Arama sonuçları:: Film

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  20 Eylül 2018, 09:01:01 »

En yakın kara Kefalonya ve 100 mil mesafede. Mülteci teknesine ait motor arızalı ve tekne su alıyor. Geçen 3-4 saatte mülteci teknesi batmadığına göre aldığı su kontrol edilebilir gibi geliyor bana. Eğer yeteri kadar yakıtım olduğunu biliyorsam giderdim, ki yine muhtemelen 40ft bir motoryatta yeteri kadar yakıt vardır. Bunları tek tek teyit ederdim. 
Saatte 2 mil süratle tekneyi yedekleyebilirsem 50 saatte açlık ve susuzluktan kimseyi kaybetmeden can güvenliklerini sağlayabilirdim gibime geliyor.. bir ihtimal yedekleme süresince yardım da bulabilirdim...
Bunlar filmi 2 defa izledikten sonra aklıma gelenler.. Orada olsam nolurdu bilemiyorum ama öylece geçip gidemeyeceğimi biliyorum..

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Yani konuyu dağıtmak istemem ama, bu çocuk kesin bunu planlar ve yapmaya kalkışırdı.(Muhtemelen mülteciler Kri Kri'yi ele geçirirdi, sonrasını bilmem.)  Birinizden biri bu adamı alsın, iş güvenliği eğitimi versin. Benim yüreğim kaldırmıyor artık. 

2
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  19 Eylül 2018, 18:38:42 »
Şimdi seyrettim, çok iyiymiş ya, Avrupa'nın bu konudaki duruşunu gösteren cesur bir metafor demiş biri yorumlarda, katılmamak elde değil. Benim başıma gelse ne yapardım diye de düşünmeden edemiyor insan...  :(
Evet, ne ilginç değil mi?
Biz de 3 denizci arkadaş birlikte izledik, sonunda birbirimize baka kaldık, binbir düşünce ile..

İnsanın kendi güvenliği ve hatta sadece konforundan bile vazgeçerek başkaları için birşey yapması garip bir his.
Altyapısı içimizde var belki ama oturduğumuz yerden cevaplanabilecek, "kesin şöyle yaparım" denilecek bir durum değil, o anı yaşarken verilebilecek kararlar..

Benzer bir durumda ne karar verirdim, ben bile emin değilim. Filmdeki pozisyonda kalıp da gideni takdir eder miyim bilmiyorum ama şundan eminim ki, gitmeyeni de eleştirmem.

Daha önce deneyimlediğim şeyleri yeniden yaşasam yine aynı şekilde davranıp davranmayacağım hususunda bile emin değilken, tam böyle bir durumda  nasıl davranacağımı kestiremiyorum.

İnsanoğlunun bir kötü özelliği varsa, her durumu rasyonelleştirebilme yeteneğidir herhalde. En temel ahlak problemlerine bile karmaşık yanıtlar verebiliyor, bin dereden su getirebiliyoruz.

Teknede kızım var....denizde insanlar var.... denizde olanlardan biri ben de olabilirdim... Zor soru. Tekneye almaz mıydım, alır mıydım, gitmez miydim...gider miydim....  Herhalde en doğru yanıt Hakan'ın yanıtı. Bilemiyorum.


3
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Erman Yerman  20 Eylül 2018, 00:52:29 »
Filmin sonu çok vurucu. Sizi bir vicdan muhasebesiyle başbaşa bırakıyor. Aklımda tek bir soru var. Şayet ertesi gün haberlerde İyon denizi açıklarında 100 insanın öldüğünü duyduğum bir habere denk gelirsem ne hissederdim? Muhtemel bu hesaplaşma ömrüm boyumca beni bırakmazdı.
Eldeki verilerle yaptığım varsayım; yanlışım varsa lütfen düzeltin..

En yakın kara Kefalonya ve 100 mil mesafede. Mülteci teknesine ait motor arızalı ve tekne su alıyor. Geçen 3-4 saatte mülteci teknesi batmadığına göre aldığı su kontrol edilebilir gibi geliyor bana. Eğer yeteri kadar yakıtım olduğunu biliyorsam giderdim, ki yine muhtemelen 40ft bir motoryatta yeteri kadar yakıt vardır. Bunları tek tek teyit ederdim. 
Saatte 2 mil süratle tekneyi yedekleyebilirsem 50 saatte açlık ve susuzluktan kimseyi kaybetmeden can güvenliklerini sağlayabilirdim gibime geliyor.. bir ihtimal yedekleme süresince yardım da bulabilirdim...
Bunlar filmi 2 defa izledikten sonra aklıma gelenler.. Orada olsam nolurdu bilemiyorum ama öylece geçip gidemeyeceğimi biliyorum..

