Heyamola Hey

Havuzluk => Seyir Anıları => Konuyu başlatan: Hulusi Gülen - 31 Ocak 2026, 23:47:14

Başlık: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi Seyir Defteri (Ağustos-2025)
Gönderen: Hulusi Gülen - 31 Ocak 2026, 23:47:14
ÖNSÖZ :

      Suları turkuaz Adalar Denizi Egemizin mevcut adalarından her yıl birini etraflıca, hazmede hazmede, hiç acele etmeden gezmek gibi bir mottomuz var; bu seneki planımız ise Midilli adası idi; şükürler olsun ki maksat hasıl oldu; hem de mükemmel bir şekilde.

      O coğrafyanın haritasına tepeden bakıldığında fark edileceği gibi Midilli Adası milyonlarca, belki de milyar yıl önce Edremit Körfezinden kopup ayrıldığı aşikâr. Ada, adeta bir çınar yaprağına benziyor; güneyinde iki derin girintisi mevcut; Gera ve Kalloni Körfezleri. Ayvalık körfezinden biliyoruz, bu gibi yerlerde su sirkülasyonu olmadığından suyun rengi yeşile dönük oluyor ve yüzmeye de elverişli olmuyor; ama merak işte, o körfezlere de girmek istiyoruz.

      Tarihine baktığımızda Midilli Adası daha dün Osmanlı toprakları idi; 113 yıl önce bizim atalarımız bu coğrafyayı yönetiyordu. Gezdiğimizde müşahede ettik ki, atalarımız buraları öyle hoşgörü ile yönetmiş ki bir an duygularımıza kapılıp, keşke bu kadar da hoşgörülü olmasalar mıydı acaba dedik. Şöyle ki; fetihten sonra yerli halkın din ve diline hiç karışılmamış. Nereyi gezsek, hatta küçük yerleşimlerinde bile katedral gibi haşmetli kiliseler yapılmıştı. Nerede bir hâkim tepe görseler, gidip üzerine bir şapel yapmışlar. Yolların üzerinde bile küçük küçük sık aralıklarla ibadet mahalleri yapmışlar. Sanki hiç başka milletin hakimiyetinde değillermiş gibi ticaretlerine devam edip, zenginleşmişler; kendi din ve dillerini muhafaza etmişler; Osmanlı neredeyse onlara hiç karışmamış.  Osmanlı ayrıldığında da hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam edebilmişler. Öte yandan Afrika'da ve Okyanus adalarına baktığımızda, emperyal devletler fethettikleri ülkeleri/adaları hem sömürmüş hem de din ve dillerine alabildiğine müdahale etmişler; yerli halk Hristiyanlaşıp, Fransızca, İspanyolca, İngilizce konuşur hale getirmişler. Müslüman Osmanlının farkı işte.

      Adanın içinde de otomobil kiralayıp gezdik; dağ taş zeytinlik; her köyde birkaç tane zeytin sıkma yağhanesi mevcut; yağhanelerin yüksek bacaları dikkat çekiyor. Gerçi şimdilerde artık bu eski Fabrikalar kullanılmıyor; yerine kontinyu zeytin sıkma makinaları gelmiş. Eski fabrikaların bir kısmı da otele dönüşmüş. Bir zeytinci olarak algıda seçicilik işte, genel olarak zeytin ağaçlarında bu sene meyve olmadığı dikkatimizi çekti; bu sene "yok yılı" demek ki?

