Gönderen Konu: İLK YARDIM  (Okunma sayısı 5571 defa)

Çevrimdışı Tan Kaan Özkan

  • *
  • İleti: 2174
İLK YARDIM
« : 24 Aralık 2016, 13:58:50 »
Genellikle forumlar da en sonlarda kalan bir konudur ilk yardım.
Bizim için biraz tatsız ve uzak oluşumuzdan mıdır yoksa başımıza geleceğini düşünmediğimizden midir bilinmez.

Ama gerektiği anlarda hayat kurtaracağı kesin.

Sağlık bakanlığının gemi personeli için hazırlamış olduğu ilkyardım konulu rehberler vardır. Ben de oradan yararlanarak o rehberlerden kesitler paylaşacağım fırsat buldukça.



GEMİDE İLK YARDIMIN TEMEL KURALLARI

İlk yardım yaşamı tehdit eden bir durum oluştuğunda o kişiye yardım etmek için yapılması gereken tüm girişimleri kapsayan bir dizi işlemden oluşur. İlk yardımın temel kuralı, kimlere ilk yardım yapıl-ması gerektiğinin belirlenmesidir. Çünkü ilk yardım işlemleri gereksiz yere yapılırsa kişilere zararlı ola-bilir veya tam tersine bu işlemler yapılmazsa kişinin ölümüne neden olabilir. Bu ayrımı yapabilmek için önemli birkaç kontrolden sonra acil hasta diğerlerinden ayrılır. Bu kontrollerin başında bilinç, hava yolu, solunum ile dolaşım kontrolü gelir.

İLK YARDIMIN TEMEL KURALLARI


1. Durum değerlendirmesi, tehlikenin varlığı: Öncelikle çevrede yaşamsal tehlike oluşturan her-hangi bir tehdit olup olmadığına dikkat edilmesi gerekir. Yangın, zehirli duman, elektrik akı-mı, boğulma riski varsa kurtarıcı kendini riske atmamalıdır. Böyle bir durum varsa mutlaka önce yardım istenmelidir. Böylece hem ilk yardımın kalitesi artacak hem de gerekli kayıtların oluşması sağlanacaktır. Eğer riskli bir durum varsa önce çevredeki seyircileri daha sonra hastayı ortamdan uzaklaştırmaya çalışın ve ardından temel yaşam desteği aşamasına geçin.

2. Yalnızsanız mutlaka önce yardım çağırın.

3. “En iyi yardım yeri neresi olabilir?”. Ortamda yangın, zehirli gaz gibi riskli bir durum yoksa hemen orada müdahale edebilirsiniz. Ancak bazen hastaya revirde de müdahale etmek gerekebilir. Bu hastaların revire naklinde bir sorun yoksa ve gecikme olmayacaksa daha donanımlı bir revirde işlemleri yapmak daha iyi olacaktır.

4. Birden çok tıbbi yardım gerektiren hasta varsa bunlar arasında seçim yapmanız gerekebilir. Daha acil olanlar ve tıbbi müdahaleden fayda görecek olanlara daha önce ilk yardım gerekir. Bu hastayı seçme ve sıralama işlemlerine “triyaj” denir. Burada amaç yetersiz kaynak ve tıbbi perso-nel olması durumunda tıbbi önceliklerin belirlenmesidir. Bilinci yerinde olmayan kişilere önce o bölgede yardım edin. Eğer birden fazla bilinçsiz hasta varsa herkese ABC (Airway, Breathing, Circulation) (Hava yolu, Solunum, Dolaşım) kontrolü yaparak solunumu veya dolaşımı olmayana öncelikle yardım edin. Hastanın bilinci açıksa bu hastaya genellikle solunum veya dolaşım deste-ği gerekmez. Kanayan bölgelerine kanama kontrolü yapın. Bilinci açık hastaları diğer hastalarla birlikte revire sevk edin.

İlk Yardımın ABC’si nedir?

Bilinç kontrol edilmeli, kapalı ise aşağıdaki hususlar hızla değerlendirilmelidir:
A. Hava yolu açıklığı.

B. Solunum (Bak-Dinle-Hisset).

C. Dolaşım (Şah damarından 5 saniye nabız alınarak kontrol edilir).

Önemli Not
Var olan olanaklardan emin değilseniz (bilgi düzeyiniz, hasta, ortam, donanım) ilk yardım uy-gulamayın. Güvenli değilse kapalı bir alana girmeyin. Eğer hastanın omurga (spinal) travması veya uzun kemik kırığı varsa yerinden oynatılmaması, kımıldatılmaması gerekir. Hasta bilinç-siz ise yemesi veya içmesi için ağzından ASLA bir şey vermeyin. Boğulmasına neden olursunuz.



BİLİNÇ KONTROLÜ
Bilinç kontrolü kişinin sinir ve kalp-damar sistemi hak-kında hızlı ve doğru bir şekilde bilgi verir. Bilinç duru-mu; oksijen azalması, kan şekeri düşmesi, kan kaybı, enfeksiyonlar, travmalar, beyinle ilgili dolaşım sorunu (felç, epilepsi gibi), alkol ve toksik maddeler veya psikolojik nedenler de dahil olmak üzere pek çok durum-da bozulabilir. Altta yatan bir hastalık yoksa asla bilinç kaybı oluşmaz. Bazı ruhsal bozukluklarda altta yatan organik bir hastalık olmasa da bilinç bozukluğunun kendisi bir hastalık olarak kabul edilip o kişiye gerekli müdahale yapılır. Bilinç kaybı veya bilinç bozukluğu olan her hasta sağlık görevlilerine bildirilmelidir.

Hastada bilinç kontrolü yapmanın birkaç yolu var-dır. En kolayı hastayı omuzlarından hafifçe sarsarak ‘nasılsın ?’ diye sormaktır. Bundan başka en çok kulla-nılan yöntem sözlü veya ağrılı uyarana verilen yanıta göre yapılan bilinç muayenesidir. Hasta bu AVPU de-recelendirmesine göre şöyle sınıflanır;
A: Alert; (kendiliğinden uyanık), sizinle konuşabilir, size sorular sorar.
V: Verbal; (sözlü yanıt pozitif), hasta ancak siz soru sorarsanız yanıt verir. Bırakınca uyuklamaya başlar.
P: Pain; (ağrıya yanıt) hasta ancak canı yanınca sizin-le konuşur. Bırakınca uyuklamaya başlar.
U: Unresponsive; (yanıtsız) hasta hiçbir uyarana ya-nıt vermez.
Bilinç sınıflaması yaparken danıştığınız merkeze has-tanın durumunu bu evrelere göre bilidirin. Böylece size danışmanlık yapacak ekip hastayı kendi zihninde daha iyi canlandırabilir.





HAVA YOLU KONTROLÜ
Kalp ve solunum durması, akut hava yolu tıkan-ması gibi acil durumlarda hava yolunun açılması tedavinin ilk basamağıdır. Böyle bir durumda ya-pılacak ilk iş, ağız içinde bulunabilen kan, kusmuk ve yabancı maddelerin üst hava yolunda oluştura-bileceği mekanik tıkanmayı önlemektir. Bu amaçla dişler kontrol edilmeli, varsa protezler çıkartılmalı-dır. Ağzın açılmasında 2 yöntem kullanılır.
1. Kısmen gevşek olan çenelerde: Çapraz parmak manevrası uygulanır. Baş parmak-la üst, işaret parmağı ile alt dişler yukarı ve aşağı doğru itilerek ağız açılır.