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


4
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Mehmet Atay  20 Eylül 2018, 16:45:30 »
Tam bir sanal film sonrası kulisi oldu. Üniversite de tiyatro sonrası bir yerlerde bir şey içmeye gider sonra oyun ile ilgili konuşurduk. O günler aklıma geldi birden.

Tertibim Necip 'in yorumu dikkate alınmalı her durumda.

Uzun süreden beri MAtay ile aynı fikirde olmak hoş :)
Konuyu dağıtmayalım ama Matay’dan ayrı olduğun tek konu üslup.
Onun dışında, önemli ayrılıklarımız olduğunu düşünmüyorum.

5
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: ersinboke@icrs.com.tr  20 Eylül 2018, 15:38:00 »
Tam bir sanal film sonrası kulisi oldu. Üniversite de tiyatro sonrası bir yerlerde bir şey içmeye gider sonra oyun ile ilgili konuşurduk. O günler aklıma geldi birden.

Tertibim Necip 'in yorumu dikkate alınmalı her durumda.

Uzun süreden beri MAtay ile aynı fikirde olmak hoş :)

6
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: ersinboke@icrs.com.tr  20 Eylül 2018, 06:52:38 »
Denizde kurallar ne ise o yapılır. BU teknenin tek yapabileceği dikkat çekebilmekten ibarettir.  Nitekim filmin sonunda telsiz bağlantısı neredeyse yok gibi ve muhtemel tekne batıyor.

Kaldı ki bulabildiği tek gemi ile bağlantısını da mülteci teknesine yetişeceğim diye kaybediyor. Esas büyük hata burada. Oysa kendisi değil sözkonusu gemi yönledirileb,lirdi. Ya da bu geminin daha gelişmiş haberleşme yetenekleri ile ilgili kıyı emniyetlerinin dikkati çekilebilirdi.

Bence denizcilik ile ilgili temel kurallar bilinmeden çekilmiş bir film.

7
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Erman Yerman  20 Eylül 2018, 09:22:51 »

En yakın kara Kefalonya ve 100 mil mesafede. Mülteci teknesine ait motor arızalı ve tekne su alıyor. Geçen 3-4 saatte mülteci teknesi batmadığına göre aldığı su kontrol edilebilir gibi geliyor bana. Eğer yeteri kadar yakıtım olduğunu biliyorsam giderdim, ki yine muhtemelen 40ft bir motoryatta yeteri kadar yakıt vardır. Bunları tek tek teyit ederdim. 
Saatte 2 mil süratle tekneyi yedekleyebilirsem 50 saatte açlık ve susuzluktan kimseyi kaybetmeden can güvenliklerini sağlayabilirdim gibime geliyor.. bir ihtimal yedekleme süresince yardım da bulabilirdim...
Bunlar filmi 2 defa izledikten sonra aklıma gelenler.. Orada olsam nolurdu bilemiyorum ama öylece geçip gidemeyeceğimi biliyorum..

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Yani konuyu dağıtmak istemem ama, bu çocuk kesin bunu planlar ve yapmaya kalkışırdı.(Muhtemelen mülteciler Kri Kir'yi ele geçirirdi, sonrasını bilmem.)  Birinizden biri bu adamı alsın, iş güvenliği eğitimi versin. Benim yüreğim kaldırmıyor artık.
Kendimi inkar edemem.Sabahleyin kahvaltıda aynı senaryoyu Kri-Kri üzerinden değerlendirdik ve maalesef(!) yardıma gittik..

Aslında sandığız kadar bodoslama giden bir adam değilim ama şartları zorlamayı seviyorum. Hayatta her şartta her zaman bir çözüm olabileceğini düşünürüm, bazen maliyet hesabında hata yaparım..