      Sıgri'de meşhur bir Fosil Orman Müzesi var; gezerken dikkatimizi celp etti, fosilleşen ağaçların tarihinden bahsederken 3 milyar yıldan bahsediliyor. Üç milyar yıl ne demek; 113 yıl öncesi ile mukayese edildiğinde okyanusta bir damla misali, bizim atalarımız daha dün buralardaymış; bu halet-i ruhiye ile adayı gezdik, dolaştık; cami, han, hamam, çeşme kalıntılarında, atalarımızın izlerini aradık.
Başlık: Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi Seyir Defteri (Ağustos-2025)
Gönderen: Hulusi Gülen - 01 Şubat 2026, 20:51:38
SEFER HAZIRLIĞI :

      Teknemiz 2022'den bu yana Gelibolu limanında; ancak ilk iki kış sezonu boyunca adeta diken üzerinde bulunduk; ne zaman lodos fırtınası esse Liman nöbetimiz başlıyor; tansiyonumuz fırlıyordu. Gelibolu Balıkçı Barınağı lodos rüzgarlarına karşı son derece korunaksız; dar kanaldan giren dalgalar karşı rıhtıma vurup, ortalığı çamaşır makinasına dönüştürüyor; tekneler rıhtım seviyesine kadar yükseliyor; hasar alanlar, hatta batanlar oluyordu. Nitekim 2024 Ekiminde uzun süreli çare arayışlarım netice verdi; Gelibolu Sanayisinde işin ehli Abdullah Ustaya bir römork yaptırıp, tekneyi üzerine aldım ve bütün lodos endişelerinden kurtulmuş oldum.
Başlık: Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi Seyir Defteri (Ağustos-2025)
Gönderen: Hulusi Gülen - 01 Şubat 2026, 20:53:31
      Kara park esnasında, bir müddettir tıkırtı sesi çıkartarak arıza veren şaft braketinin burcunu da Ermaksan ürünü ile değiştirme imkanı buldum. Bu vesile ile motor line ayarı da hassas şekilde yapılmış oldu. Teknenin sadece yaz dönemi denizde kalmasını planladığımdan, tek kat zehirli yetti, arttı bile. Sonraki iki sezon için zehirli stokumuz hazır bekliyor. 2025 Mayıs'ında, kısa sürede kara bakımlarını bitirip denize attım.
Başlık: Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi Seyir Defteri (Ağustos-2025)
Gönderen: Hulusi Gülen - 01 Şubat 2026, 20:54:44
      Bir önceki sezon dingimiz (bot) artık 12 yıllık hizmeti sonrası epey problem çıkartmaya başlamıştı; ben de kışın kampanyalardan istifade ederek BlueTrend Marin'den 27bin₺'e SeaStorm 2,30 bot tedarik ettim. İyi ki de almışım, bu sene hiç dingi sorunum olmadı.
Başlık: Ynt: S/Y Dua-1 Midilli Gezisi Seyir Defteri (Ağustos-2025)
Gönderen: Hulusi Gülen - 01 Şubat 2026, 21:00:26
      Sonra, uzun zamandır takip ettiğim LiFoPo4 teknolojisinden de istifade ettim; sezon başında Asitli 2adet 12V-74Ah Klasik Servis Aküsünü,  1ad 12V-220Ah LifoPo4 Akü ile değiştirdim. Emekli Teknik Öğretmen, Yelkenci Hasan Topal Abimizin mihmandarlığında sistemi emniyetli bir şekilde kurdum. Alternatörden şarj için de Dc2Dc cihazı kullanıldı. Motor Şarj dinamosu Motor Aküsünü besliyor; Dc2Dc'de ihtiyaca binaen Motor Aküsünden LiFoPo4 Servis Aküsünü besliyor.  Veya Motor Aküsü belli voltajın altına düştüğünde Servis Aküsünün voltajı da yeterliyse, bu defa tam tersi Motor Aküsü besleniyor.

      Mevcut on beş yıllık 3*50W Güneş Panellerim şimdilik LiFoPo4 Aküden günlük harcamamı tamamlıyor; ileride panel güç artırımı da yaparsam aliyyülâlâ olacak; tekneye belki ilave cihazlar da, örneğin su yapıcı da takabileceğim. Su yapıcı beni kullanma suyu taşımaktan ve su tasarrufu cenderesinden kurtarmış olacak.

      Bütün bu çalışmaların yanında kendi işimi kendim yapmanın huzuru da yanıma kâr kaldı.