2. Gevşek çenelerde: Baş parmak ile dil ve dil kökü ekarte edilirken diğer parmaklarla alt çene kavranarak çene yukarı ve öne doğru çekilir.

Ağız açıldıktan sonra boşta olan elin işaret ve orta parmakları yardımıyla ağız ve yutak (farinks) temizlenir. Sıvı yabancı maddelerin dışarıya boşal-tılması için başın yan pozisyona çevrilmesi uygun olur. Bundan sonraki aşama hava yolundaki tıkan-manın önlenmesi ve acilen ortadan kaldırılmasıdır.
Bilinç kaybı olan hastalarda üst hava yolu tı-kanmasının nedeni, kas gerimindeki yetersizlik ve yerçekimi etkisi ile dil kökünün yutak arka duvarı üzerine çökerek hava yolunu kapatmasıdır. Bu du-rumda hava yolu açıklığının sağlanabilmesi için dil kökü ve küçük dilin (epiglotun) yutak arka duvarı üzerinden uzaklaştırılması gerekir. Burada iki ma-nevradan söz edebiliriz.
1. Bunun için en uygun girişim baş arkaya doğru bastırılırken çenenin kaldırılmasıdır

(head - tilt/chin - lift). Manevra için sağ elini kullanan uygulayıcı, sağ el ayası ile başı alından aşağı doğru iterken sol el baş parmağı dışındaki dört parmakla çeneyi kapatarak yukarı kaldırır.
2. Boyun travması düşünülen olgularda yalnızca çenenin kaldırılması yeterlidir. Başın bu hastalarda eğilmemesi gerekir.
Bu girişim dışında bazı farklı manevralar da uy-gulanabilir. Bunlardan biri alt çenenin itilmesi ma-nevrasıdır. Bu manevrada uygulayıcı başı arkaya doğru eğerken ağız içinden başparmak, dışarıdan da diğer parmaklarıyla kavradığı alt çeneyi ve ağzı öne doğru çeker (jaw thrust). Bu manevra boyun travmasından kuşkulanılan olgularda en uygun yaklaşımdır. Bu manevrada başın eğilmesine gerek yoktur. Bu uygulamada ağız, köşelerinden her iki el ile yukarı doğru kaldırılır.
Tüm bu girişimlerle yer çekiminin etkisi ile yutak arka duvarı üzerine çöken dil ve dil kökünün tıkama etkisi ortadan kaldırılır.


SOLUNUM KONTROLÜ
Hastanın solunumu olup olmadığını anlamak için bak-hisset-dinle (look-feel-listen) manevrası yapılır.
Temel yaşam desteğinde de bu manevradan söz edilecektir. Kısaca özetlemek gerekirse, hastanın ya-nına geçerek üzerine eğilin. Kulağınızı hastayı din-lemek, yanağınızı onun hava akımını hissetmek ve gözlerinizi de göğüs hareketlerini gözlemek üzere başınızı hastaya yaklaştırın. Bu işlemler sonucuna göre temel yaşam desteğine başlama kararı verin.
Solunum yoksa ya hastanın hava yolu tıkalıdır
(A) ya da solunum (B) veya dolaşım (C) fonksiyonları yoktur.




DOLAŞIM KONTROLÜ
Hastada dolaşım fonksiyonlarının olup olmadığını anlamak için nabız kontrolü yapmak gerekir. Nabız kanın kalpten büyük atardamarlara pompalanması sırasında, uç noktalardaki atardamarlarda (periferik atardamarlarda) oluşturduğu dalgalanmadır. Kalp atışının uçtaki atardamarlardan hissedilmesine na-bız denir.
Normalde nabız (kalp atım hızı/sayısı);
- Erişkinde 60-90 kez/dk.
- Çocukta 80-100 kez/dk.
- Bebekte 100-120 kez/dk civarındadır.

Nabız alınan noktalar boyun (şah (karotis) atar-damarı), el bileği (radiyal atardamar), kasık (femoral atardamar), dirsek içi (brakiyal atardamar), diz arka-sı (popliteal atardamar), ayak üstü, kulak önü, şakak olarak sıralanır. Ancak en önemlisi boyunda şah damarı nabzına bakmayı öğrenmektir. Çünkü bu nabzın hissedilmesi kalp masajının gerekmediğini gösteren tek bulgudur. Bu nabzın alınamadığı her hastaya kalp masajı yapılır. Bebeklerde na-bız, dirsek çukurunun hemen yukarısından, kolun iç kısmından (brakiyal atardamar) alınabilir. Şah da-marı nabzına sırtüstü düz yatan hastada bakılır. Bu atardamar boyun bölgesinde adem elması olarak bilinen glotis çıkıntısının her iki yanında bulunur. Boyun düz durmaz ise boyun kasları altına kaçan nabız hissedilmeyebilir.








Çevrimdışı Tan Kaan Özkan

  • *
  • İleti: 2174
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #1 : 24 Aralık 2016, 14:14:50 »
TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Solunum veya kalp durması birçok durumda ortaya çıkabilir. Kalp durduğunda, vücuda kan pom-palanamaz, tansiyon ve nabız alınamaz. Bu durumda, yaşamsal önem taşıyan beyin ve akciğer gibi organlara kan pompalanamaz.
Temel Yaşam Desteği, kalp masajı ve suni solunum kısımlarından oluşur. Bunlar sayesinde, oksi-jenlenmiş kanın yaşamsal önem taşıyan organlara ulaşması sağlanır.

Temel yaşam desteği akış şeması aşağıdaki gibi ilerler:

1. Hastayı sarsma ve bağırmaya karşı yanıt: HAYIR Solunum: VAR Kalp atışı: VAR
Hastaya kurtarma pozisyonu verilir ve diğer hayatı tehdit edici nedenler araştırılır.

2. Hastayı sarsma ve bağırmaya karşı yanıt: HAYIR Solunum: YOK Kalp atışı: VAR
Hava yolu temizlenir ve kurtarma soluğu verilir.

3. Hastayı sarsma ve bağırmaya karşı yanıt: HAYIR Solunum: YOK Kalp atışı: YOK
Kardiyopulmoner resüsitasyona başlanır.


KURTARMA SOLUĞU NASIL VERİLİR?

AĞIZDAN AĞIZA KURTARMA SOLUĞU
- Boyun yaralanması kuşkusu yoksa bir eliniz hasta boynunun arkasında iken diğer elinizle hastanın alnından tutarak başını arkaya doğru itiniz.
- Hava kaçağını önlemek için elinizin baş ve işaret parmağı ile hastanın burun deliklerini kapatınız
- Hastanın ağzını açınız, derin bir solukalıp dudaklarınızı hastanın dudaklarına dışarıya hava kaçmayacak şekilde sıkıca bastırarak havayı üfleyiniz.


Elinizde havayolunu açma aracı (airway) varsa kullanınız (Şekil 1).

