yaparken hava çok sıcaktı, gevremiş, şimdi primer de getirdik, tekrar yapacağız hiç sorun çıkmayacak, merak etmeyin” dediler. Sağ olsunlar iyi çocuklar. Tekrar komple camların etrafını kazı, primer sür, arkasından Sika sür, bantları kaldır vs. Bu sefer akıllandık ya üzerini bir branda ile örttük ve 24 saat dokunmadık.


Aradan geçti üç beş gün, belki bir iki hafta ve aynı yerden yine su gelmeye başladı. Hadi bakalım deyip, doğrudan adrese gittim ve gördüm ki … Dejavu. Dışarıda çok bariz bir şey yok ama teknenin içinden cama içten dışa doğru hafif bastırınca camın bir noktası oynuyor. Su da oradan giriyor. Neyse şu Corona, Covid 19, pandemi günleri bir geçsin, ben tekneye bir gideyim, arkadaşlar tekrar gelip bu sefer tüm camları olduğu gibi yerinden söküp, tekrar yapıştıracaklar.


Bu arada yabancı bir sitede benzer bir konu buldum. Meğer bu camlar ve arasındaki Sika’lar bayağı bir kişinin derdiymiş. Bizim SikaflexTM 295UV aslında UV dayanımı iyi ama yapışması çok da iyi olmayan bir ürünmüş. Camları (aslında PMMA – akrilik / pleksi) yapıştırmak için eski malzeme sökülüp kazındıktan sonra öncelikle Sika AktivatorTM 205 küçük bir fırça ile hem cama hem fibere uygulanıyor. Kuruması için 10 dakikadan fazla, iki saatten az bir süre bekleniyor ve bu sefer hem fiber hem cam üzerine SikaflexTM primer 209D çok çok dikkatli, sakin, sakınarak sürülüyor. Bu siyah bir malzeme ve feci halde bulaşıcı. Bulaşan yerleri temizlemek için iki saatiniz var. Temizlemek için MEK (ne ola ki diye internetten baktığımda Metil Etil Keton diye bir şey buldum. 5 litresi 155₺ ama US’de halka satışı yasakmış!) tavsiye ediliyor. Efendim 209D’yi de sürdükten sonra en az 10 dakika, en fazla iki saat bekleyip ara boşlukları SikaflexTM 295-UV ile biraz taşırarak dolduruyorsunuz. Çift kat eldiven giyerek parmağınızla 295’i düzeltmek için bir saatten az vaktiniz var. Uygulamadan 1 saat sonra maskeleme bantlarını çıkarıyorsunuz. 295UV’nin 24 saat kür alması gerekiyor. Bu arada nem, su ve sıcaklığa, doğrudan güneş ışığına dikkat ediyorsunuz. Hava sıcaklığının 10° - 35° C olması tavsiye ediliyor. Tam olarak kürünü alması 1 haftayı buluyormuş.


Sika AktivatorTM 205 Türkiye’de satılıyor ve 250 ml’si yaklaşık 70₺. Bu 10 tane teknenin camlarını yapmaya yeter diye okudum. SikaflexTM primer 209D ise ilk bakışta Türkiye’de bulamadım. Pazartesi Sika Türkiye’ye soracağım. İngilere ve Amerika’da var. 250 ml’si yaklaşık 90 USD. MSDS’inde tehlikeli malzeme olarak tanımlanmış ve özel kargo ile gelmesi gerekir ama ne olur bilemem.


Diğer yandan Sika ürünlerini işe yaramayacağını, Henkel / Loctite ürünlerinin kullanılmasının daha iyi sonuç vereceği de söylenmiyor değil. Denemedim, bilemiyorum.


Şimdi plan bu ürünleri bulup, tekneye gidebilince Marmaris’teki arkadaşları çağırıp uygulamayı yaptırmaya kaldı.


Ha, sintinedeki su ise başka hikaye  :)


Sevgiler, sağlıkla kalın.

