Yengeç satılık...

Başlatan Hakan Tiryaki, 14 Eylül 2017, 20:38:31

« önceki - sonraki »

Erman Yerman

Tiryaki reis ve Yengeç'i, Kri-Kri'yle ruh eşimiz olarak görüyordum... Açıkçası çok üzüldüm...

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Akdenizli, Balıkçı

Hakan Tiryaki

Başta Bülent ve Burak olmak üzere hepinize teşekkürler tüm yorumlarınız için.

Hikaye uzun ama özeti cinnet.

Kaş'ı uzunca yazacağım. Artık limana inesim bile yok. Hal böyle olunca rotayı Göcek'e çevirdim. Başladım didklemeye. Sonuç, Göcek Belediye Marinası da Kaş'tan pek farklı çıkmadı. Adamlar bakımsızlıktan dökülen kıytırık tahta iskeleye iki koltuk halatı bağlatmak için yıllık 17-18.000 TL para istiyorlar. Tarife ortada yok. Kimi kış ücretsiz derken marinacılar ücretli diyor. Kimi veriyor, kimi vermiyor. Neredeyse yarım asırlık oldum ve tüm yaşantım boyunca bir kez Zanzibar'da hapse girmemek için bir polise 6 USD rüşvet verdim. Yarım asırlık yaşantımdaki tek usulsüz hareketim budur. Bu yaştan sonra da kimseden ne ayrıcalık istemek, kimseye avanta vermek gibi bir niyetim yok. Yaşamak için para ne kadar lazımsa, hala inatla inanıyorum ki onur ve adalet de o kadar lazım şeyler insanoğlu için. Daha fazla keriz yerine de konasım yok, kimseden kıyak dilenesim de.

Bugün özetle aybaşı itibarı ile Göcek'e göçmeye karar verdim. Bir süre Boynuz Bükü'nü deneyeceğim. Olursa devam, olmadı yollarımız ayrılacak Yengeçle. Yengeçsiz ne yaparım, nasıl yaşarım hiç bir fikrim yok. Şu an tek aklıma gelen eğer ki satarsam gidip ya Pasifik ya da Hint Okyanusu'ndan bir tekne alıp gezebildiğim kadar oralarda gezebileceğim.

Başlık en azından bir süreliğine kilitlenebilir.
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Bülent Büyükdağ

Kilitlenmesin, buradan acayip muhabbet çıkar :)
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Tan Kaan Özkan

Kafan dağılsın.
Neler olacağı bilinmeyeceği gibi, iyi olup olmayacağıda bilinmez.

Körükle gitmek gibi olmasın ama  ;D

Sen seversin.
Al sana hem Tayland, hem Wharram Tiki 38 hemi de 63,000€  ;)

http://www.theyachtmarket.com/boats_for_sale/1399519/?searchid=14017914&page=3


Mehmet Atay

Bazen haklı ya da haksız bir nedenden tepkisel davranışlarda bulunuyoruz.
Ben kendi adıma bunun faydasını gördüğüm durumlarla da karşılaştım.

Hakan ve Yengeç'in ayrılması çok zor.
Hakan'ı çileden çıkaran ne olursa olsun, zaman içerisinde sağduyu, doğruyu gösterecektir.

Sonuç her halükarda, Hakan ve Yengeç için hayırlı olsun.
SARIYAZ  Turgut / Marmaris

Hakan Tiryaki

Alıntı yapılan: Bülent Büyükdağ - 15 Eylül 2017, 12:11:34
Kilitlenmesin, buradan acayip muhabbet çıkar :)

Kesinlikle haklısın Bülent. Şu cinnetin içerisinde adalet, sınıf, kültür... o kadar çok şey var ki, sosyoloji tezi bile çıkar.
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Hakan Tiryaki

Kardeşimle konuşuyorduk biraz önce, Amin Maalouf'un sırtında haç taşıyan İsa'sına benzetti beni. Hem güldüm, hem hak verdim. 5 senedir bir tekneyi yaşatma ve arada sırada da denizde ve teknede olmaktan keyif almak adına sınırları zorlayan bir tuhaf mücadele; Yengeç ve benim ilişkimin özeti...
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Bülent Büyükdağ

Yine de Haritada Bir Nokta
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Hakan Tiryaki

Alıntı yapılan: Bülent Büyükdağ - 15 Eylül 2017, 17:29:38
Yine de Haritada Bir Nokta
Aynı şeyi söyleyip durma, o kadar uzağım ki son zamanlarda başladığım yerden... oysa tam da aşağıdakilerdi daha çocukluğumdan itibaren beni denize çeken.
'Hemen gözlerimin içine bakan bir köpek, hemen az konuşan, hareketleri ağır, elleri çabuk, abalar giymiş bir balıkçı, yırtık bir muşamba kokusuyla beraber küpeşte tahtaları kararmış, boyası atmış, ağır ve kaba bir sandal, sandalın peşinf bırakmayan bir kuş, ağ, balık, pul, sahilde harikulade güzel çocuklar, namuslu kulübeler, kırlangıç ve dülger balığı haşlaması, kereviz kokusu, buğusu tüten kara bir tencere, ufukları dar sisli bir deniz...'

Kurbağalı Dere'nin hemen yanıbaşında otururken gün boyu atölyelerde sandal yapan ustaların ritmik keser sesleri, Dereağzına doğru ağır ağır ilerleyen pancar motorun patpatları, Aganinin göt kadar ama tüm okyanusları önüne açtığını hissettiren piyadesi...

Nereden başladık, nereye geldik.

SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Öcal Turan

Sen o kötü isimli burunları geç mahalleye gel Tiryaki Reisim , kendimden biliyorum rahatlayacaksın. :)

Göcek  te o Belediye iskelesine gitme de nereye gidersen git , hem solugan ve son sürat gezen servis botlarının yarattığı inanılmaz sallantıdan hem de bakan adamların şımarıklığığından  rahatsız olursun.
Göcek te hangi koyda dursan olur ama Boynuzbükü iyi bir seçim çok seveceksin ,ben de çok beğendim ,on tane belediye iskelesi eder ,
Tek kusuru botu ya da motorsikleti olmayan kişiler için ulaşım sıkıntısı ki seni etkilemez.

Kamil Kurdoğlu

Alıntı yapılan: Hakan Tiryaki - 15 Eylül 2017, 17:54:28
'Hemen gözlerimin içine bakan bir köpek, hemen az konuşan, hareketleri ağır, elleri çabuk, abalar giymiş bir balıkçı, yırtık bir muşamba kokusuyla beraber küpeşte tahtaları kararmış, boyası atmış, ağır ve kaba bir sandal, sandalın peşinf bırakmayan bir kuş, ağ, balık, pul, sahilde harikulade güzel çocuklar, namuslu kulübeler, kırlangıç ve dülger balığı haşlaması, kereviz kokusu, buğusu tüten kara bir tencere, ufukları dar sisli bir deniz...'

Kurbağalı Dere'nin hemen yanıbaşında otururken gün boyu atölyelerde sandal yapan ustaların ritmik keser sesleri, Dereağzına doğru ağır ağır ilerleyen pancar motorun patpatları, Aganinin göt kadar ama tüm okyanusları önüne açtığını hissettiren piyadesi...

Nereden başladık, nereye geldik.

Antranik ahparın hazırladığı çapariler,Niko'nun armozlara sürdüğü don yağı,kayıkçı Pehlivan'ın peşpeşe takıp kürekle götürdüğü sandalları.......
Hakan'cığım senin çocukluğunun Kadıköy'ü ile benim çocukluğumun Bostancı'sı yok artık.Hayal kurma boşuna.Hepsi gittiler.
Elimizdeki "denizciler" bunlar artık.

Halil Ergür

Belediye Marina'da kışın kalınmaz zaten. Keşişlemede bütün dalga ve solugan içeride.

Serkan Güvenen


Bülent Büyükdağ

Alıntı yapılan: Kamil Kurdoğlu - 15 Eylül 2017, 18:43:30
Alıntı yapılan: Hakan Tiryaki - 15 Eylül 2017, 17:54:28
'Hemen gözlerimin içine bakan bir köpek, hemen az konuşan, hareketleri ağır, elleri çabuk, abalar giymiş bir balıkçı, yırtık bir muşamba kokusuyla beraber küpeşte tahtaları kararmış, boyası atmış, ağır ve kaba bir sandal, sandalın peşinf bırakmayan bir kuş, ağ, balık, pul, sahilde harikulade güzel çocuklar, namuslu kulübeler, kırlangıç ve dülger balığı haşlaması, kereviz kokusu, buğusu tüten kara bir tencere, ufukları dar sisli bir deniz...'

Kurbağalı Dere'nin hemen yanıbaşında otururken gün boyu atölyelerde sandal yapan ustaların ritmik keser sesleri, Dereağzına doğru ağır ağır ilerleyen pancar motorun patpatları, Aganinin göt kadar ama tüm okyanusları önüne açtığını hissettiren piyadesi...

Nereden başladık, nereye geldik.

Elimizdeki "denizciler" bunlar artık.

Elimizdeki dünya bu artık.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Öcal Turan

Alıntı yapılan: Bülent Büyükdağ - 16 Eylül 2017, 09:41:02
Alıntı yapılan: Kamil Kurdoğlu - 15 Eylül 2017, 18:43:30
Alıntı yapılan: Hakan Tiryaki - 15 Eylül 2017, 17:54:28
'Hemen gözlerimin içine bakan bir köpek, hemen az konuşan, hareketleri ağır, elleri çabuk, abalar giymiş bir balıkçı, yırtık bir muşamba kokusuyla beraber küpeşte tahtaları kararmış, boyası atmış, ağır ve kaba bir sandal, sandalın peşinf bırakmayan bir kuş, ağ, balık, pul, sahilde harikulade güzel çocuklar, namuslu kulübeler, kırlangıç ve dülger balığı haşlaması, kereviz kokusu, buğusu tüten kara bir tencere, ufukları dar sisli bir deniz...'

Kurbağalı Dere'nin hemen yanıbaşında otururken gün boyu atölyelerde sandal yapan ustaların ritmik keser sesleri, Dereağzına doğru ağır ağır ilerleyen pancar motorun patpatları, Aganinin göt kadar ama tüm okyanusları önüne açtığını hissettiren piyadesi...

Nereden başladık, nereye geldik.

Elimizdeki "denizciler" bunlar artık.

Elimizdeki dünya bu artık.

Umudumuzu kesmeyelim , Tan Kaan Reis araştırıyor Pasifikte topluca gidebileceğimiz uygun bir yer.  ;)