- Hava yolu açma aracını hastanın dişlerinin ara-sından konkav eğrisi yukarı bakacak şekilde ilerletiniz (Şekil 2).

- Hava yolu açma aracını ağız içinde havayolunu 180 derece döndürüp dışbükey kısmının aşağıya bakmasını sağlayınız. Aracın dış kısmının dudakların dışında kalması gerekmektedir.

- Hastanın ağzını açmak mümkün değilse ağızdan buruna solutmayı deneyin.

- Hastayı her beş saniyede bir ya da dakikada 12 kez solutunuz. Her seferinde soluk vermeden önce akciğerlerinizi tam olarak hava ile doldurunuz.

- Her kurtarma soluğu sonrası hasta göğsünün kalkıp kalkmadığına ve inip inmediğine bakı-nız. Özellikle hastanın dışa verdiği soluk ha-vasının yanağınıza gelip gelmediğini kontrol ediniz.

- Yanağınıza hastanın dışa verdiği soluk havası gelmiyorsa, hastanın ağzında yabancı bir ci-sim olabileceğinden kuşkulanın.



AĞIZDAN BURUNA KURTARMA SOLUĞU

1. Aşağıdaki durumların herhangi birinin varlığında ağızdan buruna kurtarma soluğu veriniz:
- Hastanın ağzı açılamıyorsa.

- Hastanın dudaklarının etrafına ağzınızı sıkı bir şekilde yerleştiremiyorsanız.

-Hastanın ağzı içindeki herhangi bir tıkanıklık giderilemiyorsa.

- Hasta sudan çıkartılamıyor ve kurtarıcının eliy-le hastanın vücudunun desteklenmesi gerekiyorsa.


2. Hastanın başını bir eliniz ile alından arkaya doğru iterken, diğer eliniz ile çenesini sıkıca kapatınız.

3. Derin bir nefes alınız, dudaklarınızı hastanın bur-nunun etrafına sıkıca kapatıp, içeriye hastanın göğüs kafesini yükseltecek şekilde güçlü ve sabit hızda soluk veriniz.

4. Ağzınızı geri çekip havanın çıkışını izleyiniz.

5. Bu döngüyü dakikada 10-12 kez tekrarlayınız.



AMBU MASKE KULLANIMI

Ambu maske hastanın ağızdan ağıza ya da ağızdan buruna solutulması için kullanılabilir. Ambu maske kullanımının avantajları içinde kurtarıcının yorulma-dan bu maskeyi daha uzun süre kullanabilecek olması
ve ucuna oksiken tüpünün takılabilmesi yer alır.

Ambu maske kullanımı için ;

1- Hastayı sırtüstü yere yatırınız
2- Maskenin hastanın yüzüne uygun boyda olup olmadığını kontrol ediniz.
3- Havayolu açma aracını kullanınız
4- Birini oksijen kaynağı almaya gönderiniz ve gelince ambu maskenin ucuna bağlayınız. Oksijen tüpü gelene kadar beklemeniz gerekmediği için tüpü almaya kendiniz gitmeyiniz.
5- Hastada omurga yaralanmasından kuşkulanmıyorsanız bir eliniz ile hastanın başını mümkün olduğunca geriye itiniz.
6. Maskeyi hastanın burun ve ağzını kaplayacak şekilde yerleştiriniz.
7. Sağ elinizin başparmağı ile maskeyi kavrayıp diğer parmaklarınız ile hastanın çenesini aşağıdan yukarı doğru iterek maskeyi yerleştiriniz.
8. Sol elinizle maskenin balon kısmına basıp havanın hastanın akciğerlerine dolmasını sağlayınız.
9. Maskeye basmadığınız zaman, Ambu’da havanın akciğerlerden çıkmasını sağlayacak bir kapak sistemi bulunmaktadır. Bu nedenle soluklar arasında maskeyi yerinden oynatmayınız.
10. Akciğerleri dakikada 12 kez havayla doldurunuz.
11. Her solutmada maske etrafında kaçak olup olmadığını kontrol ediniz. Kaçağın en sık görülen nedenleri hastanın başının bir tarafa çevrili olması ve alt çenenin yeterince yukarıya itilmemesidir.



OKSİJEN NASIL VERİLİR?

1. Unutulmaması gereken hususlar;

- Oksijen, kendiliğinden solumakla birlikte solumada zorluğu bulunan ya da oksijenin akci-ğerlere alınmasında veya dokulara dağılmasında sorunu olan hastalara verilir.
- Oksijen kendiliğinden alev alıp yanmalara neden olabildiğinden tüten veya çıplak ateşe maruz bırakmayınız.
- Hastanın oksijen kullanmasını gerektiren bir hastalık tıbbi tedavi gerektirecek kadar ciddidir.
- Kendiliğinden solumayan hastalara eğitimli personel tarafından Ambu maske ile oksijen verilmelidir.

2. Havayolunun açık olduğundan emin olun.

3. Hastanın bilinci yerinde değilse havayolunu açma aracını kullanın.

4. Oksijen tüpünün doluluğunu ve akım metrenin tüpe uygun şekilde yerleştirilip yerleştirilmediğini kontrol ediniz.

5. Ana oksijen tüpü kapağını tamamen açınız.

6. Maskeyi hastanın burnu ve ağzına sıkıca oturtunuz.

7. Akım metreyi seçilen oksijen dozuna ayarlayınız.




GÖĞÜS BASISI NASIL YAPILIR?

Göğüs basısının kurtarıcı solunum ile birlikte yapılması önerilir. Bu nedenle bir kurtarıcının solunumu desteklerken diğerinin de göğüs basısı yapması önerilir.

- Hastayı sert bir yüzeye yatırınız.

- Hastanın bir kenarına çömeliniz. Bir elinizi hastanın göğüs kafesinin alt yarısına gelecek şekilde yerleştiriniz.
- Bu elinizin 2. ve 3. parmaklarını birleştirip size en yakın kaburgaların alt köşesini bulunuz.
- Parmaklarınızı bu hizadan ortaya (içeriye) doğru kaburgaların göğüs kafesi ile birleşme nokta-sına kadar ilerletiniz.
- Orta parmağınızı bu noktaya koyup işaret parmağınızı göğüs kafesinin üzerine yerleştiriniz.
- Diğer elinizin topuğunu bu işaret parmağının üzerine yerleştiriniz. Bu nokta göğüs kafesinin alt ucunun yaklaşık 4 cm yukarısına isabet eder.
- İkinci elinizin üzerine ilk elinizin topuğunu yerleştiriniz.
- İki elinizin parmaklarını kilitleyiniz.
- Omuzlarınız hasta göğsünün tam üzerinde olacak şekilde öne eğiliniz.
- Kollarınızı düz tutarak göğüs kafesini 4-5 cm çökertecek şekilde bastırınız.
- Basıncı kaldırınız ama ellerinizi göğüs kafesi üzerinden çekmeyiniz.
-Tek kurtarıcı iseniz dakikada yaklaşık 100 kez göğüse bası uygularken her 30 basıda iki soluk veriniz.
- İki kurtarıcı iseniz göğüs basılarına ara vermeden 30 basıda 2 soluk döngüsüne devam edebilirsiniz.
- Hastanın nabzını her 2 dakikada bir şah damarından kontrol ediniz.
- Göğüs basısı yapanı mümkünse 2 dakikada bir değiştiriniz.

