Gönderen Konu: Satürn  (Okunma sayısı 241 defa)

Çevrimiçi Doğan Erbahar

  • *
  • İleti: 361
Satürn
« : 27 Ocak 2019, 11:25:51 »
Yanlış hatırlamıyorsam Nihat Berker hocadan dinlemiştim. Bir odaya dünyanın en büyük teorik fizikçilerini koysunlar, ellerinde kağıt kalem, tüm tabiat yasalarına hakim bu kişiler temel yasalardan yola çıkarak kainatın işleyişini, mümkün olan fenomenleri filan öngörmeye çalışsınlar.

Yalnız varsayım bu ya bu kişilerin daha önce hiç bildiğimiz anlamda dünya ile münasebetleri olmasın. Yani duyu organı ile tecrübe yok, salt zeka, kanunlar ve öngörüler olsun. (Bu kadar tarif edebildim kusura bakmayın.) Şimdi iddia şu: bu kişiler eldeki yasalarla maddenin katı halde ve gaz halde bulunabileceğini öngörebilirlerdi. Ancak sıvı hal diye birşey olabileceğini öngöremeyebilirlerdi.

Ne demek şimdi bu? Sıvı hal tabiat yasalarına aykırı mı? Elbette hayır, ancak sadece özel sıcaklık ve basınç şartları biraraya geldiği zaman olabilen bir fenomen. Biz çevremizde her an su gördüğümüz için bize çok tabii geliyor ama daha önce hiç sıvı görmemiş biri çok zeki olsa ve tabiat yasalarına çok hakim olsa bile bunu öngörmekte zorlanabilirdi demek isteniyor. (Evet bu benim de duyduğum en manyak düşünce deneyi idi, ama güzel bir noktaya temas ediyor.)

Bütün bunların Satürn ile ne ilgisi var? Insan türünün uzay konusunda bilgisi arttıkça elbette ki hayal gücü de genişledi. Şimdi mesela bir sanatçının eline fırça verseniz ve bir uzay tasviri, canlandırması, çizmesini isteseniz bu resmin içinde akla gelebilecek en uçuk şey nedir ki? Oraya buraya serpilmiş yıldızlar, envai çeşit renkler, spiral galaksiler, ama muhakkak bir iki halkalı gezegen. Oysa satürnü hiç görmemiş olsa idi bu "zengin" hayal gücüne sahip sanatçı böyle uçuk birşeyi hayal edemezdi.

Bir kelime arıyorum bu yazıyı yazmaya niyetlendiğimden beri güzelliğini tarif etmek için satürnün. Güzel demek ayıp artık ona bir sıfat lazım. Bulabildiğim yegane kelime "abzürt". Abzürt bir güzellik, rüya aleminden fırlamış gelmiş desek görmediği bilmediği şeyi rüyada tasavvur edebilir mi insan emin değilim.

Gezegenin halkaları o kadar belirgindir ki Satürn'ün boyutunu görebildiğiniz herhangi bir dürbün ile seçmek mümkündür. (Geçen palamut etkinliğinde 20 büyütme dürbünüm ile gören reisler oldu, 35 büyütmenin üzerinde seyrine doyum olmaz.) Hatta halkalar ile gezegen arasındaki boşluğu dahi görmek mümkündür dürbünle. Çok farklı duygular, güçlü duygular hissettirir insana ona bakmak.

Bu halkaların kökeni nedir peki? Biraz utanç verici ama bilmiyoruz. 50 tane teori var, birşey hakkında ne kadar çok makale, kitap, çalışma varsa o kadar cahiliz anlamına geliyor bu o konuda. (Yine Chomsky) Kısacası bilmiyoruz. Gezegenle birlikte oluştu diyenler de var, sonradan bir uydu parçalanıp oluşturdu diyen de. Yakından baktığınızda minik minik kayalardan müteşekkil olduğunu görüyoruz bunların. Gezegenin diğerlerine nazaran kutuplardan çok daha fazla basık olması halkaların da tabiatı hakkında bir göz kırpıyor nacizane fizik sezgime göre. Çünkü küre simetrisi (küre nokta gibi davranır) bozulmuş oluyor parçalanan bir cisim söz konusu ise eğer.

Jüpiter gibi bir gaz devi, yine onun gibi bir sürü uydusu var. Jüpiter gibi "meşhur 4 uydusundan" bahsetmek mümkün değil ama dürbünle bakarken civarına bir göz atmakta fayda var. Halkadan gözünüzü alabilirseniz 1-2 sini görmek kuvvetle muhtemel.

Bu uydular içinde çok acayip özellikleri olanlar var. Mesela Titan. Sıvı metandan bir deniz var yüzeyinde. (Sıvı hale izin veren ender koşullar var, yoğun atmosferin yarattığı basınç gibi) Bunu daha uzağa gidebilmek için yakıt istasyonu olarak kulanma gibi fikirler bile var.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok Satürn deyince. Her ölümlü ölmeden o halkaları bir kere görmeli bence gözü ile.


"... parce que je suis heureux en mer, et peut-être aussi pour sauver mon âme..." Bernard Moitessier

Çevrimiçi Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 904
Ynt: Satürn
« Yanıtla #1 : 28 Ocak 2019, 01:14:51 »
Sayenizde Palamut etkinliğinde ben de Satürnü görmüştüm ama şimdi daha yüksek büyütmeli dürbün ve üçayak peşine düşeceğim Doğan hocam.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY