Gönderen Konu: Her İşe Yarayan Erdem  (Okunma sayısı 1734 defa)

Çevrimiçi Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 1858
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Her İşe Yarayan Erdem
« : 10 Ocak 2019, 23:41:10 »
Teknede konu nasıl Sokrates'a geldi hatırlamıyorum ama ne zaman Sokrates adı geçse hep aklıma Khalkedonlu Thrasymakhos'un çıkışı gelir. Orhan Hançerlioğlu'nun -başucu kitabım- Düşünce Tarihi'nde karşılaşmıştım ilk kez. İkibin küsur yıl sonra hala Thrasymakhos'un haklı olduğunu görmek bana artık "homo sapiens sapiens" adlandırmasındaki en azından ikinci "sapiens"in atılması gerektiğini hissettiriyor. Aşağıya ilgili bölümü alıntılıyorum:

Thrasymakhos’la Platon’un Devlet adlı yapıtının birinci kitabında karşılaşıyoruz. Khalkedon’lu (Kadıköylü) olduğunu oradan öğreniyoruz. Yanında Kleitophon ve Kharmantides adlı öğrencileri de var. Kharmantides söze karışmıyor. Pire’de, kocamış zengin Kephalos’un evinde toplanmışlar. Sokrates her zamanki gibi, tatlı tatlı konuşmaktadır. Odada, onlardan başka, Sokrates’in öğrencileri olan Platon’un kardeşleri Glaukon’la Adeimanthos, Kephalos’la oğulları Lysias ve Polemarkhos, bir de Entydemos var. Söz, önce yanlışlıktan açılıyor. Sonra, paranın ne işe yaradığı, dnğruluğun ne olduğu tartışılmaya başlanıyor. Sokrates’in bulunduğu bir toplulukta sözün dönüp dolaşıp doğruluk üstüne çekilmemesi olacak iş değildir. Sokrates, konuşmanın dizginlerini, hemen, güçlü avuçlarına alıveren soylu bir kişiliktir. Sofist öğretmen Thrasymakhos’u kızdıran da bu olsa gerek. Platon’un kaleminden Sokrates’in deyişine göre, “biz böyle konuşurken Thrasymakhos birkaç kez söze karışacak olmuştu. Yanındakiler, konuşmamızı sonuna kadar dinlemek istediklerinden, bırakmamışlardı onu. Ben konuşmaya ara verince tutamadı kendini. Bir vahşi hayvanın sinsiliğiyle toparlanıp, parçalayacakmış gibi saldırdı üzerime”.

Thrasymakhos’a göre erdem, güçlünün işine gelendir. Toplumu güçlülerin yönetmesi doğa kurallarına uygundur. Hak dediğimiz şey, zor kullanmaktan doğmuştur. Haklıyla haksızı kanunlar ayırır, kanunları yapanlarsa güçlülerdir. Nelerin yasak olup, nelerin yasak olmadığını zor kullanan güçlüler buyurur. Güçlünün ölçüsü sadece kendi çıkarıdır. Güçlünün çıkarı, uygarlığa erişmemiş toplumlarda yumruk gücüyle, uygar toplumlarda kanun gücüyle sağlanır. Bu iki güç arasında hiçbir ayrılık yoktur. Her düzen, güçlünün işine geldiği gibi kurulur. Tek gerçek, güçlü olmaktır. Şu var ki, töre çenebazlarının yanıldığı yerlerde, haksızlığı ya büyük ölçüde başarmak ya da gizlice yapmak gerekir. Ayıplanan haksızlıklar küçük ya da hemen sırıtıveren haksızlıklardır. Toplumlar, büyük ölçüde başarıları haksızlıkları alkışlarlar. Haksızlık etmek, başarı sağlar, kazanç sağlar. Bunun için de haksızlık etmek, iyidir.

Thraysmakhos, Sokrates’i ürküten o saldırışıyla, bu düşünceyi şöyle savunuyor: Ey Sokrates, nedir bu sizin deminden beri ettiğiniz boş sözler? Karşı karşıya geçmiş, budalaca sorular, karşılıklarla birbirinizin önünde yerlere yatıyorsunuz. Doğruluğun ne olduğunu gerçekten öğrenmek istiyorsan, yalnız sormakla kalma, başkalarının verdiği karşılığı da alkış toplamak için çürütmeye kalkma. Sormak, karşılık vermekten kolaydır. Sen de karşılık ver bakalım söylenene, neymiş sence doğruluk? Sana kalırsa çobanlar, koyunlarla öküzleri, efendilerinin ve kendilerinin yararına değil, koyunlarla öküzlerin yararına beslerler. Sence, kentlerin başındaki yönetmenlerin de, sürülerin başındaki çobanlar gibi, gece gündüz düşündükleri kendi işlerine gelen değildir. Sen, doğruyla doğruluğu, eğriyle, eğriliği anlamaktan çok uzaksın, bunu bilmiyorsun; Doğrulukla doğru, aslında bir başkası için yararlı olan, güçlünün, yönetenin işine yarayan şeydir; güçsüzün, yönetilenin de zararınadır. Eğrilikse tam tersine. Güçlü, üstün oldukları için yöneticiler işlerine geleni yaparlar. Sen saf bir adamsın koca Sokrates. Şunu anlamalısın ki, doğru adam, her işte, doğru olmayanın karşısında zararlı çıkar. Bir doğruyla bir eğri ortak olsa, bu ortaklığın sonunda, zararda olan hep doğrudur. Doğru adam çok, eğri adam az vergi verir. Almaya gelince iş tersinedir. Doğru adam az, eğri adam çok alır. Bir eğriyle bir doğru yönetimin başına geçtiler mi, doğru, kendini işe vereceğinden evine bile bakamaz olur. Doğruluğu onun devlet malından faydalanmasına engeldir. Üstelik de, hep doğru kalmak yüzünden, hısımlarını gücendirir. Sen eğriyi gözünün önünde tut ki, doğru olmamanın insana neler kazandıracağını anlayasın. Bunun da en kısa yolu, eğriliği sonuna kadar götürmektir. Öyle bir eğrilik düşün ki, onu yapanı mutluluklara ulaştırıyor. Gördüğü haksızlığa rağmen onu yapmayanı sefil, perişan ediyor. İşte, böylece sonuna varan bir eğrilik, zorbalık dediğimiz düzenin ta kendisi olur. Zorba, başkalarının mallarını azar azar değil, zorla, toptan alır; bu mallar ister tanrıların olsun, ister devletin. Oysa ki, onun yaptığını yapan bir küçük adam ceza görüp rezil olurdu. O küçük adama hırsız denir, soyguncu denir, yağmacı denir. Ama yurttaşlarının mallarına el sürmekle kalmayıp onları köleliğe de sürükleyen kimseye bu adlar verilmez. Yalnız kendi yurttaşları değil, eğriliği sonuna kadar vardıran bu adamı bilen herkes, ona, muradına ermiş mutlu bir adam diyecektir. İnsanlar eğriliği, eğrilik yapmak korkusundan değil, eğriliğe uğramak korkusundan ayıplarlar. Görüyorsun ya Sokrates, sonuna varan bir eğrilik bir adama böylece doğruluktan daha çok yaraşır. Eğri adam bu yüzden daha güçlü, daha efendi olur. Başta da söylediğim gibi, doğruluk, güçlünün işine gelendir; eğrilikse, kendimize yararlı olan, kendi işimize gelendir.
"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimdışı Nuri Kongur

  • *
  • İleti: 801
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #1 : 11 Ocak 2019, 08:29:46 »
Güncel bir tartışma, ne var ki bu konunun başlığı “her işe yarayan erdem” mi , yoksa “yemişim erdemi , o ne ?” mi olmalı imiş bilemedim


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
İnsan gittiği yere kendisini de götürür.

Çevrimiçi Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 1858
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #2 : 11 Ocak 2019, 11:17:42 »
Metinden 'yemişim erdemini' gibi bir anafikir en azından ben çıkartamadım. Yine en azından benim için kavramlara yüklenen anlamların menfaat adına kullanılmasını eleştiren bir metin. Güncelliği tartışılmaz; insanlık tarihi boyunca her daim karşılığı var bu konunun.

SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimiçi Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 3728
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #3 : 11 Ocak 2019, 14:21:37 »
Metinden 'yemişim erdemini' gibi bir anafikir en azından ben çıkartamadım. Yine en azından benim için kavramlara yüklenen anlamların menfaat adına kullanılmasını eleştiren bir metin. Güncelliği tartışılmaz; insanlık tarihi boyunca her daim karşılığı var bu konunun.

SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Erdem dendiğinde Marx kahkaha atarmiş
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Çevrimdışı Mehmet Atay

  • *
  • İleti: 753
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #4 : 11 Ocak 2019, 21:23:13 »
Ben ilk başlığı gördüğümde “hayırdır, Kaan Erdem yine ne yaptı” diye düşünmüştüm.
SARIYAZ  Turgut / Marmaris

Çevrimdışı Kaan Erdem

  • *
  • İleti: 417
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #5 : 11 Ocak 2019, 23:03:14 »
Matayım masumum.
Teknede uslu uslu oturup patlayan akünün verdiği hasarı onarmak tayım.
Saygı, Sevgi ve Selametle. Netsel Marina - Marmaris Dimple Y/Y

Çevrimdışı O.Utku Uçkan

  • *
  • İleti: 1127
  • Bilen bilir
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #6 : 12 Ocak 2019, 10:19:11 »
Matayım masumum.
Teknede uslu uslu oturup patlayan akünün verdiği hasarı onarmak tayım.

Geçmiş olsun. :'(
Fazla zamanını çalmayacaksak olay nedir? Çıkarılacak ders var mıdır? ?0-?
DeDe

Çevrimdışı Kaan Erdem

  • *
  • İleti: 417
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #7 : 12 Ocak 2019, 23:26:51 »
Utku abim,
Geciken cevap için özür , zira tüm gün teknede çalıştım akşam da malum komşu ziyaretleri.
Şimdi hikaye şöyle,
5 yıl evvel Marmarise geldiğimizde 2 adet 230 amp/h möhem bir markanın aküsünü aldık.Ancak bu akülerden biri garanti süresi içinde sizlere ömür oldu.Bağırış çağırış efendim güneş paneli regülatörü arıza falan filan ile garantiden değiştirirken bir de mppt regülatör aldık.Girit e gittik dönüşte bir sabah Simi panormitis te aküler de ses yok, öğleye kadar bekledik motor aküsü şarj oldu hareket Türkiye'ye dönüş vs.vs.Tabii gene satıcı ya hücum.
(Bu arada aynı aküyü, aynı amper saat te alan ve dahası Marmaris te aynı satıcıdan alan 4 tekne sahibinde de aynı sıkıntının oluştuğunu buraya bir not olarak ekleyelim.)
Gene bağırış çağırış 1 akü garantiden 1 aküde indirimli değişti.Dedim ki madem böyle motor aküsünü de aynı tarihte yenileyin,gelin tüm sistemi kontrol edin sonra bana ecüş bücüş sebepler göstermeyin.
Yani 2 servis 1 motor aküsü bir daha yenilendi.
Bu yıl Ekim sonu İstanbul a giderken anahtarı komşuya bıraktık ( ki kendisi eski bir deniz elektrik astsubayıdır) her gün kontrol ediyor, güneş yoksa elektriği devreye sokuyor yani akü takipte.
Aralık başı geldik ki Battery monitör de akü 9.küsur volt.
Redresörü açtım, ama servis aküsünün olduğu yeri de açtım.Baktım ki akünün biri şekil değiştirmiş ve sımsıcacık hemen ayırdım.Diğeri normal görünüyor.
Ohh Mayıs a kadar idare etse yeter dedim.
Ancak riskinde farkındayım, gündüz solar panele , gece ise redresöre bağlı dolduruyorum ama bir taraftan da yüklenmek istemediğim için kaloriferi çalıştırmıyorum.Sadece aydınlatma, hidrafor ve ara ara da buzdolabı çalışsın durumunda kontrollüyüm.
Öyle ki her ihtimale karşın (Ani müdahele edebilme imkanı veya patlarsa gaz sıkışması az olsun diye) merdiven altında olan aküye çabuk ulaşmak için merdivenin de civatalarını söktüm.İyi ki sökmüşüm.
31.Aralık saat 18.00 da tam yılbaşı kutlamaları için Yatçı odasına gitmek üzereyken arkadaş gene göçtü.Ben de dönüşte tekrar redresöre bağladım, zira üst üste bir kaç gün rüzgar,fırtına,soğuk aşırı yağış ve devamlı elektrik kesilmesi durumu ile karşı karşıyayız.Mecburen akü araştırmaya başladık, bulduk sipariş ettik.Akşamları ısınmada fırını , aydınlatmada pilli fenerleri kullanıyoruz.Bulaşık yalaşık gündüz tekrar aküyü devreye almak suretiyle yapılmakta.Yani 12 volt hayati elemanlar için kısa süreli aküyü redresör marifeti ile devreye alıyoruz ve her an da bir şey beklerken bir an evvel İstanbul'dan yeni siparişimiz olan aküler gelsin diye bekliyoruz.
(Not.Motor aküsünü hasar görmesin diye tamamen sistemden ayırdım.)
3 Ocak sabahı ben wc ye gittiğim de şerefsiz patlamış, apar topar tekneye döndüm.
2.Kaptan Zıpkını hemen havuzluğa atmış, her yeri açmış ama rezil bir koku, az biraz dumanımsı bir şey.
Patlamanın etkisi ile merdivenin en üst ve menteşesiz olan basamağı havada bir iki takla atarak uçmuş, en alt basamağın alnı (2 cm kalınlıkta 60 cm boy ve 30 cm ende masif ağaç) tam ortadan yarılmış.
Neyse temizledik havalandırdık hala daha çoook az da olsa bir koku var.Geldi geçti.
Açıkçası şartlar gereği bu riski bilerek aldık, bir kaç günü kurtardık.Sonuçta yeni aküler takıldı, ben de bugün tüm gün mesaimi ayrılan ahşaba ayırarak eski haline getirdim 7 saatte:-)
Şimdi;
Önemli bir detayı paylaşmakta yarar var.
Evet aynı marka, aynı amper saatte ve aynı satıcıdan alınan bilindik bir markanın aküsü ve 4 tekne benzer sorunlar yaşıyor.Bundan çıkacak anlam şüphesiz ilgili üründe bir sorun olduğu yönündedir.Son gelen ürün ise 2 yıl 4 ay dayanmış ve garanti süresinin sonunda pert olmuştur.
Daha evvelki teknelerim de 5 yıl ,7 yıl kullandığım akülerim oldu yani iyi bir kullanıcıyım.
Peki bu son vaka da sorun ne?
Açıklaması şu, evvelce; İstanbul'da teknede yaşadığımız dönemlerde elektrik ücretsiz olduğu için çoğunlukla 12.v kullanılmıyordu, dolayısıyla şarj ve deşarj sayısı (Buna saykıl diyorlar) düşük oluyordu.
Oysa şu an biz 7 / 24 / 365 gün teknede yaşıyoruz.Yani akünün dolum boşalım sayısını erken dolduruyoruz.(Cep telefonlarınızın pilleri gibi düşünün)
Bu dikkate alınması gereken bir husus kanaatimce.
Peki yeni aküyü aynı mark mı aldık?
Elbette hayır göbek bağımız olan garanti, hatır vb.faktörlerin süresi dolduğu için deep cycle bakımsız bu mühim markaya sırtımızı dönerek 2 adet 200 amp/h Jel akü aldık.
Bakalım bununla nasıl bir maceramız olacak. :-)
Saygı, Sevgi ve Selametle. Netsel Marina - Marmaris Dimple Y/Y

Çevrimiçi Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 3728
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #8 : 13 Ocak 2019, 00:40:52 »
Erol Akyiğit de mühim markayı garanti süresi içinde herhalde iki defa değiştirmişti. Tam da aynı sorunlar yüzünden.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1013
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #9 : 13 Ocak 2019, 00:46:37 »
Ben deki mühim markalı aşırı ısınmış şarj tutmayan  (2 yılı bulmamıştı) akülere  boş,boş bakıp tekneden atmıştım,yeni akülerimle mutlu olmaya devam ediyorum
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimdışı Kaan Erdem

  • *
  • İleti: 417
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #10 : 13 Ocak 2019, 04:23:45 »
Erol Akyiğit de mühim markayı garanti süresi içinde herhalde iki defa değiştirmişti. Tam da aynı sorunlar yüzünden.
Bülentçiğim,
Aynı dükkandan aynı marka ve aynı amper olmak üzere,
1- Ben
2- Erol Akyiğit
3-Hakan Hamiş
4- Aygün Ölçer
nasiplendik.
Saygı, Sevgi ve Selametle. Netsel Marina - Marmaris Dimple Y/Y

Çevrimdışı Zafer Dedeoğlu

  • *
  • İleti: 367
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #11 : 13 Ocak 2019, 08:43:46 »
Türkiye'nin en büyük akü üreticisi benim müşterimdir.

Geçen sene yaptığımız bir toplantıda kışın yumuşak geçmesinden şikayet ediyorlardı. Niye diye sordum. Soğukta aküler çok çabuk bozulur dediler.

Artık tüketim endüstrisinde imalatı,  garanti süresinin dolumuna göre imal ediyorlar.

 Eskiden alınan aküler 5 sene 7 sene giderken , şimdi 2 seneyi zor dolduruyorlar maalesef

Çevrimdışı O.Utku Uçkan

  • *
  • İleti: 1127
  • Bilen bilir
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #12 : 13 Ocak 2019, 09:34:51 »
Kaan'cığım gelmiş geçmiş olsun. :'(
Büyük tehlike atlatmışsınız.
Aküler teknede uzun süre kalındığında daha uzun dayanır gibi bir düşüncem vardı. ???
Bu arada biz burada bir birimize tecrübelerimizi ve sıkıntılarımızı aktarıyorsak neden sıkıntı yaşadığımız markaları yazamıyoruz.Bence sıkıntılı bir yazıma zorlanmışsın gibi geldi. ?0-?
DeDe

Çevrimiçi Kemal Gündüz

  • *
  • İleti: 666
  • Selamlar
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #13 : 13 Ocak 2019, 14:27:37 »
Çok geçmiş olsun


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Çevrimiçi Bülent Büyükdağ

  • *
  • İleti: 3728
Ynt: Her İşe Yarayan Erdem
« Yanıtla #14 : 13 Ocak 2019, 16:25:02 »
Sokrates'le aküyü birbirine bağladık ya, daha karada ölüm yok bize :)

Bu arada, Aygün abinin de başına geldiğini anımsadım siz yazınca.
Ben bildiğin bakımsızlıktan mutlu olan akülerden kullanıyorum. 2 yılı öldürmüyor. E bu da parasını kurtarıyor diye düşünüyorum.
Saatin fazla tiz tıkırtısında,ışık yıllarının ömür süremizle alay eden sesini de işitiriz.