- Olumlu bulguları araştırınız:


1. Hastanın akciğerlerine hava verildiğinde göğüs kafesi kalkıyor mu?

2. Her göğüs basısında nabız alınabiliyor mu?

3. Cilt rengi normale dönüyor mu?

4. Soluk alıp verme sırasında göğüs kafesi kendiliğinden hareket ediyor mu?


Göğüs Basısı Sırasında Nelerden Kaçınılır?

1. Eğer hastada kalp atışı ya da nabız varsa göğüs basısı uygulamaya başlamayınız.

2. Göğüs kafesinin en alt noktasına bası uygulamayınız.

3. Kaburgaların üstüne bası uygulamayınız.

-Bir doktor aksini söyleyene.

- Hastanın nabzı, kalp atışı geri dönene.

- Devam edemeyecek kadar yorulana kadar göğüs basısını uygulamaya devam edin.






KURTARMA POZİSYONU

Kurtarma pozisyonu dilin arkaya kaçmasını, kan ya da kusmuk gibi ağız ya da burundan gelen sıvıların boşalımını sağlayarak boğulma riskini azaltır.

- Hastanın başının arkasına yastık koymayın.

- Hastanın yanında ona zarar verebilecek eşyalar varsa uzaklaştırın.

- Hastada gözlük, takma diş v.s. gibi kişisel eşyalarını ortamdan uzaklaştırın.

- Hastanın bir tarafına çömelin.

- Bacaklarını uzatın.

- Hastanın size en yakın kolunu dirsekten 90 derece kıvırıp yukarı kaldırın.

- Hastanın diğer kolunu göğsünün üzerinden geçirip size doğru çekin ve en yakın yanağının altına gelecek şekilde yerleştirin.

- Bir elinizi hastanın size uzak omzuna koyun, diğeriyle de hastanın karşı taraftaki bacağını di-zinden kıvırıp hastayı size doğru döndürün.

- Hastanın bacağına kalça ve diz birbirine dik olacak şekilde pozisyon verin.

- Hastanın solunumunu kontrol edin.

- Nabzını kontrol edin.

- On iki saat kadar bilinçsiz kalmışsa damardan sıvı vermeye başlayın.

- Hastanın göz kapaklarının kapalı olmasına özen gösterin.

- Hastaya ağızdan bir şey vermeyin.





Çevrimdışı Tan Kaan Özkan

  • *
  • İleti: 2174
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #2 : 25 Aralık 2016, 13:15:38 »
KANAMALAR

KANAMA NEDİR?
Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:

- Kanamanın hızına
- Vücutta kanın aktığı bölgeye
- Kanama miktarına
- Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.

KAÇ ÇEŞİT KANAMA VARDIR?

Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır:

Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.
İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.
Doğal deliklerden olan kanamalar: Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.

DIŞ KANAMALARDA İLK YARDIM

- Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC).
- Tıbbi yardım istenir. Tele Sağlık Merkezini arayınız
- Yara yada kanama değerlendirilir.
- Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır.
- Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır.
- Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır.
- Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır.
- Kanayan bölge yukarı kaldırılır.
- Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır.
- Şok pozisyonu verilir.
- Sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir.
- Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür.
- Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır.
- Hızla sevk edilmesi sağlanır.


Baskı Noktaları
Atardamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:

1. Boyun: Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri.
2. Köprücük kemiği üzeri: Kol atardamarı baskı yeri.
3. Koltukaltı: Kol atardamarı baskı yeri.
4. Kolun üst bölümü: Kol atardamarı baskı yeri.
5. Kasık: Bacak atardamarı baskı yeri.
6. Uyluk: Bacak atardamarı baskı yeri.

Hangi Durumlarda Turnike Uygulanmalıdır?

- Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için).
- Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa.
- Uzuv kopması varsa.
- Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa.

Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir ya da uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.




Turnike Uygulamasında Dikkat Edilecek
Hususlar Neler Olmalıdır?


- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemele-rin genişliği en az 8-10 cm olmalıdır. -
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamala-rında, kanayan bölgeye göre 15-30 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir. 

El ve Ayak Kopmalarında Turnike Nasıl Uygulanır?

Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır.
- Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve kapatılır.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike uygulandıktan sonra sıkılaştırılarak uzuvda ki kanama kontrol edilir.
- Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir plastik torbaya konur.
- Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçası-nın buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torbanın üzerine kopan uzun parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır. 



İÇ KANAMALARDA İLK YARDIM

İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.
- Hasta/yaralının bilinci ve ABC’si değerlendirilir.
- Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır.
- Tıbbi yardım istenir. Tele Sağlık Merkezini arayınız
- Asla yiyecek ve içecek verilmez.
- Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa).
- Yaşamsal bulguları incelenir.
- Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.


DOĞAL DELİKLERDEN ÇIKAN KANAMALARDA İLK YARDIM

Burun Kanaması
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir.
- Oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.



Kulak Kanaması
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir.
- Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır.
- Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir.

Çevrimdışı Tan Kaan Özkan

  • *
  • İleti: 2174
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #3 : 26 Aralık 2016, 16:55:58 »
YARA İYİLEŞMESİ

İki çeşit yara iyileşmesi vardır:
1. Primer (birincil) iyileşme: Yara uçları birbiri ile ilişki halinde ise oluşur.

2. İkincil iyileşme: Yara uçları birbirinden uzak ise ya da yara dudakları ve etrafında iltihap, hasar varsa oluşur.

ANAHTAR SORULAR
1. Yaraya ne sebep oldu?

- Yara keskin uçlu ve temiz bir bıçak tarafından oluşmuşsa, etrafındaki doku olasılıkla zarar gör-memiştir. Yarada olasılıkla iltihap oluşmayacaktır.
- Bıçak, hançer vs. ile bıçaklanma varsa, yaranın derinliğine bağlı olarak önemli organlar hasar görebilir.
- Yara künt bir nesneye çarpma sonrası oluşmuşsa, deri yırtılabilir, yara genelde düzensizdir. Etraf dokularda aşırı ezilmeler görülebilir. Yara olasılıkla iltihaplanır ve iyileşirken iz bırakır.
- Yara ısırık ile oluşmuşsa, etrafındaki doku olasılıkla ezilmiştir. İltihaplanma olasılığı yüksektir.

2. Yaraya kir, çamur, deniz ya da nehir suyu bulaşmış mı? Olası iltihaplanma riski vardır.
3. Yara ne kadar derin ve altında ne var?
Yaranın tabanı eklem ya da kasa denk gelebilir, önemli oluşumlara zarar verebilir.

4. Yara içinde yabancı cisim olabilir mi?
Yabancı cisim iltihaplanma oranını arttırır. Yara içinde cam parçaları olabilir.

5. Tendon ya da sinir yaralanabilir mi?
El yaralanmalarında sinir ve tendon hasarları sıktır.
Sinir yaralanmalarında hareket sorunu ya da his kusuru görülür.

6. Hasta tetanoza karşı tam aşılı mı?

YARALARDA ÖNEMLİ NOKTALAR


Aşağıdaki Durumlarda Acilen Tıbbi Yardım İsteyiniz
1. Bıçaklanma.

2. Sıkışma ve ezilme yaralanmaları; örneğin elin makineye sıkışması gibi.

3. Şüpheli kırık yanındaki yaralanmalarda, kırığın yaraya neden olduğunu düşünmek gerekir.

4. Makine yağı ya da boya gibi maddelerin enjeksiyonu ile oluşan yüksek basınçlı yaralanma.

Ne Yapalım?

- Elimizi yıkayalım.
- Eldiven giyelim, gözlerimizi koruyalım.
- Yarada yabancı cisim, kir var mı diye bakalım.
- Sinir ya da tendon yaralanması var mı diye inceleyelim.
- Yarada cam parçası olduğundan kuşkulanıyorsanız hastanın en yakın zamanda doktoru görmesini sağlamaya çalışın.
- Yabancı cismi görüyorsanız, cımbız ile uzaklaştırın.
- Yabancı cisimden kuşkulanmakla birlikte onu göremiyorsanız o zaman yaraya dokunmamanız daha iyi olacaktır. -

Yaradan Kanamayı Durdurmak İçin
1. 10-15 dakika gazlı bez ile bastırınız.

2. Kanamanın durup durmadığının kontrolü için 10 dakika bekleyin.

3. Kanama devam ediyorsa, tekrar baskı uygulayın.

4. Kanayan noktaları körlemesine klemplemeye kalkmayın.

5. Ana bir atardamar kesilmişse cerrahi onarım gerektiğinden hasta hastaneye götürülmelidir.

6. Küçük bir atardamar kanıyorsa basınç uygulayıp, yarayı dikebilirsiniz.

Yarayı Yıkamak İçin
- 19 G çapında iğnesi olan 50 ml’ lik enjektör kullanın. -
- Her 10 hacimlik içilebilir suya 1 hacim povidon iyodür ekleyin. Klorheksidin ya da hidrojen perok-sit kullanmayın. -
- Kir, doku parçaları, bakterilerin temizlenmesi için yarayı basınçlı suyla yıkayın. -
- Yaklaşık 250-500 ml ile yıkayın. -
- Gözünüze kan ile bulaşık sıvının gelmemesine dikkat edin. -
- Yaranın nasıl kapatılacağına karar verin. -

Ne Yapmayın?

Yaranın etrafını tıraş etmeyin. İltihaplanma riski ve yara içinde saç/kılların kalma olasılığı artar.

YARA KAPATMA TEKNİKLERİ
Yapışkan Doku Kapatıcıları Kullanmak

- Küçük temiz kesilerde ‘kelebek kapatması’ kullanılabilir (Şekil 1). Bu kapatmada 2 adet yapışkan bant aralarında dar yapışkan olmayan köprü ile yapıştırılır. Bu kapatma deri elastik ve alttaki yapı-lara sıkıca yapışabiliyorsa iyi olur.




Doku Yapıştırıcısı Kullanmak



Doku Yapıştırıcısı Kullanmak

- Siyanoakrilat türevi doku yapıştırma bileşikleri, yara kapatmada dikiş kadar etkili olabilir.
- Doku yapıştırıcıları aşağıdaki durumlarda özellikle yararlıdır:
      * Yarayı kuru tutmanın zor olduğu ve
     * Germeye gerek olmadan yara kenarlarının kolayca bir araya getirilebildiği küçük yaralarda.
- Doku yapıştırıcıları aynı zamanda ek yara bakım ürünleri kullanımını gerektirmez. Su geçirmez
ve bölgesel (lokal) anestezi gerektirmezler
- Doku yapıştırıcıları için ana riskler; göze girme olasılığı, parmakların da beraberinde yapışması ve kullanılan aletlerin de yapışma olasılığıdır.
- Doku yapıştırıcıları aşağıdaki yaralarda kullanılmamalıdır:

1. Eklem üzerindeki kesiler.
2. Ağız içi yaralar.
3. Kirli yaralar
4. Etraf dokunun çok hasarlı olduğu yaralar

Ne Yapalım?

- Yarayı yıkayıp iyice inceleyin.
- Hastayı yapıştırıcı kururken dışarı ısı vereceği konusunda uyarın.
- Hasta ya da bir yardımcının parmaklarını yara dudaklarının 2 cm ötesine yerleştirin ve yara uçları-nı bir araya getirmesini sağlayın.
- Kanamanın durduğundan emin olun ve cildi kurulayın.
- Yapıştırıcıyı düz ve devamlı bir şekilde sürün, yapıştırıcı yara alanını ve 5-10 mm etrafını ince bir tabaka şeklinde kapatın.
- Yara içine yapışkan sürülmesin.
- Kenarları 40- 45 saniye daha tutun.
- Yara düzgün kapanmadıysa vazelin jeli kullanarak yapışkanı çıkartıp işlemi tekrarlayın.
- Yapışkanı 3-4 kat sürün ve her seferinde katların kurumasını bekleyin. Son kat kuruyana kadar yaraya dokunmayın.
- Hastanın duş almasına izin verin, yarayı ovalamamasını söyleyin.

YARANIN DİKİLMESİ

Dikiş atılmasının amacı yara dudaklarını bir araya getirilerek birincil iyileşmenin sağlanmasıdır.
Aşağıdaki durumlarda dikiş atılmamalıdır:
1. Yara dudakları kolayca bir araya gelmiyorsa.

2. Yara dudakları dikiş atılmadan da bir arada duruyorsa.

3. Birincil iyileşme olanağı yoksa.

- Kötü dikiş atılması iltihap riskini arttırır, iz miktarı artar.
- Dikiş başka bir yara oluşturduğu gibi dokuya yabancı bir madde girmektedir.
- Dikiş materyali sağlam ve iğne yeterince uzun olmalıdır.
- Dikiş materyali seçerken:
       1. Dikiş kalınlığı, paketin üzerindeki numara ile belirlenir:
          1-0: kalın, geniş kafatası yaralanmaları
           3-0: genelde kol ve bacak yaralanmaları
           5-0: ince, yüz yaralanmalarında kullanılır.
       2. İpek ve prolenden yapılmış dikişlerin (emilmeyen dikiş materyali) kullanımı en kolaydır.
       3. Dikiş materyali ne kadar kalınsa daha kalın ve uzun iğne gereklidir.
       4. Modern dikişlerin çoğu iğnesi ile birlikte satılmaktadır.

- Cilt dikişi için kullanılan dikişlerin iğneleri eğimli ve bir ucu keskindir.

Ne Yapılmamalı?

- Yara uçlarını bir arada tutmak için gereğinden fazla dikiş atmayın.
- Deri altında önemli yapıların olup olmadığından emin değilseniz dikiş atmayın.
- Yaranın kenarlarını bir araya getirmek için dikiş materyali ile çekmeyin. Dikişlerdeki gerilim yara-nın kan akımını kesip iltihaba yatkın hale getirebilir, iyileşmeyi geciktirir.
- Kirli ve yabancı cisim bulunan yaraları dikmeyin.
- Derin delici yaralarını dikmeyin.
- Etrafında çok fazla hasarlı, çürümüş doku olan yaraları dikmeyin.
- Sekiz saatten eski olan yaraları dikmeyin.
- Çok kolay sinir, damar, tendon hasarı olabileceğinden parmak yaralarını dikmeyin. 

