Gönderen Konu: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri  (Okunma sayısı 1782 defa)

Çevrimdışı Kemal Gündüz

  • *
  • İleti: 717
  • Selamlar
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #30 : 25 Eylül 2019, 18:53:37 »
Hocam çok güzel bir seyir olmuş. Eğer yanlış tahmin etmiyorsam, Ahmet gelince çok hızlı bir şekilde gelirsiniz, biz de daha az okumuş olurmuyuz


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1090
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #31 : 25 Eylül 2019, 21:27:11 »
17.gün
Sabah saat 7 civarı havuzlukta uyandım .Gözümü açtım.Ahmet ve Mustafa karşımda.Ne zaman geldiniz?diyorum şimdi geldik.hemen uyandın diyorlar.Çok seviniyorum.Ofise ödeme ,çıkacağımızı haber verme,marina dışından poğça börek alma,marina içindeki Migrostan alışveriş artık çıkmaya hazırız.
Marinanın dışına çıktığımız gibi yelkenleri açıyoruz.Hava yelkenle gitmek için çok uygun.Rüzgâr 20 knt.lar civarında esiyor.Üstelik apazdan geliyor.
Cunda adasına çok eskiden beri giderim.Sahile oturup kanalı geçen yelkenlilerin yelken açmamalarına hep içerlerdim .Açın kardeşim yelkenlerinizi mis gibi deniz ,limonata gibi hava.Süzüle süzüle gidin işte.
Tam arma şamandraların arasından kanala giriyoruz.Sahilden çok güzel göründüğümüze eminim.Bir de kıyıdan benim kafada biri seyrediyorsa kesin çok hoşuna gitmiştir.Diğer teknelerden birçok fotoğrafımızı çekenler oluyor.Bu kanalı yelkenle geçerim inşallah dileğim gerçekleşiyor.Kanalı geçip ilerlerken Enes ve Yavuz Reislerle  karşılaşıyoruz.Onlar Ayvalık'a, biz Çanakkale 'ye yoldayız.Pınar adası ve Yellice adasını sancakta bıraktık.Behramkale hizasına kadar yelkenle devam ettik.Sonrası yelken motor Babakale önlerine geldik Babakale yine bizi geleneksel kuzey rüzgarı ve kaba dalgasıyla karşılıyor.Akşam olmak üzereyken Babakale'yi kuzeye doğru geçmeye başladık.Bozcaadayı geçerken hava yumuşadı.Dümeni Ahmet devraldı.Çünkü müthiş uykum geldi.Süratimiz 2.5 -3.5 knt.arası motor devri 1500 rpm. tırmalıyoruz resmen.İçeri geçip yatıyorum.Epey zaman sonra uyandığımda Çanakkale boğazına girmişiz.Tekrar dümene geçiyorum.Akıntı korkunç neredeyse sürünüyoruz.Saatler sonra Çanakkale Marina'ya 3,30 da bağlanıyoruz.18 saattir yoldayız.Mazot almamız lazım.Yatıp uyuyoruz.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #32 : 26 Eylül 2019, 12:45:33 »
Ayvalık kanalından yelkenle süzülerek çıkmak çok keyifliydi, her zaman herkese nasip olmayacak bir seyir. Şimdiye kadar hiç bu kadar fotoğrafımızın çekildiği olmamıştı.  :) Bodrum cup ta bile neredeyse bu kadar olmadı
Behramkale'den sonra , Babakale'ye yaklaşırken rüzgarın şiddetinin çok hızlıca 25-28 lerden 35-40 lara kadar artması da ilgi çekiciydi. Sanki bir sınır var onu geçiyorsunuz durum değişiyor. bir adım geri de her şey çok keyifli, bir adım ilerisi kıyamet kopuyor. Hele Babakale dönüşü , bir anda farklı bir denize çıkmış gibi oluveriyor insan.
Tabi Behramkale sonrası Yelkenlere camadan vurmamız seyir güvenliğimiz açısından çok faydalıydı. Sonuçta yelkenle Babakale tırmanıldı, bu sebeple yol biraz uzatıldı, tramolalar yelken çalışsın diye dar açıda ama uzun oldu. Tabiki bu şekilde olunca hızımızda oldukça düşüktü. Birde bu seyrin neredeyse tamamına yakınında makine yardımcı güç vaziyetindeydi, çoğu yerde varla yok arası bir şey.
Dayanamadım  araya daldım, Mustafa abi yazınca  tekrar anı yaşamış gibi oluverdim.


Hocam çok güzel bir seyir olmuş. Eğer yanlış tahmin etmiyorsam, Ahmet gelince çok hızlı bir şekilde gelirsiniz, biz de daha az okumuş olurmuyuz
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi


Yok bu sefer pek öyle olmadı aslında , birde bizim adımız çıktı galiba hiç bir yerde durmuyor diye. Fakat ipucu vereyim macera yeni başlıyor. ;)


S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1090
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #33 : 26 Eylül 2019, 22:38:09 »
18.gün
Sabah kalktığımız gibi hazırlanıp çarşıya yollanıyoruz.Birkaç yere bakıp birinde karar kılıyoruz.Poğça,börek ,kurabiye ne bulursak paketletiyoruz.Kahvaltıda çorba içmeye esnaf lokantası işleten bir ablanın yerine gidiyoruz.Daha önce de gittiğimiz için abla da bizi tanıyor.Çorbalar torpilli.İyice karnımızı doyurup tekneye yollanıyoruz.Biraz meyve alıyoruz giderken. Marinaya gelince, daha istasyonda görevli eleman  gelmemişti.Neyse biraz sonra geldi?Suyumuzu mazotumuzu aldık. Artık çıkmaya hazırız.
Rüzgar kuzeyden ve sert. Yanımıza bağlı 45 ft. civarında epey eski görünümlü, lumbozları su aldığı için naylonlarla bantlanarak kapatılmış Danimarka bayraklı teknenin sahiplerinden erkek olanı endişe ile havuzlukta bize bakıyor.Çünkü girerken baştankara yanaştık.Tornistanla çıkarken rüzgar basarsa, kesin sürter bu Türkler bana  diyor içinden.Yalnız bizim kendisinden daha kuzeyli (!) olduğumuzu bilmiyor.Halatlar fora,tonoz bırakıldı,batması beklendi.Vira bismillah.Makina tornistan,Tekne vasatına kadar çizgi gibi düz ,vasattan itibaren dümen iskele alabanda.Öyle güzel çıkıyoruz ki pruvamız çıkışa yönelmiş halde ileri veriyoruz.Komşu kuzeyli öylece bakakalıyor.Ne sandın birader Baba Tunca  bu.Allah mahcub etmesin.

Başladık boğazı tırmanmaya.Anayelken açık Motor 1500rpm.Sakin seyir modundayız mecburen .Gidiyoruz işte ama adım adım,kadem kadem.Biter inşallah bu boğaz yolları.Epey zaman geçiyor motor bu devirde hararet yapmıyor.Mustafa Reis kesin kararlı boğazdan bir balık çekecek.Ama balıklar birtürlü takılmıyor sahteye.Neyapalım kısmet.
Gelibolu'yu bordalıyoruz. Artık avrupa yakasından gidiyoruz.Kıyıya yakın tırmandığımız için Doğanaslan bankına dikkat etmeliyiz.Sığlığı markalıyan kardinal feneri haritada güneyli.Üçgenler aşağı doğru olmalı ama rüzgardan kopmuşlar.Fakat ilginç olan kaidesinin rengi doğu kardinal renkleri eee! Üçgenler de kopuk millet doğu kardinali zannederse ne olacak.?Hadi gece çakar sayısından (6 kere beyez ışık) anladık. Gündüz bu kardinali pruvamızdan gördüğümüzde rotamızı teknemizdeki manyetik pusulamızın güney yönüne çevireceğiz.Doğuya doğru tırmanıyorsak sancak yapmamız gerekecek ki sığlığa oturmayalım,kayaya çarpmayalım.vs.Doğuya giderken doğu kardinali şamandırası görürsek dümeni nereye kıracağız?
Neyse bereket biliyoruz bilmeyenlere anlattık Doğanaslan bankı kardinaline haritadan da bakarak yol alsınlar.

Epey yolaldık diyeceğim ama emekliyoruz.Hava kararırken Marmara Adasına epey yaklaştık.Bu ada bitmek bilmiyor arkadaş.Yaşlandık buralarda.Dümende sırayla nöbetteyiz.Sağolsun Ahmet sürekli birşeyler ikram ediyor.Şarköy'e yaklaşıyoruz.Bu arada rüzgar sürekli artıyor.25-30knt.larda sabitleniyor.Dalgalar Baba Tunca nın pruvasına çökünce zincirlikten içeriye giriyor.Önkamaranın içindeki zincirliğe açılan kapaktan sular geldiğini Ahmet fark ediyor.Orada bir delik olması gerek diyorum.o delik tıkandıysa sular birikip sintineye gidemiyor kamaraya taşıyor.Ahmet elindeki telle delik bulmaya çalışıyor.Bulsa kesin açacak ama delik yok şaldır şaldır sular ön kamaraya taşıyor.Bu arada dalga okadar sert ki Ahmet "daha sakin rotaya çevir abi duramıyorum." diyor. Tam 180 ° dönüyorum rüzgar iğnecikten geliyor.Mustafa'ya kavançaya karşı hazırlıklı olmasını,başını korumasını söylüyorum.Ahmet havuzluğa geliyor "Delik yok abi olsa bulurdum."diyor.Şarköy barınağına girmeye karar veriyoruz.Harita yardımıyla ve Ahmet'in uyarılarıyla giriyoruz.Bir balıkçı teknesini üzerine başlı kıçlı aborda oluyoruz.Teknede .iki kişi var Ahmet onları tanıyor.Hoşbulduk birası verip biraz sohbetten sonra ben içeri girip.başkamaranın yatak tahtalarını söküyorum ve bingo.
Bizim tamirci dostlarımız zincirlik su tahliye deliğinden duş hortumunu sıkı sıkıya geçirmişler.Delik tamamen tıkalı.Kesip çıkartıyorum adi hortumu.Sular hızla sintineye akıyor sintine pompası anında denize gönderiyor ve sorun bitti.Yanımda çift kompanentli diş ölçüsü almak amaçlı silikon var. Eşit ölçüde karıştırınca birbuçuk dakikada sertleşiyor.Biraz pahalı bir delik tıkama yöntemi ama zincirliğe su girebilecek bütün delikleri kapatıyorum.Artık içim rahat.

Şarköyde biraz oyalanıyoruz.Panayır pazarı gibi biryer var.Hanıma belki küçük bir hediye bulurum diye giriyoruz.Ama her şey heryerde bulunan pazar malları.İlgi çekecek, buraya özgü birşey yok.Biz de Ahmet'in daha önceden uğradığı çay,evde yapılmış yaprak sarma,tatlı vs. satan bir kadının satış tezgahında, adam başı 3 çay,3 paket sarma,1 porsiyon tatlıyı gövdeye indiriyoruz.Mutlu insan modunda tekneye dönüyoruz.Deniz de sanki biraz durulmuş gibi.Yediklerimin ve içtiğim çayların enerjisiyle dümendeyim.Ahmet ve Mustafa içeride uyumaya çalışıyorlar.Biraz açılınca dalgalar büyümeye,rüzgar artmaya başlıyor.25-30 knt arasında  sabit ve tam pruvamızdan esiyor.Bazen dalgaya resmen kafa atıyoruz. Tekne sarsılıp duruyor ,sonra tekrar gitmeye çalışıyor.Süratimiz 2-2,5 knt.Gidemiyoruz arkadaş.Sanki arkadan birileri asılıyor.Rüzgarı biraz açılı almaya çalışıyorum yine farketmiyor,Akıntı dereler gibi.Artık moralim bozulmaya başlıyor.İnat etmenin alemi yok.Bu sırada Ahmet havuzluğa geliyor kısa bir durum değerlendirmesi ve Mürefte barınağına girmeye karar veriyoruz.O karanlıkta .Yine Harita yardımı, Ahmet'in yönlendirmeleriyle Mürefteye giriyoruz.İyi ki Ahmet var.Daha önce hiç girmediğim bu barınaklara gecenin 3.30 unda girmeye cesaret edemezdim.Girebildim desem tek başıma bağlanmak ayrı dert olurdu.Uygun olduğunu düşündüğümüz güvenli bir yere bağlanıyoruz.Ahmet ve Mustafa kamarada ben yine havuzlukta uykuya dalıyoruz. Arada uyandığımda dalgaların ve rüzgarın sesini duyup tekrar uykuya dalıyorum.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1090
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #34 : 28 Eylül 2019, 00:14:12 »
19.gün
Sabah geç kalktık.Gece 4 te yatınca ne olacaktı? Kalktığımız gibi denize baktık.Hava güzel,rüzgar var ama sorun yaratmaz.Dalga çokaz.Hemen kahvaltıya giriştik.Mazot takviyesini bidondan depoya yapıp halatları çözdük.Mümkün olduğu kadar kıyı seyri yapıyoruz.Trakyanın bu kıyıları çok güzel ,yeşil ve düzenli yerleşim alanları var.Tek eleştirdiğimiz yöresel mimari izlerini taşıyan hiç köy evi kalmamış,heryerde beton.

Hoşköy'e gelişimiz hızlı oluyor.Hep kıyı seyrindeyiz.Tam arma yelkenlerimiz açık.Bazen rüzgar uygun oluyor keyfimiz artıyor.Bazen tam pruvadan geliyor.Hızımız düşüyor.Salınım artıyor.Keyfimiz kaçıyor.Koca buruna doğru artık neredeyse yelkenler çalışmaz hale geliyor. Niyetimiz Tekirdağ körfezini içeri girmeden geçmekti ama sadece 1500 rpm.devirle.Çok zor ve uzun sürecek.Koca burun'u biraz açıktan geçip direk Tekirdağ'a çeviriyoruz rotamızı.
Yelkenlerimizin hepsi çalışıyor dümende uzun süredir Mustafa Reis var.Öyle güzel dümen tutuyor hiç kaçırmadan çizgi gibi 6 knt.süratle Tekirdağ sahiline kadar iniyoruz.Bu esnada Tom arıyor.Motorda sorun var mı? Nasılsınız ? Diyor.Tekirdağ sahiline çok yaklaştığımızı sahile birkaç gomina kalınca tramola atıp Marmara Ereğlisi rotasına gireceğimizi söyleyince "Abi oradan tek tramolayla Yeşilköy açığına kadar gelirsiniz." diyor.Rüzgar değişmezse mümkün görünüyor.Artık tramolayı atıyoruz.Hedef Marmara Ereğlisi.Dümen Mustafa Reiste , Ahmet içerde birşeyler hazırlıyor.Akşam karanlık çökeli çok oldu.Allah ne verdiyse Ahmet'in hazırladıklarını yiyoruz.Biraz sonra nasıl uyku basıyor,gözümü açamıyorum.Bana biraz müsade edin deyip içeri geçiyorum.Nasıl uykuysa kafamı koyduğum gibi dalıyorum.Bir hışırtı duyup gözümü açtığımda kamarada Ahmet'i görüyorum.Abi ben de seni uyandıracaktım.Marmara Ereğlisi'ne çok yaklaştık ama İstanbul üzerinde hava   kötü görünüyor hazırlıklı olalım diyor.Hemen kalkıyorum.2 saat kadar uyumuşum ama ne uyku,sanki akşam erken yatıp sabah geç kalktığım gençlik günlerimdeki gibi enerji doluyum.Canyeleklerini giyiyoruz ikimizde. Havuzlukta İstanbul'a doğru baktığımda İstanbul'un üstünün simsiyah kalın bulutla kaplı olduğunu görüyorum.Ürkütücü.
Ahmet'e sorular üst üste.
"Hava nekadar zamanda bize ulaşır?"
"Yelkenleri tamamen toplasak mı?"
 "Aniden bora yapar mı?
Ahmet'ten cevaplar.
 "Ayın doğuşunu beklememiz lazım abi.Belki sıyrılır hava.
Biraz daha ilerleyelim.Duruma göre hazırlıklı olalım ama bence bu hava dağılır. "
Bir çay hazırlıyor Ahmet,yanında bir parça çukulata.Nasıl güzel geliyor."Çayını içince  git yat ben çok iyiyim.Dümen benim ."diyorum.Ahmet "Abi ben içeri yatmak istemiyorum.Burda kıvrılırım.Hem sohbet ederiz,"diyor.Biraz sohbet Ahmet geleneksel balıkçı uykusunda kafayı koyduğu yerde hemen uyuyor ama en geç 45 dakika sonra uyanıp önce iskele taraftan sonra sancak taraftan pruvamızı tarıyor.Bana doğru döndüğünde pupamızı kontrol ettiğini anlıyorum."Nasılsın abi dümeni alayım mı?" "Sağol Ahmet'cim iyiyim sen uyu biraz daha."diyorum.Tekrar kafayı koyduğu gibi dalıyor .Bu durum sabaha kadar aynı konuşma tekrar ederek devam ediyor.Bu çocukluktan gelen bir disiplin.Yıllarca uygulana uygulana pekişmiş.Bunun dışında o kadar çok denizcilikle ilgili faydalı bilgi ve alışkanlıkları var ki.En basiti havayı tahmin bilgisi.Biraz önce bahsettiğim İstanbul   üstündeki karanlık hava ile ilgili tahmin mesela.Ay doğudan enine iki parmak yükselince "Hava kaldı abi.Hava daha da düşecek ."dedi.Gerçekten  sabah alacasında hava tamamen kaldı.Bu arada biz de Ambarlı önlerine geldik Ahmet mutad kalkışlarından birini daha yaptı ve Ambarlı konteyner limanını görünce "Yolu bitirmişin abi " dedi.Yeşilköy barınak önüne kadar  anayelkenimiz açıktı. Toplayıp Yeşilköy'e girdik ve bağlandık.Bir taksi çağırdık.İçine doluşup doğru evlerimize döndük.

İşte böyle dostlar .Darısı seneye tekrar başımıza gelsin. Ne güzel olur.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimiçi Cemalettin Özen

  • *
  • İleti: 85
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #35 : 28 Eylül 2019, 10:24:47 »
Mustafa Reis;

Bu ara forumda seyir yazılarına takıldım.. Bu yıl denizde uzun seyir yapamadığım için herhalde.

Sizin seyir yazınız da bana ilaç gibi geldi.

Yazıp paylaştığınız için teşekkürler..

Çevrimdışı Kenan Biçen

  • *
  • İleti: 341
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #36 : 28 Eylül 2019, 11:34:36 »

Mustafa reis; bu güzel seyri paylaştığınız için çok teşekkürler .Ellerinize sağlık.
Sanırım bir gezinizi ilk defa bu kadar uzun ve detaylı paylaştınız,çok keyif aldık.
Alıştırdınız artık, bundan sonra yapacağınız seyirleri de böyle detaylı bekliyoruz. :)
Baba Tunca'nın dili olsa oda böyle isterdi sanırım, adına yazılan herşeyi fazlasıyla hakediyor.
Her hata bir ders, ne hata biter ne de ders.

Çevrimdışı Mehmet Erem

  • *
  • İleti: 172
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #37 : 28 Eylül 2019, 12:37:14 »
Çok güzel yazı ve paylaşım.
Tam tadında ve kıvamında...

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1090
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #38 : 28 Eylül 2019, 16:37:13 »
Her iki foruma da ilk kuruldukları zamanlardan beri üyeyim.İlk defa bu kadar uzun yazdım.İnsan yaşlandıkça çok konuşur derler,Halbuki öyle değilim zannederdim.
Destek mesajlarınız için çok teşekkür ederim.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY

Çevrimdışı Hulusi Gülen

  • *
  • İleti: 446
    • S/Y GÜLEN MARTI SEYİR DEFTERİ
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #39 : 29 Eylül 2019, 16:26:02 »
Denizcilerin olmaz ise olmazı arızalar. Tamir edene kadar o konunun erbabı da oluyoruz. Hatta aynı arıza bir daha aynı denizcinin karşısına çıkmaya çekiniyor :) Arızayı teşhis edip, çözüm bulduğumuzdaki mutluluk anları bir çok şeye değişilmez; gol sevinci gibi bir his veriyor.

Mustafa Reis, termostat konusu  artık sizden sorulur. Sayeniz de biz de epey tecrübe biriktirdik.

Bir de detaylı seyir notlarınız çok iyi geldi; viya böyle.
S/Y DUA-1 Hayatta olabileceğiniz en güzel yer, bir DUA'nın içinde yer almaktır. Şems-i Tebrizi

Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #40 : 30 Eylül 2019, 12:11:43 »
Mustafa Abi gibi , her yönüyle donanımlı bir denizcinin seyir anılarını mutlaka yazması lazım. Bir çoğumuzun başına gelen büyük olarak gördüğümüz sorunları  Mustafa Abi donanımındaki dostlarımız sıradan görüp , kendileri çözüm üretiyorlar, zaman zaman bende bunu çok yapıyorum ama yazmak lazım ben buna inanıyorum.

Bu seyrin bizim katıldığımız bölümüne dahil yazılacak çok şey var aslında, ama benim için önemli olan bir kaç gözlemimi yazayım.

- Öncelikle bir yelkenli tekne İstanbul'a poyrazda bile yelkenle gelebiliyormuş bunu denemiş görmüş olduk ve bu mutluluk verici bir şey. Çoğunluk bu volta volta tırmanmak yerine beklemeyi yada makine kuvvetini tercih ediyor, vakit problemi olmayan için doğrusuda bu zaten. Bu arada dip not yaşadığımız hava koşullarında motor arızası olmasaydı Baba Tunca makine seyriyle bu yolu rahat gelirdi. Uça uça gelmezdi ama dalgaları eze eze gelirdi.

- İkinci gözlemim; Baba Tunca gibi bir teknenin bile zorlandığı hava koşulları oluyormuş ve bu durumda tekne bize inatlaşmayı bırakıp uyum sağlamayı , dönmeyi , yada eylenmeyi öneriyor. İnanın bunu tekne yapıyor, Çok ilginç o hava koşullarında kolayına dönünce yada eylenmeye kalkınca , traverse çıkınca , her şey rahatlıyor.

- Üçüncüsü Mustafa ile aramda geçen diyalog,
      - Uzun süredir Dümende olan oğluma soruyorum.
      - Hava kaldı galiba , nedir durum ? kaç esiyor?
      - Cevap şu; gayet soğuk bir ses tonuyla
      - Hımm, sanırım kaldı , 21 esiyor bir süredir.
  İnsan sanırım uzun süre yüksek havaya maruz kalınca alışıyor, normal gelmeye başlıyor.

- Dördüncüsü Yine Mustafa ile aramda geçen diyalog,
      - Cumartesi sabah erken İstanbul'a geldik, ben işe gittim Mustafa uykuya. Akşam eve gidince hala uyuyan Mustafa'ya soruyorum.
      - Yarın hava güzel  olacak , Bidarka'yla Çam limanı yapalımmı? Biraz yüzeriz diyorum.
      - Yorganın altında kafayı çıkaran Mustafa da cevap şu " ben bir süre yelkenli tekne görmesem iyi olur"

- Beşincisi, paylaşılan her bilgi çok önemli, özellikle küçük teknelerle , yalnız yada aileleriyle seyir yapan insanların deneyimleri inanılmaz kıymetli. Elimizin altında bir sürü pilot kitap, chartplotter, navionics falan var. ama şimdiye kadar hiç girmediğimiz Mürefte Barınağa gireceğiz. Hava sert, gecenin bir yarısı, zifiri karanlık, uygun bulduğumuz yere bir kerede yanaşmak lazım. Hiç uğraşmıyorum ve değerli dostumuz İsmail Oruç'un bloğunu açıyor, Mürefte hakkındaki yorumunu okuyorum ve iş bitiyor. Daha önce defalarca girdiğimiz yer gibi girip bağlanıyoruz. Teşekkürler İsmail Abi.

- Altıncısı ve sonuncusu, profilimde bir zamanlar kendimi tanıtırken "deneyimli bir reisin yanında sudan gidilen her yere giderim" diye yazmıştım, baktım hala duruyormuş. O deneyimli Reislerden biri işte Mustafa Abimiz.  Sen daha çok yaz abi, eline sağlık.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimiçi Zafer Dedeoğlu

  • *
  • İleti: 410
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #41 : 30 Eylül 2019, 13:01:08 »
kaleminize, klavyenize sağlık dostlar. keyifle okudum

Çevrimdışı Aziz Eryavuz

  • *
  • İleti: 227
  • Hep gülelim birbirimize, saygı ve sevgi ile.
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #42 : 30 Eylül 2019, 13:48:10 »
Çok güzel seyirler yapıyor, çok güzel dostluk ve yardımlaşma ve bilgi paylaşımı ile bu yolculuğunuzu tadına doyulmaz hale getiriyorsunuz. Ciddi hava ve arıza şartlarında minik bir problem gibi halledip ve anlatıp vbeni hasta ve hayran ediyorsunuz. :)

Ve bu ikiliye dikkat diyorum. Mustafa_ Ahmet. sizden öğreneceğim çok şey var. Bir de ben fırsat bulup sizinle seyir yapsam ahh. :)xx :)xx :)xx

Çevrimiçi Ahmet Kabaalioğlu

  • *
  • İleti: 4499
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #43 : 03 Ekim 2019, 13:07:01 »
Bir de ben fırsat bulup sizinle seyir yapsam ahh. :)xx :)xx :)xx

Abi isteyin yeter ki , tekneler dostlarla seyire her zaman hazır. Ama bir türlü birlikte seyir yapamadık, eş zamanlı sizde kendi teknenizle denize açılınca ayrı teknelerde olduk.
S/Y Bidarka / Fatih / İstanbul


"Son Denk Kayıkçısının Hatırasına"

Çevrimdışı Mustafa Ertör

  • *
  • İleti: 1090
Ynt: Baba Tunca' nın 2019 yaz seyri
« Yanıtla #44 : 03 Ekim 2019, 13:23:47 »
Aziz ağabey,şu anda motorum tekneden söküldü.Tamirde.Yapıldığı an sizi özellikle arayıp çağıracağım.Hele hava da müsait olursa keyif yaparız.
Ahmet benden önce davrandı.
BABA TUNCA /YEŞİLKÖY