Diğer taraftan filmin tam da yaratmak istediği ikilemde yardıma gitmemenin, yardıma gitmekten çok daha zor bir karar olduğunu görüyoruz. Kaptan zor olanı seçiyor bense kolay ama belki de maliyetli olanı.. tam da bu noktada farklı bir bakış açısı ortaya koymak istedim.


SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


8
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Erman Yerman  20 Eylül 2018, 08:06:42 »
Denizde kurallar ne ise o yapılır. BU teknenin tek yapabileceği dikkat çekebilmekten ibarettir.  Nitekim filmin sonunda telsiz bağlantısı neredeyse yok gibi ve muhtemel tekne batıyor.

Kaldı ki bulabildiği tek gemi ile bağlantısını da mülteci teknesine yetişeceğim diye kaybediyor. Esas büyük hata burada. Oysa kendisi değil sözkonusu gemi yönledirileb,lirdi. Ya da bu geminin daha gelişmiş haberleşme yetenekleri ile ilgili kıyı emniyetlerinin dikkati çekilebilirdi.

Bence denizcilik ile ilgili temel kurallar bilinmeden çekilmiş bir film.
Kitap ne diyor?

SM-G920F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


9
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  20 Eylül 2018, 10:37:49 »
Tekrar  izledim yanlış yorum yapmayayım diye.  Gemi ile iki kez bağlantı kuruluyor. İkincisinde koordinatlar veriliyor ve  gemi yön değiştirmek için izin isteyeceğini söylüyor ve görüşme bitiyor.  Böyle acil bir durumda gemi ile bağlamtı asla kaybedilmemeli idi.

Gemi her durumda telsiz kapsama alanı içinde bırakılmalıydı.  Her durumda iki kez cevap veren gemi , gidemeyeceğini de bir şekilde bildirirdi diye düşünüyorum.

Senarist izleyicileri ikilemde bırakmak için bu gemiyi isiş içine katmış. Gerçekte durum böyle olmazdı diye düşünüyorum.

Gerçekte durum tam da bu veya buna yakın olduğu için bu film çekilmiş sanki.

10
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  20 Eylül 2018, 09:36:02 »
Bu tespitin kesinlikle doğru. Yardıma gitmemek, yardıma gitmekten daha ağır maliyetler getirebilir. Muazzam bir ahlak sorusu film. Dün geceden beri bunu konuşuyoruz evde. Üçer beşer dakika arayla fikir değiştirdik.

Eleştirisi çok sert filmin. Ama sorusu çok daha zor.
Avrupa'nın yüzyıllardır yaptığı en iyi şey bu zaten. Sertçe kendine bakış ve zorlayıcı bir soruyu ortaya koymak.

11
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  17 Eylül 2018, 11:15:30 »
Sen filmi kopyaladın mı?
Bizim evde neredeyse DVD player kalmadı.
Benim o filmi bir şekilde softcopy’e çevirmem lazım.
Eğer sen kopyaladıysan, soft kopyası da çok makbule geçer.

Ama hiç acelesi yok.
Takılmak için yapıyorum.
Nasır gibi, ara ara ...  :)

Abi şu softcopy nedir öğreneyim önce.

12
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Mehmet Atay  17 Eylül 2018, 10:37:48 »
Sen filmi kopyaladın mı?
Bizim evde neredeyse DVD player kalmadı.
Benim o filmi bir şekilde softcopy’e çevirmem lazım.
Eğer sen kopyaladıysan, soft kopyası da çok makbule geçer.

Ama hiç acelesi yok.
Takılmak için yapıyorum.
Nasır gibi, ara ara ...  :)

13
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Doğan Erbahar  17 Eylül 2018, 11:07:43 »
Buyurun ilginç bir kısa film: MAYDAY RELAY


Konusu: "Akdeniz'de yatlarıyla seyahat etmekte olan bir baba ve kızı, zor durumdaki bir tekneden acil durum çağrısı alırlar. Acil durum çağrısına cevap verirler ve teknenin rotasını değiştirirler. Fakat durum hakkında daha çok bilgi edindikçe, zor bir ikilemde kalırlar."

Fragman:


Filmin Tamamı:


Web Sitesi: https://maydayrelay.eu/

Türkçe altyazısı: https://www.turkcealtyazi.org/mov/6205530/mayday-relay.html

Şimdi seyrettim, çok iyiymiş ya, Avrupa'nın bu konudaki duruşunu gösteren cesur bir metafor demiş biri yorumlarda, katılmamak elde değil. Benim başıma gelse ne yapardım diye de düşünmeden edemiyor insan...  :(

14
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Hakan Tiryaki  17 Eylül 2018, 19:52:34 »
Şimdi seyrettim, çok iyiymiş ya, Avrupa'nın bu konudaki duruşunu gösteren cesur bir metafor demiş biri yorumlarda, katılmamak elde değil. Benim başıma gelse ne yapardım diye de düşünmeden edemiyor insan...  :(
Evet, ne ilginç değil mi?
Biz de 3 denizci arkadaş birlikte izledik, sonunda birbirimize baka kaldık, binbir düşünce ile..

İnsanın kendi güvenliği ve hatta sadece konforundan bile vazgeçerek başkaları için birşey yapması garip bir his.
Altyapısı içimizde var belki ama oturduğumuz yerden cevaplanabilecek, "kesin şöyle yaparım" denilecek bir durum değil, o anı yaşarken verilebilecek kararlar..

İlkyardım eğitimlerine başlarken öncelikle kursiyerleri niyetlendikleri şeye psikolojik olarak uygunlukları konusunda uyarır, hatta kendi kendilerini sorgulamalarını sağlamaya çalışırdım. Nitekim, tam da Özgür'ün dediği gibi, olası bir acil durumda tam olarak kimin ne yapacağını kestirebilmek çok zor gerçekten. Benzer bir durumda ne karar verirdim, ben bile emin değilim. Filmdeki pozisyonda kalıp da gideni takdir eder miyim bilmiyorum ama şundan eminim ki, gitmeyeni de eleştirmem.

15
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Özgür Ökten  15 Eylül 2018, 19:51:08 »
Buyurun ilginç bir kısa film: MAYDAY RELAY


Konusu: "Akdeniz'de yatlarıyla seyahat etmekte olan bir baba ve kızı, zor durumdaki bir tekneden acil durum çağrısı alırlar. Acil durum çağrısına cevap verirler ve teknenin rotasını değiştirirler. Fakat durum hakkında daha çok bilgi edindikçe, zor bir ikilemde kalırlar."

Fragman:


Filmin Tamamı:


Web Sitesi: https://maydayrelay.eu/

Türkçe altyazısı: https://www.turkcealtyazi.org/mov/6205530/mayday-relay.html

16
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Mehmet Atay  15 Eylül 2018, 21:38:41 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

Tamam tamam.

Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ...
Ne kebap yerim ama...

17
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Kenan Biçen  14 Temmuz 2018, 21:35:56 »

The Terror.Tek sezonluk diziydi . 2 ay önce tamamını seyredip bitirdim.Sonuçta yaşanmış bir olay.
Ürpermedim desem yalan olur.Seyretmeyenlere tavsiye olunur.Dizi film linklerinde bulabilirsiniz.

18
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Özgür Ökten  14 Temmuz 2018, 09:25:43 »
The Terror (TV Dizisi - 2018)

Özet: Roman, 1845 yılında Atlas Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a bir geçit bulmak için Kuzey Kutbu'na çıktığı yolculuktan dönmeyen, kaybolması çeşitli spekülasyonlara yol açan İngiliz gezgin ve kaşif Sir John Franklin'in gerçek hayatından hikaye edilmiştir. Kitapta anlatılan tüm karakterler de Franklin'in gerçek mürettabatından esinlenilmiştir. 1859 yılında aynı bölgeye bir araştırma gemisi gönderilmiştir. Görgü tanığı eskimolardan edinilen bilgiler ve 25 Nisan 1948 tarihli bir seyir defterinin notları ile gerçekler gün yüzüne çıkarılmıştır. Gemilerin 1846 Eylül-1847 Nisan ayları arasında Victoria Boğazı'nda buzullar arasına sıkıştığı ve Franklin'in 1847 Haziran ayında öldüğü ortaya çıkmıştır. Sağ kalan mürettabatın hepsi buzda yürüyerek Kanada'ya ulaşmaya çalışırken açlık ve hastalıktan ölmüştür.

Dizide, yoğun soğuk, hastalık ve doğal tehlikelerle birlikte, kutup ayılarına karşı hayatta kalma mücadelesi veren Franklin mürettabatının gerilim ve dram türündeki hikayesi izleyicilere aktarılacaktır.

Fragman:
https://www.youtube.com/watch?v=l328p5sSEmc




Dün akşam 1. sezonu bitirdik, gayet güzel, gerçekçi ve sert bir dizi olmuş.

19
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Can Deniz <Ercan H>  12 Haziran 2018, 12:49:48 »
Ali Ünalan beyin önerdiği film izlemenizi şiddetle öneriyorum arkadaşlar.
Yaşanmış bir hikayenin yaşamış insanlarından.


20
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Hakan Tiryaki  11 Haziran 2018, 22:14:03 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

Her bir planını ezbere bildiğim film, hayatımın filmi. Belki bahsetmişimdir, filmi askere gitmeden hemen önce izlemiştim. Aklım kalmıştı. Derken kendimi Deniz Kuvvetlerinde, Uzunada'da buldum. Hemen hemen bir versiyonuydu filmin.  :)

İzlemeyen varsa çok şey kaçırıyor...

21
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Bülent Büyükdağ  11 Haziran 2018, 22:38:25 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

Tamam tamam.

22
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Mehmet Atay  11 Haziran 2018, 22:48:37 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

Tamam tamam.

 !O__

23
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Can Deniz <Ercan H>  11 Haziran 2018, 22:09:53 »
Dedemin İnsanları - Tek Parça HD
https://www.youtube.com/watch?v=0ixDCdiT3p8

Ali bey çok teşekkürler.
Moralsiz başlayan bir günüme neşe diyemem belki, ama anlam geldi sayenizde.
Dolapta Samostan kalma bir orta boy Uzoya gözyaşlarımı katık ederek izledim filmi.

Demek ki dede oldum demenin bir manası yokmuş dede gibi davranmayınca.
Çetin Tekindor ustalığıyla  hakkını vermiş, dede olabilmenin.
Darısı söylemlerle dede olmaya çabalayanların başına.

Doyduğu topraklarda iken aklı hep doğduğu topraklarda kalan canlardan,
ölmüşlerinin ruhu şad, yaşayanlarına da  selam olsun.


24
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu  11 Haziran 2018, 22:29:10 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

Her bir planını ezbere bildiğim film, hayatımın filmi. Belki bahsetmişimdir, filmi askere gitmeden hemen önce izlemiştim. Aklım kalmıştı. Derken kendimi Deniz Kuvvetlerinde, Uzunada'da buldum. Hemen hemen bir versiyonuydu filmin.  :)

İzlemeyen varsa çok şey kaçırıyor...

Epey oldu burada linkini sanırım Eyüp Abi paylaşmıştı, bende bir kaç kez daha izlemiştim. Benim filmlerim arasında da " Kusursuz Fırtına" ve  " K-19 Tehlikeli Saatler"

25
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: O.Utku Uçkan  12 Haziran 2018, 08:24:36 »
Dedemin İnsanları - Tek Parça HD
https://www.youtube.com/watch?v=0ixDCdiT3p8

Ali bey çok teşekkürler.
Moralsiz başlayan bir günüme neşe diyemem belki, ama anlam geldi sayenizde.
Dolapta Samostan kalma bir orta boy Uzoya gözyaşlarımı katık ederek izledim filmi.

Demek ki dede oldum demenin bir manası yokmuş dede gibi davranmayınca.
Çetin Tekindor ustalığıyla  hakkını vermiş, dede olabilmenin.
Darısı söylemlerle dede olmaya çabalayanların başına.

Doyduğu topraklarda iken aklı hep doğduğu topraklarda kalan canlardan,
ölmüşlerinin ruhu şad, yaşayanlarına da  selam olsun.

Kaşınma kaşırım, sonra bozulur bir yıl daha yazmazsın. >:(
Beni sen dede yapmadın haddini aşma. >:( >:( >:(
Başkasına geçirdiğin laflar dikkat et sana döner sonra kaldıramazsın. ?0-?

26
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Mehmet Atay  11 Haziran 2018, 15:25:46 »
Ya bu forumda ya da diğerinde deniz konulu filmleri konuşurken, 2002 Oscar sahibi “İl Mediterraneo” (Akdeniz) filmini konuşmuştuk.
DVD’si ortalıkta çok az olan bir filmdi.
DVD’si bende vardı...
Ben mesajı ortaya koyayım, bakalım kim alacak ?
 8)

27
Hobilerimiz / Ynt: Ara Sıra Film..
« İleti Gönderen: Hakan Tiryaki  11 Haziran 2018, 22:30:29 »
Bir film de benden olsun; Sur. Yönetmeni Fernando Solanas. Anlamı, her bir planı özenle düşünülmüş demektir. Müzik Astor Piazzolla, yorum Roberto Goyaneche. Bu gerçekten inanılmaz bir birliktelik. Bin yılda bir olan bir doğa olayı gibi bir şey.

Bir de Düşler Masası var ki filmde...

Bu filmin girişi:


Bu da izlemek isteyene linki:

https://www.politikfilm.org/film/31-guney-sur-1988-filmi-izle.html

28
Köşe Yazıları / Sonra Theodoros Angelopoulos filmi yine bitmedi
« İleti Gönderen: Mehmet Sürücü  19 Ocak 2019, 20:52:01 »


Sonra Theodoros Angelopoulos filmi yine bitmedi

Onun hakkında çok yazıldı, konuşuldu. Bütün dünyada tutkulu, azımsanamayacak çoklukta sevenleri olduğunu biliyoruz. Onunla tanışmam, muhacir kökenim, Balkanlarla ilgili her türlü sanatsal yapıta daha duyarlı oluşum nedeniyleydi. Yönetmenler vardır, bir filmini izlersiniz. O yönetmeni, sinemasal anlatımı, fikirleri, daha pek çok farklılığıyla kendinize daha yakın bulursunuz. Okuduğunuz ilk kitabında, o yazarın sizin yazarınız olduğunu anladığınızdaki duygulara benzer şeyleri yönetmene karşı hissedersiniz. Tüm kitaplarını okuma tutkusu gibi, tüm filmlerini izleme isteği duyarsınız. O, böyle bir yönetmen oldu benim için.

1935’te Atina’da doğdu. İkinci dünya savaşı, ülkedeki siyasal karışıklıklar, savaş sırasında başlayıp sonrasında da süre giden iç savalarla sürekli kaynayan bir ülkede büyüdü. Atina Hukuk fakültesinde dört yıla yakın okuduktan sonra, bitirmeden okulu bırakıp, sinema öğrenimi için Paris’e gitti. Fransız sinema okulu L’IDREC’te kurslara katıldı. Okuldan kovuldu. Cinematheque Française’de yer gösterici olarak çalıştı. 1960’ların Fransasındaki sosyalist ve özgürlükçü fikirlerinden etkilendi. Fransız Yeni Dalga’sı film anlatımında geniş bir arayış yelpazesini de başlatmıştı. Klasik sinema dilinden uzaklaşmış, günümüz modern sinemasının yolunu açan, soyut, izlenimci ve sürrealist çalışmalar ortaya çıkmaya başladı. Bütün Avrupa’yı etkisi altına alan bu yenilik arayışları onu da etkiledi doğal olarak. Angeolopoulus ülkesine döndüğünde, daha önce hiç yapılmamış, farklı tarzda filmler yapacaktı. İdeali buydu.

Tiyatroda uzun bir zamandır uygulanmış, öncüllüğünü Brecht’in yaptığı Epik anlatımı, mitolojik öğelerle zenginleştirerek, ilk birkaç filminde kullandı. O Thiasos(Kumpanya) bu türdeki başyapıtı sayılabilir. Film, uluslararası ilgi gördü. Cannes’ın Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünden FIPRESCI ödülü kazandı.

Filmlerinde hava hep kapalı, bulutlu veya yağmurludur. Geniş sekans çekimleri sever. Kameranın ani hareketlerini pek tercih etmez. Kahramanı sokaklarda dolaşırken ya kimse olmaz, ya da küçük küçük gruplar halinde, sessiz sedasız, bazen de solgan atan öfkeli kalabalıklar olur.

“Angelopoulos’un en etkileyici özelliği görsel üslubuysa, tema seçimleri, ya da kendi deyşişyle “saplantıları da kolayca göze çarpan özellikleridir: bir baba figürünün aranması, onun varlığının ya da yokluğunun önemi, metaforik bir kavram olarak ve bir referans noktası olarak baba; yakın Yunan ve Balkan tarihinin büyük önemi ve bu tarihin dünyanın o bölgesinde yaşayanlar üzerindeki etkisi, önemli tarihsel olayları yansıtan küçük parçacıklardan kişisel ve tarihsel gerçeği yeniden yaratma çabası; karakterlerinin tümünün çıktığı yolculuklar, sınırlar, sürgün kavramı, yurt diyebilecekleri bir yer arayan yerinden sürülmüş insanlar ve ebedi dönüşün travması. s.15”

Sığınmacılık, Göç, muhacirlik, sınır, öteki olmak işlemekten bıkmadığı olgular. Filmlerindeki kişiler sürekli bir şeyleri, kendini sorgular. Kumpanya, Puslu Manzaralar, Ulysses Bakışı, Arıcı, Leyleğin Gecikmiş Adımı filmleri tümüyle yollarda geçer.

Marcello Mastroianni, “Hatırlıyorum” adlı anılarını derlediği kitapta, Arıcı filminin çekimi sırasında, küçük bir ekiple, Yunanistan’da “yalnızca bir kare çekebileceğimiz azıcık anlamlı bir güzellik için” yüzlerce kilometre gittiklerini, film çekimi için kullandıkları aracın, film çekimi boyunca 17.000 km yol yaptığını belirtiyor.

“Yunanistan! Hatırlıyorum da topu topu on üç kişilik bir ekiptik, genel sinemayı düşündüğümüzde bu çok gülünç bir sayı, en azından otuz, kırk kişi olmalı, ama bu beni bu küçük grup düşüncesi heyecanlandırıyordu, uygun bir yer, bir görüntü bulabilmek için oradan oraya dolaşan ailelere benziyorduk. Ve diyebilirim ki epey gezdik!
……….

Böylece adalar dışında tüm Yunanistan’ı gezdim. 17.000 kilometre. Hiç ara vermeden. Örneğin biri acıktığı zaman kamyonun arkasındaki kepengi kaldırıyordu; orada ekmek, seytin, feta(yunan peyniri) şarap ve su bulunuyordu. Ben şanslıydım, çünkü ekmekle zeytini seviyordum. yani hiç sıkıntı çekmedim. Hatta her şeyden bir serüven tadı aldım, bu beni hayli heyecanlandırdı. Bu sinemanın da ötesinde bir şeydi. ” s.92

Angelopoulos, ilk uzun metrajlı filmi Anaparastassi’nin (Tatbikat), “sakinlerince terk edilmiş, çürüyen bir ülkeye yakılan bir ağıt” olduğunu söylüyor. 1962 yıllarında Almanya dış ülkelerden işçi alımına başladı. Yunanistan’daki muhalif, karşıt düşüncedeki kişiler, siyasal bakımdan tehlike sayılıp, izlenen, defalarca hapislere atılan bir kısım insan bunu fırsat bilerek ülkeden ayrıldı. Askeri dikta, muhaliflerinden kurtulma sevinciyle, işçi göçüne olumlu bakıyordu. Bunun yanında, bazı köylerden, fakir halkın bir bölümü de Almanya’ya işçi olarak gitti. Bu nedenle boşalmış, sadece yaşlılar, kadın ve çocukların kaldığı, Epir bölgesinde, aşığıyla birlikte kocasını öldüren bir kadının gerçek öyküsünden yola çıkarak yapılmış Anaparastassi ilk filmi. Ve ülkede, yurt dışında ilgiyla karşılandı.

Dana sonra, ardı ardına yaptığı filmlerle bir çok uluslararası festivalde ödüller kazandı. uzun metraj 15 film, 2 belgesel, bir de kısa film yaptı.
Filmlerini gerçek mekanda çekti. Görsel plan, kuzay Yunanistan’ın çıplak manzaraları, karanlık gökler, yağmur ve soğuk, tercih ettiği çalışma ortamıdı. Hava düzeldiğinde çekimi durdurdu. Birkaç kez, bahara kadar bitiremeyeceği filmi, ertesi yılın soğuk ve yağışlı aylara ertelediği bilinir.

“Doğal bir manzarayı hayalimdeki iç manzaraya dönüştürme ihtiyacı duyarım. Evleri yeniden boyatır, kimi zaman yerlerini değiştirtirim; daha önce orada olmayan köprüler inşa ederim.”s.14

Onun sineması üç bölümde düşünülebilir. Siyasal, epik ve mitolojik dönem, bu dönemin en tipik yapıtı O Thiasos-Kumpanya’dır. Sovyetler’in çöküşüyle yaşanan değişim sonrası, kişiler üzerinden, arka planda anlatılan politik, siyasal söylem ve son dönem. Son döneminde, dünyanın gidişinden, siyasal yozlaşmanın vardığı boyuttan duyduğu rahatsızlıkla, tamamen içe dönük, kişisel arayış ve bunalımları olan karakterler üzerinden dünyayı anlatmayı seçti. Kitara’ya Yolculuk ve Sonsuzluk ve Bir Gün bunun en iyi örnekleri.

“Ağır bir siyasal düş kırıklığı dönemi yaşadım. Hepimizin bu süreçten geçtiğimizi biliyorum ama ben ciddi olarak etkilendim. bu belki de uğradığım en büyük şoktu.” s.43

Güncel siyasi olaylar onun sinemasında git gide azalan bir yer tuttu. “O Melissokomos / Arıcı”da ifade ettiği çöküş ve arayış Angelopoulos’un bizzat dile getirdiği varoluş bunalımını, yaşadığı düş kırıklıklarını simgeliyordu.

Bir filmi, uzun olacağını düşündüğünden üçleme yapmaya karar vermişti. İlk ikisi; I To Livadi pou dakryzei-Ağlayan Çayır-2004, I skoni tou hronou-Zamanın Tozu-2008 çekildi.

Angeolopoulos, filmleriyle bir bütünü oluşturmaya çalıştığını, bu nedenle hiçbirini klasikleşmiş “son” sözcüğüyle bitirmediğini, filminin sonundaki bitiş cümlesinin, bir sonraki filmine başlangıç teması oluşturduğunu söyledi her fırsatta.

Üçlemenin son filmini çekiyordu. L’altro mare, Öteki Deniz’i.

Sonra film yine bitmedi.

Alıntılar:
Hatırlıyorum.Marcello Mastroianni.Çev.Ayça Gülsoy.Can Yayınları.İstanbul.1998.s.92-93
Theo Angelopoulos.Dan Farinaru.Ceviri.mehmet Harmancı.Agora Yayınları.İstanbul.2006

29
Köşe Yazıları / Ynt: IN-SHADOW
« İleti Gönderen: Murat Erciyes  06 Mart 2018, 02:37:24 »
Cem Gür Reis, bu ilginç bir kısa film, teşekkürler. Son yıllarda bu tema gittikçe daha fazla işlenir oldu. Bu filmde yönetmen fazlaca, belki haddinden fazla hermetik sembol kullanmış. En belirgini de dünyevi olanı, maddeyi temsilen kare ve küp. Ama sonunu aynı çizgide bağlamamış. Bana sonu humanist bir manifestodan çok, düzene bir başkaldırış gibi geldi. Etkileyici bir film, tekrar teşekkürler


BALIM SY

30
Kütüphane / İçinden Deniz Geçen Filmler
« İleti Gönderen: Ahmet Kabaalioğlu  01 Mart 2018, 21:29:21 »
DADD ın whatsapp gruplarından birinde paylaşılmış, ilgimi çekti içlerinde izlemediğim çokmuş. Tabi ilavelerimizde olacaktır.

uboat film
Vanishing sail
Red dot on the ocean
Sea gypsies
Chasing bubbles
Wind
180* south
Between home
The weekend sailor
Deep water (2006)
Deep water horizon
Turning tide (akıntıya karşı)
Morning light
Deep water (2016)
Kon tiki
Against the sun
Losing sight of shore
Maiden voyage
Black sail
Captains courageous
Message in a bottle
Dead calm
The boat builder
The seeker
Das boot
In enemy hands
Murphy's war
Diptekiler (below)
The cruel sea
Yaşamak istiyoruz (lifeboat)
The sea wolves
White squall
The Dove
Green sails
The last voyage
The ra
Windjammer
Two came back
Djam
Balseros
The mercy
How to change the world
Deepwater horizon
Village at the end of the world
En karanlık saat
Suyun sesi
Eco prite; the story of paul watson
Elemental
The russian woodpecker

Sayfa: [1] 2 3 ... 10