Ne Yapalım?

- Aşağıdaki materyalleri bir araya getirin: -
   1. Seçtiğiniz bir adet dikiş materyali
   2. Bir iğne tutucu
   3. Küçük makas
   4. Dişli doku pensi
   5. Böbrek küveti.

- Bir iğne tutucu, küçük makas, dişli doku pensi ve bir böbrek küvetini 20 dakika kadar kaynatarak sterilize edin.
- Sterilize edilen materyalleri böbrek küvetine koyun.
- Ellerinizi yıkayın.
- Temiz eldiven giyin.
- Dikiş materyal paketini açın ve içindeki iğne ile ipliği böbrek küvetine boşaltın.
- İğne tutucuyu kullanarak iğneyi kavrayın. İğneyi ortasından tutmaya dikkat edin.
- Dişli doku pensini yaranın köşesini kavramak için kullanın.
- İğneyi cilde dik tutun, cildi tam kat geçin.
- İğnenin girdiği nokta ile yara kenarı arasında yara derinliğinin yarısı kadar mesafe olmasına dikkat edin.
- İğne tutucuyu döndürüp artık iğne ucunun dik değil de paralel olmasını sağlayın.
- İğnenin çıktığını doğrulayın.
- İğne tutucuyu açıp iğne ucunun yaradan çıktığı yerden ucu tekrar kavrayıp dışarıya doğru çekin.
- Tekrar iğne tutucu ile iğnenin orta noktasından kavrayın.
- Dişli pensi kullanarak yaranın diğer dudağını kavrayın.
- İğneyi, iğnenin çıktığı noktanın karşısındaki yara dudağından geçirip yukarı doğru itin



- İğneyi çekin, yara dudaklarının her iki tarafında 4 cm kalacak şekilde ipi kesin.
- Cildin iki tarafını bir araya getirmek için cerrahi düğüm (iki düğüm) atın

İpi çok germeyin.

- Düğüm attıktan sonra ipin uçlarını yüzeyde 5-10 mm kalacak şekilde kesebilirsiniz, böylece dikiş alımında bu uçlardan tutulabilir.
- Dikiş işlemini bitirir bitirmez sivri uçlu materyalleri atın.
- Dikiş atıldıktan sonra temiz gazlı bez ile yarayı kapatın. 24 saat sonra bunu değiştirin. Ardından yara su ile yıkanabilir.
- Kırk sekiz saat sonra yara açık bırakılabilir.
- Dikişleri yüz için 5, baş için 7, diğer yerler için 7- 10 gün sonra alın.


Dikişleri Almak İçin

- Dişli pens, povidon iyot, gazlı bez, bistüri kullanın.
- Yaranın etrafını povidon iyot ile temizleyin.
- Pens ile ipin bir ucunu tutun ve yukarı kaldırın.
- Düğümün altına bistüri ucunu yerleştirip ipi kesip çıkarın

LOKAL ANESTEZİ
Ağrılı yaradan şikayetçi ve yara dikilirken daha fazla acı duyacak hastada lokal anestezi, işlemi kolaylaştırır. Lokal anestezi hassasiyet gerektirecek dudak gibi vücut bölümlerinin dikişlerinde mutlaka kullanılmalıdır.

Ne Yapalım?

- Lokal anestezi için bir kezde miktarı 20 ml’den fazla olmamak üzere lidokain (%1) çözeltisi kullanın.
- Lidokain enjeksiyonu uyuşma olana kadar acı verir. Çok fazla dozda verilirse ilaç anor-mal kalp ritmi ve çarpıntıya neden olabilir.
- Anestetik maddeyi direkt yara dudaklarına verin.
- İğneyi her iki tarafa 1 cm derinliğinde batırın.
- İlacı vermeden önce enjektörün pistonunu geri çekip, kan damarı içinde olup olmadığı-nı kontrol edin.
- Lokal anestezi yaklaşık 10 dakika sürer. De-neyimsizseniz ya da yara çok büyük ise bir seferde 2 cm lik bölgeyi uyuşturun.



YARA İLTİHAPLANMASI
Bazı bakteriyel yara bulaşmaları yaralanma anında görülmez. İltihap sonrasında oluşabilir. Köpek ısırıkları genelde iltihap kapmaz, ancak kedi ya da insan ısırıkları ciddi iltihaplara neden olabilir.
Yakınmalar ve Bulgular
- Kızarıklık, ısı artışı, şişlik, ağrı, yakınmaların kötüleşmesi. 

Ne Yapmalı?

- Yaradan pıhtılaşmış kanı uzaklaştırın.
- Yara dikilmişse dikiş boyunca olan gerilme-nin şişme ve iltihaba neden olup olmadığını kontrol edin. 
- Gerilme fazla ise dikişleri alın.
- Kızarıklık ve şişlik fazla ve 24 saat içinde geçmiyorsa, hastaya ağızdan günde iki kez amoksisillin/klavunat (1875/125 mg) tedavisine başlayın.
- İltihap geçerse yarayı ikincil iyileşmeye bırakın.
- Yarayı ıslak-kuru kapatın (aşağıda tarif ediliyor).
- İltihaplı kedi ısırığı durumunda hastaya günde 2 kez ağızdan 500 mg siprofloksasin vermeye başlayın.
- İltihaplı insan ısırığı durumunda, hastaya günde iki kez ağızdan amoksisillin/klavunat (1875/125 mg) vermeye başlayın.
- Deniz, ırmak suyu v.s. ile yara iltihap kapmışsa bu çok ciddi olabilir. Eğer kızarıklık, şişlik artarsa, hasta kötüle-şirse acil tıbbi destek isteyin. -

KAPATILAMAYAN YARALARDA SARGI

- Yara ikincil iyileşmeye bırakılacak ise, yarayı nemli ve te-miz durumda tutabilmek için yara örtülmelidir.

Ne Yapalım?

Islak-kuru kapatma işlemi aşağıdaki gibi yapılır:
1. Gazlı bezin bir ucunu su ile ıslatın.

2. Yaranın içine ve etrafına yerleştirin.

3. Üzerini 3- 4 kat kuru bez ile kaplayın.

4. Yarayı bandaj ya da koruyucu sargı ile koruyun.

Gazlı bez kuruyunca yara yüzeyine yapıştığından alınır-ken bakteri ve yaradan akan sıvı uzaklaştırılır.
5. Yaranın tabanı pembe olup, iltihap bulgusu olmayana kadar bu gazlı bezleri günde 2 kez değiştirin.

6. Üzerine yapışkan olmayan yara örtüsü uygulayıp

7. İki günde bir değişin.





Çevrimdışı Tan Kaan Özkan

  • *
  • İleti: 2174
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #4 : 02 Ocak 2017, 16:06:25 »
KAFA TRAVMALARI

GENEL YAKLAŞIM

Kafa travması kafa derisine, kafatasına ve beyne zarar verebilir. Hasarın en büyük nedeni kafatasının esnemez bir kutu olmasından ve beynin bu kapalı kutu içinde yüzmesinden kaynaklanır.

ANATOMİ
Beyin aşağıdaki tabakalar tarafından sarılı olup korunmaktadır:
1. Üç zar tabakası (meninksler):

Dura: Kafatasının iç tabakasını oluşturur.
Araknoit: İkinci ince tabaka.
Pia: Beyne yapışan iç tabaka.

2. Subaraknoit sıvı: Araknoit ile pia arasındaki boşluğu dolduran sıvı.

Genel Notlar

- Kafatasının bir tarafına olan darbe beynin o tarafa daha sonra karşı tarafa fırlayıp çarpmasını sağlar. Bu nedenle tek bir darbe çoğul beyin yaralanmalarına neden olabilir.

- Kafatasına bir darbe, beynin daha hareketli üst kısımlarının diğerlerine göre daha fazla hareket etmesine neden olabilir. Bu da sinir yaralanmalarını doğurur.

- Bir kafa kemiği kırığı meninkslere kan sağlayan damarları yırtabilir. Bu kanamanın giderilmesi için cerrahi gerektiren dura dışı kanamalara sebep olabilir.

- Kafaya darbe beynin kafatasının iç tarafına doğru hareketini sağlayıp, toplar damarların yırtılma-sına neden olabilir, bu da ‘subdural kanama’ denilen genelde şiddetli beyin hasarı ile birlikte olan soruna sebep olabilir.

- Bu kanamalardan ya da beynin şişmesinden dolayı hacmin artışı, kafa içi basıncı arttırır; bu basınç kritik seviyi geçince beyin aşağıya doğru hareket eder ve beyin sapına baskı yapar, bu da ölüme sebep olur.

- Kafa içi basıncın çok artışı, vücutta kan basıncı artışı ve nabız düşüşüne sebep olarak ölümle so-nuçlanır.

- Kafatası çok fazla kanı alamayacak kadar küçüktür, bu nedenle eğer darbe alan birinin tansiyonu düşüyorsa bu karın gibi başka yerlere kanama sebebiyle olabilir. 

KAFATASI KIRIKLARI

İki çeşit kafatası kırığı vardır:

- Çizgisel kırıklar, ince çizgi şeklindeki kırıklardır. Darbe yerinde olur, genelde çok ciddi değildir. Deri altında yumuşak ve geniş bir şişlik oluşturur.

- Çökme kırıkları, kafatasının bir kısmının içeri çökmesidir. Daha fazla güç gerektirir. Daha fazla beyin hasarı ile birliktedir.

TRAVMATİK BEYİN HASARI

Belirti ve Bulgular


- Bilinç kaybı.

- Konfüzyon (bilinç bulanıklığı).

- Bir dönem hafıza kaybı.

Notlar

- Eğer yukarıdaki bulgulardan herhangi biri varsa beyin hasarı olasıdır.

- Travma yalnızca acilen beyin hasarına değil ayrıca ilerleyen beyin şişliği ve kanamaya da neden olabilir, saatler içinde hastanın kötüleşmesine yol açabilir. 

Ne yapalım?

- Çoğul yaralanmaların 4 m ya da daha fazla yüksekten düşmelerde meydana gelebildiğini unutmayalım. Bir metre ya da daha yüksekten, 4 ya da daha fazla basamaktan kafa üzerine düşmeler-de beyin hasarı olasıdır.

- Kafa yaralanması olan hastalarda başka yaralanmaların özellikle omurilik ve boyun yaralanmala-rının da araştırılması gerekir.
- Bilinçsiz hastayı, omurgada bir travma düşünülmüyorsa iyileşme pozisyonuna alın.

- Belirgin kırık bulgusu araştırın.

- Hastanın açık bir yaralanması varsa tetanoz aşısı yaptırmayı düşünün.

- Glasgow Koma Skorlaması (GKS) kullanarak hastanın puanını hesaplayın.

- Kazadan 30 dakika sonra ölçülen GKS <13 ise tıbbi yardım arayın. Hastaya ağızdan bir şey vermeyin. Çok şiddetli ağrısı olmadıkça morfin vermeyin.

- Hastanın yaşı > 65 ise, 1 m ya da dört basamaktan fazla yükseklikten düşmüşse, GKS>13 olsa da tıbbi yardım arayın.

- GKS> 13 ve başka eşlik eden yaralanması yoksa hastayı yatağa yatırın. Damla damla su hariç ağız-dan başka bir şey vermeyin. Hastayı sık sık değerlendirin. Yaralanmadan 2 saat sonra GKS’i tekrar ölçün. Kazadan önce ve sonra hafıza kaybı olup olmadığını sorgulayın.

- Kazadan 2 saat sonra GKS< 15, birçok kez kusma veya nöbet geçiriyor, kazadan önceki 30 dakikadan uzun bir dönemi hatırlamıyorsa tıbbi yardım için arayın.

- Kazadan 2 saat sonra GKS 15, ve kriterlerden herhangi biri bulunmuyorsa hastayı yatağa yatırın. Gelecek 24 saatte hastayı 2-3 saatte bir kontrol edecek bir yardımcı belirleyin.

- Hastanın takibinde aşağıdakilerin herhangi birinin varlığında tıbbi yardım isteyin:

1. Hasta uyandırılamıyorsa

2. Çok şiddetli baş ağrısı varsa

3. Bilinci iyi değilse

4. Ayağa kalkmaya çalışırken iyi değilse

5. Nöbet geçiriyorsa

6. İdrar ya da dışkı kaçırmışsa

7. Vücudun herhangi bir yerinde uyuşukluk ya da güç kaybı varsa.

BEYİN SARSINTISI SENDROMU

Travmatik beyin hasarı geçiren çoğu hastada bu sendrom görülür. Genelde kafa travmasından sonra iyileşme döneminde en sık 1 ve 2. haftada görülür, 1 ay içinde azalarak kaybolur.

Bulgular ve Belirtiler

- Baş ağrısı

- Sersemlik

- Kişilik değişikliği

- Bellek ve konsantrasyon zayıflığı

- Uykusuzluk. 

Ne Yapalım?
 
- Hastanın strese girmeyeceği işler ayarlayın.

- Baş ağrısını tedavi edin.

- Yakınmalar devam ederse, hastanın doktora gitmesini sağlayın.

nuri_kongur

  • Ziyaretçi
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #5 : 31 Mayıs 2018, 00:53:44 »
Forum yazılımı konuyu hortlatıyorsun git başka bir konu aç diye uyardı ama ben yine de buradan devam etmeyi uygun buldum.

Denizde oluşan kesiklere tedavisi için teknede sarı kantaron yağı bulundurmayı şiddetle tavsiye ederim. Denenerek iyileştirme etkisi defalarca test edilmiş bir çözümdür. Bu öneriyi ilk kez geko'da Kıvanç Tüfekçioğlu'dan duymuştum. Kendisi nezaket gösterip annesinin yaptığı sarı kantaron yağından küçük bir şişe gönderdi. Daha sonra bizde doğadan toplayıp evde zeytinyağına basarak yaptık. Yapması çok basit ve inanın okuma yazma bilen herkesin rahatlıkla üretebileceği bir şey.Hatta şurada nasıl yapılacağı yazı ile tarif edilmiş.http://www.kantaron.gen.tr/kantaron-yagi-nasil-yapilir.html

Tarifi okuyunca, kantaronu yıkayıp kurutun diyor. Oradaki kurutma çiçekleri kurutun değil, kurulayın demek. Yani çiçekleri yıkayarak tozdan topraktan arındırıp , kuruladıktan sonra cumburlop bir kavanoz sızma zeytinyağına basıyoruz. geri kalanını zeytin yağı hal ediyor.

Uygulanışı şöyle, her türlü  yara bere kesiğin üzerini temizledikten sonra temiz bir şeyle yaranın üzerine ve dikkat edelim  yara çevresindeki sağlam yerlere de sürelim. Abartmıyorum çok kısa sürede yara kabuk bağlayıp iyileşiyor. Sadece yara üzerine sürmek yeterli olmuyor. Mutlaka yara çevresindeki sağlam yerlere de sürmek lazım.

Bizim evde çok sık işime yarıyor. Umarım size de faydası olur.

Çevrimdışı Erman Yerman

  • *
  • İleti: 1623
    • instagram
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #6 : 31 Mayıs 2018, 00:59:49 »
Forum yazılımı konuyu hortlatıyorsun git başka bir konu aç diye uyardı ama ben yine de buradan devam etmeyi uygun buldum.

Denizde oluşan kesiklere tedavisi için teknede sarı kantaron yağı bulundurmayı şiddetle tavsiye ederim. Denenerek iyileştirme etkisi defalarca test edilmiş bir çözümdür. Bu öneriyi ilk kez geko'da Kıvanç Tüfekçioğlu'dan duymuştum. Kendisi nezaket gösterip annesinin yaptığı sarı kantaron yağından küçük bir şişe gönderdi. Daha sonra bizde doğadan toplayıp evde zeytinyağına basarak yaptık. Yapması çok basit ve inanın okuma yazma bilen herkesin rahatlıkla üretebileceği bir şey.Hatta şurada nasıl yapılacağı yazı ile tarif edilmiş.http://www.kantaron.gen.tr/kantaron-yagi-nasil-yapilir.html

Tarifi okuyunca, kantaronu yıkayıp kurutun diyor. Oradaki kurutma çiçekleri kurutun değil, kurulayın demek. Yani çiçekleri yıkayarak tozdan topraktan arındırıp , kuruladıktan sonra cumburlop bir kavanoz sızma zeytinyağına basıyoruz. geri kalanını zeytin yağı hal ediyor.

Uygulanışı şöyle, her türlü  yara bere kesiğin üzerini temizledikten sonra temiz bir şeyle yaranın üzerine ve dikkat edelim  yara çevresindeki sağlam yerlere de sürelim. Abartmıyorum çok kısa sürede yara kabuk bağlayıp iyileşiyor. Sadece yara üzerine sürmek yeterli olmuyor. Mutlaka yara çevresindeki sağlam yerlere de sürmek lazım.

Bizim evde çok sık işime yarıyor. Umarım size de faydası olur.
Dedem tam da bu tarifle hazırlardı ve biz de kullanırdık.
Kantoron yağının mide içi yaralarına da iyi geldiği bilinir.  Tabii iddia etmiyorum hekimlerimiz detaylı bilgi verecektir..
Bir de biz teknede saksıda aloavera yetiştiriyoruz. Kaktüsgillerden olduğu için su istemiyor. Açık küçük yaralanmalarda bir dalını kırıp suyunu yaraya sürünce çok hızlı iyileştiriyor..

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Akdenizli, Balıkçı

Çevrimdışı Can Deniz <Ercan H>

  • *
  • İleti: 1157
    • KUTUP YILDIZI
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #7 : 31 Mayıs 2018, 01:21:30 »
Kantoron yağı bizim yörede Efelerin kuşağından eksik olmazmış.
Çatışmada kurşunu yiyen Efe ya da Kızanlar öldü öldü.
Ölmezse kuşağında ki bu minik şişedeki yağ ile kendine gelirmiş.

Biz yüzlerce yıllık sistemle yapıyoruz.
Çiçekler sabah çiğinde diri iken toplanacak öğle üzeri çiğden arınmış çiçekler
gölgede kurumaya bırakılacak çiöekler kuruduktan sonra el ile parçalara ayrılıp,
mümkün olan en düşük asit zeytinyağına konarak yine serin yerde (biz bodruma koyardık ) üç beş  yıl dinlenecek.
Zaten beş altı ay sonra zeytinyağı kırmızıya döner ama hemen kullanılmaz.
Eski kantoron yağı kullanılır bu sene yapılan bir kaç sene sonra kullanılır.

Düşük asidli zeytinyağı seçimi de şu nedenle.
Mide ülserlerinde, reflüde ciddi işe yarıyor asidi yüksek kantoron yağı içilerken zor oluyor.




ВЛАДА / TEOS

Çevrimdışı Zafer Dedeoğlu

  • *
  • İleti: 548
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #8 : 31 Mayıs 2018, 06:16:09 »
3M Steri-Strip Dikiş Bantlarını teknede bulundurmakta yarar var. Dikiş setiniz yoksa veya kullanmayı bilmiyorsanız bunu yaranın dudaklarını yan yana getirdikten sonra üstüne yapıştırıyorsunuz.

Bende yeni öğrendim ve alıp tekneye koydum.

https://www.gittigidiyor.com/arama/?k=3m%20steri%20strip

Link verdim hata mı yaptım yoksa ;D

Çevrimdışı Erman Yerman

  • *
  • İleti: 1623
    • instagram
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #9 : 31 Mayıs 2018, 17:10:37 »
Zafer Reisim bence iyi yapmışsınız ne zamandır alayım teknede bulunusun diyordum. Gerçekten acil bir durumda çok işe yarayacak bir ürün gibi duruyor...
Akdenizli, Balıkçı

Çevrimdışı Hasan Toparlak

  • *
  • İleti: 978
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #10 : 31 Mayıs 2018, 17:52:01 »
Emin Alp reis kalp ameliyatlarında bazı doktorların damarları yapıştırmak için japon yapıştırıcı kullandığından bahsetmişti. 

Bu bant, adrenalin kaleminin yanına konacak. 

Teşekkürler.

Çevrimdışı Can Deniz <Ercan H>

  • *
  • İleti: 1157
    • KUTUP YILDIZI
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #11 : 31 Mayıs 2018, 18:53:09 »
Hasan hocam bolca al.
Usturmaça tamirinde de işe yarar. 0/_/

Şaka bir yana 3M bantları gerçekten bant olarak görevini yapıyor.
Aslında sadece teknede değil, doğaya çıkıldığında bağ bahçe işlerinde bile heybede bulunmalı.
ВЛАДА / TEOS

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1213
Ynt: İLK YARDIM
« Yanıtla #12 : 01 Haziran 2018, 13:31:26 »
İlk yardım konusunda çok yararlı bir paylaşım olmuş.Tan Kaan Reise teşekkür ederim.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY