Gönderen Konu: Samos adasının antik zamanları  (Okunma sayısı 1219 defa)

Çevrimdışı Çetin Kent

  • *
  • İleti: 174
Ynt: Samos adasının antik zamanları
« Yanıtla #15 : 18 Şubat 2019, 23:31:27 »
Sardes’in İranlı valisi Oroites, bizim Polikrates’a bir sebepten takar kafayı. Herodot bu sebebin ne olduğu konusunda iki görüş var diyor. Her iki ihtimal de komik, çaylarınızdan bir yudum daha alın.

Bir gün vali Oroites biriyle tartışırken adam valiyi gaza getirir: “Tüh sana, koskoca Pers imparatorluğunu temsil ediyorsun ama şuncacık Samos adasını topraklarına katamıyorsun, adam mısın sen!” Bak bak, fitneye bak. Vali adamı orada gırtlaklayacağına, Samos’a ve Polikrates’e takar. Vali olmuş ama şuur nerde! Birinci ihtimal buymuş. Yani pisipisine Polikrates’e takmış adam.

Bir diğer ihtimal ise çok daha komik. Vali bir iş için Samos’a elçisini göndermiş. Buraya dikkat, elçi Polikrates’in yanına gelince bizim tiran elçiyle konuşmamış bile. Selamlıkta uzanıyormuş, yüzünü bile dönmemiş elçiye. Böyle kibar anlatınca anlaşılmayabilir, özetliyorum: Polikrates İranlı gelince kıçını dönmüş yatmış, daha nasıl anlatayım!!?!?!

İşte birbirinden komik bu iki sebepten birinden dolayı Sardes Valisi, Polikrates’e bilenmiş de bilenmiş. Fakat nedense ordu mordu toplayıp üzerine gideceğine Polikrates’e bir haber yollamış. Bizim tiranın deniz gücünü arttırma sevdasını bildiğinden, ordan çalışmış İranlı. O da az iblis değilmiş hani. Demiş ki, deniz gücünü arttırmayı düşündüğünü fakat bu işin çok pahalı bir iş olduğunu biliyorum, benim de başımda bir dert var ki sorma: Pers imparatoru beni öldürmek istermiş. Gel sen beni buradan kurtar. Benim kentteki hazineyi kırışalım. Bendeki para Ağaoğlu’nda yok, o derece. Sen donanmanı güçlendirirsin, ben de kurtulmuş olurum. Ha bana inanmıyorsan hazineyi görmek için birini yolla, gözleriyle görsün.

İşte kaderin kırılma noktası. Gözü doymayan Polikrates’in kendi kendine düştüğü tuzak. Önce para miktarı doğru mu diye bir elçi gönderir. Gelen elçinin gözleri yerinden fırlar. Sandık sandık altın, mücevher. Geri döndüğünde anlatır, Polikrates’in gözü döner. Fakat bilmez ki elçinin gördüğü sandıklar aslında taş doludur, sadece taşları örtecek kadar altın vardır üzerlerinde! Polikrates’i alt edecek zekada bir adam nihayet çıkmıştır ortaya. Nice savaşlar, nice badireler atlatan Poliktrates’i aslında kendi açgözlülüğü yok edecektir.

Polikrates yola çıkmak üzere gemisine gelir fakat kızı yolunu keser. Kötü bir rüya görmüştür. Babası havaya kaldırılmış, Zeus tarafından yıkanmakta, Helios yani güneş tarafından da yağ sürülüp ovulmaktadır. Kızının saçmaladığını düşünen Polikrates yolundan çekilmesini söyler, bir de kızı tehdit eder: Seni ölene kadar evlendirmem, kız kalırsın bak diye! Tiranların tehdidi de acaip oluyor demek ki. Babasının başına bir şey gelmesinden korkan zavallı kızcağız ısrar etse de tiranı yolundan döndüremez. Gözünü para hırsı bürümüş Polikrates, kaderine doğru yelken açar.

Valinin yanına geldiğinde onu kötü bir son beklemektedir. Yüksek bir kazığa vurulur. Yağmur yağmakta, sıcak bedeninden yükselen buhar gökyüzüne çıkmaktadır. Kızının rüyası neydi? “Yükseğe kaldırılıp Zeus tarafından yıkanacaksın ve güneş tarafından yağla ovulacaksın...”

 



İleride devam etmek üzere şimdilik son :)
Yaşayıp gidiyoruz.

Çevrimiçi Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 3930
Ynt: Samos adasının antik zamanları
« Yanıtla #16 : 19 Şubat 2019, 12:29:53 »
Bu bi yere gidecek ama bakalim nereye gidecek.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Çevrimdışı Mehmet Atay

  • *
  • İleti: 813
Ynt: Samos adasının antik zamanları
« Yanıtla #17 : 19 Şubat 2019, 14:41:19 »
Nereye gidecek daha...
Samos’a gidecek; Pythagorion’da Mytos içecek.
SARIYAZ  Turgut / Marmaris