Çevrimdışı Melih Keskin

  • *
  • İleti: 179
  • S/Y Kon Tiki
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #1 : 09 Mayıs 2020, 23:01:39 »






Resim eklemeye çalıştım ama sanırım olmadı  >:(

Çevrimdışı Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 5032
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #2 : 09 Mayıs 2020, 23:50:04 »
Kon-Tiki ve senin sayende güzel seyirler yaptık. Herhalde Okluk'ta son konaklayanlardan olmuşuzdur sanırım. Tekrar teşekkürler.

Sika nın marin ürün kataloğunu pdf olarak ekledim.Yaptığın araştırma ve uygulama yöntemi çok doğru tespitler tam yerinde. Malum biz otomobil camı servisimizde, Sika, Henkel , Dow gibi firmaların oto cam yapıştırma kimyasallarını çokca kullanıyoruz. Bu ürünlerin hepsi dıştan içe kürlenen ürünler, bir kısmında primer boya ile zemin hazırlığı, bir kısmında yüzeylerin aktivatörle  hazırlanması gerekebiliyor. Tekne camları pleksiglass  ve türevleri olduğu için  yüzeyin yapıştırıcıyı tutması için bir çok etken var. Öncelikle yüzey çok pürüzsüz. Her ne kadar primer boya ile boyansa bile, primer macunu tutuyor fakat  primer camdan ayrılabiliyor. Çok sık rastlanılan bir durum . Yapışma yüzeyi zımpara vs. ile hırtışlansa bile primeri yüzeyinden bırakabiliyor. Uygulama araştırman çok doğru , ortam sıcaklığından tutunda, uygulanan macunun kalınlığına kadar bir çok şey etken, bulduğun ürünler de doğru ürünler. Kolay gelsin. 
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Çevrimdışı Burak Doneray

  • *
  • İleti: 1801
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #3 : 09 Mayıs 2020, 23:51:27 »
Nerdeyse 2008 sonrasi Meşhur beşlilerin ana sorunu .Çözüm olacaksa harika bir iş yapmışsın yazarak Melih.Teşekkürler.

Hızlıresim sitesini kullanabilirsin resim koymak için .

Çevrimdışı Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 5032
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #4 : 09 Mayıs 2020, 23:52:22 »
Pdf uzunmuş kabul etmedi, isteyene mail atabilirim, Melih sana whatsapp tan gönderiyorum. Belki Hasan Abi foruma yüklememize yardımcı olabilir.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"


https://sondenkkayikcisi.blogspot.com/

Çevrimdışı O.Utku Uçkan

  • *
  • İleti: 1463
  • Bilen bilir
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #5 : 10 Mayıs 2020, 09:37:24 »
Öncelikle güle güle kullan çok güzel bir teknen var. :)
Allah kolaylık versin. Aynı teknesi olan kişilerle konuşmuşsundur diye soruyorum. Bu yaygın bir sorun mu? Gelen ustalar bu konuda ne diyor. Yapısal bir sorun olmasın.?
Teknenin  yandaki o büyük camları akıtıyor değil mi?
DeDe

Çevrimdışı Melih Keskin

  • *
  • İleti: 179
  • S/Y Kon Tiki
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #6 : 10 Mayıs 2020, 17:22:40 »
Merhaba,


Bakalım şu resim işini halledebilecek miyim?


Sorun çıkaran cam aşağıdaki fotoğrafta. İki camın ortasındaki birleşme yerinden içeri sızıyor. Kuşkulandığım handrail üstte ve altta ise cenoa arabası.





Aşağıdaki resimde hasar görmüş Sika'yı görüyorsunuz.





İçerideki durumu da aşağıdaki fotoğraflarda görebilirsiniz.











Ahmet'cim çok teşekkürler... Yarın Sika merkezle de konuşacağım. Anladığım kadarı ile 209D Türkiye'de yok. Aldığım bilgiyi paylaşacağım.


Burak hızlı resim için teşekkürler  :)


Utku Dede çok teşekkür ederim. Her zaman Kon Tiki'nin havuzluğunda soğuk biranız hazır. Çevrede bir çok kişi ile konuştum. Bir çok usta ile de görüştüm. Bu bilgileri de Jeanneau tekne sahipleri forumunda buldum. Burak'ın belirttiği gibi bir tarihten sonra üretilen teknelerde sık rastlanan bir sorun gibi duruyor. Üretimden 5-6 yıl sonra daha çok güneş alan taraftan sorun başlıyor. Bazı ustalar hiç uğraşma, dışardan Sikayı biraz kalın sıkalım, bir şeycikler olmaz da dediler. Ama bir kez Marmaris'teki Ustalar ile yola çıktık. Şimdi camları komple söküp, o şekilde yapmaya girişecekler. Bu işlem için de ek ücret almıyorlar ama marina giriş ücretini ödemek gerekiyor. Ki nefret ediyorum. Tam deli dumrul işi. Bakalım, şu pandemi günlerini bir atlatalım  :) .






Çevrimdışı Burak Doneray

  • *
  • İleti: 1801
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #7 : 10 Mayıs 2020, 22:41:44 »
Aklınızda olsun Marinalar kendi bünyelerinde Kiracı olarak çalışan taşeronlarını koruma bahanesiyle bu ücreti alıyorlar .Eğer marina bünyesinde size cam tamir hizmeti verecek bir şirket yoksa bu diğer servis işlerindede geçerli tabi  bu ücreti ödemek zorunda değilsiniz. İsteseler bile kesinlikle ödemeyin.

Çevrimdışı O.Utku Uçkan

  • *
  • İleti: 1463
  • Bilen bilir
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #8 : 11 Mayıs 2020, 10:21:04 »
Melih kardeşim nazik davetin için çok teşekkürler. ;)
Bu arızanın aynı model teknelerin daha küçük versiyonlarında olma sıklığını, sizinki gibi 50 feet ve daha büyüklerde olma sıklığından daha az olup olmadığı gibi sorular  sorun ustalara.
Bence gövdenin burulması sırasındaki esnemelerde zamanla sertleşen sikaların çatlaması sorunun kaynağı.
Hele cenoa arabası kızağı da probleme bu kadar yakınken galiba haklıyım.
Bu sefer uygulamalar başladığı gibi devam edecek artık. İleride yine devam ederse en basit yöntem dışarıdan uv dayanımı yüksek beyaz sika ve benzeri malzemeler ile fazla estetiği zorlamadan uygulama yapmak.
Ben gerekirse direğe çıkarım ama sizin de yazdığınız gibi ücretimi para ile değil bira ile tahsil ederim.
Bira birimi Tuborg gold % 100 malt. Reklamdan kim ölmüş. ;D
DeDe

Çevrimdışı Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 4097
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #9 : 11 Mayıs 2020, 10:38:06 »
Melih 209'u kullanmıştım ben. Türkiye'de de vardı. Kullandıktan sonra maskeleme bandını hemen çıkart. O lanet altına üstüne nereye taşarsa öyle bir yapışıyor ki; sittin sene sökemezsin.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Çevrimdışı Burak Doneray

  • *
  • İleti: 1801
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #10 : 11 Mayıs 2020, 14:46:44 »
Melih kardeşim nazik davetin için çok teşekkürler. ;)
Bu arızanın aynı model teknelerin daha küçük versiyonlarında olma sıklığını, sizinki gibi 50 feet ve daha büyüklerde olma sıklığından daha az olup olmadığı gibi sorular  sorun ustalara.
Bence gövdenin burulması sırasındaki esnemelerde zamanla sertleşen sikaların çatlaması sorunun kaynağı.
Hele cenoa arabası kızağı da probleme bu kadar yakınken galiba haklıyım.
Bu sefer uygulamalar başladığı gibi devam edecek artık. İleride yine devam ederse en basit yöntem dışarıdan uv dayanımı yüksek beyaz sika ve benzeri malzemeler ile fazla estetiği zorlamadan uygulama yapmak.
Ben gerekirse direğe çıkarım ama sizin de yazdığınız gibi ücretimi para ile değil bira ile tahsil ederim.
Bira birimi Tuborg gold % 100 malt. Reklamdan kim ölmüş. ;D

2008 Beneteau Marina komşum 6 Sene bir kere bile denize çıkamadı kısa aralıklarla geldi işleri nedeniyle dönmek zorunda kaldı .Onun teknesindede cam kendini bıraktı sika ayrıldı ben malzeme hatası yada ömrü İle alakalı olduğunu düşünüyorum .

Şeffaf sika benim de kullandığım bir malzeme sorunsuz fakat benim kullandığım Lumbozlarda  çerçeve var  .Cam ağırlığı  sika ya binmiyor camı çerçeve taşıyor.

Sanırım bu sorunun çözümü Melihin dediği gibi daha dayanıklı ömrü uzun  bir Yapıştırma malzemesi.

Çevrimdışı O.Utku Uçkan

  • *
  • İleti: 1463
  • Bilen bilir
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #11 : 11 Mayıs 2020, 16:28:07 »
Melih kardeşim nazik davetin için çok teşekkürler. ;)
Bu arızanın aynı model teknelerin daha küçük versiyonlarında olma sıklığını, sizinki gibi 50 feet ve daha büyüklerde olma sıklığından daha az olup olmadığı gibi sorular  sorun ustalara.
Bence gövdenin burulması sırasındaki esnemelerde zamanla sertleşen sikaların çatlaması sorunun kaynağı.
Hele cenoa arabası kızağı da probleme bu kadar yakınken galiba haklıyım.
Bu sefer uygulamalar başladığı gibi devam edecek artık. İleride yine devam ederse en basit yöntem dışarıdan uv dayanımı yüksek beyaz sika ve benzeri malzemeler ile fazla estetiği zorlamadan uygulama yapmak.
Ben gerekirse direğe çıkarım ama sizin de yazdığınız gibi ücretimi para ile değil bira ile tahsil ederim.
Bira birimi Tuborg gold % 100 malt. Reklamdan kim ölmüş. ;D

2008 Beneteau Marina komşum 6 Sene bir kere bile denize çıkamadı kısa aralıklarla geldi işleri nedeniyle dönmek zorunda kaldı .Onun teknesindede cam kendini bıraktı sika ayrıldı ben malzeme hatası yada ömrü İle alakalı olduğunu düşünüyorum .

Şeffaf sika benim de kullandığım bir malzeme sorunsuz fakat benim kullandığım Lumbozlarda  çerçeve var  .Cam ağırlığı  sika ya binmiyor camı çerçeve taşıyor.

Sanırım bu sorunun çözümü Melihin dediği gibi daha dayanıklı ömrü uzun  bir Yapıştırma malzemesi.

Sorun şekil yapacağız diye pratikten uzak tasarımcıların kocaman camlar ile dek salon canım tekneleri maymuna çevirmeleri. Jeanneauların önceki modelleri tam bir dek salon idiler. Oturma gurubunda oturanlar yanlarındaki camlardan dışarıyı seyredebiliyorlardı. Bu modellerde ise bilemiyorum ama herhalde sen bile ayakta dışarıyı zor görüyorsundur. Güzelim teknelerin sırtında sorun kamburu sanki. Eğimden ötürü kullanım dışı bir yükseklik. 42 DS yeni modeli ile çok uğraşmışlığım var.
DeDe

Çevrimiçi Kemal Gündüz

  • *
  • İleti: 935
  • Selamlar
Ynt: Camlardan gelen yağmur suyu ve bir tamir hikayesi
« Yanıtla #12 : 12 Mayıs 2020, 11:06:58 »
Tedbiren o camlara ve ayrıca kasara önünde direk güneş ışığına maruz pleksilere sunbrella kılıf yaptırmak uygun olabilir


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi