Gönderen Konu: KUMKAPI  (Okunma sayısı 389 defa)

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1485
    • Classicboats Turkiye
KUMKAPI
« : 05 Ocak 2020, 19:25:12 »
…İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine benzer…

Edip Cansever- Mendilimde Kan Sesleri

https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2020/01/05/meyhanesiz-kumkapi-ve-son-merametci-kadin/?fbclid=IwAR3reXcZmKgouiO3a3jN6EHDZqAEn3sIFJyrAzSqhCdmDHB4izpKF9Wd8g4
“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Mücahit Karabaş

  • Donatan Temsilcileri
  • *
  • İleti: 954
Ynt: KUMKAPI
« Yanıtla #1 : 05 Ocak 2020, 22:18:00 »
Cem Abi bu değerli paylaşım için çok teşekkür ederiz. Denizin küsmediği zamanları okurken şimdiki zamanın bile on onbeş sene sonrasına göre daha iyi olduğunu bir kez daha idrak ettim. Geçmişi geri getiremesek de geleceğe iyi bir miras bırakabilmek için daha çok mücadele etmemiz gerektiğini hatırlattınız bize.

Çevrimdışı Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 2136
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: KUMKAPI
« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2020, 21:47:10 »
 “Yıl 1952, Kumkapı hâlâ ufak bir balıkçı köyüdür, İstanbul ise sularla çevrili bir kıyı şehri. Birkaç yıl sonra Sahil Yolu yapılınca bu şirin balıkçı limanı büsbütün başka bir biçim alacak. Ama o zaman bunun böyle olacağını kimse bilmiyor, tahmin edemiyordu; ne balıkçılar, ne balıkçı reisleri, ne Kumkapı halkı, ne de ben! İşte bu siyahbeyaz fotoğraflar çoktan yitmiş olan bir dünyanın belki de tek tanıklarıdır.”

Ara Güler
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimdışı Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 2136
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: KUMKAPI
« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2020, 22:54:18 »
Linkteki yazı tüm gecemi doldurdu. Müthiş bir yolculuğa çıktım geçmişimde. Neleri unutmuşum, pes dedim kendi kendime. Ama bir noktada şunu farkettim; yaşlıları yeteri kadar dinlemiyoruz. Dedem Şoför Sabit müthiş bir figürdü. Onu hatırladım bu gece bolca. Hakkında bir çok şey bilsem de aslında onu ne kadar az dinlediğimi farkettim. Şimdiki aklım olsa her fırsatta anlattırırdım O'na geçmişi. Bir daha geri gelmeyecek o günlerin masalsı tadını özümsemeye, kendi anılarımla birleştirmeye çalışırdım. Babaannem -ki üzerine külliyat yazılacak bir başka figürdür.- atlı tramvayları anlatırdı çocukluğumda. Oysa şimdi anlatsa ne çok şey sorardım kimbilir. Anlatı geleneği biteli geçmişle bağımız pamuk ipliği ile bağlı gibi. Şöyle bir görünüp, hızlıca yitip gidiyor. Yazının olmadığı günlere özlem duyduğum zamanlar oluyor bazen. Anlatının temel olduğu. Bugün de o günlerden biri... ki bu da başka bir tartışma konusu aslında.
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."