Gönderen Konu: İYONYA - destek bekliyor.  (Okunma sayısı 21759 defa)

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #255 : 04 Ekim 2019, 13:09:18 »
Eğer sadece floğu bastonun ucuna göndermek için kullanılıyor ise bizim kullandığımız gibi bastonun ucuna sabitlenmiş ring içinden geçen halat (tack) ile bunu yapmak mümkün. Kullanımı çok kolay. asimetrik balonu yada code zeroyu bu şekilde basıyoruz.

Diğer durumda da baston üzerinde boylu boyunca çalışacak araba ile çalışabilecek bir sistem kurulabilir. Rayı ahşabın içine gizlemek, araba için daha klasik görünümlü bir donanım kullanmak mümkün de olabilir. Bunu söylediğim için klasik tekne tutkunlarından küfür yemekte olası tabi.

Tersten başlayalım; Küfür falan yemezsin. Kendi adıma, bıkmadan, usanmadan anlatırım.
 
Baston içine ray gömmek, klasiğe uygun bir donam inove etmek hep olası. Hatta seyirde hayatı kolaylaştırıcı da olacağı kesin.  Ama bir "ön kabul/hedef" var. Amacım aslına uygun "dönem teknesi ve armasını" hayata geçirmek ve pazı yapmak.  ;D

İonia da diğer benzerleri gibi gerçekte bir iş teknesi. İş teknelerinde "performans" kavramı nizani.  :P
Amaç, kolay, basit, güvenli olması. Günümüzde en temel sabit donamda olan gurcata yok. Güvertede vinç yok.  Bütün hareketli donam ahşap makaralarla donatılmış palangalarla...

Yine de düşündüğün, alternatif üretip önerdiğin için teşekkür ederim.

Aşağıdaki film "Stavanger" da yelkenlerin donanımı ve uygulamaları konusunda fazlasıyla doyurucu
https://www.youtube.com/watch?v=s68Nh8xRKdw

“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Derya Yenigun

  • *
  • İleti: 69
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #256 : 04 Ekim 2019, 15:05:02 »
Bizim naylon kayıkta 1,5 mt boyunda baston sabit, uç noktasından bodoslamaya bağlı. 155 m2 balon ile mıh gibi duruyor. Tonoz halatını düzgün şekilde aldıktan sonra herhangi bir çaparizi olmuyor.

Güzel bir palanga sistemi ile vince ihtiyaç duyulmadan her şeyi yapabilirsiniz. Bu açıdan çok daha keyifli bile olabilir.

Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #257 : 05 Ekim 2019, 12:05:48 »
Eğer sadece floğu bastonun ucuna göndermek için kullanılıyor ise bizim kullandığımız gibi bastonun ucuna sabitlenmiş ring içinden geçen halat (tack) ile bunu yapmak mümkün. Kullanımı çok kolay. asimetrik balonu yada code zeroyu bu şekilde basıyoruz.

Diğer durumda da baston üzerinde boylu boyunca çalışacak araba ile çalışabilecek bir sistem kurulabilir. Rayı ahşabın içine gizlemek, araba için daha klasik görünümlü bir donanım kullanmak mümkün de olabilir. Bunu söylediğim için klasik tekne tutkunlarından küfür yemekte olası tabi.

Tersten başlayalım; Küfür falan yemezsin. Kendi adıma, bıkmadan, usanmadan anlatırım.
 
Baston içine ray gömmek, klasiğe uygun bir donam inove etmek hep olası. Hatta seyirde hayatı kolaylaştırıcı da olacağı kesin.  Ama bir "ön kabul/hedef" var. Amacım aslına uygun "dönem teknesi ve armasını" hayata geçirmek ve pazı yapmak.  ;D

İonia da diğer benzerleri gibi gerçekte bir iş teknesi. İş teknelerinde "performans" kavramı nizani.  :P
Amaç, kolay, basit, güvenli olması. Günümüzde en temel sabit donamda olan gurcata yok. Güvertede vinç yok.  Bütün hareketli donam ahşap makaralarla donatılmış palangalarla...

Yine de düşündüğün, alternatif üretip önerdiğin için teşekkür ederim.

Aşağıdaki film "Stavanger" da yelkenlerin donanımı ve uygulamaları konusunda fazlasıyla doyurucu
https://www.youtube.com/watch?v=s68Nh8xRKdw

Videodaki adamın halat roda etmesine, iskarmozlara volta etmesine hasta oldum, yahu ne kadar sakin ve derli toplu yapıyor . Kıskandım. Bu videonun peşinden belki 10 tane benzer video izledim, harbi kıskandım.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #258 : 05 Ekim 2019, 20:04:15 »
Sevgili Ahmet,

Seksenli yılların başında yelkenli tekne ile ( o tarihlerde 24 Ft tekne bizim için büyük sayılıyordu) çıkmaya başladığımızda çok heyecanlı, çok aceleciydik. Terminoloji bilgisizliği ve eksikliğinden yarışlarda, şamandıra dönüşlerinde veya sert havalarda, tekne reisi " Şeyinin, şeyini hemen şey edin yaww!" diye bağırıyor, küfür kıyamet gırla gidiyor, konuya hâkim olan doğru işi yapıyordu.

Yıllar geçip de yaş alındıkça, okuyup öğrendikçe, daha deneyimlilerin rahle-i tedrisinden geçince denizciler de duruluyor. Acele işe şeytanın karıştığını,işlerin daha da içinden çıkılmaz hale geldiğini yaşayarak öğreniyor. Ama asıl önemlisi bir teknede düzenin, o düzeni korumanın nasıl yaşamsal bir değeri olduğunun da farkına varıyor.

Dün Sığacık'ta hava kıble- kıble-keşişleme ortalama 5-6 zaman zaman 7 kuvvet esti. İonia kötü bir yere bağlıydı. Yandaki fiber teknenin demir tentesi benim iskele omuzluğumda yumruya vuruyordu. Gidip usturmaçalar ile korumaya çabaladım. Demir kalomasının biraz daha boşunu alıp tekneyi komşudan uzaklaştırmaya çalıştım ama tam da istediğim gibi olmadı, rüzgâr basmaya devam etti.

Ben huzursuzca debelenirken iki dostum ziyarete geldiler. Sanki şeytan fitlemiş gibi.  ;) Yapılacak bir iş olup olmadığını sordular. Ben de teknenin yerinin değişmesi gerektiğini söyledim. Ayak üzeri yapılacak işleri sıraya koyduk. İş bölümü yaptık. Giriştik. Önce demiri almamız gerek. Motoru çalıştırdım hafifçe demir üzerine  yol verdim. İki öksürdü. Sustu. Bakım sırasında koyduğumuz 2.5 litre yakıt muhtemelen bitmiş olabilirdi. Kapağı açıp baktım. Yakıt dibinde... Arkadaşa demir halatını baş bitaya volta etmesini söyleyip yakıt ikmalini yaptım. Motoru çalıştırdım. Demiri alıp geniş bir daire çizerek yeniden demiri funda edeceğimiz yere gelmeye çalıştım. Pervane yetersiz,, istediğim kadar kıvrak manevra yapamıyorum. Funda noktasına gelmeden yol kestim, tekne akarken de  komutu verdim ve peşinden ekledim; "karaya düşüyoruz, halatı bitaya volta et". Arkadaş geç kalınca da tekne kafayı rüzgâr üstüne dönerken kıç omurga da karaya oturdu.

Uzun uzun anlatmayacağım. Fark ettik ki önceden fazla gelen demir halatı kalomasını düzgünce roda etmişim ve şimdi halat yetmiyor, rodanın açılması gerek. Sakin, sakin belki 15 dakikada halatı neta ettik. Ne bağırış, ne çıgırmak, ne eli ayağına dolaşmak... İşimiz bitince manevraya yeniden başladık.

Demiri funda ettik. Hava ve denizler ille de bağlama noktasına baştan girmemizi zorluyor. Haliyle demir halatı teknenin arkasında kaldı. Tekrar uyardım; " Yusuf, halatı yukarı kaldırarak kaloma ver pervaneye saracak"

Salimen iskeleye ulaştık. Kıç palamarlarını verdik. Ama tekne başını demir halatı yönüne döndürmüyor. Yusuf baktı, halat pervaneye dolanmış.  ;)

Soyundum, suya indim. Allahtan beş tur kadar düzgünce sarılmış. Kurtardım, Teknenin başını olması gerektiği gibi açtık ve bağlandık.

Onlar başka işlerle oyalanırken ortalıklarda dolanan fazla halatları yeniden roda ettim, ıskarmozlara toka ettim. Sonra kurulanıp giyindim.

Şimdi bu olayı tam tersi aceleci, heyecanlı, oradan oraya koşuşturan iki insanın senaryosu olarak tahayyül edin.  Büyük ihtimalle işler çarşafa dolanacak, tekne olmadık yere gidecek, belki yara alacak, asıl önemlisi süre uzayacak, enerjimiz tükenecekti.

Bu tür filmleri seviyorum. Çok şey öğretiyorlar. Acele işe şeytanın aportta bekleyip karışmaması mümkün değil. :-\



“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #259 : 05 Ekim 2019, 22:58:43 »
Cem Abi , ben belıkçı teknesinde çalıştığım dönemde çalıştığım insanlar yaşlı, kuralcı ve çoğunun lakabı deli olan insanlardı. Acele etmezdik ama bir işi iki kere yapmazdık, ikinci şansımız hiç yoktu. Bağrıma çağırmanın kralı vardı. Çok yüksek sesle ve emir kipinde bağırırlardı. Bu çalışma düzeni bende sıkıntılı bir alışkanlık bırakmış. Bulunduğum kayıkta dağınık halat olamaz, kayık güvertesi seyirde kirli olamaz. Hatta bu halat roda etme işi için beni çok eleştirenler oluyor. Bu balıkçı teknesi değil yelkenli diyorlar, acil durumda roda açılmazsa sorun olur diyorlar v.s. Bu yüzden adamları çok kıskandım.
Bir işi ikinci kere yapmazdık derken, örneğin halat veya el incesi atarken neredeyse hiç ikinci kez atmam, her defasında ilk defasında tuttururum, eğer karşı taraf yakalayamazsa veya ben tutturamazsam kendimi çok kötü hissederim, hep tutturamazsam fırça yiyecekmişim gibi hissederim.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #260 : 06 Ekim 2019, 00:39:45 »
Aslında yazdıklarında çok önemli bir gerçek de var Ahmet; ilkinde başarısızlık sonucu fırça yemek değil sorun. Sorun ilkinde başarısızlığın doğurabileceği hayati olabilecek sonuçların korkusu.
Bunu iş teknelerinde anlamak olası. Ama gezi teknelerinde "stres" durumları hariç mürettebata ve reise korkunç bir yük, psikolojik baskı yaratır. Önünde sonunda bizler denize mutlu olmak, zevk almak için çıkıyoruz.
 
Ben de yarış teknesinde yer almaktan tam da bu nedenle vazgeçmiştim. Alt tarafı yarışacağız. Reisin küfür kıyametini çekmeye ne gerek var? :-\

Yazını okurken beynimin gerisinde, hatırlayabildiğim, Merem'in "zor durumları" film şeridi gibi flu da olsa geçiverdi.

Sonuç; işin içinden çıkmak, selamete ermek için pes etmemek ve sakin kalmak. Sakin kalabilmek için de düzeni bozmamak.

Tabii bu yazdıklarım masa başı düşünceleri. Hangi berbat durumda ne kadar sakin ve düzen koruyucu kalınabilir onu da ancak yaşayarak görebiliriz.
“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.


Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #262 : 06 Ekim 2019, 22:19:36 »
Abi resimlerde tekne başlı duruyordu, seyirde kıçını çekmiş. Borda çalımı tam yerine gelmiş. eğer bahsettiğin pervane modifikasyonu olursa   harika olacak. Maşallah diyorum, tekrar tebrikler.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #263 : 06 Ekim 2019, 22:56:35 »
Gelecek yıl kıça biraz daha safra koyup ( eğri aralarına ve uygun yerlere kurşun düşündüm) pervaneyi de değiştirirsek evet mükemmele yakın olacak Ahmet.

Bu arada kıç güverteden sintineye girişi genişletip daha kolay ulaşabilir olmasını da programa aldım.
Tekne suyu şafttan yapıyor. Onu da keşfettim. İç glen önündeki gresörük ve onun önündeki geniş somun içine salmastra konulmadı. Ama oraya da erişmek çok zor. Gelecek yıl tadilatlar ile tekne çok daha ergonomik ve işlevsel olacak.

Şimdi boş zamanlarımda yelken planını bir kaç defa elden geçirip sağlamasını yapmam gerekiyor. Özel notlarını yazmam gerekiyor.

Sanıyorum tekneyi karaya almadan hemen önce gelecek sezon başında yapılacaklar listesi de hazır olacak.

“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #264 : 13 Ekim 2019, 21:22:03 »
Dün Necdet Ağabey ile birlikte şu su işini halletmeye niyetlendik. Motor kapağının hemen arkasındaki küçük kapağı açıp "meşhum" somuna bir el attım. Aaaaa. Neredeyse boşta. İçine grese bulanmış pamuk ip depiştirdim, somunu olabildiğince sıkmaya çabaladım ama fazla gitmedi. Yarın ne kadar su yaptığını görelim diyerek öylece bıraktık.

Gözlemeye başladık. Gelen su damlalarının aralıkları uzamaya başladı. Tekne içindeki suyu da tahliye ettik. Bu arada başa doğru eğri aralarındaki su gerektiği kadar bir debi ile kıça akmıyordu. Farşı kaldır, yere uzan, daldırdım elimi eğrilerin omurga birleşimlerine.... Frengiyi buldum. Tıkalı. Parmağımla ittire kaktıra kararmış, kim bilir ne kadar zamandır orada yuvalanmış irice bir kıymık çıkarttım.

Bu gün takımı taklavatı toparlayıp İonia'ya gittik. Bu işleri iyi bilen, zaman zaman akıl danıştığım bir dostum "meşhum" somunun içine gri yatak süngerini gresleyip koymamı, şaft döndükçe bu süngerin sertleşip yatak durumuna geçeceğini söylemişti.

Gri süngeri dün bulup buluşturdum, akşamdan şerit halinde kesip hazırladım. Bu gün de dün yeterince sıkamadığım somunu söküp dün içine deptiğim pamuk halatı çıkartıp greslediğim süngeri düzgünce yerleştirdim. İnce tornavida ucu ile iyice derine gönderdim. Necdet Ağabey de gerektiği kadar salmastrayı hazırladı. Onu da süngerin üzerine yerleştirip bir de güzel, parmakla kalan boşluğu gresledim. Somunu bu kere kolayca neredeyse dibine kadar vira ettim. Peşinden de glene yakın olan somunu terse vira edip salmastra somununa kontra yaptım.

Şafttan gelen su kesildi. Ama tam olarak keşfedemediğimiz bir yerden daha, iç glen aynasının köşesinden 25 saniyede 1 damla su hâlâ inatla geliyor. Elimi olabildiğince bu aynanın arkasına uzattım. Şarta eriştim. Kuru. Şaft altında da elime su değmedi. İlle bulacağız elbet o 25 saniyede bir damlayanın kaynağını. ;)

2000lik sintine pompasını koyduğumuz eğriler arası kuyu hızla boşalıyor ama baş taraftan gelen suyun debisi az olduğundan 2 eğri önde bulunan 1000lik pompa suyu zor bela tahliye ediyor. Bu sefer de Necdet Ağabey sintineye baş aşağı sallandı (!) elinde tornavida ile frengiyi bulup şişledi.

Teknenin baş ve orta tarafında bulunan su da bizim 2000lik pompa kuyusuna gelmeye başladı.
Pompaların tahsiye edemediği iç kontra omurga yüksekliği kadar suyu da el pompası ile kovayla aldım. Kısacası bu gün saat 1800 itibariyle İonia içinde neredeyse hiç su kalmadı.

Yarın durumu kontrol edeceğiz.

“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Doğan Erbahar

  • *
  • İleti: 536
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #265 : 13 Ekim 2019, 21:40:48 »
Ahşap kayıkların ilk suya atıldıklarında su yaptıklarını bilmiyordum. Bilgisizliğimden sessizce de olsa ilgiyle takip ediyorum olan biteni Cem Reisim, öncelikle elinize sağlık ve kolaylıklar dilerim. Uzun yıllar nice güzel seyirleri olur inşallah.
"...parce que je suis heureux en mer et peut-être pour sauver mon ame..." - Bernard Moitessier

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #266 : 13 Ekim 2019, 23:21:55 »
Ahşap kayıkların ilk suya atıldıklarında su yaptıklarını bilmiyordum. Bilgisizliğimden sessizce de olsa ilgiyle takip ediyorum olan biteni Cem Reisim, öncelikle elinize sağlık ve kolaylıklar dilerim. Uzun yıllar nice güzel seyirleri olur inşallah.

;D

Modern çağlar gelip de ahşap teknelerde epoksi ve cam elyafı kullanmaya başladılar ve "kompozit" yapıya dönüştüler. Kompozit tekneler denize atıldıklarında su yapmıyorlar.  Ancak geleneksel olarak yapılan ahşap tekneler yüzyıllardan beri denize atıldıklarında kaçınılmaz olarak su yaparlar.

Hiç istemiyorum ama  ben de, gelecek yıl, en azından su kesiminin altını yani karinayı epoksi/elyaf kaplamayı düşünüyorum.

İyi dileklerinize de ayrıca teşekkür ediyorum.
“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Hakan Tiryaki

  • *
  • İleti: 1956
  • Hayat suda başladı...
    • Denizci Kahvesi
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #267 : 14 Ekim 2019, 09:28:40 »
Bende hiç istemiyordum ama senden önce yapacağım bu tatsız işi. Bu kış Yengeç bayağı bir epoksiye batacak.

SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

"Clouds and winds and oceans I choose my fate to be...  Whom the sea has taken Never shall be free."

Çevrimdışı Cem Gür

  • *
  • İleti: 1314
    • Classicboats Turkiye
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #268 : 14 Ekim 2019, 11:53:41 »
Bu arada yeri gelmişken kısa bir not :
Biz teknenin su altında kalan kısmına "karina" diyoruz.

Oysa İzmir'de omurgaya karina dendiğini fark ettim.

Yunancada ise ;

Καρίνα (Karina) Teknenin omurgası üzerine eklenen eğriler ve diğer güçlendiriciler
veya
Βύθισμα (Vithisma) Karina / Teknenin su altında kalan bölümü

olarak tanımlanıyor.

“İçinde ütopya olmayan bir dünya haritasına bakmaya bile değmez… İlerleme dediğin, ütopyaların gerçekleşmesidir” diyordu Oscar Wilde.

Çevrimdışı Özgür Ökten

  • *
  • İleti: 926
    • AÇIK DENİZ AKADEMİ
Ynt: İYONYA - destek bekliyor.
« Yanıtla #269 : 14 Ekim 2019, 11:59:24 »
Hadi Yengeç yaşlandı, artık bakım onarım işleri zorlaştı, belki epoksi süreyi uzatacak bir çözüm olabilir ama İyonya daha taptaze, neden karinayı kaplayacaksınız?

Doğal malzemeyi nefes almayan bişeyle (epoksi, polyester vb.) kaplayınca ölüm fermanını imzaladın demezler mi?
><(((º>