Gönderen Konu: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı  (Okunma sayısı 6174 defa)

Çevrimiçi Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 2010
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı
« Yanıtla #30 : 07 Ocak 2017, 23:52:33 »
2014-2015 kışı derim Kaş özelinden. 40 knot üzeri 9 sağlam hava, iki hortum, bir sel, bir dalgaların mendireği aşması mevzuu ki başlı başına bir kabustu, 3 kez okkalı dolu ki hala arabanın tavanında izleri duruyor ve yılbaşı civarı -4 dereceye düşen hava sıcaklığı. Hayatımın en kötü kışını Kaş'ta geçireceğim bin yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Sizin oralarda 30 sene olabilir ama burada ilk geldiğim sene 20 yılda bir olur dedikleri ne varsa oldu :) 8)

 ;D ;D ;D



88 knot esti yahu Antalya'da. Üçbuçuk atarak bekledik o havayı Kaş'ta. Buraya gelene kadar 30-35 knot'a düştü, yırttık.
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimiçi Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 2010
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı
« Yanıtla #31 : 07 Ocak 2017, 23:53:11 »
Hem 85 hem 87 var... Okuduğum kadarı ile 85 İnebolu da çok ağır geçmiş.
Sorma Abi fenaydı, kuşlar ağaçlarda dondu, yaban hayvanların çoğu açlıktan yada donarak öldü. Evimizin avlusunda mutfak diye tabir ettiğimiz ayrı bir müştemilat vardı. Evin kapısıyla oranın kapısı arası 5 metre var yok. Kar oranın boyunu aşmıştı.Kapısına ulaşmak için tünel şeklinde kar yığınını açmıştık. Evlerin üstünü 2 kez kürümüştük. İkinci kat penceresinden dışarı çıkılabiliyordu.Gerisini siz düşünün.

O nasıl bir faciaymış yahu...
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimdışı Can Deniz <Ercan H>

  • *
  • İleti: 1150
    • KUTUP YILDIZI
Ynt: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı
« Yanıtla #32 : 08 Ocak 2017, 00:21:27 »
Bende size bir anımı anlatayım.

Adapazarı Hendek'te yedek subaylığımı  yaptım ardından da Düzce meslek yüksek okulunda ders vermeye başlayınca,
3-4 yıl kadar kaldık Hendek te.  Çok candan dostluklar kurduk, ki hala görüşürüz.

 

Eski eşim dolayısı ile bacanak tayfası  Antalyalı.  Ziyaretimize geldiler.
Bacanak, kar dedin mi zil takıp oynayan cinsinden.

Ben onlar gelmeden önce beraber ava gittiğimiz ormanda klübede ateş başında dem çektiğimiz,
hatta içi kovuk ağaç kütüklerinde kaldığımız dostlara durumu haber verdim.

Bacanağı da alarak Hendek ten de 4 arkadaş toplam 6 kişi ormana kulübemize gittik..
Arabam ki o zamanların fena sayılmaz arabası, 74 model Ford Taunus.

Araba ormanda bir yere kadar çıkabildi yol çamurlaşınca, kulübeye az kaldı bundan öteye yürüyelim dedi,
Hendekli ve yöreyi avucu gibi bilen Abdullah abi.

 Aynı dün gündüz İstanbul durumu idi çıkarken, hava biraz ılıdı hatta güneş çıkmıştı. Kar toplamış meğerse.

Biz gece 3-4 gibi aşağıya arabanın yanına inmeye koyulduk.
Öyle kar var ki, çiş yapacaz belimize kadar karın içinde resmen kara değdirerek işiyoruz.
Arabanın yanına bir saatte anca geldik. Ki yokuş aşağı saldık kaya - yürüye gidiyoruz.

Arabanın yanına geldik ama anahtar girmiyor kilide. Kilit kapağı donmuş.
Felaket ayaz var ve nerdeyse donacaz. Anahtar deliğine hohluyoruz, üflüyoruz ama nafile.
Yav çişi olan kim varsa çıkarsın işesin diyorum.
E biraz önce üstümüze işedik ya, çiş mi kaldı hoca diyorlar.

Velasıl kelam çiş çiş çiş nidalarıyla ıkına sıkına kilide işedim de kilide anahtar girdi arabayı çalıştırdık.

Yoksa donacaktık, çünkü kulübeye geri tırmanmamız o karda mümkün değildi.
Ve yılda tam tamına 87 kışı.

Hayri Kozakçıoğlu Sakarya valisi, Kozakçıoğlunun ve tümen komutanının eşleri Ankara dönüşü,
Bıçkatik rampalarında kara saplanmışlar aynı gün.  Şöför nasıl becerdiyse haber vermiş mevki belirtmiş.
O zamanlar GPS yok tabi helikopterle almaya giden ekip el sallarsınız biz sizi görür alırız demiş.
Helikopter alçalınca tüm yolda kalanlar arabalarından çıkıp el sallıyorlarmış bizi kurtarın diye.
Yılbaşı gecesini yolda kar altında geçirmişti yüksek rutbeli zevatın zevceleri.

Ki o kış, evimizin arka bahçesi E5 e sıfırdı, bir çok kez gece yarıları kapımız çalındı, yolda kalan bebekli yolcular,
bebelerine mama için sıcak su derdindeydiler.

Buyur ettiysekte sadece sıcak su alıp giderlerdi.
Otobüsler sıcak ama sıcak su için geldik sadece diye.



 
ВЛАДА / TEOS

Öcal Turan

  • Ziyaretçi
Ynt: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı
« Yanıtla #33 : 08 Ocak 2017, 03:13:59 »
Sorma Hakan Sığacığa ilk geldiğimiz yıl bir soğuk bir soğuk ne oluyo ülen dediğimizde.
Hoca burada elli yıldır böyle soğuk yapmadı, benim çocukluğumda elli yıl öncede böyle yaptıydı bi, deyince sabrettik.

Emme velakin 6 yıldır mabadımız donuyor yav.

O elli yıl anısını anlatan emmiyi her soğukta yakalayıp öpücükler emmi diyorum.

-Soma gari bizim olan ben de şaştım bu havalara yavv diyor.

Can hocam ,iki sene benim tahta kayığı sğacıkta (o zamanlar Teos marina yok idi) balıkçıların olduğu ufak limanda kayaların önühde korunaklı yerde bağladım. Temmuz ayında bile akşamları havuzlukta oturanadık esintiden . Normal bi şey gelmiş başına :)

Çevrimdışı Akın Kara

  • *
  • İleti: 207
Ynt: 1987 Istanbul'un meşhur Mart Kışı
« Yanıtla #34 : 09 Ocak 2017, 11:35:50 »
Herkese iyi forumlar is güc herzaman giremiyorum, bizde ineboluda karla mücadeleye devam, Kasim 66 tamam simdsimdi Kasim 72_74 yani ayin 18 gibi bir sistem girisi daha görünüyor, bakalim bunu takibe alalim aklimizin bir kösesinde dursun,